Peygamber Efendimiz İle Cennet İlahiyatı ve Dualar
Peygamber Efendimiz İle Cennet İlahiyatı ve Dualar kaydında Ayet-i celileye mana vermezden mukaddem Yine Muhammed Mustafa sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimizin üzerine getirdiğimiz ve getireceğimiz salavat-ı şerifelerin pazar ile hakkında bir hadisi şerif nakli beyan edelim. Vadede dualar edelim. Ola ki Rabbimiz Teala ve tekaddes hazratları şu mübarek Kadir Gecesi'nde ettiğimiz dualarımızı…
Peygamber Efendimiz İle Cennet İlahiyatı ve Dualar ne anlatıyor?
Peygamber Efendimiz İle Cennet İlahiyatı ve Dualar kaydında Ayet-i celileye mana vermezden mukaddem Yine Muhammed Mustafa sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimizin üzerine getirdiğimiz ve getireceğimiz salavat-ı şerifelerin pazar ile hakkında bir hadisi şerif nakli beyan edelim. Vadede dualar edelim. Ola ki Rabbimiz Teala ve tekaddes hazratları şu mübarek Kadir Gecesi'nde ettiğimiz dualarımızı…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 25 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Ayet-i celileye mana vermezden mukaddem Yine Muhammed Mustafa sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimizin üzerine getirdiğimiz ve getireceğimiz salavat-ı şerifelerin pazar ile hakkında bir hadisi şerif nakli beyan edelim. Vadede dualar edelim. Ola ki Rabbimiz Teala ve tekaddes hazratları şu mübarek Kadir Gecesi'nde ettiğimiz dualarımızı dergahı izzetinde ahseni kabul ile makbul eyleye, husullarımızı affeyleye böyle cami-i şerife bütün biladi İslamiyede sıkı sıkıya dolduğumuz gibi fahri kainatın cennetinde böylece Rabbim bizleri haşr-i cem eyleye, Habibi ekremi Fahri Kainat Efendimiz, efendiler efendisi, kainatın efendisi, mevcudatın sultanı olan Muhammed Mustafa sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimiz bana salat gönderenlere, bana Salavatı Şerife okuyanlara Cenabı Hak sırat köprüsü üzerinde biri nur ihsan eder. Ehli nursa ehli nardan olmayacağı bedihidir.
Bana Salavatı Şerife getirenlere Halid'e Zülcelal bir nur ihsan eder. O nurlu olan kimseler ehli nardan değil cennet ehli onlar. Allah dilimizden kesmesin. Amin. Beyti şeriiti tavaf ederken birisi daima okur. Tuttu dedi kardeşim buranın yedi tavafına yedi duan var. Niye o duaları okumuyorum da ha biraz Salavatı Şerife okuyorum dedi. Benim gördüğümü sen görsen sen de Salavatı Şerife okun dedi. Ne gördün sen? Babamla beraber hacca geliyordum, babam hastalandı. Babam hastalandı, son nefes, son sıkıntılı devri, şahsı dönmeye başladı, biraz daha çekti, vefat etti, sıfatı hayvan suratında oldu. Çok ağladım, çok sızladım ve yıkıldım düştüm yorgunum da döşüne uyumuşum. Rüyamdan nur gibi bizzat geldi. Tepemden, tepesinden babamın ayağına kadar sığadı babam nura tebdil oldu. Allah aşkına siz kimsiniz dedim. Ben iki cihan güneşi Muhammed Mustafa'yım sallallahu aleyhi ve sellem.
Şu dekli günüme ya Resulallah nasıl yetiştiniz? Baban kimde çok günahı var böyle suratı kötü dönecek şeklinde çok isyanı var ama kimde bana yüz salavatı şerife getirmeyince yakmazdı, uyumazdı. Benim başımda bir melek var. O melek bütün ümmetimin Salavatını bana getirir ve duyurur. Kim olduğunu da söyler. Filan oğlu filan sana salavatı şerife okudu ya Muhammed der. Ben onun salavatını kabul ederim ve o melek bana geldi dedi ki sana yüz salavatı şerife getiren zat öldü ya yüzü hayvan suratına döndü. O bana her her gece yüz salavatı şerife getirdiği için ben şimdi ona yetiştim ve kurtardım buyurdular. Onun için size her vaazımızın önünde Salavatı Şerife'den bahsederiz. Allah Muhammed Mustafa'mızdan bizi ayırmasın. Şimdi Kadir gecesinde herkes bir kağıt yazıp koyuyorum. Bir okuyun bakalım. Yukarıdaki deyip sinirler yiyormuş. O da buraya duyuruyor. Kadınların oradaki mı?
Evet, onu kaldırsınlar, duymasınlar. Devam ediyoruz efendim. Sırat köprüsü iki yüz elli dört. Yani sırat kıldan ince kılıçtan keskin. Kıldan ince kılıçtan keskin. Yine gecenin karanlığından daha ziyade karanlık. Hocam geçebilir miyiz ya öyle? Bu eşkıya ve usat hakkındadır. Asilların, şabilerin hakkında böyle amma müttakin, Allah'tan korkan, sıcak demeyip de bugün de caminin içine sokulan ama müttebin hakkında bir sahrayı vasi olacak, geniş havanın yazısı kadar geniş olacak. Sırat köprüsünün üstü, kıldan ince, kılıçtan keskin olsa bir adım atılmaz. O asılar için öyle. Geçemesinler de ehli nar olsunlar diye. Yoksa orucunu tutan, namazını kılan, haccına giren, zekatını veren, anneye babaya itaat eden, İslam'ı prensiplerden ayrılmayan için avanın yazısı gibi bir yazı. Şöyle bir kat daha temas edeyim, geçiyorum. Stadatta sual. Yedi yerde yedi kontrol var sorulan.
Cevap veremeyen yerde bin sene kalacak. Yedi karakol var. Yedi yerde pasaporta bakacaklar. Teamsa geçebilecek. Team beyan ise geçemeyecek. Hocam biz geçebilir miyiz? Bakalım sınayalım. Bir, birinci kantara, birinci karakol, imanından sual olunur. İmanın kamil miydi? Ölünce dirilmeye imanın var mıydı? Girdi dilim. Bu altı şeye iman ettin mi? Ettim. Geç. Yoklayacaklar. İkinci kantara da namazından sorulacak. Tek namaz geçirdin mi? Geçirdin ise kaza ettin mi? Kazan duruyor öyle. Namazım kaldı, bekle burada bin sene. Yok namazı tamamsa geç. Namazdan neden çok konuştuk? Test iz keseceğiz. Üçüncüde zekatından sorulacak. Zekatı tamam verdin mi? Zekatı tamam verdim. Noksanın var mı? Evdeki gaylı halılara da verdin mi? Duvardaki çaklı halılara da verdin mi? Ailenin altın bileziklerine de verdin mi? Koyunlarına, sığırlarına, davarlarına, mallarına, zekatı tamam verdin mi? Verdinse verdin.
Vermedinse namazın da kabul değil, zekatın de kabul değil zaten. Geçen zekat için çok konuşmuştum. Şimdi o kadar lüzum görmüyorum. Hocalarımız mütemadiyen konuşuyor. Dördüncüsü savunumdan sorulur. Orucun tamam mı? Orucu tuttum mu? Tuttum elhamdülillah geç. Orucu tutmayan, bekle buradan, sıratta senin için yol yok, senin yerin veylderesi cehennemin içi, düş aşağıya. Başka çare yok. Beşincisi, haccından sorulur. Hicaz sana farz mıydı? Farzdı. Daha gençsin dediler. Akıl baliğ oldun muydu? Oldum. Niye gitmedin? Sonra fakirliğe düş düşsen hiçbir malın kalmasa yörüğü yörüğü yetmek üzerine farz olur. Sana hac evvelden farz oldu. Oğlumu ev verecektim, kızımı çıkaracaktım, şunu yapacaktım, yalancı manalarla kaldın. Sonra da fakirliğe düştün. Yürüyün yürüyüp gitmek üzerine farz. İstersen diyanete yaz, istersen müftinden sor, kimden sorarsan sor. Bu böyle.
