Alemdarın kaleminden yansımalar. Her daim nefis muhasebesi. Müminler için Allah'ın kitabı ve peygamberin sünneti Rableri tarafından onlara bir nimet olarak tamamlanmıştır. Mezhep imamları, meşayih ve ulema-i kiramın ilimleri de elimizde mevcuttur. Akıllı Müslümana düşense bu kaynaklardan istifade etmektir. Aksi takdirde ayet I kerimenin bildirdiği sağır ve dilsizlerden oluruz, Allah muhafaza buyursun. Yeryüzünde debelenenlerin Allah katında en kötüsü gerçeği akillarına koymayan o sağır ve dilsizlerdir. Hakikati elde etmek için kişi mürşid-i kamillerden istifade etmeli ama en önemlisi kendi kendisinin de mürşidi olmalıdır. İmanın tadı alınmak isteniyorsa kalpte Allah Celle Celalühü ve Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in muhabbetinin ne kadar olduğu düşünülmelidir. Ayrıca imanda kemali elde etmek için ne kadar gayret sarf edildiği devamlı surette mütalaa olunmalıdır.
Acaba benim de adım var mı? Hazreti Ömer radiyallahu anh bir gün peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin sırdaşı Hazreti Huzeyfe radiyallahu anh'ın yanına gider. Peygamber efendimiz ile Huzeyfe geceleri sohbet ederlerdi. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem münafıkların listesini Hazreti Huzeyfe'ye vermişti. Ömer bin Hattab, ey Huzeyfe acaba bu münafıklar listesinde benim de adım var mı diye sorar. O anda Huzeyfe hazretleri, efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin benden sonra bir nebi gelse Ömer gelirdi. Ömer, cennet ehlinin kandilidir övgüsüne mazhar olan bu kutlu insanın rikkatinden dolayı ağlamaya başlar. Hazreti Ömer de kendi iç muhasebesinin verdiği kaygıyla acaba benim o listede ismim var mı diye gözyaşı döker. Kendimiz değişmediğimiz müddetçe Allah bizi değiştirmez. Hazreti Ömer gibi kendimizi kontrol etmeliyiz. Tabiri caizse kendimizi yoğun bakıma almalıyız.
Kuran ve sünnetin bize sunmuş olduğu reçetelere riayet etmeliyiz. Verilen nasihate layık olmayanlar Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyorlar. Bu sefillere, akılsız ve düşüncesiz insanlara, huysuz kişilere iyiyi öğretmek, hınzırın boğazına inci takmak gibidir. Biz arşın altında otururken, sema bizi gölgelerken hayatımızın güzel olmasını istiyorsak Cenabı Hakk'ın Siz kendinizde olanı değiştirmedikçe Allah sizi değiştirmez kelamı ilahisince amel ederek kendimizde olan kötülükleri hemen terk etmeliyiz. Allah Celle Celalühü ve Resulünün muhabbetini her şeyden üstün tutmadıkça, sevdiğimizi Allah için sevmedikçe, buğz ettiğimize Allah için buğz etmedikçe, verdiğimizi Allah için vermedikçe, men ettiğimizi Allah için men etmedikçe, iman bize her şeyden daha sevgili olmadıkça, elbette ki gönül huzur bulmaz ve içimizde de dışımızda da değişme olmaz. Onlar da benim gibiydi.
Nefis muhasebesinde çok önemli olan bir husus ölüm tefekkürüdür. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ağızların tadını bozan ölümü sıkça hatırlayın buyuruyor. Kabirleri ziyaret ederek, onlara bakarak adeta öte aleme gözümüzü dikiyormuşçasına bunlar da benim gibiydi diyerek ölümü hatırlamalıyız. Her şey kaybolmaktadır. Kıyametin alametlerinden olan Yecüc Mecüc öyle dağlar arasından zuhur edecek varlıklar değildir. Yecüc ve Mecüc dillerine sahip olamaz, konuştuklarının hayır mı şer mi olduğunu hiç düşünmez, ağızlarına ne gelirse onu söyler. Ayrıca onlar namazda uzun beklemeyi sevmezler ve Allah'ı zikretmekten kaçarlar. Öğüt ve nasihat dinlemekten de uzaktırlar. Bu şuursuz düşünce ve tavırları helal rızka dikkat etmemelerinden kaynaklanmaktadır. Nasıl ki bir kıvılcım bütün ormanın yanmasına sebep oluyorsa, bu tür tavırlar da amellerin mahvolmasına sebebiyet verir.
Her şey kayda geçmektedir. Hatemi Es'am Hazretleri yolculuğa çıkmak üzere huzuruna gelen kimseye şu nasihatte bulunur. Yolculuk esnasında yanına bir yar al. Yar Allah olacaktır. Yoldaşsa, Kiramen Katibin. Kiramen Katibin'nin yazmış olduğu kitap, ceza gününde önünüze getirilecek. O kitapta büyük küçük demeden her şey kayıt altına alınmıştır. Bu kayıtta hiçbir şey zail olmadan iğneden ipliğe işlenir. Zerre kadar hayır da olsa şer de olsa geride bırakılmaz. Ve o gün de kitabını oku. Bugün sana hesap verici olarak nefsin yeter denilecek. Rabbinize dönün. Yeni Müslüman olmuş bir Alman kardeşimiz yoğun bir nefis muhasebesi içerisinde Benim hayatım bu zamana kadar kirli geçti, acaba ondan bir sıkıntı duyar mıyım? Diye bize halini arz etmişti. Mevlamız o kadar Rahim'dir ki, La ilahe illallah Muhammedurresulullah denildiği zaman af süngerini çeker. Bütün günahları affolunur.
Biz kullarına rahmetinin eseri olarak Allah Celle Celalühü, günahları sevaba tebdil eder. Tevbe kapısını daima açık bırakan Rabbimiz, rahmeti ilahiyesinin bir tecellisi olarak kendisine bir karış gelene bir kulaç, yürüyerek geleneyse koşarak gelerek icabet etmektedir. Rabbimiz biz kullarını bekliyor ve bize Rabbinize dönün diyor. Dünya hayatının özeti olan bir ayet-i celile, biz ondan geldik, tekrar ona dönücüleriz. Mümin olarak temennimiz ona en güzel şekilde kavuşmaktır. Alemdar'ın kaleminden yansımalar.