Alemdarın kaleminden yansımalar. Sarp yokuşlar için hazırlıklı olmak. Güneşli bir havada Yahyalı'dasınız. Her taraf sıcak. Tekirdağ'den Kayseri'ye gitmek istiyorsunuz. O yolu çok iyi bilenler, yahu yapma, o taraf daha kıştır, yollarda buzlanmalar olur, tekerine dikkat et, yedek tekerini, çekme halatını, zincirini al, deponu doldur öyle git diye birtakım tavsiyelerde bulunurlar. Yok canım ne olacak, geçer giderim ben, bir şey olmaz deyip aldırış etmezseniz, yolda karşılaşacağınız güçlükler sonrasında, eyvah takozu olsun alsaydım, eyvah, tekeri olsun alsaydım, çekme halatını alsaydım, zincir alsaydım diye vah etmeye başlarsınız. Ölümü ve kabirdeki hesabı bilenler ölüme ve kabre hazırlıklı giderler. Yolda kalmamak için yapılacak hazırlıklar. Hazreti Osman Radıyallahu Anh'ın en çok ağladığı yer kabristanlardır.
Kendisine, ya Emirel müminin, niçin başka zaman alamıyorsunuz da kabristana geldiğinizde alıyorsunuz denildiğinde, ben Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemden duydum. Kabir hali güzel geçenin diğer safhaları kolay olur buyurmuşlardır. Ölümü ve kabir ahvalini bilenler bizleri uyarıyorlar. Aman çekme halatı, zincir, takoz vesaire malzemelerinizi vakit varken alın yoksa vakit geçtikten sonra hiçbir çaba işe yaramaz. Yolda kalmamak için yapacağımız hazırlık ve alacağımız malzemeler şunlar. Namaz, oruç, hac, zekat ve benzeri ibadetleri kamil manada ikame etmek, Emri bil maruf nehyi anil münker yapmak. Hak dini tebliğde gayretli olmak. Hastaları ziyaret etmek. Akraba ziyaretleri yapmak. Müminlerin gönlünü hoş tutmak. Yolda eza verecek bir şey varsa onu kaldırmak, kötülüklere gitmemek, takvayı elde etmek için hukukullaha riayet etmek. Nefs-i emareye dikkat.
Nefsinin mertebelerini geçenler ders olarak evrad ve ezkar olarak çok yüksek olabilirler. Fakat manevi dersler, vazifeler ne kadar yükselse de nefis emmare de olabilir. Züleyha'ya Allah gençlik, güzellik servet lütfetmiş. Yusuf Peygamberimiz de güzellikte tarif edilemez bir vasıfta ve genç. Yalnız kaldıklarında Züleyha haydi gel demiş. İşte Züleyha'nın bu çağrısı nefs-i emmareye aittir. Yusuf Peygamberimiz ise bu davete icabet etmeyerek, ben Allah'tan korkarım demek suretiyle nefs-i emmareye muhalefet etmiştir. Nefs-i emmareye nasıl muhalefet edebiliriz? Devamlı olarak insana kötülüğü yapmayı fısıldayan nefis emaredir. Mesela bir derviş yapması gereken bir ibadet olan teheccüd namazına kalkmak için çaba gösterirken nefis ona muhalefet eder. Nefisle derviş arasında bir mücadele başlar. O kişi çırpınıp teheccüde kalkarsa emmare nefsi alt etmiş olur. Aksinden Allah'a sığınırız.
Efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme çok uyuyan bir kadından bahsedildi. Öyleyse onun kulağına şeytan pislemiş buyurdular. Şeytanı kulağa pisletmemek gerekir ya da ticari bir hususta tartıya, helale ve harama riayet etmeyip nefsin oyununa gelirsek nefis hala emarededir. Nefse muhalefeti gerçekleştirebilmek için kendimizi çok iyi kontrol etmeliyiz. Kendimizi kontrolde ölçü, Kuran, sünnet ve evliyaullahın yaşantıları olmalıdır. Yaşantımızı Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ashabı ve hak dostlarının yaşantılarına benzetmeye çalışmalıyız. Gönlümüzde Allah'ın sevgisi, resulünün muhabbetinin ne kadar olduğunu çokça düşünmeliyiz. Kendimizi sürekli kontrol için mutlaka bir mürşidimiz olmalıdır. Çünkü mürşid-i kamiller bizlere yol göstericidirler. Hadisi şerifte Allah dostlarının dünya ve ahiretin kandilleri olduğu bildirilmektedir.