Bir insanın dili Allah'dır, kalbi de Allah derse, TEMAİNU FİTDAReynA ALLAH! Dünyada ahirette Muayni yardımcısı benim diyor ki her gün onu okuyorum. Manasını da anlatayım. Demek dili bir türlü, kalbi bir türlü insanlar fena. Olduğun gibi görün, göründüğün gibi ol. Allah münafık ruhundan etmesin biz demek. Göründüğümüz gibi olacağız, olduğumuz gibi görüleceğiz. Menemen'in öyle hakaret gözüyle bakıp. Yanına koltuğuna Münafıklar cehennemin en derin yerinde yanacaklar, onun için olduğun gibi görün, göründüğün gibi ol. Merem içinden çok iyi görünüyor. Peygamberimiz buyuruyor ki sevdiğini, sevdiğin insana söyle senin için belki dedikodu, müzevliyle yapan olur. Vallahi efendim seni canım gibi seviyorum diye, bu da sabah sevgisini izhar etsin. Böyle sevdiğine de büyüde ikna et, sevdiğine haber ver. İçin dışın gibi, dışın için gibi olsun.
Bu işte Allah dünyada ahirette bu kimsenin Muayinin yardımcısı benim buyuruyor. Kalbiyle, eliyle Allah diyor da kalbiyle imkan ediyor. Kalbi Allah diyemiyor. Kalbiyle tasdik yok. Dil ile ürktikler kalbi ile tasdik olmayınca, bunların da diyor hasmı benim, dünyada ahirette başka düşman aramasın, ben onun düşmanıyım. Hem diliyle Allah ki münafıklar gibi komünistler gibi, koltuğun altına girip Müslüman görünüp öte anda kafir olan dinsizler vardı Peygamberimizin önünde de münafıklar vardı da onların hakkında ayet-i celile öyle geldi. Allah bizim dışımızı, içimizi bir etsin inşallah. Evet burada başlarımız oluyor. Ayeti celile-i celile'ye üzerine Salavatı Şerife yedirmeyenlerin zararı hakkında bir hadisi şerif nakm-i beyan edelim, bağde'de dualar edelim.
Ola ki Rabbimiz Teala ve Tebhad'a sazrakları şu mübarek cemada, günde Ramazan'da şu mübarek cemaate, melekler semada yerde müminler, iller duada bizim de dualarımızı sen kabul et ayaklarımızla, cemi azalarımız birbiriyle elleder el firak deliği gün, gözlerimiz tavana dikiliyor diye kumlarımızın boyun büktüğü gün, buyurun aşkına. Ve Ezberimde olan bir Hadis-i Şerif bir Bismillahi Teala zuhur etti. Onu okudum size. Size manasıyla meşgul olalım inşallah. Laira, göremezler. Laira, Mubarek yüzünü göremezler. Üç türlü kimse benim yüzümü yarın mahşerda göremezler. Hocam korkacağız biz, acaba o üç kişiden mil değil mil. Şimdi anlayacağız. Annesine babasına ağası olanlar yirmi kıyamette benim yüzümü göremeyecekler. Kimi Muhammed Mustafa'nın Sallallahu Teala Aleyhi ve Sellem Efendimizin. Bir gün Aişe'nin sıktığı da validemiz Peygamberimiz Muhammed Mustafa dizinde yatıyordu.
Ayın on dördü çıkmıştı, tavsiyesini tamam etmiş, çıkmıştı. Ay'a baktım, Peygamber'in yüzüne baktım, Muhammed Mustafa'nın yüzüne baktım Ay'a bakınca Ay karardı. Acaba maşallah da yüzünü görmeyen bulacak mı deyip ağlamaya başladım. Peygamberin uykusunun arasında gözlerimin mübarek yaşları yüzüne düşünce uyandı, niye ağlıyorsun ya Aişe dedi. Vallahi ya Muhammed, annem baban canım sana kurban olsun, yüzüne bakıyorum Ay'a baktın mı Ay simsiyah oluyor, Ay kararıyor, yüzüm daha güzel görünüyor, acaba maşa da yüzünü görmeyenler olacak mı diye ava'daydım ben. Teacip mi ettim ya Aişe? Aynı güneşin gücünü benim nurumdan aldılar, yüzümün nurundan aldılar. Yoksa beni gören gördüm ve fark ederdi gözlemlüğümden. Benim gözlemlüğüm iç yüzümde. İç yüzümde gözlemlüğüm. Eğer kışın bakmasaydı kimse dayanamaz, hep ölürlerdi.