Çünkü namaz ezan okununca farz olduğu gibi hacca girecek kadar para eline geçti de gitmedinse inşallah mesulsün, mesulsün. Haccım tamam, ya Rabbi geç kulum. Altıncısı abdestten veya gusülden sorulur. Abdestini tamam alır mıydın? Gusliiyi yapar mıydın? Dünkü haber verdiğim gibi gusül yapar mıydın? Yapardım. Guslün tamamıdı. Abdestimi de yerli yerinde alırdım. Kıbleye dönerdim. Hışlafa elimi yıkardım. Ağzımı yıkardım. Yüzlerimi tüy biten yerinden, kulaklarımın yumuşağından, boğazımın altından yıkardım, dirseğımıta yukardan sığar, dirseğimle beraber yıkardım, başımın dörtte birini mest ederdim. Kadınlar gibi şuraya vurmayla bu mest olmaz. Kadın olsun, erkek olsun eline suyu alıp dökecek, böyle geriye de dökecek, elinin tümü ıslandımın dörtte birini mest edecek böyle aşağı yukarı sürmekle.
Yeni adetli saç sahipleri saçını daradığı için böyle sürü verdirmiş şurada bir parmak saçı yıkamış olduğundan katiyen abdestleri caiz değil, abdest olmaz, onun olarak kılınan namazda namaz olmaz. Bunu iyice bil. O bozulursa bozulsun aşağı sığınacak, yukarıya sığınacak, nesl olacak çünkü o saçlar. Anladım efendim. Daha yedinci abdestim de iyi, müslim de iyi, geç kulum. Yevinci sual, zulümden sual edilecek kimseye zulmettin mi? Allah'ın mahlukuna zulmettin mi? Zalimlerden tat alıcı miskinler arkasıyım ben, Zalimlerden hak alıcı, miskinlerin kuvveti benim. Hiç tükeneceğim yok. Şu öte yerine pek uzun geliyor. Şöyle ayet-i celileye dönelim. Açılın bir aşkla. Kelimesiyle cümlemize hüsna hatimeler tevfik et ya Rabbi. Tevfikine refik et ya Rabbi. Mevlamız bu geceye ait ne buyuruyor? Sıdkıla dinlemeyince, istifade edeyim diye kulak vermeyince istifade edilmez.
Ne buyuruyor kudret sahibi Halep ve Zülcelal? Sebebi nüzul, yani ayeti celilenin gelmesinin sebebi eskiden bin ay harp edenler olduğunu Muhammed Aleyhissalatü Vesselam'a söylediler, Peygamberimizin yanındaki sahabeler, hele bilhassa Hazreti Ali Efendimiz çok üzüldü, O üzülünce bu ayeti celile nazil oldu. Dinleyelim. Muhakkak biz aziz müzişan Kuran-ı Aliyi, ali olan o büyük Kuran'ı bir gecede indirdik. Kadir gecesinde indirdik. Yani cehalet karanlıklarından, cehalet zindanlarından, insani kurtaracak yollarını bildiren, Kuran'ı biz leyleyi kadirde inzal ettik, leyleyi kadirde gönderdik. Cehalet karanlığı zindandı. Nasıl zindanı güneş böyle parçalandı da mahvetti de gündüze kavuşturdu, Muhammed Aleyhisselam doğunca, Kuran-ı Kerim gelince dünya zindandan kurtuldu.
O sevgili o marul farik Allah'ın sevgilisi, cariye-i güzün, diri diri hızını yere gömerkene saahı kız, yani baba beni nereye götürüyorsun, gel dedi. Terbiyesizliğin lüzum yok, gel. Babam kazarken'a yüzüne toz bulaştı. Yüzüne toz bulaştı babacığım diyor da daha zerre kadar insaf etmiyor. Burayı niye kazıyorsun baba dedi. Senin gibi tak bulasıcayı buraya bümeceğim de onun için kazıyorsun dedi. Hoca hazırtı o Ömer. Çocuğu kovalamaya başladı. Şeylerde de gördünüz ya, müsamahelerde dede görüyorsunuz ya nasıl gömdü de ağız üstünü papadı şöyle üstüne toprağa, yirmi yirmi verdi. Hayatımda bunu hiç unutmam diyor. Ciğerim her gün yanar. Baba diyor da diyor bana cehalet karanlığı zerre kadar acı vermiyordu o gün diyor, serzür kadar acımıyordum. Serrüra kadar acımıyordum.
Bu karanlıkları yırtan Kuran-ı Kerim, Ebu Cahil, Allah torunlarından torunlarının şerrinden bizi korusun Muhammed aleyhissalatü vesselamın önünde Ebu cahil hep topladı daha o marul farik küfrü halinde, küfrü halinde Topladı, o marul fareyi çağırın dedi, çağırdılar. Ya Ömer dedi, senin gibi bir pehlivan zamanında Muhammed aleyhissalatü vesselam, o demez ya Muhammed ejderhaya dönüp geliyor dedi. Beni Erkan'ın evinde toplanmışlar, otuz sekiz otuz dokuza bani olmuşlar. Bunları senin gününde de ürüne alamazsak bunlar bizim abavu ecdat dinimizi yıkacaklar dedi. Bizi puta Sanem'e tattırmayacak bunlar dedi. Çünkü o güneş doğdu, hazreti Ömer şişti. Koltuğunu kabarttılar onu. Yeri ben geleyim, Muhammedi esir alayım tek tek karşımızda kırayım dedi. O öfkelendin mi tüyleri tüyleri elbisesinden dışarıya çıkardı.
Hazreti Ömer ülkelerince böyle heybetle girerken yolda Nuayim isminde iman edenin birisi rast geldi. Nereye giren böyle ya Ömer dedi hiddetle, tür hiddet. Muhammedileri esir alacağım. Muhammedilere başındaki olanları da öldürmeye geliyorum dedi. Diyecek işin peşine düşmüşsün, gücün yetmez dedi. Gücün yetmez, bu işi başaramadın. Kurarım sen de imanlısın dedi. İlki seni öldüreyim, bana gözdağı veriyorsun dedi. Yakasını tuttu. Tuttuğu zaman dedi ki bir ben mi iman ettim, kız kardeşine enişten de iman etti dedi. Yani o öfkesini alman için öyleyse ilki kız kardeşimi eniştemi öldüreyim de sonra Muhammed'i öldüreyim diye bir de kız kardeşimin evine döndü. Habbab isminde birisi onlara Kuran talim ediyordu. Kuran oku diyordu. Ayeti celilesi nazil oldu, onu belleniyordu. Kapıya da dayak verdiler, Ömer gelmesin diye. Herkes o marul faritten titriyor.
Görmüyor mu zindan olan dünyayı Kuran-ı Kerim açtı böyle. Allahutaala hazretleri bizi Kuran-ı Kerim'den ayırmasın. Şimdi efendim yedi papaya vurduğu zaman kimsiniz ben onarım deyince hemen ahbabı orada bir esp vardı attılar, üstüne yatağa kaydılar. Hemen ikisi bir çıktılar. Kuran'ı Kerim'i pencerenin altından dinlermiş. Estağfurullah Bismillah. Taheme enzelne aleyhikel Kuran eli teşka. İlahiril ahe. Böyle devam edip giderken manasını da anladığından ciğerine vurgu gibi geçmiş. Geçmiş, iman etmeye gönüllü bir şekilde kapıyı vurmuş, açıverdiler dediler. Hani şu okuduğumuz bir şey var getirin ortaya. Hayır ya. Onlar biz öyle bir şey görmedik dedi. Niye hiç yalanı sevmezdi, niye yalan söylüyorsun diye eniştesinin şöyle yakasından tutunca vurdu inen tura gibi, hörşüne çıktı. Kesecek, niye yalan söylüyorsun? Dedi kesme yahu. Allah'tan korkman mı ya Ömer dedi. Peygamberden utanmaz mı sen dedi.
