Devlet dinleyicilerimiz İhsan Mektebi programımızın bugünkü bölümünde sizlere Musahabe serimizin üçüncü cildinde Tarik-i Salatın Hükmü yani Namazı Terk Ededenin Hükmü başlıklı sohbeti aktarmaya gayret edeceğim. Sallallahu Teala Aleyhi ve Sellem Efendimiz Hazretleri şöyle buyurmuşlardır. Her şeyin bir alameti vardır. İmanın alametiyse namazdır. İnsanla küfür arasında yalnız terki salat vardır. Yani namazı terk etmek insanı küfre yaklaştırır. Keza Kul ile şirk arasında namazı terk etmek vardır. Yani namaz terk edilince kul müşrik gibi olur. Keza namazı kılmayan kimse hiçbir din tercih etmemiş gibidir, buyrulmuştur. Üstadı Ekmel Şihabuddin Suhre verdi Rahimeullah Avarif'ul Me'arif'inde şöyle yazmıştır. Bazıları namazdan maksat Allah'ı hatırlamaktır.
Allah'ın hatırlanması tahakkuk edince namaza ne hacet vardır diye zannetmişler de dalalet yollarına düşmüşler, namazdan almaları gerekeni almadıkları için basık ve facirlere boyun eğer hale gelmişler, Allah'ın koyduğu ahkamı tanımaz olmuşlar, harama sarılıp helali reddetmişler ve bu efdal ameli ihmal etmişlerdir. Allah her durumda mütecelli, her harekette kudret sahibi, nice hikmet ve kudretlerin malikidir, rızasının ne vakit ve hangi amelde bulunduğu bilinmez. Kul bu dünya evinde durduğu müddetçe bu amellerin herhangi birisinden yüz çevirirse tuğyan etmiş olur. Ameller hal ile temizlenir. Haller de amellerle bereketlenir. Devamı temin edilmiş olur. Ameller bırakılırsa haller de kalmaz gider. Hazreti Ali Radıyallahu Anh buyurmuştur.
Huşu olmayan namazda, lüzumsuz şeylerden kaçınılmadan tutulan oruçta, tertile riayet edilmeden yapılan kıraatte günahlardan sakındırmayan amelde sehavet bulunmayan malda sıkı bağlılık bulunmayan uhuvvette kardeşlikte ve ihlas olmayan duada hayır yoktur. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hadis-i şerifte kiminiz namazı tam kılar, kiminiz yarım, kiminiz üçte bir, kiminiz dörtte bir, kiminiz beşte bir kılar. Bu noksanlık onda bire kadar gider buyurmuşlardır. Ebu Hureyre radiyallahu anh'dan rivayet edildiğine göre bir adam mescide gelip rüku ve secdelerinde tadili erkana riayet etmeden bir namaz kıldı. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem de onu gözetliyordu. Adam namazını bitirip geldi selam verdi ve Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem git tekrar kıl çünkü sen namaz kılmadın, buyurdu. Adam gidip tekrar kıldı. Rasulullah tadili erkana riayet edinceye kadar onu üç defa geri çevirdi.
İmam Ebu Yusuf'a göre tadili erkan farzdır. İmamı Azam'a göre vaciptir. Tadili erkanına riayet edilmemiş namazın iadesi lazım gelir. Nebi sallallahu aleyhi ve sellemden rivayet olunduğuna göre hırsızların en kötüsü namazdan çalandır. Yani rükunu vücudunu tamam yapmayarak çalandır diye buyurdular. Bu hırsızınki kesilir mi dediler. Efendimiz de bilakis kesilir buyurdular. Orada hazır bulunanlar da güldüler. Namazda Huzur, adap ve ta'dili erkan. Sure-i Nisa'da Ey müminler sarhoş olduğunuz halde namaz kılmayın. Hatta söylediğiniz sözü bilinceye kadar namazı edaya kıyam etmek sizin için caiz değildir. Zira imanınızın muktezası Allahutaala'ya münacatınızda adaba riayet etmeniz lazımdır ve cünüp olduğunuz halde dahi cenabetten gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın. Ancak yol üzerinde bulunur da gusletmeye muktedir olamazsanız teyemmümle namazı eda edin, buyruluyor.