Müminlikte Nasihat ve Peygamber Ahlakı kaydında Malum çoktan yorgunum. İstanbul'dan amca falan yine geldim. Konya'dan geldim. Çektim ve öğlenden evvel de sohbet ettim. Bayağı şahsın başına da çıktım, geldim. Şimdi de öyle dizlenmeye eve geliyorlar, rahatsızdım. Dıştan ne işten gelen genç kardeşlerimiz, Allah rızası bizim buraya gelmemize vasıta oldular. Dilimizin demleri kadar size…
Müminlikte Nasihat ve Peygamber Ahlakı ne anlatıyor?
Müminlikte Nasihat ve Peygamber Ahlakı kaydında Malum çoktan yorgunum. İstanbul'dan amca falan yine geldim. Konya'dan geldim. Çektim ve öğlenden evvel de sohbet ettim. Bayağı şahsın başına da çıktım, geldim. Şimdi de öyle dizlenmeye eve geliyorlar, rahatsızdım. Dıştan ne işten gelen genç kardeşlerimiz, Allah rızası bizim buraya gelmemize vasıta oldular. Dilimizin demleri kadar size…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 16 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Malum çoktan yorgunum. İstanbul'dan amca falan yine geldim. Konya'dan geldim. Çektim ve öğlenden evvel de sohbet ettim. Bayağı şahsın başına da çıktım, geldim. Şimdi de öyle dizlenmeye eve geliyorlar, rahatsızdım. Dıştan ne işten gelen genç kardeşlerimiz, Allah rızası bizim buraya gelmemize vasıta oldular. Dilimizin demleri kadar size iyilik nasihat edeyim. Bu cuma ki, bazımda verdiğim sözleri konuşayım, şurada yazdıymış, orada yazı da yok onu almadım ya, burada aldım birisini unutmuşum orada konuşurken. Halibi Zülcelal'ımız, bizi yoktan var eden Mevlamız. Allah'ım, Muhammedine hitap ediyor. Cümlemize de hitap et, inzebiden. Allah'ın kelamı umuma bir olur. Ey Muhammed, da içsin. Sizden sonra gelen ulemalar da içsin. Hep birbirinize vaazu nasihat et. Gidin mümin olanlara menfaat verir, münafık olanlara menfaat vermez. Rahmet yağarsa ekine, bağa, bahçeye çok faide verir.
Taşlara, kayalara bir faidesi olmaz. Halen, çukur dikenlerine neye, faide yerine zarar verir, tikenleri daha büyür. Münafıklar o çukur dikeni gibi. Gibi. Hocanın vaazını neye durup duydun mu çıldırırlar. Müminlere pek menfaat eder. Rahmet umuma yağar amma faydası müminlere olur. Rahmet umuma yağar ama ekine, bağ, bahçeye faydası olur. Dikenlere, başlara, fayalara, sertlere faide yerine zarar getirir, zarar onlara. Onun için Allah'ımız, daima müminlerin birbirine vaazını, bu Kuran-ı Kerim'de haber veriyor. Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz, Böyle teker teker buyuruyor. Din nasihattır, din nasihattır, din nasihattır, din nasihatla kuvvetleşir. Şimdi oturduğumuzda biraz elektrikten ivveli, lüksler vardır. Lüküslerin orasına biraz isporta dökenlerdi. Kirpik çalanlar borusu iyice ısındın mı innesini sınar bakar. Ondan sonra bastık sıra ziyası huy verleşir.
