Sultanü'l arif'in Merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu KaddeSaluhu Sırrahü'l Aziz'in bir ömür vererek hazırlayıp yaptığı sohbetlerinden ve kitaplarından derlediğimiz İhsan Mektebi. İslam ahlakını öğrenmek, İslam, iman, ihlas, gayret, hizmet gibi insanı insan kılan hasletlerle yetişip mükerrem insanlar olabilmek için İhsan Mektebi. Aladdin Biçici. İhsan Mektebi programımızın yeni bir bölümünde tekrar birlikteyiz, kavuşturan Rabbimize hamdü senalar olsun sevgili dinle işlerimiz. İnşallah bugünkü bölümümüzde yine Mahmut Sami Ramazanoğlu Gaddesallahu Sirrahü'l Azeyiz'in Mükerrem İnsan isimli eserine devam ediyoruz. İnşallah bugünkü programımızda sizlere mümin ve müslim olarak nefis terbiyesi için riayet etmekliğimiz gereken beş esası aktarmaya çalışacağım süremiz elverdiği müddetçe. Nefis terbiyesinde dikkat edilecek birinci esas helal gıda almak, az yemek, oruçtan faydalanmak.
Mideyi tıka basa doldurmamak, biraz boş bulundurmak, maddi bünyede uzuvların yorulmaması manevi melekatın gelişmesi için zaruridir. Seyr-i süluk ve kelam-ı kibarda az yemek, az konuşmak, az uyumak, uzlet etmek rahat ve huzur için şarttır. Devaların başı az yemektir buyrulmuştur. Keza Hadis-i Şeriflerde bir insan Allah için az yerse kalbi nur ile dolar. Çok yiyip içmeyi ihtiyat alışkanlık haline getiren kimsenin kalbi kasvetli olur, katılaşır, zikrullah yapamaz buyrulmuştur. Orucun, açlığın veya az yemenin on güzel hassası. Bir, Açlıkta kalp safhası, hafıza kuvveti, toklukta ahmaklık, unutkanlık olur. İki Açlıkta kalp rikkati olur, dua ve ibadetle feyz bulunur, Toklukta kalp katı olur, ibadetten zevk alınamaz. Üç. Açlıkta kalpte nüzullü inkisar ve tevazu olur. Toklukta tuğyan, tefahur ve kibir olur. Dört. Açlıkta fakir ve açlar düşünülür, toklukta unutulur, düşünülmez olur. Beş.
Açlıkta şehvani, nefsani istekler kırılır, toklukta nefsi emmare kuvvet bulur. Altı. Açlıkta vücutta uyanıklık ve zindelik olur, toklukta uyku ve gaflet olur. Yedi açlıkta ibadet ve taata devam kolay olur, toklukta tembellik ve gevşeklik olur. Sekiz, açlıkta beden sıhhatli olur, maraz hastalık defolur, toklukta vücut yıpratar, hasta olur. Dokuz, açlıkta bedende hafiflik ferahlık olur, toklukta ağırlık atalet olur. On, açlıkta sadaka vermeye isar ve infaka şevk gelir, kıyamet günü sadakanın gölgesinde oturur. Oturur. Oruç tutmak tertibini Ehlullah şöyle yaparlardı. Kameri aylarda evvela her on günde bir oruç tutarlar. Bir ayda üç oruç olur. Bu birkaç ay devam ettikten sonra vücut bunun feyzine, rahatına alışır.
Sonra eyyam-ı beals, yani kameri ayın on üç, on dört ve on beşinci günlerinde mütevvaliyen arka arkaya üç gün oruç tutulur ve birkaç ay sonra da bu haller tekamül ettikte haftada iki gün pazartesi, perşembe günleri, ihtiyari olarak, isteğe bağlı olarak oruç tutulur. Bu oruçlarda manen ve maddeten istifade ve istifaza edilmesi için evvela Allah'ın rızasını gözetmek lazımdır. Bu istifadeye göre manevi dersin de yükselmesi gerekir. Bunu derse nezaret eden zat görür ve icap edeni tavsiye eder. Bütün mesele ihlasla hak rızası için vücudu yıpratmadan oruçla az yemekle vücuttaki letaifi melekatı çalıştırmak, böylece nefis tezkiyesine muvaffak olmaktır. İzinsiz olarak kendi kendine riyazat yaparak vücudu büsbütün takattan düşürmek acayip hayalata maruz kalmak da doğru değildir. Her halükarda itidal üzere bulunmak tekamül için lazımdır. Haddinden fazla gıda vücuda yüktür.