Ben büyük bir saygı ile vukua varırım ve böyle kendimi küçük görerek, Allah'ımıza karşı yok olduğumu bilerek, hiç olduğumu bilerek secdeye kapanır. Samimiyetle otururum. Tahiyyatta. O Allah'ımıza varmış olduğunda aleyhissalatu vesselam efendimizin bir selamı var. Zaten üç şekilde selam veriyor. Bir dil ile tazim diyor. İki derken bedenle olan tazim. Derken mal ile olan tazim diyor. Hep bunu hatırlıyor. Miraç'taki bu hadiseyi Allah'ımızın da selamına karşılık vermesini bu huzur içerisinde otururum diyor. Evet. İlahi rahmet ile selam veririm demiş. Ondan sonra buyurmuş ki Cenneti sağınızda diyor görün. Namaz kılarken sağınızda bilin. Ateşi de sol tarafınızda cehennemi. Sıratı da ayaklarınızın altında bilin. Mizanı sevapların, günahların tarını. Tam karşınıza alın. Bu ne demek? Karşınıza alın. Düşünün. Acaba ben mizanda nasıl olacağım? Ağır mı gelecek? Ne bileyim? Nasıl olacak diye.
Allahımızın sizi gördüğünü bilerek diyor yapın. Siz onu göremeseniz dahi Allahımız sizi hiç şüphesiz görüyor. Şimdi namazın farzlarını ifade ediyor. Dedim ki namazın farzları temizliktir. Bunun üzerinde Sami efendimiz çoktur. Üst lazımımız ondan alarak bir kere taharet çok önemli. Temizlik çok önemli. Su ile temizleniyor, malum. Ondan sonra bunun şartları var. Temiz bir bez ile kurulanıyor. Bazı yerlerde görüyorum. Arabistan'da var zaten bu. Sabunla neler koyuyorlar. Tamamen bir boşalım. Ondan sonra acele etmemek. Bilhassa yaşlılarımız için bu idrar konusunda Sami efendimiz şunu söylemişler Konya'da. Bir dosya kağıdı istemiş istemiş. Bir bardağa su koymuşlar. Bu suyu boşaltın buyurmuş. Boşaltmışlar. Onu o dosya kağıdının üzerine ağız kısmını getirmiş. Böyle beş altı yere bakın demiş su hala sızıyor. Bu sert olan cisim. Etten gelen su demiş bir anda durmaz.
Onun için biraz bekleyin, öksürün. Ondan sonra uylu kısmınızı böyle sıkar gibi yapın ve acele kalkmayın. Sonra uyuşmuş vaziyette damlayabilir diye ve iki günde bir buyurmuş. Orada Mehmet amca var diye, tehat ettiğini duydum. Çok yaşlı. Kuran okuyalım, Kuran okutalım buyurmuş ona. Devamlı Kuran okuturdu. Evi diyorlar aynen. Sahabeyi güziğinin evi gibi. Kıymetli bir insan. O anlattı bize. İki günde bir de iç elbiselerinize dikkat edin, değiştirin diye ifade buyurmuş. Taharet önemli. Şimdi vücudumuzun örtülü olması onun ilmihal kitaplarında verilir. Mesela onlar örtüldürler ama açıktırlar buyuruyor. Şu dar giyimler var. Şimdi moda olarak mı çıktı nasılsa? Dar pantolonlar çıktı. Yani hususi bir mevzimiz olsa iyi olur. Bulamazsak ne olacak dinimiz için? Yememize önem veriyoruz. Her şeye önem veriyoruz. Dünyevi yaşantımıza buna niye önem vermeyelim?
Hususi bol olmasına dikkat ederiz ve böyle namaza duracağımız yerin temiz olması. Namaz için hazır olmak. Böyle niyetimizi yapmak ve kıbleye yönelmek. Ibadet niyetiyle demiş ve de evet, kulluk. Evet, kullukta karar kılmak. Kıbleye yönelmek farzdır diyor. Niyet farzdır, birinci tek bir farzdır, Elleri kaldırmak sünnettir. Bu şehirde izah etmiş. Kurtuluşu üç şeye bağlıyor. Birincisi İslam. Iman. Üçüncüsü. Hem korkacağız hem de ümitvar olacağız. Bu şekilde diyor ibadete devam etmektir diye izah etmiştir. Burada bazı izahlar var. Evet, namaz nedir? Dinin bireyidir. Hadis-i şer-ü ariflerinin gözünün nurudur. Onun için geceyi çok beklerler. Ah gece olsa da bir namaza başlayacak dediler. Doyamazlar. Ellerini bıraktıramıyorlar zaten. Tadını aldığı zaman zaten iş ona bakıyor. Tarikatı aliye demek de zevk demek aslında. Manevi, ruhani bir zevkini duyuyor.
Mesela bir meyveyi yediğimiz zaman tadını anlıyoruz ama ibadet taat meyvesinin de tadını alabilirsek boyamaz o kimse. Sadık insanların bir süsüdür ve Allah'ımıza yakınlık içerisinde olanların tacıdır ve makamu salah, makamu'l vusla. Aslında namaz ne diyor? Allah'a kavuşmaktır. Yaklaşmaktır. Azameti ilahiyeyi duymaktır. Aynı manaları zaten içeriyor. Ve tazim, El-Vakar. Vakar, kalbi huzur demek. Kalbinde bir huzur meydana geliyor. Ve ve'l-murakabe, vel'l-Esrar, vel münacet, ma Allah teala. Allah'ımız da sanki bir dilleşiyor gibi. Allah'ımız bütün perdeleri kaldırıp kulunu karşısına alıyor aslında. Bakın ey meletlerim. Siz diyordunuz ki kan dökecek, fesat çıkaracak kimseler mi halt edeceksin? Bak, kullarım nasıl saatte bulunuyor diye. Allah'ımıza dönmek, Allah'tan gayrıdan artık kurtulmaktır. Şu çok önemli. Namaz şu dört şekilde izah ediliyor.
