Hemen hiçbir ağaca varıyorlar. Yaprak vermiyor. Hurma ağacına vardılar. Hurma ağacı yaprak verdi. Üç tane Adem Aleyhisselam'a, beş tane de Havva annemize büyük yapraklar. Tabii Abdülaziz'in iç yerlerini, arkalarını, kadın memelerini vesaire. Örtlüyor onu ona. Onun için çetin sarılırken erkeğe ört sarılır. Kalına dektap sarılır. Anladınız mı? Enki hikmetlili, konuşulmuyor yalınız. Sığamıyor. Ne edeyim? Hep getirdim bunları. Ben sığdıramıyorum. Senden rica ediyorum da anca Senden rica ediyorum da anca içip daha. Ecemden sonra uzatıyorum. Ne yapayım? Taktım kaldım. Bizi ya Rabbi. Bizi ya Rabbi. Yere aç ya Rabbi dediler kendileri. Yendiler istedi çünkü tablet yapacak yeri yok Adile bizi dışarıya çıkacak. İnan kardeşim Adem Aleyhisselam Müşavere sil, yatmayın. Mutlaka müşavere. Müşavere yattın mı muhakkak insan nedamet yetmez o yüzden. Üç, dördüncü ailelerinizin sözünü tutmayın.
Şadi ruhunla, hadis uğrunda. Aileyle müşevvere et de, hıncını al, şehriyesini al, şekerini al, kahvesini al, ekmeğini al ver. Bu kendiyle üşüyerek ediyor diye ırzuna, namusuna çocuklarına dair sahip olsun. Lakin, Halıkuhunla bu istihfahtan istediği şeyler elime buğdayı alınca dedi cennette, ikinciyi çekilirdi yemenin için. Allah beni o ağaçtan incitiyordu. Yemin ederim şeytanıymış bilemedim dedi. Yedim, işte cennetten çıkmama sebep oldu. Siz de neslinizin arzusu, aileniz varken elin gemilerine göz gücünüz ne var da, nefisten kirlenirsin evde, o İki. İki. İki kişi şüphelendiğin işi yapma. Nedir ya adam? Ben şüphelendiğin işi yaptım da ondan cennetten çıksın. Buğday elime yerim de yesem ola, yeseem ola, yesem ola, yeseem ola. Yerim yesem ola, yeseem ola var. Peygamber Efendimiz şüphede vakıf olan haramda vaki olur. Bir şeyden şüphelendim haram mola, haram mola. O haramdır.
O ilham devletlerinden geliyor kalbine. O din aman diyor Adem Aleyhisselam bize. Bu diyor vasiyeti kıyamete kadar cevazısınız ama. Kıyamete kadar her bilen ötekine bir mekan de Allah'a şükür. Ben sihyalar burada vaaz verdim, iyice hatim edin zannediyorum. Onu için efendim de okunsa devam edeyim yazan da vardı. Üçüncüsü, üçüncüsü müşavere gir. Ben meleklerle o ağzıma buğdayı aldığımda, deseydin ki ey melekler, bunu yiyim yemeği deseydim meleklerdi aman günah haramdır o yağadem. Yillardır bana müşervereni etmeden onu ağzıma soktun işte. Kenmekten atıldın. Yüz yüz sene semaya bakmadan ağlattı Allah seni dedi. Ya kisr oğlum dedi, o da peygamber buna vasiyet ediyor ama peygamberden peygambere Muhammed Mustafa'ya varacak diyor. Benim vasiyetim. Demek ki diyor, demek ki diyor, bir iş tutacağın zaman müşevvere etmedin mi helaka uğraştın helaka. Mutlaka yetmiş kişiyle müşevveredir.
Yetmiş kişi kamil adam bulamazsan ben yirmi iki de bulamam. Yahya'nın yarısı açık yarısı istemez. Yani nasıl onlara değil düşün ki yani o istenmeyen mi derler? Şöyledir böyledir Bir kişi bu, yedi defa ona olan müşahederiz. Allah'a Allah'ın birilerinden, sevgililerinden, uyanalarından, evliyeyle amel eden bir alimden hocam şöyle etsem nasıl olur, şöyle etsem nasıl olur, yedi defa onu olan müşelere, eğer yine müşelere gitmeden üst tutarsan düşmancalı başından ileri gelir. Anladınız mı? Yani, gözlüğüsü kaldı herhalde. Yarın da o dördüncüyü söyleyin gelin. Yok, evler alıyor, mutlaka dördüncüye söylenecek doğru. Açılındır açtılar. Gördüğün üstat ailelerimizin her dediğini tutma. Peygamberimiz. Alımlarınızla müşteri verdin ama silahına hareket ettiniz.