Ben Cebrail'i nasıl güzel gördüm Ya Rabbi deyince Miraca giderken sen onun dışının güzelliğine ilgileniyorsun. O senin içindeki özelliği görse derhal ölür. Cebrail ölür. Demek eğer sen lakin bilaharak da kendini ademlisin sen. Devraken evlat ve bak kalakdul evlatsın sen. Yerler gökler ki bütün mevcuda senin bu hürmetin mead kolunu şeyde kalp horumdur. Habibim ne bileyim sen kendini. Ya Aişe, sen ne böyle diyor? Benim yüzümden aldılar ay güneşin nurunu. Onun için üç kimseler göremeyecekler. Kim o üç kimseler? Kendine sahip ol üç kimseden olma. Bir üçten bir, annesine babasına ağası olanlar yüzünü göremeyecekler. Annesine sızlanan babasını ağlatan bir evlat Muhammed Mustafa'nın yüzünü göremeyecekler. Yani bu mahşer'da anladım Hocam. İsahat vereyim mi birçok? Bir değil, iki değil, üç değil. Ben on gün ne tükelerde tükelenemiyorum ana baba hakkını. Nasıl birden bire böyle tükenebilirim?
Arkama'ya haber versem yüz defa haber verdim size. Doyduk hoca artık diyeceksiniz. Birticiğin olsun haber vereyim de Allah tek birticinin. Talebeler Mısır ve Bağdat okumaya geliyorlar. Birisi anne ben de geleceğim onlarda hep ve yavrum da benim hizmetimde bulun, senin Akaidi dini yemi okuttum ben. Peki yani farz değil, farz olan ilmi bellendim. Anam anam bana badnında götürdü, meme musluklarından emsirdi. Elimde hiç gelmeyecek yerlerime derdi git hadi. Böyle büyütüp ben de şimdi ikramı olay edeyim Kuran'ın dibini üf bile demeyin anneme diye bana hizmette kaldı. Onlar gelmeden evlenip bu kürsüye çıktı. Millet fıkran koparıyor, vaaz da hayranlar içinde insan. Künde bu zaman bir yerden su getirirmiş ihtarını aç değil. Mezarlıkta bir hoca yine okurdur, teskil edilir mi ya da bunu? Yani hiç kitapsız şey söylemiyorum. Okuduklarımı konuşuyorum.
Oradan iniyorum bir kitapta bir sahife yer okuyorum, hala olur ben de sana okumayayım diyor. Onların gelene kadar allama oluyor. Allama-i neftazane gibi büyük ulema oluyor. Onlar gelince hayrını kullanmışlar. Sen kimden okudun yahu? Ne çıkacağını sormadım ki ben oku diyorum. Bir sorayım bağının diyor, suya girer yine umum iniyor oku diyor. Diyor ki hocam seni soruyorlar benden, beş altı senedir benimle meşgulsun, kitap da senin yerinde sen de okunuyor ya, ben seni bilemiyorum, arkadaşlarıma söyleyeceksin, kimsin sen? Sen anneme hürmet ettiğinden, ta uzak yerlerden su getirdiğinden, onun evinden çıkmalıyım, çıkmalıyımdan. Gene Allah emretti ya Hızır sen de bunu okuyacaksın dedi. Hızır Aleyhisselam benim hocam diye dedi, Hızır Aleyhisselam'ın ben dedi. Amma dua mı edeyim bir daha görünemem. Çünkü ismimi haber verdim, bir dua ettim bir daha görünmedi. Ne diye oldu?
Talihab-ı Muhammediye okurduk, müstahuarı da biz. Orada okurken Ani isminde bir çocuk ya ilme ibadetle meşgul, savması var, ibadethanesi var, oldu. Anası dedi ki oğlum Ani, uyudu amma seslenmiyor, Allah belanı versin dedi. Çocuk daha nafile namaz kılarmış da Esselamü aleyküm, Esselamü aleyküm, buyurun ben de yememiş. Sen ne diyeyim? Herif değerini namazını bozsan da ana açık insan ne idi diye Allah ceza olarak bir kız hamilli çıkmış. Musa Aleyhisselam kızdan sormuş. Filan kadının oğlu beni zina etti demiş, iftira etmiş. Hatta şu oğula geldi. Ama anasına huyunu yemediği için Allah ona ceza olaraktan bu belayı göndermiş. Götürmüşler oraya, boğulan bu oğlan demiş. Başa gömülmesine emir veriyorlar. Demiş ki Ya Musa sen midem bire taşa gönderme beni, dedi. Ben anneme geleyim, bir halellaşayım, görüşeyim geleyim. Ondan sonra beni taşa gömdür, aslı varsa eğer nime demiş.