Kocamı niye kesiyorsun dedi. Niye yalan söylüyorsunuz dedi. Kurunca kız kardeşinin ağzından kalp dikılmaya başlayınca ciğeri yandı, dedi ki Allah'tan kork dedi. Peygamberden utan dedi. Dini ali geldi dedi. Kız kardeşim beni acıttınız yahu dedi. Ben iman etmenin için girdim dedi. Kuran'ı ben duydum dedi. Taha suresi okuyordu dedi. Getirin Ceylan Deresi'nde dedi. Okulda bir dinleyin. Hat hap hemen ayağa kalktı yine. Hazreti Muhammed o meleğinin birini imana getir ya Rabbi diyordu. Demek ki sana duası kabul olmuş şu ayet-i celile dedi. Bunu okuyup da iman etmen için ne lazım gelir dedi. Hemen guslet, gusletti, hemen gusletti. Ümüme düş dedi, hemen ümüme düştü, Muhammed aleyhisselamın yanına geliyor. Şöyle mazgal dediklerinden bakıyorlardı, işte dedik Hazret-ı Muhammed aleyhisselama onar geliyor ya Muhammed dedi.
Hazreti Hamza korkma ya Resulallah, Hazreti Ali'yi iki zatılacı eline aldılar, kapıya dineldiler. İlk, hemen keserim korkma dedi. Yok yok Cebrail Aleyhisselam geldi, Ömer'i iman etmeye geliyor dedi. Peygamberimiz. Müjdemi verin, Ömer'i iman etmeye geliyor. Kapıyı açın da ben oraya varayım dedi. Kapıyı açtılar. Peygamber Efendimiz girer girmez oku dedi. Bir kucaklarda sırt değildi, küfür dışarıya çıktı, Hazreti Ömer halikenin ikincisi oldu. Bu işte zindanları yırtan Kuran-ı Kerim geldi. Allah bizi Kuran-ı Kerim'den ayırma Ya Rabbi. Devam ediyorum size. Muhakkak biz azim-ı şan Kuran-ı Ali'yi bir gecede indirdik. Neşeyi bildirdi sana leyleyi kadir hangi şeydir? Leyle I kadrin kadrini, ne şeyi bildirdi kim bildirebilir ben olmasam? Kuran'ın büyüklüğünü, leylei kadirin büyüklüğünü anca ben bilirim diyor Allah, sana bildiriyorum habibim, dinleyelim.
Yani leylei kadirin azametini, o gece o gece olan hayır ve hasenatın gecesini sana hangi şey bildirdi habibim? Neden bildin? Leyle-i kadir bin aydan hayırlı, leyleği kadir bin aydan hayırlı. Yani biz başka memleketlerde de bulunduk. Develi'de vaaz verdim, Ben Ganiğdere'de vaaz verdim, Adana'da vaaz verdim, hep Uzan'da vaaz verdim, İstanbul'da rakibi verdim, dört köşede verdim, bizim çocuklar gibi takıp takıp gelip gelip gelip gelip huzurumuzu bozan bir yerde olmadı daha, bir yerde olmaz. Bu da onun çocukları yalnız, bu terbiyenin dışında bir insanlar. Oturacaksan otur otur melediysen defol geç şuradan. Leylei kadir, leylai kadirin bin aydan hayırlıdır. Yani Kuran nazil olan gece kendisinde leyleyi kadir bulunmayan bin aydan hayırlı. Zaha şeytan durdurmaz burada. Şuradaki durduğun bin ay seksen iki seneden hayırlı şurayı beklediğin.
Azıcık su arayı, canıyı isteyince kalkıp gelip içmek mi doğru şimdi? Bin aydan hayırlı, seksen iki senelik ibadet etmek mi daha hayırlı? Soruyorum senden. Niye geldin buraya? İki, devam edeyim. Melekler, şimdi melekler yedinci kat sema melekleri, Cibril-i Emin, Cebrail Aleyhisselam içinde her emir için Rab'larının izniyle o gecede nazil olurlar. Şimdi içimizde Cebrail var, melekler var. Sıkışanlar Cebrail'i melekleri sevemediğinden oluyor, ruhlar genişsin, duyun da Allah gette bak diyor onların hallerine, yani leylai Kadir öyle bir mübarek gecedir ki, bak kitaptan okuyorum, o gecede semadan yeryüzüne müminleri ziyaret etmeye, Ya Rabbi kulların ısıca, yediler içtiler, oruç tuttular. Yirmi altı yirmi yedi gün oldu. Bugün ücretlerini iste yollar. Ha ne olursun biz de varalım işlerine bir ziyaret edelim onları. Sen oturuyorsun ya senin diziğin dibinden belki kaç bin melek oturuyor?
Sığar mı hocam? Onlar cismi latiftir, şuraya şu elektrik gibi yüz bin tane koy, ziyası sığdığı gibi onlar ziya olduğu için sığıyorlar. Görüyor musun? Melekler de içimizde şimdi, Cebrail aleyhisselam da içimizde, bütün camileri dolaşıyorlar böyle. Bakıyorlar düzenimize. Elhamdülillah ağızlarımız sende, gözlerimiz sende, gözümüz Allah'ta bizim. Gözümüz sende, gözümüz Mevla'da. Bugün kendinden ücret istiyoruz. Bin aydan hayırlı olan kadir gecesini bekliyoruz. Başka yerlerde cami kilitlenmez, elektrikler sabahlara kadar yanar. Tespih namazı kılarlar, kadir namazı kılarlar, yüz rekat kadir namazı kılarlar, gök rekat tespih namazı kılarlar, kaza namazı kılarlar, Allah derler, zikrederler, tevhit okullar böyle geceyi sabahlarlar camilerde. Senin memleketin de bir iki saat de sırt dışı verip de çıkmak, başka yerde öyle değil. Bura makarri ulemaymış efendim, hiç inanmam ben öyle şeye.
Dışarlar makarri ulema. İstanbul ne şimdi göreceksin, bütün görüyor. Develi'de vaaz verdik, Allah dedik biraz Allah. Bir polis geldi dedi sizi karakola buyurun dedi. Ne dedi karakola gelirse dedim. Sen git de ben mi arayayım? Develi böyle karıştı. Ne olmuş? Siz diyor Allah dediğiniz, Allah demek yasak diyor. Yani hayrete mucip oldu. Karakolu bastı millet. Zor gücü milletin memnun eylemler polisi attılar. Bir de jandarma kumandanıymış, onu da attılar. İkisi de dışarıda hanım kusura bakma. Açtıların radyoları hem Ankara hem de İstanbul Allah diye yıkılıyor, Allah diye bağırıyor. Bugün dört köse yedi iklim Allah diye çığırdığı gün. Onların hürmetine ya Rabbi, bizi de affet ya Rabbi. Kalbimizi sıkıştırma ya Rabbi. Sıkıştırma, iyi dinleyelim.
Yani leylei kadir öyle bir mübarek gecedir ki o gecede semadan yeryüzüne müminleri ziyaret müminleri ziyaret ve istiğfar etmek üzere Cibril'i emirle beraber melekler dünyaya ve ahirete mütealılık her emin için Rab'larını izniyle inerler. Ehli imanı ziyaret ederler ve yeryüzünün ibadetlerinin abidlerinin ibadetlerini seyri temaşa ilerler. Müminleri ziyaret eder Cibril-i Emin, melekler keşke biz de melek olmaya aylık da insan olaydık derler ve şöyle bakarlar. Kimisi tespih namazında belini ermiş, öyle süphanallah, süphanallah ve la ilahe illallah okuyor. Kimisi benim günahım çok diyor, kaza namazı kılıyor. Kimisi Kuran-ı Kerim okuyor, kimisi istiğfar okuyor, kimisi Allah diye, peryad diyor, onları görmeye geliyorlar, ziyarete geliyorlar. Demek ki biz ziyarete layık, yani ne etsin sen? Sen müminsin, mütedeyyinsin, gırtlağına kadar iman dolusun.
