Peygamber Efendimize Salavat Getirmenin Manevi Fazileteleri ve Ruhani Bereketleri
Peygamber Efendimize Salavat Getirmenin Manevi Fazileteleri ve Ruhani Bereketleri kaydında Ayeti celileden mukaddem, sultanımız, Sultan-ı Enbiya, Şefi Euziz Ceza, Muhammed Mustafa Sallallahu Teala Aleyhi ve Sellem Efendimizin üzerine Salavatı Şerife getirmenin hadislerinin mahallini konuşalım, sal sen dualar ederim. Öyle Cami-i Şerife cem Efendimiz'in civarında annemizle, babamızla, akraba-ı Talukatımızla, bütün gün…
Peygamber Efendimize Salavat Getirmenin Manevi Fazileteleri ve Ruhani Bereketleri ne anlatıyor?
Peygamber Efendimize Salavat Getirmenin Manevi Fazileteleri ve Ruhani Bereketleri kaydında Ayeti celileden mukaddem, sultanımız, Sultan-ı Enbiya, Şefi Euziz Ceza, Muhammed Mustafa Sallallahu Teala Aleyhi ve Sellem Efendimizin üzerine Salavatı Şerife getirmenin hadislerinin mahallini konuşalım, sal sen dualar ederim. Öyle Cami-i Şerife cem Efendimiz'in civarında annemizle, babamızla, akraba-ı Talukatımızla, bütün gün…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 10 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Ayeti celileden mukaddem, sultanımız, Sultan-ı Enbiya, Şefi Euziz Ceza, Muhammed Mustafa Sallallahu Teala Aleyhi ve Sellem Efendimizin üzerine Salavatı Şerife getirmenin hadislerinin mahallini konuşalım, sal sen dualar ederim. Öyle Cami-i Şerife cem Efendimiz'in civarında annemizle, babamızla, akraba-ı Talukatımızla, bütün gün kardeşlerimizla haşdi cem eyleye, vela bu fakirin lisanını saadetinin ziyaretini cümlemiz hakkında hayırlı eyleye. Abdül Vahib-i Şarani Hazretleri, Allah şefaatine nail etsin. Envari kudsiyesinde, Envari kudsiyye kitabında Salavatı Şerife getirmenin şu hassa-ı faidelerini sayıyor. Lihya-yı Saadetini ziyaret edeceğimiz Zatı Ali Kadir'in, peygamberler peygamberin, Allah'ın sevgilisinin üzerine getirilecek Salavatı Şerife'nin faziletlerini yazıyor. Şöyle süratleca okuyayım, dinleyelim. Salavatı Şerife getirmek şu hassa ve faidelerini sayıyor.
Bir Salavatı Şerife hataların aklına, derecelerin refine, amellerin kabuluna sebep olur. Böyle tıs tıs okuyacağım, sen anlayacaksın. İki dünya ve ahiret afatlarına karşı gelir Salavatı Şerife, yevm-i kıyamette o kimsenin imanına Resulü Ekrem şehadeti ver. İmanına Peygamberimiz şehadeti ver. Şahidim imanlıdır bu adam diye. Üçüncüsü bütün günahlarının affına ve şefaat-ı Nebeviyeye vesile olur. Salavatı Şerife Allahü tealanın kazadından ve hazabından emin olarak arşın gölgesinde haşrolunur, rahmeti Hakk'a mazhar oldu. Salavatı Şerife getirenler. Beşincisi, Salavatı Şerife getirmek Peygamberimize, şimdi başlarken okuyacağız inşallah, mizanı ağır gelir. Ağır geldin mi ehli cennet olduğu belli. Mizanı ağır gelir. Havzu Peygamberiden içe, Resulullah'ın havuzundan içer. Kıyametin susuzluğundan mahfuz kalır, sırattan yıldırım süratında geçer.
