Değerli dinleyicilerimiz Musahabe serimizin üçüncü cildine namaz konusuyla bir önceki programımızda kaldığımız yerden devam ediyoruz. Asrı saadetten beri Ashab-ı Kiram Rıdvanullah Teala aleyhim ecmain ve tabiain ve tebei tabiin ve eimme-i müçtehidin muhakkakin hazeratı ve bilcümle müminini muvahhidin tevatüren ve ittifaken beş vakit namazı eda suretiyle bu ana kadar devam edegelmişlerdir ve da böylece devam edecektir. Ayet-i celilede buyurulmuştur ki, hukuk-u ibaddan gayrı yani kul hakkından gayrı bütün günahlara namazın kefaret olmasına delalet eder. Ebu Hureyre radıyallahu anhdan rivayete göre sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz büyük günahlardan içtin beyleyerek bir vakit namaz diğer namaza kadar ikisinin arasında geçmiş olan günahlara kefaret olur buyurmuştur. Sure-i Bakara'da Hakkı batıla karıştırmayın. Hakkı bildiğiniz halde saklamayın.
Namazı ikame edin ve zekatı verin ve rüku edenlerle beraber siz de rüku edin, buyrulmuştur. Yani cemi ahvalde hakkı batıla karıştırmayarak ve batıla tercih etmeyerek ve hakkı da setretmeyerek Cenabı Allah'a ve Resulüne ve kitaplarına imandan sonra beş vakit namazı rüku ve sücud ve bilcümle rükunlarıyla beraber eda etmeyi ve zekatı da vermeyi Cenabı Hak emir buyurmuştur. Ile Murat cemaatle edayı emirdir. Yani Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ve ashabıyla beraber cemaatle namazınızı eda edin ki cemaatten ayrı kalmış olmayasınız demektir. İkamei salat ile murad da mutlak namazı edadır. Ey müminler rüku ediniz, secde ediniz ve Rabbinize ibadet ediniz, buyrulmuştur. Rüku ve secdeyi emir namazın diğer rükünlerini ihtiva eden tam namazın edasını emirdir. Zikri cüz iradeyi kül kabilindendir. Rüku ve secdesiz namaz oturulduğu halde nasıl kabul olunabilir? Asla.
Onları yani maiyeti Resulullah'taki müminleri Cenabı Allah'tan lütfu ihsan ve rızaya talip oldukları halde rüku ve secde ederler görürsün ki onların yüzlerinde secdenin alameti, eseri görülür. Cenabı Allah'a iman eden müminler fazla ilahiyi ve ihsan-ı Sübhaniyi talep ederek rükuya eğilir ve secdeye kapanırlar ve Cenabı Allah'ın azametine karşı ubudiyetin zilletini bilirler ve Cenabı Hakk'a ta'zimle dergahı uluhiyete iltica ederler. İşte bütün Müslümanların bu sıfat üzere bulunarak beş vakit de namaza rüku ile ve secde ile devam üzere bulunmalarına işaret buyrulmuştur. Ehli imanın namaza çokça devam ve secde ile Cenabı Hakka teveccühleri eseri olarak yüzlerinde nuru ilahi eder, parlar. Dünyada eseri görüldüğü gibi ahirette de yüzleri parlak olarak kabirlerinden kalkacaklardır. Nitekim O gündeki nice yüzler bembeyaz olacak, nice yüzler de kapkara kesilecek buyurulmuştur.
Hadisi Şerif'te ise Narecahim müstahakkı azap olan müminlerin vücudunu yakar fakat Cenabı Hakk'a secde ederken yere tesadüf eden azayı yakmaz buyurmuştur. Secde azasının yedi olduğu şu hadisi sahihte ifade buyrulmuştur. Yedi aza ile secde etmekle emrolundum. Alın ve burun iki elin içi, havuçlar, iki diz ve iki ayağın parmaklarının uçları. Yedi aza ile secde etmek lazımdır. Buhari şerhinde İbni Mace'nin rivayetine göre Bubadi Bin Sabit radiyallahu anh'dan rivayetle sallallahu aleyhi ve sellem, bir kul Allah Teala rızası için bir kere secde edince Cenabı Hak muhakkak o secde sebebiyle bir hasene yazar ve bir günah affeder ve onu bir derece yükseltir. Binaenaleyh ashabım çok secde ediniz buyurmuşlardır. Secdede çıplak alın ile yapılmazsa mesela başındaki takkesi bol olup da alnı kapalı olarak secde ederse secdesi ve namazı sahih olmaz. Keza kadınlarda da böyledir.
Cenabı Hak kullarının secdelerini öyle bir şekilde murad buyuruyor ki alınları çıplak olarak yere gelecek, kemal-i tezellül ile yere kapanacak. Rammus hadisinde Sallallahu Aleyhi ve Sellem Abdin Allahutaala hazretlerine en yakın zamanı Cenabı Allah'a secde ettiği andır. Keza Rab Teala Hazretlerine abdin en yakın ibadet zamanı gecenin son üçte biridir buyurmuşlardır. Hadis-i Kutsi'de kulum bana üzerine farz kıldığım ibadetlerden daha makbul ve daha sevimli bir ibadetle yakın olmadı, buyrulmuştur. Değerli dinleyicilerimiz, Musahabe serimizin üçüncü cildinin bugünkü bölümünü de burada bitirmiş bulunmaktayız. İnşallah bir sonraki programımızda Namaz konusuna Namazda Huşu başlıklı sohbetle devam edeceğiz inşallah.