İnşallah bu imanla ölür, cennete alaya buluruz inşallah. Bulur inşallah. Dinleyelim daha. Selamın hilehatta metla ilfecir. Selamettir o gece, hündeguncaya kadar. Kadir gecesi belirli değil, yirmiden sonra tek gecelerde. Bu gece sabaha kadar bir afat olmazsa hündegun'a kadar selamet yaşar o gece. Allah ona selamet vermiş. Bu meleklerin selamıyla da dolar yeryüzü. Esselamu aleyküm ey müminler kadriniz mübarek olsun, yalnız insan insana demez, bütün melekler de böyle hem dua ederler hem tebrik ederler. Allah'ımız bizleri de tebrik ettirsin. Selamettir o gece gün doğuncaya kadar. Yani leyleği kadir müminler için hayır ve selamettir ki o gecede şer olmaz. Bu selamet sabahın zuhuruna kadar devam eder. Sabah bitene kadar devam eder. Kuran-ı Kerim nazil olan gece bu gece. Taha suresi ile Hazreti Ömer'in dilini büken gece bu gece. Allah şefaatlerine nail et Ya Rabbi.
Kuran her okunuşta ruhani zevk duyulan, hiç o saç vermeyen bir kitabı kerim'dir. Öyle bir kitabı kerim ki insana hiç o saç vermez. Hoca efendi, Elham'ın yerine bir on başkasını oku teravihte canım, başka aya doku o sandım diyen bir kişi duymadım daha. Nereye öyle oluyor hocam? Allah kelamı olduğundan doyulmaz. Hocam yerine başka bir ayet oku yerine başka bir ayet okun. Olmaz yavrum der hoca diyen de bir fert olmaz. Hem okunuşta ayrı ayrı dağıdı var Kuran-ı Kerim'in. Hiç kimseye daha usanç girmemiş. Allah'ımız bizi Kuran-ı Kerim'den ayırma Ya Rabbi. Görüyor musun kardeşim? Daha sana Kuran'dan birkaç kere söyleyin de evini akıl gibi etme de evin müzeyyen bir ev olsun, oğlanlarını okut, kızlarını okut, ailemi okut, kendin oku da evin ahir olmasın, evin müzeyyen Kuran-ı Kerim evi olsun. Allah öyle ev etmesin evimizi.
Ya Kuran Bir köyü bir bucağı değil, yekpare bir dünyayı idareye kafi ve kefil bir kitabı celildir. Bir techük köye, bir Türkiye'ye neye değil? Dört köşe yedi iklime yetecek kadar Kuran-ı Kerim'in idaresi var. Kuran, ömründe mağazaları rukua indirmiş, hiçbir asır ondan müstağni kalmamıştır. Bütün büyükler ömründe rukua eğilmiş. Gudbeye dediler sen Muhammed'in akrabası olun, git de buna söyle gel şu iman iddiasını bıraksın da putumuzdan sanemimizden bizi soğutmasın, bir evit ver. Hem onlara vaat et. De ki yahu be olma istersen seni memleketimizde be edelim. Evlenmek istersen en zenginimizden hız alalım. Zengin olmak istersen para toplayalım, çok en zenginimizden ol, yarın şu İslam davasını bırak rica ederim diye. Geldi, böyle söyledi. Öyle söyleyince Muhammed aleyhisselam titremeye başladı. Akrabalığımızın hakkı için daha okuma öte anını dedi. Akrabalığı seversen dedi.
Ağzını kapadı peygamberimizin kalktı gitti. Onu gönderen Ebu cahiller, Şeybeler, Ebu Lehebler ne bekliyor? Gelmedi evine doğru gitti. Vardı, yahu niye gelmedin dedi. Kanaatin olsun, bir şey okudu, siz sıfır diyordunuz. Siz asatri ile evvel diyordunuz. Evvelki satırlar diyordunuz. O şiir diyordunuz. Vallahi hiçbirine benzemez, o Allah kelamı az kala iman evi yazdım dedi. İman evi yazdım. İman etmeden de vücudum böyle titremeye başladı, akrabalığını seversen yol dedim de öyle durdurabildim diyor. Kuranı Kerim bu kardeşim. Sen okutturmuyorsun yavrularına niye okutturmuyorsun ama çok zararlısın. Kuranı Kerim dürri mekdündür, incilerini müminlere hediye ediyor. Kuran-ı Kerim, Kuran mucizdir, okuyan daima acizdir. Bazı elhamdülillah da yanlıştır. İnsanlar aciz, Kuran mucizistir. Dinle Kuran dünyada şati, ahirette şekidir. Dünyada Kuran şifa verir.
Ayetel Kürsi'yi oku oku avucuna üf dey üfür, vücuduna çal, hastalık biiznillah uçar gider, ahirette de şefaati ver. İki şeyin şefaati ver. Birisi Ramazan. Ramazan ayı gelir kolundan tutar, ya Rabbi bu benim için senin için aç kaldı, su içmedi, ekmek yemedi. Müsaade edip bu korkuyor sırattan geçmeyi, ben sırattan geçireyim. Kuran-ı Kerim geliyor. Ya Rabbi bunu okumak yüzünden başka işlerini bıraktı ve ben buna şefaat edeyim cennete girsin, ikinize de izin veriyorum diyor. Orucuyla Kuran şefaat edip cennete götürüyor. Hadisi şerif bu. Daha okuyorum. Ben doymadım sen doyuyorsan bilmem. Kuran kalbe safa ruha refah verir. Kuran enraz-ı teşbiye ve tedavi eder. Hastalıkları şiba verir. Kuran'ın kovduğu kimse hiçbir zaman felah bulamaz.
Kuran kovulmuşsa Kuran sen koşabilin aileyi geriye almışsın, üçten dokuz demişsin, üç desen gene üç defikte düşerdi o, onu geriye aldın, sen camimize niye gelmez? Sen İslam dinini terk etmişsin, terk etmişsin. Kuran'ın ilk ayeti oku diye başlayan alemi kucaklayan bir burhan-ı ilahidir. Kuran'ın muhafızı bizzat zadi celili sübhandır, yoksa toprak uçaklar gemiler Kuran'ı muhafaza iletemez. Derler Kuran'ı Türkçeye çevireceğiz, ne edeceğiz, çalışırlar, ne? Onun muhafızı Allah'tır, kimse ona tokanamaz. İncil de bozuldu, Tevrat da bozuldu, Zebur da bozuldu, bak her yerde okunmaz radyolarda, Kuran-ı Kerim bütün devlette okunur. Onu kimse bozamaz. Bozuk olsa şimdi dört İncil'i dört ettiler, bir İncil yüz dört oldu, yüzünü mahvettiler. Dördü kaldı, dördüne birbirine uyamadığından şakta okudun mukaktta, yanlış okudun diyorlar, okuyamıyorlar.
Kuran-ı Kerim dört köşe yedi iklımda okunur kimse bozamaz Kuran'ı. Devam ediyoruz efendim. Kuran'ın münkiri tevilsiz ihbar olunur. Anlayamadım hoca. Kuran'ı kim inkar edersek bir tecrit ayetini tevilsiz olarak kafir denilir o anıma. O Kuran eski masaldı geçmiş diyenler onları kim geldiyse tevilsiz yani tevil edilmeden kafir olur. Tecdidi iman, tecdidi nikah edilmezse olmaz. Daha okuyayım bunu sana. Kuran mümine mümine vird, evradıdır Müslümanın Kuran, okuduksa evrad okuyor gibi. Efendim mümine bir gurbette iş. Garip düştü mü Kuran'ı okusana iş olur. Hüzünde meselle, kaygı zamanı, ölüm oldu mu gelip gelip Kuran okudukları onun için, ciğerin, bağırın, kardeşin öldü, bacım öldü, ailen öldü, yavrum ciğer parem öldü, canın cayır cayır yanıyor. Hafızlar gelir yarı ağıttı, okullar giderler, kalbine bir su serpilmeye başlar, onunla teselli olabilin. Allah bizi Kuran'dan ayırma ya Rabbi.
