Dışarıya çıkarken hem içinde hilen tehlikrelerin üzerine yeniden, anıların vücutlarını belli etmeyen, böyle vücudun rengini üstlenmeyen, çarşaf, ferace, aklı, bakıcısı gidip yiyeceklere kifa denilmiştir. Dış örtü kullanmayı Cenabı Allah emretmiştir. Kuran-ı Kerimüşşan'ın beyanine göre ancak yaşlı olan kalemlar, kimsenin böyle bir albümusunu uyandırmayan yaşlı hanımlar isterse dış öykülerini olanlar daha çok iade ederler ona. Daha güzel yazmış olurlar yaşlı da olsa, ve çocuktan da kesilmiş, halımızdan da böyle bir arzu durulmayacak kadar yaşlı olan hanımların özelliklerini kasten teşvik etmemeleri şartıyla ev dışında bilmeleri gereken elbiselerini üzerine almamalarında bir sakınca yoktur değilmiş ama ebede vurduğun ne ise takvaya göre hareket etmemiş bunda da sentez duymaları gerekir. İşte bu fitneye adet edilmemelidir.
Öyle ki Müslüman kadınlar, incedirler giyimleri, çevrelerinden yetmeyenler sekmeye başlar. Dövdüdür, nikahtı, nişanlı, gezmelerdi. Burada gördüğüm kadının giyimine görediğinin tersini düştü. Yani bizim dinimizde nedir demekten ziyade işte falan olmam şu böyle giyiyor diyenleri böyle dinlemelere başlandı. Denir. Bununla birlikte bundan mümkün mertebe sakın malı, şehadet çıktığında, giyimler hususunda hanımların kendileri için muhafaza etmeleri daha iyidir. Her şeyi işitmekte ve her şeyi Cenabı Hak bilmektedir. Kendi seçimlerini başta hanımlara dış vesvese olarak dayatmamalı kılarlar. Allah korusun tesettürün bile, sektöre de, hükümetin vasıtasıyla dönüştürülmüş bir dünyada da yaşıyoruz. Kuran'ı ve Nurşan'da ve Sünnet-i Muhammed'in hicretteki uygulamalar dört artı biriktiriyor. Müslüman tarafından bunca ve dar dilimleri çevrelerinden etkilenerek seçmeye başlıyorlar.
Şunu hiçbir aklımızdan çıkarmamalı mıyız? Günah. Ahlak, ibadet, davranışlar, kültür ve inançle bir bütünlük arbede. Allah korusun uçağa olmaz lazım. Beni ağzımızdan sigaralarla, erkeklere tam karşı karşıya gelerek, yabancılarla göz göze, bu okullarda olsun, işte gençlerle, denenlerle bu iş hayatında da mahremiyeti azami derecede düzeltmeyen davranışlarıyla gerçekleşen Tesettür, tezgah edilen, dinimizdeki hayat tarzını, bütünlük içerisinde hayata yansıtma olunmalıdır. Peki, edep ve hayat olmadıktan sonra örtünme anlamını kalbi der. Önemli olan tesettürde bu ruh hükmü doğru olmakla beraber tesettürün şeklinin de o ruhun yansıması olduğunu unutmayalım. Evet tesettürde bozukluğularsa ruhumda da onu bozukluklar. Efendimizin, sayılı, Allahu alemesine, sünnetini, bölünmekliğini ne yaparlar, tatbik ederler.
Efendimizin tesettürü uygulamasında ve diğer Müslüman alimlerinin üzerinde Efendimiz bunu göstermiştir hem annelerimizse hem etrafında. Bu o zaman yine bir çılgınlık olur, Allah olur. Temelimiz esas budur. Mesela Hazreti Aişe'nin naklettiği bir rivayette, radıyallahu yoluna. Böyle bir nebze ile görünce hemen yüzünü çevire ve şöyle buyurmuş, Esma bir kız gerginlik çağına geldikten sonra el ve yüzünün dışındaki yerleri göstermese doğru değildir. Şeffaf da bu demekten haya ettiğim için Üzerinde Allah korusun konulan bu örtüler hastadır devletlerle göçıyorsunuz. Sünnetteki bu uygulamalara ve Kuran-ı Azim düşenındaki hicap ahiretine rağmen bakıyoruz Müslüman hanımlar ince bir hisler, bilinmeme hususunda gereken hassasiyeti göstermemektedir. Öyle set ve aldığı şartı geçmek gerçekleşmediği için caiz değildir. Ahirette böyle bir namaz ne oldu?