Bastık sıra ziyası kulverleşir. Ama memesi bozuk olursa bastık sıra kararır, çiğ kaz yapar, insanı öldürmeye gelir, zeyitler. Müminlerle münafıklar bunun gibi, münafıklar mümesi bozuklar. İnan Kadir-i Gizesi bu Yahyalı cami çiviri şöle dolu. Inne açsan yere düşmez dediler ya tabirde, öyle dolu. Biz de sonradan geliyor da yol açıyorlar kürsüye geçeceğiz. Abının önünden geçerken dört tane saçı sırtına inmiş, en yüzü belirsizin dedikleri şu, söz şu, cami ne fena kokuyor. Ne fena bakıyor, girilir mi buraya diyor. Ötekiler girmiş diz dize. İmanlı adamıyla imansız adamın farkı bu işte. Size daha anlayıp duramayacağım, demek ki müminlere imanlarını artırır. Münafıkların dikenini, sözlerini artırır vazı nasıl yani? Allah bizi, mümini kamillerden etsin inşallah. İman artar değil de hocam nasıl artar? İman kaç tane olur? İmam bitecek. Onun kuvveti artar. Haber vereyim.
Gökünüze bastık sıra, bastık sıra ziyası artar. Allah'a mümin olanları dağıtıyorum diyor Allah. Şimdi mizandalar onlar. Müminlerin ağzında zikrullah oldun mu imanları artar. Aynen, kalpleri cilalanır. Kuran okununca imanı artar. Nasıl Allah'ın havfünden, haşyetinden Kalbi titremeye başlar. Allah, Allah. Hep içimizden diyelim. Allah. Allah. Füyuzatın ver Allah. İmanımızı ziyalandır Allah. Kalbimizi kiralandır Allah. Allah Allah Allah. Böyle dedin mi insan haşyat umma, havfumla'dan kalp titremeye Allah'ım Kuran-ı Kerim'i okundu. Onu da bir hoca tefsir etmeye başladım mı, imanları artar. Ne kadar artar efendim? Sıddık-ı Azam efendimizin imanı imanı. Kendi zamanımda yirmi dört sahabenin imanı neyse, bugüne gelene kadar bütün mümin, müminatın imanı neyse Peygamberimiz hepsinden daha ağır gelir. Sıddık Azam'ın imanı ağır gelir buyuruyor.
Bunun için sevgili dostlarım, sevgili arkadaşlarım, imanımızın artması için Kuran-ı Kerim'e devam edelim inşallah. Allahu Teala, imanımız daha çok ziyalansın. Demek kardeşlerim, muhterem yoldaşlarım, Halid-i Zül Celal'ımız bizi Kuran-ı Kerim ile Muhammed Mustafa sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimiz de hadis-i şerifleriyle, daima doğru yola götürüp cenneti alaya girdirmeye çalışıyorlar. Yani bütün işleri bu. Şeytan melunu metrub, tutarsak, bizim varacağımız yurt cennete ala. Şeytanın sözünü tutarsak, nefsin sözünü tutarsak, varacağımız yer cehennem. Bir türlü anlatamam cennetin masrıyla cehennemin vasfı tükenmez, bilmez.
Çünkü bir kerpici altından, bir kerpici Tuğba ağacının kökü güneş gibi yukarıda, onun siyasi yerde olduğu gibi her cennetin üstünden Tuğba ağaçları sarkmış inmiş, huriler var, gılmanlar var, ildanlar var, her nimet var, bir de peygamberin Muhammed Aleyhisselam'ın komşuluğu var. Onun yanında cennete girenler komşu olacaklar. O komşuluktan başka iki defa gübünü olacak davatı var. Bak hepsine, Meryem annemize gitsen tükenmez, Asiye annemize gitsen tükenmez, O davattan sonra umumi bir davat var. Allah'ı görmek davat. Allah cemal-i bağ kemalını böyle perdelere kaldırarak, Miraç'ta Muhammed aleyhisselamın gördüğü gibi görünecek insanlara. Böyle cehennemi nasıl daha ver vereyim? Cehennemin ateşi, cehennemin üstündendir kapısı, ataçtandır, civarının yapısı, Seksen yıllık yoldan gelir kokusu, dünya döner bir gün alem pan olur.