Kaygıda meseleler zulmetten nur, zulmet zamanından nur veren evet, dalalette hidayet dalalet zamanında hidayet tarifesidir. İnsan dalalete düştün mü Kuran hidayete getirir. Kuran camus sair. Sizden birisi Cenabıhakk'la münacet ve mükalemeyi severse huzur-u kal bile Kuran okusun. Sizden biriniz Allah'a konuşmayı severseniz, Allah'a konuşayım diye istiyorsanız Kuran-ı Kerim oku, Allah'a konuşmuş gibi sevaba nail olursun. Anlayabildin mi? Daha diyeyim mi? Camiden hoca efendi Kuran okudu, dinlenin çıktın, elin nereden geliyor? Allah'a konuşmadan yalansın vallahi. Desen yalanında yalan yemininde yalancı değilsin. Allah'a konuşmuş gibi sevaba nail olursun. Allah bizi Kuran'dan ayırmasın. Kadir gecesi. Kadir gecesini, Kadir gecesini şu bulunduğumuz geceyi sıdkı yakin ile sıdkı yakin ile inanarak iman ederek ihya eden mümin, mümini kamil, günahı samayiri mahvolur.
Ne kadar bütün ömründen ne kadar günah ettiyse inanarak, sevabına inanarak, Kadir gecesi olduğunu bilerek kim burayı bekliyorsa günahı, sagayiri, bütün ömründeki günahı mahvolur diyor peygamberimiz. Memnun olduk değil mi? Yalnız şunlar affolunmaz diyor, bunları sayayım. Kadir gecesinden istifade edemeyen şunlar, açın bir aşkla. Kelimesiyle cümlemize hüsnü hatimeler tevfik et Ya Rabbi. Hocam o kadar mükafatını gösterdiniz de affolunmayan olacak mı? Şu on kişi affolunmayacak, içinde varırsan kaygılan ve tövbe et. İnşallah yok. Olursa bilmiyorum, bizde varırsa ben tövbe ediyorum. Daha okumadan evleri tevbeyi nasuhla tevbe olsun. Ya Rabbi, şimdi affolulmayanın bu şu meclisten boş çıkanın birisi, sıfırcılar, sıfırbaz. Memleketimizde yok elhamdülillah, sıfır yapan. Bu yok efendim, bir.
İkincisi falcılık yapanlar, falcılık elin nikahında olan aileyi kocasından soğuup da başkasına muhabbet etsin de zineye sebep olsun diye büyücülük yapan, devletin de yasak gittiği büyücülüğü yapan bunlar da bu geceden mahrumlar. Şifa içinde bir şey yapar belki. Yani ötekinin yüzünden onu da yasakladılar ya belki yapar. Lakin büyücülük yapar da büyücülük yapar da milleti yataklara düşürür, hasta eder, büyüğe tutturur, elin ırzını namusunu, namuslu hızının ciğerini büryanilerde elime oğluna yakacak şey yaparsa bu geceden mahrumdur. Hiç dur oturmasın, kalksın, defolsun gitsin. Doğru. Böyle yok da çok şükür ne kalkabilir ne de inebilir. Bu da yok bizde efendim. İkisi de yok. Şu da üçüncüsü meşahin olanlar, meşahini anlayamadım, Müslümanlara kincilik ederek kırgın bulunanlar. Ya ırzına ya namusuna bir hakaret yok da partının neyin için? Sene sene küs duruyor birbirine birbirine.
Irak'ı içen kimseler de tövbe ederlerse derhal kurtulurlar. Tevbe etmezler de ısrar ederlerse bu geceden ve İslami olan ruhani gecelerin hiplisinden mahrumlar. Hep birden tövbei nasuhla tövbe olsun ya Rabbi, tövbe ediyoruz. Bir arıza almanın imkanı yok. Sati iki şey için iman çıkıyor. Birisi elin ırzına, uşağını, uç kurumu çizerkene iman diyor, dur çıkayım da imansız olarak zinayet diyor. Bir de Irak içerken şişeyi eline alıp da ağzına getirirkene iman diyor ki Allah aşkına üstüme dökme çıkayım diyor kafada gölge gibi kalıyor iman. Bunlar imansız olarak Irak'ı içiyor, imansız olarak zina ediyor. Allah'u Zülcelal Hazretleri bütün müminleri muhafaza etsin. Demek ki efendim mümine hamr olanlar da böyle. Daha devam ediyoruz. Zinaya kusur olanlar da zina edenler de bu geceden mahrum. Elhamdülillah bunların saydığım birisi bizde yok hocam. Baştan takip edip geliyorum. Şu var mı olacağı be?
Faize mısır olanlar, parası parasını faize verenler altıncısı, bizim burada faize parasını da vermez. Vermez değil mi? Okumuş yazmış adamın kendine diyorum da o yarısı dükkanda diyor ticaret ediyor, benim de param ticaret ediyor. O dükkanda ticaret caizdir. El kasibi Habibullah, kisbi ticaret edenler Allah'ın dostu, Allah'ın habibi diyor, Çocuklarının rücu için dükkanlara sokulmuş da halanından rızık da emin ediyor. Ama seninki paranın faizi oluyor. Paranın faizini Allah Kuran-ı Kerim'in yirmi yüz sahifesinde haram haram haram olduğunu, zehri zıkkım olduğunu, daha doğrusu zina şeye veren parasını faize veren kimse Kabe yolunda yetmiş türlü günahı var, Kabe yolunda anasının nikahını kabul etmiş gibi günahkar. İmam-ı Azam efendimiz Allah şefaatine nail etti Ya Rabbi, bir binanın gölgesinde cenaze kılarken şu bölgeye gel ya, ya imam dediler varamam o bölgeye dedi. Nereye varamam?
Onda benim alacağım var da onun yerine faiz olur diye vücudun soğur o kööl gelen de belki paranın yerine geçer de riba olur, faiz olur diye korkuyorum dedi. Onun için Bağdat'ın o ısıcağında yandı. İmamı ansam onun için imam. Bir koyun çalındı Bağdat'ta, Yahyalığın bir yerde, on sene kasaptan koyun eti alıp yemedi. Bizim imamımız İmamı Azam. Niye yemeyiyorsun? Belki o çalınan koyun kesilir de onun eti olur diye korkuyorum. On sene yaşar koyun, on seneden sonra koyun eti yiyeyim dedi. Hele koyun eti yemeyelim dedi, yemeli. Böyle imam o. Allah şefaatine nail et Ya Rabbi. Demek ki faize musu olanlar da böyle. Daha yedincisi tükendi oldu, ona eğiliyorum. Annesine babasına ası olanlar da anasının babasını kıran kimseler de bu geceden mahrum. Etna hocam yahu, kanaatiniz olsun böyle. Peygamberin yazışı hadisi böyle.
Kim anasını babasını kırdıysa bu geceyi boşuna bekler, illa onların rızası bulunacak. Ondan sonra iş yerine varacak, yoksa imkanı yok. Bu hakka dair un, un vaaz versek tükenmiyordu. Anne baba hakkı çok mühimdir. Yani Allahü Teala hazretleri kendine itaattan, ibadetten sonra anneye babaya itaati. Allah emrediyor. Allah'a itaattan şükürden sonra anneye babaya itaat edindiyi Allah emrediyor. Ben ustam belki olur ama imkanı bulunmuyor, belki bir daha elime geçen bir diye geçmem, ana baba hakkında ta Ramazan'ın ilk yerinde konuşmuştum, Şimdi bir daha konuşayım dinle. Sahabe-i Kiramdan Hazreti Alkam'a, Radıyallahu Anh, Allah şefkatine nail etti Ya Rabbi. Hastalandı, Peygamberimiz sahabeleri gönderdi, vardılar. Dediler ya alfamı? La ilahe illallah Muhammedur resulullah. Dilini gösterdi. Dilimi döndürmiyorlar dedi.
