Değerli ejderimiz Musahabe serimizin üçüncü cildine namaz konulu sohbetle devam ediyoruz. Miracı Nebevi'de beş vakit namazın farziyetinden itibaren Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz Hazretleri ahir-i hayatlarına kadar hiçbir vakit namazı terk etmedikleri gibi maraz-ı mevtlerinde dahi Hazreti Ebubekir Radıyallahu Anh'a emir buyurarak on yedi vakit cemaatle Ashab-ı Kiram Rıdvanullahi Teala aleyhime namaz kıldırtmış ve bir defasında pek hasta olduğu halde koltuğuna Hazreti Ali ve Abbas Radıyallahu Anhuma girerek cemaate gelmiş, ashabına ve ümmetine namazın ehemmiyetini devam lüzumunu ve şiddetli hastalık halinde bile hiçbir suretle asla terki caiz olmayacağını fiilen de talim ve irşad buyurmuşlardır. Nitekim Resul-i Ekrem Efendimiz şöyle buyurmuşlardır. Gerek erkek ve gerek kız yedi yaşındaki çocuklarınıza namazı emrediniz.
On yaşındakiler için de kılmazlarsa darbediniz ve yataklarını ayırınız. On yaşındaki çocuklar namaz kılmazlarsa hafifçe el ile avuçtan ziyade olmamak üzere darp edileceği, kütüb-ü fıkhiye de musarrahtır. İşte namazın derece-i ehemmiyeti ve devamı lüzumu çocukluk çağında başlamaktadır. Bir Müslümanın evladına çocukluk çağında namazını ve feraizi diniyesini öğretmesi farzdır. Aksi takdirde ebeveyn mesuldür ve evladına dini şefkatsizliğine binaen vicdanen de muazzeptir. Hadisi sahihte buyurulmuştur. Yani Erdoğan çocuk muhakkak İslam fıtratı üzerine doğar. Sonra anasıyla babası onu Yahudi, Nasrani, Mecusi yaparlar. Binaenaleyh evladın küçüklüğünde dini terbiyesini talimi ihmal eden kimsenin evladı fena ahlak ve bozuk itikat ve cereyana kapılmak tehlikesine maruz kalacağı bedihidir, açıktır.
Sure-i Taha'da, Habibim ehli beytine ev halkına namazla emir ve namaz üzerine sabret ve emri tebliğiyle meşguliyetten dolayı rızkın noksan olacağı hatıra gelmesin. Çünkü biz senden rızık istemeyiz. Onları biz rızıklandırırız. Ehli iyalini akıbeti hamideye teşvik et. Zira akıbet ehli takvaya mahsustur, buyrulmuştur. Her kimin kalbinde Cenabı Allah Azze ve Celle korkusu vardır, onun akıbeti hayırdır. Eğer yoksa akıbeti fenadır. Sabırla murat namazı onlara tebliğ etmekten hasıl olacak meşakkate sabırdır. Beysavi, Hazin ve Medarik'te beyan olunduğu vechile Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz Hazretleri ehli iyaline bir zarar isabet ettiğinde namaz ile emredip bu ayet-i celileyi okuduğu mervîdir. Binaenaleyh bir belaya müptela olan kimse beş vakit namazla beraber nafileye devam ile haktan istiane ederse o beladan halas olacağına işaret, buyrulmuştur.
Ey müminler sabır ve salat ile Allah'tan yardım talep edin. Zira Allahutaala sabreden kullarla beraberdir buyurulmuştur. Yani ey ehli iman her umuri hususunuzda nefsinizi günahlardan muhafaza ve nefsin arzusundan men ve belaya tahammül etmekten ibaret olan sabırla ve bir de cemi azalarda Cenabı Hak Azze ve Celle Hazretlerine teveccühten ibaret olan namazla Cenabı Allah'tan yardım talep edin. Binaenaleyh sabırla, ibadetle ve bilhassa namazla Cenabı Allah'ın inayet ve yardımını beklemek lazımdır. Fahri Razi ve Hazinin beyanları vechile sabır nefsini her arzusundan men ve mekarihe tahammül etmekten ibaret olduğundan sabır olmayınca hiçbir ibadet olamayacağından sabır bilcümle ibadetleri yapmaya yegane yardımcıdır.