Otuz sekiz, otuz dokuz gündür verdiğimiz bahizin Salavatı Şerife'sinin birikmesi bu. Yani hepsini birden alt üst ediyoruz, iyi dinle. Altıncısı, Salavatı Şerife dünyada cennetteki makamını görür, sonra ölür ve ali mertebeleri idrak eder. Salavatı Şerife'yi getiren kimse ölürken cennetteki makamını görür. Allah'ımızı görmeyi ve Salavatı Şerife'yi çok getirmeyi nasip etsin inşallah. Yedincisi, Nebiyy-i muhterem efendimize salatı selam okumak, Allah indinde ibadetlerin en makbullarındandır. Allah yanında en kabul olan Salavatı Şerife'dir. Haram yemek, haram yemek bütün amelleri durdurur da Salavatı Şerife'yi durdurmaz, onun sevabı yazılır. Çünkü Peygamberimize dua olduğu için. Yedi. Salavatı Şerife okumak meclisleri tezyini der. Fakirlik ve sıkıntıların def'ine yakane çaredir. Çok okuyanın ehli cennet olduğu tatlı ve keskin gibidir. Çok okuyan cennete gireceği kaplidir ve keskindir.
Allah'ımız girenlerden itti Ya Rabbi. Dokuz. Salavatı Şerife'ye devam eden kimse yevm-i cezada Peygamber Efendimize en yakın olacak kimsedir. En yakınında olan Allah'a gurbiyet ve kabrinde nur olur. Allah'a gurbiyet, Allah'a yaklaşmak ve kabrinde de nur olur. Bunlar bütün hadisin mahallleri. Okuduksa da biliyorum hangi hadis olduğunu. Onuncusu, Salavatı Şerife okumak kalpten pası siler. Kalbin pasını siler. Nifak, münafıklık, dehşikatı temizler. Düşmanlara karşı kalkan olur. Düşmanlara karşı da kalkan olur. Hiç kimse bir fenalık yapamaz. Salavatı şerife getirmek, bütün müminlerin kalbinde o kimseye karşı bir muhabbet tecelli eder. Devam ederse, Salavatı şerhi ile daha çok devam ederse, fahri risaleti evvela rüyada sonradan açıktan görmeye vesile olur. Evvela rüyada görür, sonra böyle evradını okurken, Salavatı Şerife okurken açıktan Peygamberimiz gelmeye başlar. Böyle çok zatlar var.
Geçende duyurmuştum size. Ya Muhammed. Hutban okunur. Baka ikliminde senin hutbaların okunur ya Muhammed. Senin mahkeme-i cezada da hobbin tutulur. Ya Rabbi bunu af tellerini mi ahdettirirsin? Allah ayırma ya Rabbi. Senin için arşı azamda melekler hudumler çalarlar. Esma-i şerifin anılır arz u sema da, ismi hem yerlerde hem köklerde ağaçlar başlar. Sana Allah da salat eder, rahmet eder. Melekler de salat eder, sana istiğfar ederler. Ağaçlar, taşlar her şeyde salatiler tespih okur sana ya Muhammed. Sen Ahmed-i Mahmud-u Muhammedsin efendim. Haptan bize sultan-ı müebbetsin efendim. Müebbet bizim sultanımızsın sen ya Muhammed. Şu zatta diyor ki Molla Cami Hazretleri, bahçe tarafına gitmiştim. Bak konuşuyor, bahçe tarafına gitmiştim. Bütün gülleri açılmış gördüm. Bütün güller açılmış. Gülüsten canibinden bana Muhammedinin kokusu geliyor.
Yani bütün güller onun terinden halk olduğu için, o gülistanlardan Muhammedin kokusu geliyor. Ve Şems'i onun yüzünü, güneş onun yüzünü, beldedi saçlarını vasfeder. Gece de saçını saçı simsiyah yüzü güneşten güzel. Güneş yüzünü vasfeder, gece de saçlarını vasfeder. Bütün Kuran suralarından bana Muhammedinin kokusu geliyor. Ey kurban olduğum Allah bizi Muhammedimizden ayırma Ya Rabbi. Böyle gönderip döndürüp okuyacağım size inşallah. Kuran-ı Kerim'de, Mevlamız ne buyurur. Açındır aşkına. Kelimesi ile Allah'ımız kendi buyuruyor. Ya Muhammed. Söyle ki benim tarafımdan kullarıma söyle ki eğer siz Allah'ı seviyorsanız, bana tabi olur ki Allahü teala dahi sizi sever, günahlarınızı mağfiret eder. Allah'ı omuzan mağfiret ve rahmet edicidir. Onlara söyle, kim sana tabi olursa, senin sünnetin yolundan gelirse, senin emrini tutarsa ben onların muhabbetini kabul ederim.