Diliyle demedi ve eliyle ahraz gibi işaret vererek dilim sizin deliğiniz la ilahe illallah'a dönmüyor dedi. Dönmüyor. Papuştular peygamberimize. Yetişti peygamberimiz. Dibatlı bir sahabesi. Buldum yağ kamadeni. Dil mi gösteriyor? La ilahe illallah Muhammedur resulullah. Hastana böyle diyeceksin. Yedirsen yemem diyorsa küfre varır da anca böyle duyuracaksın. Her hastaya okunacak bu bir kat. Yanına vardın mı? Ya Mehmet ya Ahmet geliyor hep kendine ölüyor o zaman göz tavana dikilmiş ha. Gözün fiyatı dökülmeye başlamış. Düşmanlık da geçmiş. Düşmanların dost görünüyor o zaman ama tavşan yamaca geçiyor. Ondan sonra La ilahe illallah Muhammedur resulullah deyince gidemeyeceksin. O da derse, böyle diyorsan o da diyecek olursa cennete dahil oldu buyuruyor peygamberimiz. Olacak deme Eyyü. Kimin son kelamı la ilahe illallah olursa cennete dahil oldu.
Allah'ım el aman Ya Rabbi, şu Kadir gecesi hürmetine ölürken bunu okuyarak bizi öldür Ya Rabbi. Derdimiz o. Başka dertlerin hepsi unutulur gider. Bunun ne suçu var acaba dedi. Yani bir ahlakını haber verin dedi. Oturdular ahlakını haber verdiler. Yetmiş tane iyi ahlakını çıktı. Bir tanecik kötü ahlakı yok ya Muhammed dediler. Sabırlıydı, kanaatliydi, tevekkülüdü, tevazuluydu, sehavetliydi, comardıdur, şuyuydu, şuyuydu, şuyuydu, saydılar. Öyleyse annesinden babasından sağ kimse var mı dedi. Annesi sağ ya Rasulallah. Getir anasını dedi. Getirdiler annesini. Buyur ya Rasulallah. Şu çocuğun hakkını helal et dedi. Haram olsun ya Rasulallah dedi. Ben buldum dedi ya nasıl? Nereye ana, ne için haram ediyorsun dedi.
Ben bunu eve verdim ya Resulallah da dedi, gelini geldiğinde dedi kalk yemeami bir şey dedi gelinle benim elim demek geldiğini beğenmiyor da dedi, Eli kirli diye beğenmedi demek ki dedi kendi ailesine kalk yemeğini pişir dedi. Ana Zahar sana zahmet olmasın diye böyle yaptı. Yapma Allah aşkına yahu dedi. Yok ya Resulallah be oğlum kırıldı dedi. O çocuk da anam incinesin, yazlık da ailen bir şeysin demek istemiş ya, haklı olduğu halde böyle dili duruyor. Ya sen haksız olur da babana bunak, annene koca karı, çenesine vuku vurunca bir tarafa sapılanlardan olursan çekeceğini anca bir Mevla bilir, bu geceden de zerre kadar bir tayiden olmaz. Peygamberimiz halal etmiyor mu dedi, yetmiyor mu bu yanacak öyleyse dedi, peygamberimizde siyaset muamelesi vardı. Çok odun biriktirdi, ataşı vurdu, ataş bir dur dur dur dur. Sağ olarak yatağıyla atın ataşa dedi.
Ataşa atacak zaman annenin ciğeri yanıp olur, helal olsun ya Resulallah. Ne oldun dedi. Yavruma dayanamam. Ya cehennem ataşına ne halt dayanacağını? Onu görmüyorum dedi. Halkama ilahe illallah Muhammedur resulullah. Ne oldun ya arkama dedi. Ya Rasulallah, anamdan emdiğim yumuşak sütler çelik gibi oldu dilimin üstünde dedi. Dönmeye imkan bulamadım dedi, dilim dönmüyor dedi. Onun için söylememe imkan olmadı dedi. Şimdi anam helal olsun deyince dilimin üstü yumuşaydı dedi, söylemeye başladım. Ana baba hakkı, yüzlerce söz var ama ne diyeyim şimdi nereye sığdırayım Kadir Gecesi'ne? Onun için böyle kalsın. Şu yedincisi bitmiş. Sekizincisi kavculukla meşgul olup lap taşıyanlar da bu geceden mahrum. Kavcılıkla o partidan o partiye laf götüreyim de bir grup civarası versinler. Zıkkımın dibini içen inşallah burnundan fitil fitil gelir inşallah. Milleti birbirine duyar bu dahi öyle mi oldu?
Plan mı? Aslı var mı nedirves sürüne sizce? Aslı var mı yok mu demez. Onu birer birer dinler. İbidi onun için kin eder. Aslı yok birer oğlum işte o aranın soytarısı. Nemmamı, yarın maymun suratında Allah'ın huzuruna varacak. Onu niye dinliyorsun da memleketin yavrularına küs oluyorsun? Allah Allah böyle bizim hallerimiz yahu. Sekizinci kavuculukla meşgul olup laf taşıyanlar da bunlar da şeyde Azebteler. Kadının birisinin bir kız çocuğu vefat etti. Oraya bir kıymetli eşya düşmüş çıkardılar kabirden. Vardılar ki kabrin içerisinde kız çocuğu ateşin cehennem ateşının içerisinde bir yılan da dilini soruyor. Geldiler deliler bir ulemaya, karının yanına vardılar. Kız çocuğunda ne adet vardı? Dört, dört vakti kılardı ve yatsıyı kılmazdı. Bir, ırbıksız olarak ta tuvalete girerdi, taharet yapmazdı iki. Üçüncüsü insanın kapısını dinlerdi ve o evden öteki eve laf taşırdı.
İşte bu laf taşıdığının yüzünden, taharetsızlığının yüzünden, yatsıyı kılmadığının yüzünden kabirde daha insanların göreceği şekilde azaba uğramıyor. Kitaplarımız bunları da yazıyor. Dokuzuncusu, sıla-i rahimi terk edenlerin, sıla-i rahimi terk edenlerin, sıla-i rahimi biz anlamak ki memlekette, farz farz. Bir kız kardeşin, bir annen, bir baban, bir kardeşin başka bir memlekette ise onu şimdiki zeketin ile zeketinle, sadakanla, varlığınla gelip ziyaret edip var belki fakirliğe düşmüş onu sıla'yı rahim etmek üzerine farz. Bunu yapmayanlar illallah mes'ul. Aktipler ısınsa da bir teciğini desem size. Fahri Kainat Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellemin şehrinde bir ameliyetçi Mehmet Baba vardı. Herkes ameletine inanır senet kürek istemez diyecek. Birisi çok para kazanmış Türkiye'den olur. Orada parayı Mehmet babaya koymuş gelmiş. Şimdi geriye varmışmış Mehmet babaya ölmüş.
Yüz tane madeni lira. Demiş sana verdi mi sana verdi mi aramış kimse yok, kimseye vermemiş. Bir ulemaya vardı, ölmüş gitmiş, duyulmaz sesi dedi. Öteki ne vardı? Duyulmaz. Bir kutbu cihana vardı zamanın kutbul aktabına, meşayıkı izamdan birine. Dedi efendim böyle böyle başımda bir iş var. Kolay ol dedi. Kimseye değil mi? Duyurma da dedi, gece Ravza-i Mudaharessin, Peygamber Efendimizin mescidinisin dedi. Perşembe günü dedi o kubbanın içerisine amel etti Mehmet Baba, amel etimi ettin dedi, o sana cevap verir dedi. Korkma dedi. Vardı, gece sindi, orada çığırdı. Çığırdığı zaman üç defa çığırdı ses gelmedi. On defa çığırdı ses gelmedi. Sen kendimi bir zata duyurur ses benim gibi adama mı duyulacak dedi. Çıktı koydu gitti, vardı dedi. Efendim duyulmuyor dedi. Öyleyse filan kuyuya var dedi o perişan var, o kuyuya çığır dedi. Allah Allah dedi. Çok kafasını salladı gitti o kuyuya çığırdı.