Askı yok da kız geldi ve iftira veriyor demiş. Gökdelenoğulları demiş yani bir soralım bakalım. Peki demiş. Gelmiş iki jandarma emniyet amiler yandı. Ne oğlum bu demiş. Ana ben soğumaya da namazdaydım, namazdaydım beni çıldırdın. Ben de buyur anne diyemedim. Buyur anne diyemedim ben de. Evet, Sen de Allah belamı versin diyelim. İşte belamı verdi filan oğlu filanın kızı karnında çocuklarımış, hamiliymiş. O şimdi diyor ki illa ki lan karnını, oğlum beni zina aitti diyor. Vallahi ben zinayı görmedim mi, kız görmedim mi? Sanki fikrde de öyle bir şey yok ama senin duan Karun olduğun haksız. Sen olsan bile intirar ettin ve belaya vururum çünkü ananın babanın duası peygamber duası gibi müstacab diyor peygamberimiz. Onun için aman ana baba duasını alın, intizabını almayın. Ondan sonra, bir golünü adam olsun oğlum, ağlayarak korkma, korkma, kadar ettikten sonra kurtulurum ben.
Varmış taşa gömecekler. Ya Musa sen gülün azı bir peygambersin. O kızın baktığında bu çocuğa çığır. Ey bana bir zina, senin baban kim ki? O çocuk sana duyurur, bütün insana da duyurur, çığırır orada bar bar bağırır demiş. Senin mucizen var, peygambersin sen demiş. Ey veleb-i zina çocuğum, senin baban kim? Dağda filan oğlu filan, Çoban Mehmet benim anamı zina etti, ben ondan kaldım. Ey edepsiz kadın, neden bu yavruya iftira ettin? Onu söyleyin diyor. Dilimi gönderiyor. Allah buna söylettiriyor. Ben bilemedim ki demiş. Yani ben bilemedim ki. Şimdi sorsan onu, anasıyla beraber geldiğinde sorsan onu beni zinayla o değil, filan oğlu filan çoban diyecelim. Halleder etmez gibi düzeliyor ve kurtuluyor.
Oğlum yavrum, ekseri geç gelen kuzularım, ananızın babanızın huzuru üzerinizde kalarak yepyeni geniş külli ve valide Allah'a ibadetden sonra anaya babaya itaati Allah, sekiz ayet Bunlar bütün çift ayet, ben de zekattan bahsedeceğime Hadis-i Şerife bir mana hak vereyim gibiyim inşallah. Hadis diyor ya Rabbi bir şeyler de oldu diyor. Annesine babasına asrı olanlar benim yüzümü yarim mahşerda göremeyecekler. Peygamberin yüzünü göremezse cenneti hiç göremeyecekler. Cenneti hiç göremezlerse Cemalullahı hiç göremeyecekler. Allah anamıza babamıza asi etme Ya Rabbi. Asım oldumsa ayaklarını Ananın babanın ayağının altında cennetiniz, ondan razı oldum mu cennete gireceksiniz buyuruyor Peygamberimiz. Birisi geldi dedi sakalım cevahir olmuş rüyamda. Neden hocam dedi sakalımı Hacerülesfere mi sürdüm dedi. Semsemle mi yıkadın dedi. Beydullah'ın duvarlarından bir of hiç hacca gitmedim, bir şey etmedim.
Sakalımla bir sevap etmişsin ama ben bilemiyorum sen ne sen de bana dedi. Bilmem dedi. Akşam anam çok hoşuma gitti ve dedi sevgili annemin ayağına kapandım sakalını şöyle bir sürdüm yüz şeyine ayağına. Tamam dedi işte anayın rızasını bulmuşsun, sakalın cevahir olduğunu görmüşsün dedi. Ne kadar yesem tükenmez. Ana baba hakkında değilsin mi azdan anlama kabiliyetiniz olsun inşallah. Akulliani değil ve tarihi sünneti. Benim sünnetimi kim terk ederse benim evimi kıyamette yüzümü göremez. Yüzümü göremez, ne kadar allahama itti ise, sünnet olan sakar gününde olmadıktan sonra yine Resulullah'ın muhabbetine haberini şöyle seveceksiniz, yıl kadar ayrılmayacaksınız. Geldi çok tuhaf yetmiş altmış yaşında. Torunları dede diyor, torunlarının oğlu dede diyor kendine. Daha sakabı yok yüzünde. Bunlar sünnet, Rasulünbah'ın sünneti. Ben Ebu Cahilin sünneti de göstereyim size.
