Mevti ölümü çokça zikir ve tefekkür edenleri Cenabı Allah sever. Hastaları riayet, yani hastaları ziyaret ve cenazeleri teşyi ediniz. Zira bunlar ahireti hatırınıza getirirler. Galaleyhiüsselam Eksiru Zikral mevt, ölümü çokça hatırlayınız. Egalen Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, zurul hubura fe innaha tüzekkikümul ahira sadaka Resulullah. Kabirleri ziyaret ediniz. Zira ahireti hatırınıza getirir. Bir kimse ebeveyninin yani anne ve babasının veyahut onlardan birisinin cuma günü kabrini ziyaretle Yasin-i Şerif okursa günahı sahireleri mafur olur. Üstadımızın ölüm hakkında şiirleri arasında şunu görüyoruz, rabıtadan hiç ayrılma, ölüm fikrinden hiç yorulma, fenasın iyi görülme, bal içinde zehirdir bu. Dedem Rahmetullah Ali'de daha ona geçmeden önce Efendimizin ara ara şiirlerinde bu ölüm tefekkürü hatırlatılmaktadır.
Kokar sudan olduğunu, rahimde çok kaldığını, sekeratla solduğunu, bunları Fikretmen neden? Enginaksular gibi, sailleyin diler gibi, naşatlı ol gürer gibi çehre ne azdırdın? Neden? Yine Efendimizin bayağı var. Girince kabre lal etme dili, Sıdk ile biz sana bağladık beli, münker nekirin bellidir hali su halde şaşırtma bizi Ya Rabbi. Dar yeri de başlara topuz indirme. Gelir orada şeytan bizi kandırma. Hayvan suretine yüzü döndürme. İnsan simasında kaldır ya Rabbi. Dualarında da geçiyor. Dedemin de ölüm hakkında birkaç tane ilahisi var. Hepsini okumak belki mümkün olmayacak. Birkaç tanesini söyleyeyim Rabbimizin izniyle, her gülaha tövbe edin, tefrik günü gelecektir. Yani Said olanlar, şaki olanlar ayrılacaktır. Tedariki mevtikılın rıhlet günü gelecektir.
Dedem aynı zamanda Meşşai izamdan olduğu gibi Ulema-i Kiram'dan da Tedarik-i mevted kılın derken, Risale-i Ve tezevvvedu feinne hayrazadek takva ve tekuniyya ulilelbab hep buralara da atıf yapıyor. Aynı zamanda ayeti celilelerine de işaret ediyor. Yine burada İslamiyet. Rabbi Zülcelal'imiz, Allah'tan korkunuz, biliniz ki mutlak ve mutlak Rabbi Zülcelal'imizin huzuruna geleceksiniz. Yine dedemin burada işaret buyurduğu tefrik günü gelecektir derken Burada min gufarin nar diye geçiyor. Kabir ya bir cennet bahçesi, Allah korusun ya da bir cehennem çukurudur. Rabbimize sığınıyoruz. Rabbimiz muhafaza buyursun, o sıkıntıları göstermesin. Eğer burada korkarsak Cenabı Hak orada elbette korkutmayacaktır. Dedemin şiirlerinde gördüğüm Rahmetullah Ali bütün ayetler ve Hadis-i Şeriflere işaret ediyor. Geçiyorum, Es'adi El-Bidî Hazretleri ölüm tefekküru hakkında çok güzel bir izahı var.
Bir de şunu diyeyim, bu doğuda da sorulmuştu, Es'amlem. Burada neden evvela ölüm, sonra da hayata buyurdu. Bunu sordular bize. Bizim orada sözümüz şu oldu. İnsan ölümü düşünmezse, o safhayı hatırına getirmezse dünya işi birbirine karışır. Haram mı, helal mi hiç düşünmez demiştik. Daha sonra bir mütalaamda Rabbamızın izniyle şunu gördüm. Burada evvela ölümün zikredilmesi, mutu kable ente mutu, Ölmeden evvel ölünüz. Buna bir işaret vardır. Burada Esad Erbili Hazretleri buyuruyor, insanlar uykudadırlar, öldükleri zaman uyanırlar Hadis-i şerifi hatırıma geldi buyuruyor. Bir tanesi mektup yazıyor, mübarek bir kimse. Ona cevaben buyuruyor. Yani insanlar gaflet uykusundadırlar. Ölümden sonra uyanırlar. Filvaki, dünyanın uyku ve hayal olduğunu itimada layık olmadığını insana öğreten ölümdür. Çok güzel bir ifade kullanıyor. Buyuruyor ki, ölümden sonra uyanırlar.
Filvaki dünyanın uyku ve hayal olduğunu, itimada layık olmadığını insana öğreten üründür. Şu kadar var ki Cenabı Hak'tan ölmeden evvel ölünüz sırrını istirham edelim ve o sayede istikbalimizin teminine muvaffak olalım buyurmuş. Burada daha başka ölüm hakkında bayağı izahlar yapılmış, tefekkürü ele alıyorlar. Bu uzun süren üç şekli var tefekkürün. Bunun yanında Künidi Bağdadi, kalpte Sallallahü Sırri Hazretleri'nin tefekkür hakkında ifadeleri var. Yine gördüğümüz ölüm hakkında bayağı meşayiyi izamın ve ulemai kiramın beyanlarını görüyoruz çokça. Mesela Abdülmimik öldüren ve dirilten Cenabı haktır. Bunu izah ederken şöyle bir beyan görüyoruz. Eğer nefsimizi hatta bu öldür şu nefsi serkeşi derken burada şunu da ifade ediyorlar. Oldur şu nefsi serkeşi. Yani öldür derken kötülüklerinin ölüp mukmayinne sıfatına inerek oldur şu nefsi serkeşi. Öğren tarikın varlığı diyor Esad Elbil Hazretleri.
Bihhayatil hamdi ve nuri buyrulmuş. Eğer kişi nefsinin arzu ve isteklerini yok ederse, onun arzusuna kapılmazsa, tamamen yok ederse, gazabını ve şehvetini yenerse, burada Mevlana'mız buyuruyor ki gazabını ve şehvetini yenen peygamberlik damarı üzeredir buyuruyor. Gerçekten öyle. Hakikaten bunu, şey buraya söyleyeyim de bir husus ifade etmek istiyorum Rabbimizin izniyle. Eğer böyle olursa kalbiniz hayata kavuşur ve aklınız da ilahi nur ile nurlanır. Şimdi aklımızı esaretten kurtaracağız. Çünkü nefsimizin esiri olduğu için biz hürriyette değiliz manen. Bir kere aklımız kurtulacak, nefsimizin esaretinden. Şunu diyeceğim, Nevşehir'de bir sohbet buyurdu, Efendimiz Hazretleri, onu hiç unutmuyorum. Tabi Evliyaullah onun sözü teşhir ediyor, zina. Buyurdu ki murakabe-i akrabiyete gelip, böyle tamamen, tamamen gönlümüzü vermedikçe bu nefis ıslah olmaz.
Murakabe-i akrabiyette buyurdu iyice ezmek lazım. Allah'ımız muvaffak kılsın Velhamdülillahi Rabbil alemin El Fatiha. Nihat hocamız hoş geldiniz, sefa geldiniz, sefalar getirdiniz, Cenabı Hak kabul buyursun. Siz gidince biz gitmiş gibi memnun olduk, mesrur olduk. Rabbimiz daim Mehaymiyiz.