Amanetçi Mehmet Baba emaneti minnettin dedi. Oğlum emanetini Fatıma ta zuhra hurmalarının iki hurmanın arasını üçer adım ölçtüm. Üçüncü adımda altı adım geliyordu. Orada üç taş üst üste kondu onun tabanında paran gömdü. Kimseye inanamadım hakkı zayi ederim diye oraya gömdüm. Oradan al dedi. Peki dedi amel etçi baba anladım onu ya dedi. Sen nevi dedi bir perşembe evvel dedi Ravza'yım da haraya çığırdım da sesin gelmedi dedi. Şimdi dedi bu kuyunun dibinden sesin geliyor. Oraya Allah'ın has kulları varıyor dedi. Nebi sen has değil misin herkesin emanetini? Ben sıla'yı rahim yapmamışım. Buna peygamber memleketiydi. Annem babam o memlekette kalmış da onlar fukaralıkla ölmüş. Ben burada zengindim de. Vallahi sıla'yı rahim yapmadım da onun yüzünden bu azaba duçar oldun. Biz cehennemdeydik oğlum dedi. Onun için akraban ne varsa sılai rahim yapar. Bu da bunlar da buradan kalksın geçsin diyor.
Aftan mahrumdur sılai rahim'i terk eden. Daha onuncusu, humarbaz olanlar, humar oynayanlar bir tecrit kaynanan olursa da o kağıdı eline o aşıyı eline aldı motor olayı, kara gücünün kamiyle elini yumuç gibi günahkar oluyor baştan. Oradan bir tanecik zıkkım çay içtim ya o kumardan kırk gün ameli hap doluyor. Amelli duruyor yerinde. Bunun için bunlar da bu geceden mahrum. Allah bizleri mahrum koyma Ya Rabbi. Ondan sonra bu gecede verilen atıyiyeler Hazreti Aişe Radıyallahu Anha validemiz ya Muhammed dedi. Ya Muhammed söyle bu gece de ben ne yapayım? İstersen Allah'a zikret, istersen Kuran-ı Kerim oku, istersen Salavatı Şerife oku, istersen kaza namazı kıl, istersen kesbih namazı kıl, istersen kadir namazı kıl, ben sana bir şey tarif edeyim, bunu mutlaka yap. Allah'ım ve inneke. Anlayamadım hocam. O Arapça olduğu için anlayamadım.
Ya Rabbi ben günahkarım, sen aklı 7 beni affetti, bu gece de affolunursun buyurdu Peygamberimiz. Bunun için bizim yapacağımız neymiş? Tespih namazı kılarsak şu, ammi muhteremeleri Abbas hazretlarına ya anmi dedi Peygamberimiz. Sana on haslatı hayrına ikram etmiş olayım ki onu işlediğin vakit zembi'nin evveli de affolunsun ahiri de. Sana on hasılat vereceğim. Yediydi de affolsun kadimi de, yeni ettiğin günah da affolsun, evvelki ettiğin günah da, hata ettiğinde, kasıt ettiğinde günah affolursun, Sairi de affolsun, kebiriri de, vücut günahını da affolursun, beyük günahını da, gizlisi de affolursun, alenisi de, mahfur olsun. Ne diyor amcam yeğenim dedi, dört rekat tesbih namazı kılacaksın dedi, bunlar tüm abd olunacak. Şimdi tesbih namazını hoca efendi bir kişiyle durursa sen de ardından bilmeden ne kadar iktida edersen olur tespih namazı kıl.
Tespih namazını hoca efendi haber versin, isterse ben haber vereyim. Bismillah tespih namazına niyet. Allahu ekberdir. Sübhaneke'yi okudun mu? En sonra gelir. On beş dakika başında. Dört rikkatında on beşi de başında okunur. Dört rikkatın dördünde de, başta on beş defa. Euzu çeker, besmele çeker. Elham okur, zammı sure okur, on defa daha süphanallahi velhamdülillahi ve la ilahe illallahü ekber sonunda Ali'yi azimdir. Rüku'ya erdi mi on da orada. Senin Allah'ın emri on da orada. Bura otuz, on beş daha kırk beş oldu. İki secde de on. İki secdenin arasında on daha, otuz da orada oldu yetmiş beş olur. Öteki rikatta da yetmiş beş olur, yüz elli. Gök rikatta üç yüz tespih olur. Üç yüz tespihi çektin mi günahın ebevveli de ak olunur, ahırı da ak olunur, kadimsi de ak olunur, cedidi de ak olunur, ikisi ak olunur değil mi müjdeledi? Peygamberimiz Muhammed Aleyhisselam ya amca bu namazı künde kıl.
Kıl. Künde kılamazsan haftada olsun bir gün. Haftada kılamazsan ayda olsun bir tekim, ayda kılamazsan senede olsun bir tekim, senede olsun bir tekim kılamazsan ömründe bir tanecik olsun kıl buyurdu. Onun için kılı delleyip kılacaksınız inşallah. Bir istiğfar okuyacağız, bir tevhid zikir okuyacağız, bizden devlet dua istiyor. Orada dua istiyor. Hastalar dua istiyor. Merizler dua istiyor. Mekdet çocukları sınıfı geçeyim diye dua istiyor. Anne oğlunun ıslahı için dua istiyor. Kadın kocasının ıslahı için dua istiyor. Koca ailesinin ıslahı için dua istiyor. Millet geçiminin için dua istiyor. İnşallah duamız kabul olacak çünkü evvel biraz istiğfarını okuyacağız. Herkes şöyle düzenli diz çöplüğe otursun. Bütün günahlarımızı gözümüzün önüne alırsak çok iyi olur. Göz yumuldu mu günahı gözünün önüne pek gelir. Göz yumdu mu gittiğin günahlar şöyle düzülür.
Onun üstüne istiğfar suyu döküldü mü böyle yukarıdan aşağı döküldük süre günah geriyor, mahvolur. İnşallah dağlar gibi günahlarla geldik ama günahsız olarak çıkacağız inşallah. Et taibi münedreb kemelliden beri günahtan tövbe eden o günahı bir daha hiç itmemiş gibi olur buyuruyor Peygamberimiz. İnşallah hiç itmemiş gibi olacağız. Cemi günahlarımıza tövbeyi nasıl ola tövbe olsun. Estağfurullah, estağfurullah, estağfurullah, estağfurullah, estağfurullah, estağfurullah, estağfurullah, estağfurullah, Günah mı iyice gözü alıp ne devam et gidemedim, kalbimize yumuşaklık gelmiyor, teker diyelim. Estağfurullah, estağfurullah, estağfurullah, estağfurullah, estağfurullah, estağfurullah, imandan müberrayet Ya Rabbi sekeratım ev zamanlarımızda rahmet meleklerini inzal ettirerek, ruhumuzu ihraç ettirerek alaya telakki eden ruhlar gibi ikram et Ya Rabbi.
Şu cami-i Şerife bütün camilere cem olan ve rahmet-i ilahiyyenin boyun bükenleri mesrul et Ya Rabbi. Şuraya nasıl cem olduysak bütün camilere cem olan bütün ehli imanı Muhammed aleyhissalatu vesselamın sancağı altında böylece hacri cem etti Ya Rabbi. Canlarımız kulbuna gelip ellerimiz ellerimizle, ayaklarımız ayaklarımızla, cemi azalarımız birbiriyle elveda el fırak dediği gün buyurun aşkla. Bir dakika. Kelimesiyle cümlemize hüsnü hatimler tevfik et ya Rabbi, eyfikine refik et ya Rabbi, hükumeti cumhuriyemizi adlı ya Rabbi. Bütün Şemate-i ada'den ve cümle beladan mahsun et Ya Rabbi. Hasakir-i İslamiyemize selametler ihsan et Ya Rabbi. Taşlara yasanır, toprağa döşen öp, atası filkatla, ciğerleri büryan olan ana kuzularımızı perişan etme Ya Rabbi. Evlatlarını yetim yetama koyup sızlatma Ya Rabbi. Komünistler ayağı altında ırzımızı, namusumuzu çınlatma Ya Rabbi.