Dünya döner bir gün alem pan olur, münker nekir gelir, çok dil lal olur. Yani kabir böyle, cehennem böyle. Cehennem seksen senelik öte yüzünden giderken, ateşının sıklatından insan geçemeyecek. Hani böyle cehennem, Allah göstermesin kurban olduğum vallahi. Yani cehennemden güçlü bir şey anlar vereyim. Bir gün cehennemden yanan, bir sene bu atışın içinde dursa, rahatlıktan bir tarafa bir tarafa dönmeyecekler yani rahatlığından. Bu ataştan çok mu yakacak olacak? Bu ataş Adem aleyhisselama lazım oldu da yetmiş defa soğuk suya batırdı batırdı çıkardı, hurmanın kırkta biri kadar Adem aleyhisselama geldi bu adaş, taşın üstüne koydu, ya Adem, bunda bu nimet oldu şimdi, yemeğin neyi bununla pişireceksin, bununla ısınacaksın, çamaşırın neyi bununla yıkayacaksın, bu ateşe sahip ol dedi. O gitti tütünü çıktı o ateşin, gelmiş gitmiş, gitmiş yıkandıktan sonra.
Allah cehennemde yatmasın diye çalışıyor yavrum. Bu çalıştığımız, çabalarımız, terlediğimiz, söylediğimiz, her kardeşlerimiz bizle beraber, cehennemde kurtulalım, cennetten de akıl olalım diyor. Başka bir gayemiz yok, maksadımız yok. E, onun tütününden kükürt, bir zata gece ibadet ederken gayet güzel bir müzeyyen kız girmiş. Beni evlatlığa kabul ettiği ağlayaraktan girişin, Parmağını idarenin ataşına tutmuş böyle, idarenin ataşına. Bu idarenin ateşi benim parmağımı yakmazsa, ben bu günahı işleyeyim demiş. Ataş parmağını kavurmaya başlar cebine. Allah, vah vah vah cik cik cik dışarıya demiş. Elime parmağını oraya tutmazsa şehveti kalayan edecek, elin haram kadınıyla zina edeceğimmiş. Lakin parmağını oraya tuttuğu için bu yakmazsa demiş, kadınla sohbet edeyim, yakarsa nasıl edeyim, cehennemin ateşe nasıl olur ya.
Babam derdi hutbasında, aman ezanı ateşe koyun, sınaayın yakmıyorsa günah efendim. Yakıyorsa günah etmem aman yavrum diye bize tembih verdi. Bu intibaha getirmek için oluyor insanlar. Şimdi vaazda verdiğimi söyleyeceğim dedim de vaadimden hulf etmeyeyim. Lokman aleyhissalatu vesselam dört bin neviden sordum diyor. Dört bin peygamberden sordum bana sekiz şeyi vasiyet ettiler. Yut bin Nebi sekiz şeyi vasiyet etti. Sekiz şey neymiş? Onları sayayım size teberrüken kafanızda kalmaya, koymaya çalışın. Birincisi diyor gökbin Nebi'nin masiyetlerinden birisi, namazlaysan kalbine sahip ol, huzurla namaz kıl. Olamıyorum hocam. Bütün kardeşlerimizi birer birer çığır, namazı huzurla bir yok efendim vesvese geliyor. Kalbimizin her biri bir yiyeceği gidiyor. Bir türlü huzurlu namaz kılamıyoruz. Peygamberimiz kim namazı huzurla kılmazsa namazı namaz derelim diyor. Namazından bir kaidesi olmaz.
Ne verelim hocam? Reşat Aynu'l Hayat kitabı, Muhammed İbni Muhammed Bahaiddin Nakşibendi yıl üveysil Buhari, Kuddise sirahul Aziz namazı huzurla kılmayı tarif ediyor. Bir, bir, yiyeceğiniz muhakkak helalden olsun. Kazancınıza bakın, pangadan olmasın, faizden olmasın, rüşvetten olmasın, ağınınca bilinen maldan olmasın, ailen yarı yarıya kardeşiyle beraber aldıysa mal, o mal yenmez, zıkındır. Eğer menkul, gayr-ı menkullar var, menkul olan şeylerde yani yatak gibi, kap gibi, kaçak gibi, bahçe gibi, fa gibi ne emi? İki kardeşin olur, bir de bacısının olur, kız kardeşinin olur. Bunu yarı yarıya bildiyse, durmadan zıkkım yiyor o. İbadet durur mu, huzur olur mu o kimsede? Geçen doktor diyor, Doktor Ali Kemal, bel bedenli, filan kardeşimiz şöyle dedi, kardeşim değil benim diyor. Ailesi diyor açıt diyor, kendi kangadan yiyor, ben onu kardeşlik kabul etmiyorum diyor doktor.