Eğer senin ardından gelmezler ehli sünnet vel cemaate uymazlarsa, onlar beni sevmiş devirler, ben onların sevgisini kabul etmiyorum diyor Allah bu ayet-i celilede. Nebiler hatemi, Hazreti Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem, Allah şefaatine nail ya Rabbi. Hazreti Muhammed, hilkatın tahtiası, nübüvvetin hatimesidir. Hazreti Muhammed, risalet menşeinin ser levhası, levhi mahfuzun sadrı beljefsnasıdır. Hepsini izah edemeyeceğim, okuyacağım, kafan aldığı kadar alsın. Sonra teypinden dille anlarsın. Hazreti Muhammed, beşeriyetin berşeyi, kurtuluş yeri, insaniyetin menşeidir, başlangıç yeri. Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem. Kemalatın mebdei, şefkat ve faziletin meşhurudur Hazreti Muhammed. Hace-i Evveli alem maksud-u zahhtır. Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem kudretin beyanı fasihi, hikmetin kalem sarıyidir Hazreti Muhammed.
Varlığın kalbi cihanın cananıdır Hazreti Muhammed. Hakkın habibi halkın mahbubudur. Hakkın habibi, sevgilisi halkın da mahbubudur. Herkesin yanında mahbuptur, sevgilidir Muhammed aleyhisselam. Hazreti Muhammed, Tulu-u Ekber Şems-i Azamdır. Güneşin ilk güneşten çok büyüktür. Yani şemsi avzamdır, büyük güneştir. Ziyasıyla küfürlerini yırtan, milleti ehli iman eden cennete girmelerine sebep olan Muhammed'dir. Hazreti Muhammed evvelinin ziyneti ahirinin meziyetidir. Evvelinin ziyneti o gelince bünye ziynetlendi. Ahirinin meziyetidir. Ahir vakitte gelenlere de meziyettir. Onları da süsleyen Hazreti Muhammed'dir. Hazreti Muhammed nurlara nur, vicdanlara sürur saçandır. Hazreti Muhammed, Allah'ım Musa sallallahu aleyhi ve sellem tükenecek gibi değer, öte emri yok. Onun vasfının öte emri yok çünkü.
Kalemler, kalemler bütün ağaçları kalem uçsa, uçsa, bütün geryalar ırmaklar mürekkep olsa, yeri göğü kavi de yazsalar, mütemadiyen de yazsalar, Hazreti Muhammed'in vasfından bir şey yazamazlar. Hazreti Muhammed, hattı en çok bilen halini en çok tanıyandır. Allah'ı en çok bilen halini en çok tanıyandır. Hazreti Muhammed, küfrü, kibrri kıran, cehri şirki yıkandır. Küfrü, kibrri, kıran, ırzı geçirdi cehri, cahilliği, şirki yıkandır. Hazreti Muhammed. Eli kalem tutmamış, eline kalem almamış, Ümmü gidicedi, eli kalem tutmamış, ümmi olarak gelmiş, kafirler itiraz etmesinler, yazısı var, sızısı var evvelden okurdu. Bu getirdiği Kuran Kur'an değil, en büyük ariftir. Eli kalem tutmamışa fakat kalemler ona muhtaç olmuş, onun kelamını yazmadan aciz kalmış, muhtaç olmuş en büyük ariftir. Açılın rızkıyla, Muhammeden makbul diyor Resulü. Kelimesiyle cümlemize hüsnü hatibeler tevfik etti Ya Rabbi.
Çok da acele konuştum, çok da çalışıyorum ama anca buraya gelebildim ne bileyim, elimde kağıtlar çoğaldı. Onun için Peygamberi Zişan efendimiz, efendiler efendisi, elhamdülillahi la'a dün müjdelerin kardeşlerime bu sene hastalığında İstanbul'a kadar doktorlara gitmiştim. Beyyer Beyinde yalıda Dağıstanlı Hacı Muhammed Naci bey evindeydim. Onun evinde misafir kaldığım bir paşa hanımı paşa hanımı rüya görmüş, rüyasında o Mehmet Naci beye evlerindeki yahya-ı saadeti Muhammed aleyhisselamın sakal-ı şerifini vermek için rüya görmüş. Evnün munbası ile görüyor, geliyor, buluyor. Siz Mehmet Naci bey misiniz? Hacı Mehmet evet diyor. Peygamberimizin selamı var, bu emanet size verilecek diyor. Peygamberimizin inni-yı saadet. Bize ziyaret ettirdi o zem. Baktı mıdır dört tane kim var içinde dört tane. Mehmet Naci Bey senden canımı hiç esirgemem, girdin.