Hastalarımıza acilen şifalar ver Ya Rabbi. Yerlilerimize devalar ihsan et Ya Rabbi. Borçlularımıza edalar mutfet Ya Rabbi. Cümlemizi kazadan, fenadan güç yetmez, takat getirilmez, kimi sıkıntılardan muhafaza buyur Ya Rab. Leyle-i kadir pür şeref hürmetine, Semara-i iman hürmetine, fazileti Ramazan hürmetine, Kuran-ı Mümin hürmetine, sabırsızsızbyan hürmetine, sabırsızbyan hürmetine, aramızda bulunan küçük yavrular hürmetine. Bizleri affet ya Rabbi. Oruçlarımızı kabul et. Kereviklerimizi kabul et. Zeketlerimizi kabul et. Fıkralarımızı kabul et. Okuduğumuz Kuran-ı Kerim'i belki hatim edenler de var. Dergah-ı ezzetinde akseni kabul ile makbul et Ya Rabbi.
Hasıvalan ecri messubatı, evvelen bizzat, etrafı mahlukat, şepi en vusad Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin ruhuna, eline, ashabına, bütün peygamberan izam, evliyayı kiram, sahabeyi kiram, mümin, müminat, Müslüm Müslüman annemiz, babamız, akraba-ı taallukımız, ciğer pare yavrularımız, dağlar başında kalan, hakile yeksan olan bir Fatiha'ya muhtaç olan din kardeşlerimize da iddia edelim Rabbim, vasıl et Ya Rabbi. Bütün müminatın ruhunu şehadet Ya Rabbi. Gözlerimizi tavana dikilir, yavrularımız hıçkırır hıçkırır ağlarken, ailemiz saçlarını yiyorlarken Allah, Allah, Allah, Allah, Allah diyerek can vermek nasip et Ya Rabbi. Allah, Allah diyerek öldür Ya Rabbi.
Hamle vardığımız zaman iki melek gelir çınarlar gibi, gözleri yalvar dar şimşaklar gibi, biri sual sorar göpbüller gibi, dünya döner bir gün alem fal olur, münker nekir gelir çok din lal olur, kanaatınız olsun tek ölmedik kimsemiz kalmayacak. Çünkü annelerimiz öldü, babalarımız öldü, develerimiz öldü, kardeşlerimiz öldü, biz de bu haktan böleceğiz. Sualımızı asalet ya Rabbi. Kabirden on iki fırta kalkacağı insan, kimi maymun suratında, kimi hınzır suratında, kimi merket suratında, kimi deve suratında, kimi yılan, akrep suratında, kimisi daim on dördü gibi kalkacak. Bizi mümin olarak ayın on dördü gibi kaldır Ya Rabbi. Habib-i Ekrem'in hürmetine, leyle-i Kadir hürmetine, amin diyen dilleri yarabbim.
Mahşara varırız, defterler karlar gibi yar, kimisi müminlerin sağından gelir, münafıkların solundan gelir, kafirlerin dalından vurur, döşünden çıkar, bizi öp, mahcup etme, sağdan lütfet Ya Rabbi, sağımızdan lütfet Ya Rabbi. Kanaatimiz olsun, Kuran-ı Kerim'le sabit, mizanı adalet kurulur, Hazreti Muhammed kürsüsünü atar sağında oturur, bütün peygamberanizan, evliyayı kiram meleklerin huzurunda günahımız, sevabımız da arttırılır, boyamız o gün yüzümüze vurulur. Ya Rabbi, günahımızı çok gelirim de, sen benim ümmetimi din, niye günah ettin diye Muhammed yanında bizi mahcup etme ya Rabbi, mahcup etme ya Rabbi.
Habib-i Ekrem'in hürmetine, leyle-i Kadir hürmetine, Nuri Zulem hürmetine, Nuri Ekrem hürmetine, Nuri Ekrem hürmetine, cennetten çıkarıp iki yüz sene semaya bakmadan ağlattığın Adem'e bağışla, suların yüzünde koyduğun, vapurun içinde bıraktığın, seksen kez ümmetiyle gezdirdiğin, Nuh Neculullah'a bağışla. Ya Rabbi, koç gibi boğazlattığın, Yahya aleyhisselama bağışla, bütün vücudunu hurda yedirttiğin Eyyub hürmetine ya Rabbi, Eyyub aleyhisselama bağışla ya Rabbi. Hazratı Musa'yı on sene memleketinden firar ettiren firarunu kahrettiğin gibi, komünistleri, dinsizleri, Kahhar isminle, kahret Ya Rabbi. Bizi Hazreti Musa'ya bağışla Ya Rabbi. Hazreti Musa hürmetine Ya Rabbi. Kafirlerin semaya çıkarttığın Hazreti İsa'ya bağışla ya Rabbi.
Uhud Dağı'nda mübarek yüzünü yardırdığın, şu geminin içine iki tane halkayı baktırdığın, sinni saadetini kırdığın, alemine rahmet için gönderdiğin Muhammed Mustafa'ya bağışla. Ayağının altını ejderhaya sokturduğun sıdddıy'a bağışla. Karnını ebüllü ulüye yardırdığın, o marul fari korvetine, caminin içinde Kuran-ı Kerim yazar okurkene ayetinin üzerine haricilerin kanını döktürdüğü hazlatı Osman'a bağışla. Köfede Tanrı'nın aslanı, Aliyyal Murtaza'yı deve gibi boğazlattın, ona bağışla. Kerbela da bir içim su verin de, ne olur hakkım helal olsun deyip, gökçesini vurunca suyu kaynattayım, susuz öleyim de Muhammed'in ümmetine şefaat edeyim, gezirttiğin Hazreti Hüseyin'e bağışla.
Ailesinin elinden zehir işittiğin hazreti Hasan'a bağışla, kırk yerinden yamalı, Muhammed kızına bağışla, çoban Veysel karanına bağışla, Allah diyor, göçünü deve dizi gibi gelen Abdülkadir Geylan diye bağışla, bizi bugün günahsız çıkar camiden, ceni ümmeti Muhammed'i affet ya Rabbi, Hicaz'a geleyim diye, ciğerleri büryan olan erkek veya kadın din kardeşlerimize, acilen hacca gitmeyi nasip et ya Rabbi. Gidenlere tekrar, gitmeyenlere, angari bu zaman nasip et Ya Rabbi. Mahşer yerinde, dediğin zaman, ey mücrimler, ey kafirler, ey günahkarlar, müminlerden ayrılın dediği zaman bizi Muhammed tarafına ayır Ya Rabbi, bizi sevgilin tarafına ayır Ya Rabbi, bizi elimizi arkamıza bağlayıp, ayaklarımızı çokun, zebanının eline gelin, yüzümüz üstün, sürünü sürünü cehenneme atma ya Rabbi.
Habibi Ekrem'in hürmetine bizim Muhammed Mustafa ile beraber cenneti aladan, firdevsi ala cennetinden, cemallığı gösterdiği zümraya ilhak buyur Ya Rabbi. Din kardeşlarımızdan dertli olup da bize şimdi söyleyemeyen, içinden ah benim için de bir dua etsin diyen böyle temennide bulan kardeşlerimizin içindeki o dertleri hayrına, haylaz ya Rabbi, O sıkıntılarını gider Ya Rabbi. Habibi Ekrem'in hürmetine, leyle I kadir hürmetine, nur-i Zülen hürmetine, nur-i Ekrem hürmetine, nur-i Ekrem hürmetine. Buyurun.