Onun için kardeşim zıkkımı yersen nasıl olacak da namazı kılabileceksin canım? İlla muhakkak hilehuta olmayacak, rızkın içinde bir şüphe olmayacak. Yusuf-u Hemedani Hazretleri bir ihvanın yemeğinden yerken dirhem miktarı haram var yemeğinden dedi. İşte yemem dedi. Tarikat-ı Aliyemizde üç, yedi nihayeti kırk günde tekmil-i süluk eder insan dedi. Ama bu bu ilham miktarı haram yok mu, kırk sene dursan bir adım atamam bu yolda dedi. Dedi. Haramla bir arada olmaz ibadet itaat, harama bulaşan dilin ibadeti olmaz kardeşim. Ha bundan çok sakının devi. Helalden kazandığınız, helalden kazandığınız taami yerken huzurla yiyin. Efendimizin evinde yemek yiyorduk biz. Kılavuz havuz yanımdaydı, merkadını nur olsun. Üç yol memuru geldi. Yemeği yiyecek zaman, Efendimiz bizimle beraber yiyorduk, bir şey demedi. Onlar gelince dedi ki kalbiniz zikr ile meşgul olsun, yemeğimiz haram olmasın dedi.
Yani kalp Allah desin dedi. Kalp Allah demeden tam yenilirse dedi, o yemek haram olur dedi. Yemeğimizi haram etmeyin dedi. Bilakis kendi sükut etti, onların kalbini de çalıştırdıktan sonra, yemeğe yeniden başladık. Bir lokmasını yedirtmek istemedi, yani huzursuz yemek huzursuzluk verir. Abdestli huzurla alın, abdestli huzurla alın. İfta tekbirini Allahu ekber dedin mi diyor, huzur gömlek gibi giyer üstüne, ingil ingil namaz kılarsın. Amma böyle huzursuz olursa olmaz kardeşim. Tam haram olursa olmaz kardeşim. Huzursuz yenilirse olmaz kardeşim. Böyle ne diyeyim çeşit çeşit çok manası var. Kaç tane şey hatırıma geliyor şimdi namazda. Birisi bir evliyaydı, namaz kılıyordu. Sırtındaki maşlağını, sırtındaki maşlağını bir hırsız çaldı, götürdü dellala verince sağ eli kurudu. Aldı sol eline bunu ona verdi, o eli de kurudu, böyle düştü omuzuma attı.
Attı vardıysa uzat namaz kılıyor, o da ağlıyor yumurt gibi. Çünkü felç olmuş iki kolu da, ne yapsa ağlıyor. Selami öldükten sonra, yavrum ne ağlıyorsun dedi. Ne arıyorsun orada efendim dedi. Maçlarınızı çaldım sırtınızdan dedi. Dellala verdim mi dedi bu elim kurudu dedi. Bunu verdim bu elim de kurudu dedi. Belki böyle şeyleri duymamış olursunuz, duyun faydanız olur. Vallahi dedi Ozan, vallahi Allah'a yemin ediyorum ki ne aldığını bilirim, ne geriye getirdiğini bilirim, ben namazla mest olmuşum oğlum dedi. Ya Rabbi bu aldığını geriye verdi, sen de aldığını geriye ver Ya Rabbi dedi. Kollarının canı gel, verdi geriye. Böyle bilmezlerdi. Ali Yül Murtaza radiyallahu anh efendimiz, Allah şefaatine nail etsin. Kafile hal ederken uyluğundan birçok battı içine. Orada kırıldı, çıkmıyor. Tuttular çıkaramadılar. İmkanını bulamayınca, imkanı bulunmayınca, hatırısın inşallah.
