Namazı yerine getirmek Dua manasına da gelir. Bu tabir hepsini içerisine alsa gerek namaz hakkında. İbadetin mahsus olsa özel bir ibadettir. Bizim şeriatimizde, dinimizde, sınırları belirlenen ve vaktinde eda edilen taahhüttir. İmam Ali bin Nebi ta'y-Kerremullah, bu edeceği efendimiz Namazı çok güzel tabir buyurmuşlar. Her Cenabı Hak'tan korkan kul için Cenabı Hak'ta bir yakınlıktır. Bu tabir müstesna bir tabir. Ve e. Her Halıkı Zülü Celalden korkan kul için, ona bir yakındır. Allah'ın ilahi bir beytidir, devirdir. Kim eğer o eve dahil olursa, Allah'ın arşına yemişir ve O eve dahil olunca, Rabbimizin ikramına ve ziyafetine de nail namazda. Allah ile kul arasında bir bağdır. Teslim olmak demek. Bir kere namaz, Allah'ımıza Celle Celalühü, verdiğimiz sözleşmeyi yenilemektir. Her kılıçta, Allah ile verdiğimiz sözü celle celaluhu onu yenilemektir.
Velbeyi alfabimiz İslam'da sanki manevi bir alış biliştir. Dir. Demektir. Biz deriz ki Namazın sıhhatinin, namazın sahih olmasını, düzgün olmasının işareti şudur. Biz deriz ki Namazın sahip oluşunun işareti yasaklanan her türlü kötülüklerden, kendinizi alıkoymak, kurtarmaktır. Haram kılınan ne yoluna ne varsa ondan uzaklaşmaktır. Namazın alameti. Çünkü burada, dua manasına da alabilir. Rahmet manasına da alabilir. Salahattin Hak. Hakk'ın rahmeti zaten bunu ifade etmiş biz rahmettir. Şimdi, burada anlamı çok değerli. Hani kişi Allah ile oluyor. Yani bunun şuuru içerisinde, Ben Allah'ı ve Onun koymuş olduğu sınırları korumak. Şimdi Adet kabilinden de var. Adet kabilinden, işte sağdaki soldaki ana, baba kitaplarını tövbe ettiği, neyse, bir muhakeme diyelim talim eden, ona göre yapmışlar.
Bir de bir de adet kabilinden değil de aklımızı başımıza toplayarak, kimin huzurunda olduğumuzu bilene, azamet-i ilahilgesini tefekkürle yapılan bir taahhüttir. Yani bir gelip hemen Allah'a pek verdiğim duruş var. Bir de dururken kimin huzurunda olmamızı bilerek yapmak var. Yani bu saati, emrine Allah'tır diyerek yapmak var. Yapmış olduğu saatte, hiçbir karışıklık yok. Benlik hep bunlardan dair, uzak. Allah'ımızın Celle Celalü, istediği şekilde yerine getirmek. Çok kısa kelimelerde çok büyük manaları ifade eder. Farzönü vacibini sünnetini müstehap. Ne var ise edep olarak hepsini muhafaza etmek, hepsini yerine getirmek. Yerine getirirken ben Rabbimin kuluyum. Bu taat benim boynumun borcudur. Ona, kulluğumuzu bilerek yani kime karşı yaptığımızı bilerek, kulluk şartı ile yerine getirmek çünkü kulluk kadar üstün bir nimet Onu tanıyacağız ki ona göre durabilelim.
Zaten Rabbimizi tanıyarak yapılan az bir amel, defalarca yapılan taate müsünüz. Rabbimizi tanıyarak, Büyük bir tevazu Allah'ımızın azametinde tanımaya başlayınca, yokluğun içerisinde, artık Rabbımızla dilleşir gibi. Böyle. Beden olarak, böyle bir elime hakim bölünmüyor ama gönül olarak eriyor, Rabbimizin azameti kavuşmaktır? Sözlük anlamı namazı. Eldeir, onu anmak, hatırlamak ve dünya tamamen teslim olmaktır. Sadıkların süsüdür ve ta'lül mükarrabim, Cenabı Hak'kın hem kurum gayreti, o gayretin neticesi ihdas, Bak burada iki tabir diyelim. Bütün, burada unutmayacağım iki tabir. Şundan bir araya ayırtına tabi. Bunu unutmadan gidelim. Nedir? Bir- Allah'ım bizim taatimizde iki şeye nazar doyuruyor. Birisi Niyetimiz, ikincisi İhlasımız Yoksa Cenabı Hak'tan bizim taatimize geliyor. Bir Niyetimiz, ikincisi İhlasımız. Namaz nedir? Cenabı Hak'ka kavuşmaktır. Yakınlaşma yakınlaşma.
Azamet-i İlahiyesinden dolayı büyük bir sayının içerisinden ve isyandan kaçma ve ruh huşu zaten, huşuğun kendi içerisinde anlamı var. Bir de huşu, camide büyük bir saygı. Kim bir kere? Gönlünde bambaşka bir huzur durduğu zaman namazı, gönlündeki o huzurun tarifi yoktur. Ben de ne demek sadece, gönül olarak da Allah'ımıza tam bir dönüş, tam. Cenabı Hak'ın dışında ne varsa hepsinden uzaklaşmaktır. Şimdi burada dört tane esasını namazın anlatacağım. Namazda dört tane esas Rabbimizin huzurunda aklımızı başımıza toplamak. Hiçbir şüphe olmaksızın, kalbim Rabbimize büyük bir saygı içinde olmasın. Artık azaların da sükunet hali. Eğer kalbinizde bir huzur varsa, bu nedir? Ürünümüzdeki Cenabı Hak ile kendi aranızdaki perdeleri kalmaz demektir. Eğer akıllı da başımızda toplayabiliyorsak, o zaman zaten akıl o zaman görevini icra etmiş oluyor. Akıl akıl unutturmuştur.
Bu zamanda refolita azarlanmaktan kurtuluyor. Çünkü vay oğul namaz kılanlara yazıklar olsun buyurulan ifadeler kurtuluyor. Tüm bu gaflet salgın. Veim de, huşu ve kalbi, Rahim de, eğer azalarında da namazdan dolayı bir saygı, tevazu hali zuhur ederse, bu nedir? Meyvüd-ün Sevap, meyveli bir taatılmış olur. Tahatin meyvesini elde etmiş olur. Eğer kalpte huzur olmadan kılıyorsa, o namaz der boştur. Aklı başında toplamadan kılacake bulursak, bu yanılmaktır, bu hatadır. Eğer kalbimizde hiçbir hareket yok. Hiçbir duygu da yok. Bir tesirlenme de yok. O güce kudrete karşı zatı kibriyaya karşı bir şirk de yok. Saygı da uyanmıyorsa O, Azalarında da tesiri yoksa, o boştur.
Ve hep bunları yerine getirerek yaptırırsa, kalpte huzur varsa, aklın yüzü başında toplanmışsa, kalbimizde büyük bir saygı varsa, dördüncü olarak, azalarınızla yani bu hadisi vesselama vesselama vesselama vesselama girerken bir istasyon ve sakalıyla uyun gördüm. Buyurdular ki bunu kalbinde huzur olsa, azasında da olurdu. Eğer bunlar yerine getiriliyorsa, o zaman O kimse namazı bela ediyor demek.