Resulullah'ın sünneti de, Resulullah'ın sünneti bir tavza ucunu kesmek üzere pek uzanırsanız Yahudi gibi olman diyor. Şöyle normal sakal ucundan kesecek kadar. Bunu koyun. Ebu Cahilin sünneti kafasını dalar, yağlar dalar, dağlar arkasına dalar. O onun saçına onun sünneti olmaz da bir atıp da bir hani en çirkini saç koyup da böyle abdest ardına eline azıcık su alıp da kafanı böyle yıkadın mı? Bak bütün fıkıh kitaplarına bir parmak kekini de yıkamış oluyorum. Başığın dörtte birini yıkaman için o saçı bozup aşağı indireceksin, yukarıya çıkacaksın, dörtte biri olacak. Öyle olmazsa aldığın abdest abdest deyin. Allah Kuran-ı Kerim'in de nasıyatın masiye buyuruyor görmüyor musun? İtfai bütün mü tefsir edeyim size? O kafir olan Ebu Cahil'in nasiyasından böyle çekininden süslediği saçından tutup cehenneme sürüyeceğiz diyor Allah. Allah öyle yetmiyor Ya Rabbi.
Gençlerimizin çoğu o hale vermek isteyen yollara. Resulullah bunlarda saçtıymış, takilen biz böyle şeyleri dinlemek için o mübarek saçlarını bazı uzanır, kula'nın küpesine kadar ışık ışık yenir, nur gibi olur, Bazı da kazıdır. Kazıtmak dasinden böyle. O biri gibi buraya süsedılığı tat saçının omuzunun aşağısına indirip, formunu tam o ordunun oradan kesik gibi değil mi? Böyle denir mi küfre varın Resulullah öyle değil mi? Onun için ona benzemeye çalışalım inşallah ve tarifi sünneti benim sünnetimi terk etmeyin, yüzümü göremezsiniz. Ne dedin hocam? Benim ismim yanlarında ziklor olunur Muhammed gelirse hepten Eğer tenezzül etmez de benim ismim anılır da Ahmet, Mahmut, Mustafa, Muhammed iki yüz on bir ismimden birisi anılır da Allah'ım ve sadne ala seyyirina Muhammedim ve ala alyi ve sahbihi ve selim demezse yüzümü göremez buyuruyor. Hafız kaside bu okuyor her sonunda. Diyor.
Hepsinde sana ver. Birisinde okursan kafi gelir. Hepisinde okursan çok sevap olur. Ananı, her yeri tahlil edeyim de Hoca sürahi kabardı, oyunu gitti demeyelim kardeşlerim. Ayet-i Celiliye döneyim. Dünden zekat bahislerim kaldı, onlara döneyim vesair yerlere döneyim. Size bir şeyler söyleyeyim inşallah. Şu kağıda aldım küçük yağ sık. Geriye koymayayım ondan da bahsedeyim. Açayım bir açtım. Cemaat Kuran-ı Kerim Hadis-i Şerif'i tek tek tek tek tek tefsir etmeden bir şey anlayamaz da kıssalar kıssayı daha çok anlar. Bazı arada da kıssalar vereyim de cemaatin hem dizleri yorulmasın hem uykusu gelmesin yazdı. Yani akşam, akşam iftar suflana hazırladım, etten kavurma yaptım ya, bunu yersen iyi, yanında salata da olsan, cacık da olsan, şurada soğan da olsa, şurada içimi açacak bamyer-i meal olsa mı iyi, yalnız etiysen dursan mı iyi?
Allah'ımızın Kuran'ı et gibi değil mi, yağ gibi, bal gibi değil mi? Çık, var, bal alma. Ciğerini kestirir de uyukun gelir. Hadis de böyle ya o da gelir. Bak şimdi anında cacık de verelim de başımıza yesin inşallah.