Bu çıkacak efendim dedi, kelfetinle tutup çekecekler çok zor. Cerrahlar geldi, durun ben abdest alayım, namaza başlayayım da siz onu çekin dedi. Bir morfinleyim şu vücudu namazla. Allahu ekber elimin dışıyla attım, huzuruna durdum Ya Rabbi dedi. Namaz kıldı iki rekat niye çıkmıyordınız dedi. Birinci rekatta yakana çektik biz çektik dedi. Vallahi hiç haberim olmalı. Yani yövede de bıyyy diyordu, namaz onu uyuşturmuş bak bize bir pire derse nasıl çırpınıyoruz yani. Böyle namaz kılarlardı onlar. Biz ne malı olduğumuzu bilmeni için Efendimiz diyor ki siz menakıblardan konuşun, onları da diyor. Yani nasıl bir adammış bilsinler kendileri daha iyi bir adam mı yoksa dahise adam olamamış mı? Allah yollarını da götürsün yol olur değil mi? Adam olmaya imkanımız yok ya, yok şerül meruma men Kişi sevdikleriyle beraber haşr-i cem olur, ne kadar kötü olsa onunla beraber cemlepe gider.
Peygamberimiz Muhammed aleyhissalatu vesselam iki yazı gördüm arşı azamın altında diyor. Bir adam ne kadar fena olursa olsun günahına tövbe eder de iyilere karışırsa, bunlar iyiler kardeşim. Şu etrafındaki insanlar salihler, Bunlar kahveye girenlerden değil, hazineye varanlardan değil, sinemaya girenlerden değil, namaz geçirenlerden değil, oruç yiyenlerden değil, ana ebu ve asi'ya asi olanlardan değil, simit gibi gezenlerden değil, şafakları Allah'a boyun bükük edenler bunlar. Bunlar zik deden kimse. Böylelerinin içinde olursan, yarın mahşerda yine bunların içinde olun. Peygamberimiz diyor ki seçmeye haya ederim, gelsin cennete derim. Lakin bir insan takva, sofra, ibadetli, gıdaatlı ama görüştüğü insanlar fasık facir. Onlarla iş olmuş, onlarla yoldaş olmuş. Halid-ı Zülcelal bütün iyi amellerini mahvederim, onlarda fasıklarla beraber cehenneme girer, iyi amellerini mahvederim.
Geçen gün okuduğumuz kitaptan şeyler yani, üstadımızın yazdığı kelimeler, hadisi şeriflerden çıkmış kelimeler, Allah bizi iyilerden ayırmasın yavrum diyor. Birinci vasiyeti namazmış, öyle mi efendim? Evet. İkincisi, bir adamın evine vardınız mı diyor, vasiyet ediyorlar. Aman döndürüp döndürüp hırsına, namusuna bakmayın. Bakmayın, böyle tembih ediyor. O bu zinası olur. Hz. Osman Zinnahası, Hz. Osman Zinnureyn radıyallahu anh'ın yili ziyaretçisi geldi. Birine dedi ki sen zina etmişsin dedi. Haşa ben vallahi zina etmedim, gözünde niye zina göreyim ya dedi. Gözümde niye zina görüyorum. Yolda gelirken elin bir namusuna kana kana gözünü baktırmışsın, göz zinası, din zinası olur insan. Onun için gözünü zina etmiş, o kalktı tövbe etti, istiğfar etti. Cidden yolda gelirken gelin bir namusuna kana kana bakmıştım dedi.
