Diyordu ki yerinize kimi vekil olup gelip ahirete iptal edeceksiniz diyordu. Sen de girin ki Adanalı Ali Muhammed Sami bir mevki bırakıyorum. Şahidim var mı? İmzanı atan mı? Derini muhafızı inebilir mi? Dedim. İrade benim evimde değildir. Öyle dedim. Bunda, bunda bir şüphe edilecek mürahaba başka bir karışıklık bir hal var mı yok mu bana malumat verin. Evet evet aynı vaka oldu diyor. Bu da buraya aynı vaka oldu. Müzatının birinde biz attık. Veli efendi hasretla hacaletinden, utandığından biz çöpte ağlamaya aletinden, utandığından biz çok da ağlamaya başladı. Sen layık yer mi Ya Rabbi diyor. Biz bunun gibi bir sultanın evladı olalım da. Onların da meyvesini bilip hali olur. Bir müspet ilimdir. Yaşadığımızı söylemesek de günahkar olur. Gayip hali. Daru tava kendini gaip eden ve bir diprik gibi üf deyince ortadan gaip olmuş gibi yani genel hak diyen Mansurun hal gibi bir hal olur insanda.
Yani rabıta da bazı arkadaşlarımız da olur. Yani olanlar varsa bu zaman o mürşid-i kamile dönmek günahkar olur insan dönemde. Şahin Nakşibendi efendimizin müritlerinden bazısı mürşile dönmüşler Onun şahsına yargılanen demiş ki ben sizi Allah'a kavuşturmanı istiyorum da siz yine hala bana mı dönersiniz? Birden Allah'a geçmek caiz de Allah'tan dile bilmek bir meal olursun diyor. Garip halini takip et diyor. Nereye geliyorsa oraya gel. Garip haline boynunu dikersin, dalga kalan böyle kalbini bir sekmem sade açar Dahil Yerun içerisinde. Ayak yukarıya kaldırmış insanı. Kafadan da aşağıda. Şu camilerin ortasındaki ayna gibi. Bu ayna gibi olan art yani parladığı zaman yedinci kat sema, şu altı maalar gösteriyor. Birinci katmira kadar gösteriyor. Allah gazzini temiz etsin inşallah. Hocam senin geldiyene benzemenin için yapmak lazım.
Üstadına burada Ahmet Efendi, Mehmet Efendi, Mustafa Efendi, Tahir Efendi kimden ders alınırsa paranı ne alır? Üç ay, üç ayda bir, üç ayda bir, ayda bir emir ya, yani sen sıkıntı öncesi üç ayda bir varacaksın beş yüz Laz daha celal vermişmüş. Diyeceksin ki efendim o dolayı ondan duyamıyorum. Çünkü bir beş yüz Laz daha celal bir odun gibi tencereyi kaynatsın. Yanına bir yüzdalık gün yanacaksınız, iki odun yalnız da ısınır. Biraz daha ona alıştınız mı, gün daha alacaksınız. Dört odununu bir araya yazdırmış kalbin ısınır işte ısınır. Ondan sonra, hazırımız kendi buyurmaz. Gazınız dostum ben asker kenarı dedi. Velet senin altında beş bin defa Celal okumadan yaktığın mafi değildir. Ben size Ebubekir tanrının gelini demiyorum dedi. Yani iki nefesinizin diri Allah olmayan müridin olmasın demiş dedi. Ben demiyorum İhvan'ıma dedi.
Beştahan'ı hafızdığın diyen sussun Şu günü yedi kişi ders aldılar, derslerini okumayıyorlar. Deltilerelim mi okurlar mı diyor. Şapa ve dersleri derslerimize ait geçmiyor. Çocuğun mektebe girip Bir ismi bildim gören sordum Nasılsın derse anam diyor efendim diyor. Yalan söyleme. Vehbi Müşteha ismini geldi. Dersim okumayalım deyince ömür ömür arabaları bir acil iki acil bir gaflet geldi. Dersimi çekmiyordun diye bir de tövbe olsun efendim çekeceğim. Onun birisini tek tek çeviriyorlar. Sen bilmiyorsan bilmiyorsun. Efendi seni biliyor arkadaşlar. Yani geçmiş. Elhamdülillah gaydın geçmiş. Niye dersin okumuyorsun? Neden okumuyorsun? İşte işin çoktur gücüm çoktur. Olmaz zaten ya. Yedileri böyle minaz Joahit bugünler ne kadar nazik devirde yaşıyoruz. Sultan selametine, ulema'nın selametine, İslam'ın selametine, Dinimizin selametine dua et bak züpiniyor inşallah.