Güzel ahlakdı ve öte, kendinden mevcut bir halk dostu diye geçiyor zaten. Dizileri de çokça namaz kılan bir üyeyim. Bunun bir kamil mümin tarifi var. Olgun mümin nasıl olur? Şey dini, dininde çok güçlüdür. Dinimizin emirlerini yerine getirmekte çok kolay. Katiyen tarzı yok. Bu hususta dikkatlice ziyaretkarı ve hazmin fiziğinin çok yumuşak kuyruğu ve sıkıntıları da hazneden onları dışına vurmaya, şikayet etmeye, karşılık da vermeye ve iman fi yakin, imanda da kesin bir inanç. Artık diliyle sadece inandığım bilmekle kalmıyor. Kalbi tasdik ediyor. Kalbi tasdik ediyor. Bu kalbin tasfihite dile benzemez. Onu tamamen yaşıyor demektir. Dini meselelerde çok çabalı ve gayret. Diyelim ki bir itikat konusu. İtikat ne demek? Bunu bütün inceliklerine varıncaya kadar biliyor kendisini. Bir yere hapsetmedilerler ama o hapislikte ruhun hürriyeti var.
Allah'ımızın emrine dikkat ettikçe celle celalühü Cenabı hak onun yollarını açıyor. O gayret göstereyim, çaba gösterimi aynı husus olsun ama çok ciddi bir şekilde o zaman Cenabı Hak onun pek yollarını açıyor. Mesela göz görüyor, bakıyoruz. Gayretli ve çabası neticesinde gözüne görünmeyen alemler de görür. Görünen alemin sırları de ve bir ruh fiil istikametin, istikamet her hususta gerekli. İmanda istikamet, ibadette istikamet, faide istikamet, muamelelerde istikamet her şeyde ticaretinde vesaire. İlim ehli ama ilim sahibi, çok yumuşak bir hula sahip. AİHM bilgili ama ilmi hilminde. Ona ilmin ehli denildiği zaman hilmiyetiyle belli oluyor. Güzel bir malumat sahibi hakikaten derin bir alim derken böyle bir yumuşak folklor var. Ölçülemez. Aklı olmayana İslam'ın emirleri de yüklenemez zaten ve akıl, ama aklı böyle şefkatle merhametle muamelesinde. Aklını şefkatiyle merhametiyle gösteriyor.
Acıyor katiyen, yoksuluna. Yanlış yolda oluşumuza acıyor. Hak'ta cümert. Hak'ta oluşunu cürmetli ile gösteriyor. Her şeyi haddine gösteriyor. Ragasyon şiirine varlık sahibiyim diye saçı savunmuyor. Burası olsa gelelim bir yerinde ülkemiz uygun, istediğin gibi harca, böyle almıyor. Kendisi için yetecek kadar, o varlığımız çok, bunun için ne kadar arkadaş önemi yok deniyor, kendisine yetecek kadar keçimi okuduktan sonra diğerini yolunda sarf ediyor. Ve tekemi bilirim ki parada böyle bir yokluğa da geçse elinde avucunda bir şey de kalmasa yine de istemekten tanımak suretiyle güzelliğini gösteriyor. Bir yokluğun içerisinde bir askeri olan bir daha değişik anlamlarla belli. Hal bir yokluğunu da ele alabiliriz. Artık bu neyi Murad ediliyorsen mühendislik halletleri kendisine ait ve Afton fi kudret. Diyelim ki üçünü almaya yeter. Üçünü alabilir.
Çevresine yürümeden bir tümseden hakkını alabilir. Dedim Rahmet-ı Vacib Hazretleri'ne veli iddianlarından vereyim. Ona çok kötü bir muamelede bulunur. Tatil seslenmemiş. İçtiazı olan dedem rahmet Vali sormuş. Haftası neden cevap vermedin? Sırsam suyunu çıkarır dedim ama demiş hiç tefsir etmedi bana. Böyle gücü yettiği halde bağışlıyor. Benim öyle bir işim var ki diyor Cenabı hak da muhabbet halindeyim. Senin de uğrasıyer. Benim vaktim yok diyor. Ben vaktimi Rabbımızın sevgisiyle, füyuzat-ı ilahiyyesiyle, tecellisiyle, manevi doğuşlarla bunlarla ihya etmekle meşgulüm gerekiyor. Allah'a olan kulluğumuzda ve taatullah bir nasihati, ben nasihatler. Güzel tavsiyeler var. Böyle oturduğu zaman insan ondan çok bile söze işitiyor. Aynen meyveli bir ağacın altında oturmak gibi. E, inmesi caizse esinti oldukça o ağaçtan meyveler dökülür. Kalbinde ilahi rahmet esintileri olmaz değil de olur.