Senden bir şey rica edeceğim, bana verebilir misin? Canın kurban olsun, başka ne dersen, yani bu kadar sevgili bir dostum benim o. Buyur ne diyorsun dedi. Yutgun olarak söylüyorum ya şuradan ikisini ayıralım peygamberimizin mübarek safalı şerifinin, ikisi sizin evde bulunsun, ikisi de bizim evde bulunsun. Bir evde olursa o eve afakt olmaz. Kalbin azabında yanan bir kimse olursa mezarinin üstüne koyduğu mu azap derhal kesilir. Yüz defa harbe girdi, bilirsiniz tarih okuyorsunuz, Seyfullah Halid ibn Velid. Humüsteki makamı olan zat. Hacca girenler de bilir, hacca gitmeyen de bilir o zat. Halid-i Bedri kazlakları Allah'ın kılıncıydı o hadde. Çıktın mı mutlaka Muzaffer nasip olur, yüz defa Muzaffer olmuş, yüz defa. Yüz defa harbe girdi, gidişinde muzaffer oldu. Muzafferin manası Türkiye'nin Kıbrıs'ı aldığı gibi elhamdülillah, böyle kafirleri yere sererdi.
Bu fazilet sana nereden geliyor, bu fazilet ya şey dedi Halid ibniyle Seyyidullah, bu mezhile sana nereden oluyor biz bilemiyoruz. Bu dedi Muhammed Aleyhisselam'ın bir sakalı şeyhinin bir tesiri yere düştüm attım onu. Kahada sardım, cürmü da koydum. Bu kahalı boynuma buraya uyamdan beri Peygamberimizin sakalından bir tanesi bulunandan beri haz bir halbe giysem kazanırır elhamdülillah. Daha bir daha gülmedim. Şimdi Ravza'yı bu da karaya var ziyaret edilemeyen olan kardeşlerimize ben buradan Mevla Uzak'tan da razı olsun, cümlemizden de bana da oradan iki tane tir, hem de başka yerdeki de açıktan görünen böyle bakınca açıktan görünen peygamberimizin sakalından iki kıta cani şeritte şimdi ziyaret edilecek, bir nevi bize girecek. İnşallah zaman geldi size, camilere de geliriz. Bunu getirdim bugün size. Hediye, cami bir yerlesin kardeşim şöyle ileriye doğrulun. Şu kelamı girmeyin.
Böyle sükunedeyi edipün şunu konuşuvereyim ve bitireyim açılır bir aşkına. Kelimesiyle dinlerinize vusna hakimeler terfi etti Rabbi. Dinleyelim peygamberimizi. Peygamberimiz, Yahya-ı Saadet'deki ziyaret edilecek sultanımız, efendilerimizin efendisi, mevcudatın sultanı olan Muhammed Aleyhisselam varlığın sebebi hırkatı. Şu varlığın Yerleri göklere halk etmezdin Muhammedini halk etmeseydiniz diyor Allah. Bu varlığın sebebi kılkatı yeryüzünün en büyük sultanı, yeryüzünün en büyük sultanı. Bütün felaketler yuvans, onun korvetine kadar kabul olmuşsun, iyi dinle. Beşeriyetin haleskari, beşeriyeti halasa kovuşturan, imana kovuşturan elhamdülillah peygamber. Yalnız peygamberden peygamberlerin de peygamber. Der. Veliyyenin, veliyyenin öncüsü. İyi dinleyeceğiz. Hazreti Muhammed sallallahu teala aleyhi ve sellemden sırf açmak istiyorum daha yeni ezan okunduktan sonra, Aç bakalım efendim.
O, 0, Muhammed Aleyhisselam. Rabb'ül Alemin'in tek sevgilisidir. Allah'ın tek sevgilisidir. Allah'u ebem nasıl müşterimiz bilmezmişsin? Bütün vasıflarında tek. Elhamdülillah, hem de bize Muhammed nasip olsun. Elhamdülillah, çok şükür ya Rabbi. Çok şükür ister. Ve eşsizdir. Cemal da olsun, yüzünün özelliğinde olsun, keman da olsun, en büyüklüğünde olsun, güveni eleştiriliyeden bile onların bilgin ve yazarları vaktim yok ki konuşamam ya Muhammed. Keşke senin ölümden bulunsaydın, mübarek ayaklarını diyor ellerimle yıkardım. Bulunamadığım için çıkıyorum, şimdi huzurumda diğerini büktüm diyor onların bilginleri ve sisleri ile. Peygamber bu kafirler vasfı gitmiş ona. Allah bizi ayırma ondan. Cemal da olsun, kemal da olsun, evim de olsun, şefkat de olsun, merhametta olsun, deşere nasip olan herhalda yaradılışların çekirdeği Muhammed'tir. Her şey ondan var olmuştur.
