Sultanü'l arif'in Merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu KaddeSaluhu Sırrahü'l Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebi. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Aladdin Biçici. Kıymetli Dinleyicilerimiz İhsan Mektebi programımızın yeni bir bölümünde sizlerle birlikteyiz tekrar. İnşallah bugün sizlere Mahmut Sami Ramazanoğlu Gadde Sallallahü Sirrahü'l azizs'in bayram sohbetlerinden bir bölüm aktarmak istiyorum. Sohbetimiz nefisle mücadeleye dair olacak. Kıyamet gününde nefisle mücadele yapmak zorunda kalan kimseler de vardır. Bunlar dünyada nefis mücadelesini yapmamış yahut az yapmış kimselerdir ki nefisleriyle mücadele ede ede kalkacaklar yani kendi kendilerine düşman olacaklardır.
Senin yüzünden bu hale düştüm diye nefislerine çıkışacaklardır. Yasin suresi elli dört. Ayette Artık bugün hiçbir kimseye zerre kadar zulüm yapılmaz. Yalnız kendi yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz. Halbuki gerçek cennetlik olanlar bugün pek hoş ve rahat bir meşgale içinde zevklenmektedir. Kendileri ve zevceleri ağaçların altında zinetli kürsülere kurulmuşlardır. Onlara cennette her çeşit meyve ve her istedikleri verilecek. Allah'tan meleklerden rahim olan Rab'den selam da onlaradır. Mücrimlere ise ey mücrimler, siz bugün müminlerden ayrılın bakalım denilecektir. Cenabı Hak Nahl suresinde Herkesin nefsiyle mücadele ederek geldiği gün, kendi kazandığı amellerle öldüğü gündür. Onlara asla zulmedilmez buyuruyor.
O halde nefisle mücadele dünyada yapılırsa orada bu hal ile muamele olunacak, burada mücadeleyi yapmaz da ahirete koyarsa oradaki mücadelenin ne bir faydası olacak ne de mazeret olacak. Burada yapılacaktır. Bu da ancak şerhi sadırla ve daimi zikri nefse kabul ettirmekle olur. Yusuf Aleyhisselam da nefsin kötülüğünü ve kötülük emrettiğini söylemiştir. Ancak Allah'ın yardım ettiği nefis kurtulabilir demiştir. Yusuf Suresi'nde Onun için ben de nefsimi tezkiye etmiyorum, onu kusursuz görmüyorum demiştir. Cenabı Hak Nisa suresinde Sana isabet eden, gelen iyilik Allah'tandır. Kötülük ise nefsindendir. Biz seni insanlara elçi gönderdik. Şahit olarak da Allah yeter buyurmuştur. Kötülükler nefsin kesbindendir, kazancındandır. Taha suresinde Her kim benim zikrimden yüz çevirirse ona çok zor bir hayat vardır ve biz onu kıyamette kör olarak haşrederiz.
O kimse der ki, niçin beni kör olarak haşrettin Ya Rabbi? Halbuki benim gözüm dünyada vardı ve görürdü. Allah da buyurur ki ona: Senin cezan böyledir. Çünkü sana ayetlerimiz geldi desen onları unuttun. İşte onları unuttuğun gibi bugün de böylece unutuluyorsun. Halbuki Allah unutmaktan münezzehtir. Ceza amel cinsindendir kaidesine göre Allah da unutmuş görünüyor. Nasıl yaptıysa öyle karşılanıyor. Yaşadığın gibi öleceksin ve öldüğün gibi de ahirette kalkacaksın. İşte bunu düşünmeli de nefis mücadelesini, ıslahını burada yapmalı, az önce söylediğimiz beş şarta riayet ederek mücadele yapmalıdır. Teslimiyet tam olmalı. Teslimiyet noksan olursa mücadele olmaz. Feyz olmaz. Kalbin uyanması, nefsin ıslahı, sadrın şerhi, bedenin zikri hep teslimiyetle olur. Benim bir hemşirem vardı, yürüyemezdi. Bu devirde Adana'da bulunan bütün doktorlara gittik.