Yani kısım olarak, bölüm olarak, esas olarak bu şekilde beyan buyurulmaktadır. Artık neyi kast ediyorsa burada mihrap diyelim. Mihrap da kalbin huzuru. Allah'ımızın huzurunda olduğunu bilerek aklını başına almaktır. Ve hiç şek, şüphe kalmadan böyle hadis bir şekilde kalbin azamet I ilahiyeyi müşahede etmesidir. Ve böyle azalarında da huzur meydana gelmiş. Kalbin huzuru diyor Allah ile kendi arasındaki celle celalühü perdelerin akmasıdır. Yok. Aklımızın başımızda olması, artık namaz kılanlara yazıklar olsun buyuruluyor ya huzursuz kılanlarımız için bizim gibi. Ondan kurtulmuş kurtulmaktır. Evet. Kalbin huzuru, fethu'l ebab ilahi kapılar açılıyor. Tarif edilmez o. Gönülden açılıyor. Beyinden de açılır. Böyle elinin ayağını bütün azalarının huzuru ise vücudu sevap, ecir ve mükafata ermeye vesile olur. Eğer kalbinde huzur olmadan gelişigüzel kılıyorsa diyor, o namaz boştur.
Kalbinde azamet-i İlahiyenin böyle bir belirtisi yoksa namaz kılıyor ama hatalı, kusurludur. Erkan. Azalarında da bu güzellik olmazsa hudu alçak gönüllü. Tevazu, tezellüldür ama işte Türk sözüuki. Bu boştur. Ne diyeyim? Ne anlatıyor? Ne diyelim? Ve huşu ruh, ruhun huşuu huşu anlaşıldı artık. Nedir? Muhabbet denizinde yok olmaktır. Celal ve cemal sıfatlarının tecellisinde kendisini bitirmektir. Erimiktir, ahmaktır. Ne bileyim. Böyle ummahtır. Sırrın huşu nedir? Rabbımızın gözetlemesiyle, lahzat bir an demek ama ne diyeceğiz buna? Mükevminet, bütün kainat ile kainatın herhalde yaratılıştaki sırrını mülaheze. Böylesek olur mu? Ne diyelim buraya? Ne diyeceğiz? İnceleyelim. Bir, özetleme illasa bütün, bütün dünyadan çıkmaktır. Yani dünya hiç hatırına gelmiyor. Hep Mevla. Başka olmaz. Kalbin huşu nedir? Huzur bir an oluyor. Ondan sonra geçiyor.
Öyle değil de her zaman huzur içerisinde olmak ve Allah'ımızı zikre gayrettir. Batıni olan, işte olan, şeytandan gelen, nefisten gelen melek, meleklerden gelen meleklerden iyi düşünce gelir. Bir de rahman olan Allah'tan. Yersiz düşüncelerin yok olup bitmesi ve huzura kavuşmaktır. Ayakların huzuru nedir? Bir, hareketlerinde sağa sola meyil gibi bir şey yok. Ayağının sabit olması. Yani dinin üzere sabit kıl ya rab buyurulduğu gibi Bu namusun korunması hususunda şehevani düşüncelerin bitmesidir demiş. Demin dediğimiz gibi başı ile bu kalça kısmı ayağı ileri, demekten düz. Yani başı ne yukarı kalkıyor? Buna kertenkele tabirini kullanmıştır. Başını indirdiyse onu da hınzıra benzetiyorlar. Aynen böyle. Allah korusun. Ellerin huzuru nasıl ki bir köle efendisine karşı gelinlik göğsüne koymuş, böyle onun gibi diyor tazim içinde olacaksınız.
Dilin ki böyle acele etmeli, huzur içerisinde okumak, dinlediğimizi böyle bir tevazuyla ne diyeyim nasıl tarif etmek? Aşanan bir şey. Gözündeki hiçbir yere sağa sola bakmamak. Zahiri olan başın diyor böyle dik durmamasıdır. O kendiliğinden de yatırılmaz. Öyle olmaz yani. Şöyle yatırayım sağa sola olmaz. O kendiliğinden hasıl olur. O huzur milana gelirsin. Bu, bunu şunun için almış tefsirden. Sonra tekrar ele almışlar. Diyorlar ki tekbiri alacaksınız, alacaksınız diyor ve bir tek bir, tekbirle yapılacak olan nedir, Allah. Kibirden çıkarsınız. Ondan sonra neyi okuyoruz? Bu da gafletten çıkmaktır. Okuyacağımız ayetler nedir? Teslimiyetimizi arttırmak, yüce didü teslimen dinler verdiğimiz söze de tam dikkat etmektir. Rükuda nedir? Rükuda da nefsin arzuları diyelim artık onu terk etmek. Secdede günahlardan çıkmak, teşehhüdde oturduğumuzda yani zarara uğramaktan kurtulmaktır.
Selami ile de diyor minel, hataril azim, Büyük tehlikelerden kurtulmak. Buna ayrı da mana vermişler zaten. O çıkmayı devamlı namaz kılma anlamına da vermiştir. Ehlullahın tarifimiz.