Her şey Muhammed'ten var olmuştur. Rabb-ı Zülcelal'ımız ilk olarak onun nurunu kendi nurundan halletmiş. Allah kendi nurundan halletmiş. Bundan daha büyük vasıf olamaz. Diyor ki, Rabbü zülcelalımız ilk olarak onun nurunu kendi ruhundan halletmiştir. Ne kadar ilahi fazilet, ne diyeyim yav size, ne kadar ilahi fazilet ve kutsi bir eziyet varsa onda toplanmış Muhammed de toplanmış. Ah efendim bize anlatmamalılar böyle. Bizim mekteplerimizde muallimlerimiz başka insanların nasbiyeyle mecbur oldu. Bir de Muhammed şu demediler. Onun için biz kariyim olmuşuz, kurban olalım onun bir tanecik sakal teline, o kin, o alemine rahmet gelen Muhammed. O yüce sevgilisini insanlık alemine mürşit olarak, ülküter olarak göndermiş, onun gerisinden gitmeyi bize Allah nasip etsin gerisinden, arkasından, onun yolundan Allah'ım bizi ayırma. Yeter mi devam edeyim mi?
O, 0 Muhammed, Allahu Teala hastalıklarının azamet ve kibriyasından aldığı büyüklüğünde bile o kadar büyük ki, Peygamber o kadar büyük ki, bir cümle büyükler onun yanında vücuttür. Bütün büyükler diyor, bütün büyükler bilim bilim omuzuna çıkarak akşama kadar yükselseler, Muhammed aleyhisselamın topuğuna varamazlar. Topuğuna varamaz, bütün büyükler, büyüklük orada gıcıktır. Dinle kardeşim. Onun yanında gıcıktür. Her yücelik onda Muhammed aleyhisselam da, her vuruluk onda. Ondan. Şimdi hormette sakalı şerifinden bakarak bir salavat okursak inşallah aklı mantret olacağız inşallah. Böyle zannediyoruz, böyle zannedersek öyle olacağız evvel konuştum sana. Her kuruluk onda, hormet edilen her insanın şanı neşerek ondandır. Kime hormet ediliyor, kime hizmet ediliyor, kimi el öpülüyorsa ondan geçmiş, onun nurundan, peygamberin nurundan oraya bir kıssa ayrılmış da ondan oluyor.
Onun lütfuyla baktığı büllerde irfan çiçeğini açar. Onun lütfuna baktığı lülleten irfan çiçeğini açar. Onun nuruna pervane bulan ruhuyla parça uçar. Anlayamıyorum. Onun nuriyle pervane, onun nuruna pervane kesilen salavatından neden ayrılmayan ruhuyla arşa uçar. Bariz ibni bestanı on iki gün arşa azamda kaldı. Muhammed'in pervanesi oldu da ondan oldu. Zamanın kurt bu cihanları oldular, gavsi alzamı oldular, kurt bu ahbapları oldular, o çimin gönlüne baktıysak orada ziyalar meydana geldi. Asırlardan beridir. Ne diyeceksin hocam bitir şunu. Asırlardan beridir o büyük sevgilinin şanında nice ulu kişiler, nice büyük kişiler kişiler tarafından yüz binlerce eser senalar edilmiş, yüz binlerce eser yazılmış, evrülmüş peygamber, evrülmüş kemalat-ı Ahmediye'den söz yedirmiş fakat binde fakat binde biri habekat halinden, binde biri önce güneşten zerre misali bir şey söylenebilmiştir.
Yani binlerce eser yazılmış, vasf edilmiş diller kötü durmuş lakin önce denizden bir damla kadar, güneşten bir zerre kadar Peygamberimizden anladığımız Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem. Allah şefaatin uzmalarına naibi merak buyur Ya Rabbi. Dergah-ı çekme ya, Habibi eklemin görmesine, yetti olanlara cevalar lüt. Boşluk olanlara edalar lüt. Hasta olup da hastahanet köşelerinde, hasta bakıcıların elinde kalanlara az ile şifalar derya.