Değerli dinleyicilerimiz İhsan Mektebi programımızın bugünkü bölümünde sizlere Mahmut Sami Ramazanoğlu GaddeSallallahu Sirahul Aziz'in Musahabe isimli eserinden güzel ahlak konulu sohbetinden bir bölüm aktarmak istiyorum. Nefsin yedi sıfatından bahsediliyor bu sohbette. Yüce Rabbimiz Nefsini günahlardan temizleyen muhakkak ki kurtulmuştur. Günah işleyen, fücuru tercih eden muhakkak zarar şunlardır. Nefsin mertebeleri, çeşitleri şunlardır. Nefsi Emmare Yusuf Suresi elli üçüncü ayet-i kerimede Rabbimiz Bununla beraber ben nefsimi tebrie etmem, temize çıkarmam. Çünkü Rabbimin merhamet ettiği hariç nefis olanca şiddetiyle kötülüğü emredendir buyuruyor. GÜNAHI KEBİRE İİRTİKABI ile MELLUF OLUR Yani büyük günahlara yönelir. Hayır, hakikat öyle değildir.
Keza kendini alabildiğine kınayan takva hususundaki taksirlerinden dolayı kıyamet günü kendilerini ayıplayacak olan, yahut dünyada ne kadar ibadet ve taate çalışsa yine bunları az görüp daima nefsini kınayan insan, yahut nefsi emmareyi tan eden nefse yemin ederim ki siz öldükten sonra mutlaka dirileceksiniz. Bu nefis bir kusuruna pişman olur. Bir ibadet farzını terk etmeye nedamet gelir ve tekalif-i ilahiyeye Allahu Teala'nın emrettiği davranışlara itaate devam eder. Nefs-i emmarede bu nedamet pişmanlık yoktur.
And olsun her bir nefse, nefsi ademiye ve onu düzenleyen Cenab-ı Hakk'a, düzenleyen Cenab-ı Hakk'a, sonra da ona hem kötülüğü, hem ondan sakınmayı, hayrı ve şerri taat ve masiyeti ilham eden, bu ikisinin hallerini öğreten ve bunlardan herhangi birini tutmak hususunda kullarına ihtiyar veren, Cenabı Hakk'a ki onu nefsini günahlardan tertemiz yapan, ilimle, amelle iyice terbiye eden, salaha götüren muhakkak umduğuna ermiştir. İbadet ve taat artmış ve terakkiye siret-i mail ve fakat nefsinin lezaizini hala unut nefs-i mutmainnedir. Bu, velayet-i suğra, küçük velilik makamıdır. Onun için ilahi hitaba muhataptır. Beş ve altı. Nefis radıyye ve madıyye makamları da nefs-i mutmainne nin fevkindedir, üstündedir. Nefsin yedinci sıfatı da büyük cihada döndük buyurmuş Efendimiz. Bu cihette hakiki mücahit, nefsiyle cihad edendir. Hadis-i Kudsi'de nefsine düşman ol.
Çünkü o bana düşman olarak dikilmiştir, buyuruldu. Hadis-i şerifte buyurulduğu vechile nefsi o kimsenin en büyük düşmanı oluyor. Nefsin senin bineğindir. Ona rıfk ile muamele et diye buyrulan nefis, nefs-i mutmainnedir. Nefis mutmainne derecesinde olursa rıfk ile muameleye layık olur. Bundan aşağısı düşmandır. Verdiğiniz işlerimiz Zalimlere meyletmemek başlıklı bir sohbeti aktarmak istiyorum. Essahübillah Rabbimiz Hud suresi yüz on üçüncü ayet-i kerimede şöyle buyuruyor. Siz zalimlere meyletmeyin ki vücudunuza ateş yapışmasın. Halbuki Allah'tan gayrı sizin dostunuz yoktur. Dola Zalimlere meylettikten sonra hiç kimse tarafından yardım olunmazsınız. Fahr-i Razi, Hazin ve Kadenin Beyanları Vecile Rükun azıcık meyil ile kalbinde muhabbet etmek manasındadır. Veyahut onların zulümlerine rıza göstermektir. Buna nazaran mana-yı nazım şöyledir.