Az, aşırısında zarar yok. Aşrısında zarar yok. Fenalığın aşırısında fenalık var. Namazın aşırısında aşırılık olmaz. Allah bize işbaha da, buha'yı da, evvabını da, teheccüdünü de kılarak Allah'ımıza yakın olmayı nasip etsin bize. Meryem sen kıl, her ibadet farzlar en sevdiğim anma nafileyle bana teferru verir diyor abla. Hadisi Şerif nafile ibadetler, anlayamıyorum. Ben bizim köyümüze göre bunu misallıyorum. Deyin bakayım sizin de kafanıza iyi gelir mi? Nafile ibadet. Nafile yapmazsan Allah Resulü yaparsan fazilet bak. Bir adam sana bir kabal yermiş de şu bağımızı tep diyor. Onu tepiyorum. Şurada bir delik daha var. Onu da tepiyorum. Ha bu da size ikram olsun diyorum. Allah Esmerlah'ı tın nurle diyorum. Ağacoşuyor. Bu ağaç güç misli geliyor. Ne deyip öyle veriyorum? Meral işte demeden o bağlığı da tepmişsin sana. Ne dersem ödeşemem çocuğum diyor. Allah'ımız o ille nafileyi kılın demiyor.
Ama kılarsanız ben size farzları kabala verdim dedim diyor. Allah. Ne yatır ne diyor şapağı kalktınız siz diyor. Diyor. O kolunun kası kaldırdım diyor. Masrafayı diyor. Anama götüreceğim. Kolum kurusun diyor diyor. O kolum da kurusun. Ya Rasulallah işte görüyorum bu hale geldim derin derin düşündüğün. Hadislere, ayetlere vurdu. Vahiy insanların cehennemlik olduğunu. Sahihilerin havzı kevserin başında cenneti Ala'da olduğunu diye gözden geçirdikten sonra, Ya Rabbi, bu kız çocuğunun rüyası sa'y ise, kolunu düzelttirir, kolları düzelttirir. Sizin, biz kıymetli misafirinizle siz de benim sohbet misafir etmişsiniz. Buradan pilavıyla, pilavıyla, salatasıyla, ayranıyla, helvası ile, et köşesiyle size bir kahvaltı vermek istiyorum ben. Allah razı olsun gezinler diyor. Başka çok şükür bir çayın karşılığı da istemem. Aferin hacasını efendim ne sohbet etmeyeceğini istemem.
Allah rızası için diyemezsin kimse. Ne ki efendimiz görüyor da biz de söylüyoruz. Çeşme oh neyi su veriyoruz. Çeşmenin ne şeyi var? Suyu veren Allah. Hakan o filan. Orada da vermese lazım. Kelime-i Vahide konuşamam. Evimizin köşesinde Habeş de anlat. Şimdi tıplara yatsa olsun. Bir şey bilemiyorum yavrum diyor. İnan her şeyi ancak sizin karşınızda giydiriyorlar. Lan diyor. Size olsun, barışın bunların şeyi sizsiniz.