Onun için size rica ediyorum, kendime de rica ediyorum, Allah cümlemizi korusun bu hususta. Hazreti Ömer radıyallahu anh Allah şefaatine nail etsin. Ya Ömer sen küfrü halindeyken, hiç bırakıştiğine tesadüf etmedik. O zaman bedava herkes içerdi. Yani küfrü halindeydik çünkü haram diye bir şey yoktu. Neden hiç yalan söylemezdin? Yalan müstesineydi o zaman. Neden yalan söylemezdim? Ya Ömer, neden kimsenin namusuna dike tutup da böyle bakmazdım? O zaman kimse kimseden kendini esirgemezdi. Sen ne oldun dedi. Dedi ki Hazreti Ömer küfrü halindeydim ama Irak'ı içerler düşüyor, yıkılıyor, kullarından iller giriyor da aptal gibi getiriyorlar evine, sürüyü sürüyü atıyorlar. Ailenin çocuklarının yanında hiç hasiyete kalmaz onun dedi, onun için ben içmedim dedi. Neden hiç yalan söylemedin dediler. Bizde yalanla iman bir arada eğlenmez. Ataşla otun bir arada eğlenmediği gibi Peygamberimizin hadisi bu.
Bir kere yalan söylerse kasıt olarak insan, üç defa Allah lanet olsun, lanet olsun, lanet olsun diyor. Anlayabildiniz mi? Bu kadar kötü yalan, yalanla imam bir arada eğlenmesin. Onu uçun kardeşim, yalana da büyük tövbe edelim. Hacı Hüseyin Efendi hocamız, Merkadı Nurusun, bizim memlekette vaaz verirken kulağında küpe koyduk gitti. Çocuğuna bir kimse, yok torununa gel yavrum beni kucakla da şeker vereyim sana dese, gelse çocuk kucaklasa cebinde şeker bulunmasa, çocuğa yalan bellettiği için yetmiş sene Allah azap verecek ona der. Hatırım, ben cebimden para vereceğim, şeker bir yok albundaysa niye vaad ediyor çocuğa? Onun için bu kadar yalanın bile yetmiş senelerce azabı var. Onun için Müslümanlık böyle eğri büğrü olmaz. Mevlam der ki doğru çeken, oğlum bana fevri çeken, eğri gelen bilmez bana, doğruluk et öylece gel. Allah bizi doğru etsin yavrum.
Fıssıfıidlerin arasında Allah rızası için veriyorum bu vaazı size. Yoksa yasak şimdi bu, her halimiz yasak. Yalnız Allah rızası için bir şey duyurabilir miyiz diye çalışıyoruz. Onun için şakır şakır kapın yani sözleri, böyle ihmal durmayın kapın. Bizim pazarımız bitti geliyor, son posta bunlar. Ne alabilirsen al bedava veriyoruz canım. Ne alırsan al bedava veriyoruz Allah rızası için. Ya ne niye ya Ömer, ne niye kimsenin namusuna bakmazdın, bizim benim namusuma gelir de gözünden hoşlanmadığım bir insan, dikey tutar aileme bakarsa, tepemden bir kaynar sudur nama iniyordu. Bana zor olan ile de zor olduğunu bildirin de onun için kimsenin namusuna bakmazdım dedi. Allah gözlerimizi muhafaza et ya Rabbi. Allah bizi doğru yoldan şaşırma ya Rabbi. Şeytana uydurma, ayağımızı kaydırma ya Rabbi.
Kardeşlerim, ikincisi de buymuş birisi namazı huzurla kılmak vasiyetlerinin, birisi de bir eve varınca ırzına namustan bakmamaymış. Bir de, bir de ağzınıza sahip olun. Her sözü ağzınızdan atmayın. O döner dolaşır dünyayı kızarır ağzından çıkan söz, meclisteysen dilini muhafaza it. İki dolaptan çıkan dünyayı kızarır. Hacı Üsdü Efendi hocamız Kayserili babama dedi ki son devirde aman ağzınıza sahip olun. Beraber insanı biriktirip zikretmeyin. Çangallar, şu ağaçlar, taşlar gidip muzevirlik edecek dedi. Babam dedi ki taşlar ağaçlar muzevirlik eder mi efendim dedi. İnsanlar taşlar kadar ağaçlar kadar kabiliyeti olmayacak. Burada dinleyecek öte yanda saçacak sözlerinizi, onun için sakınacak sözü söylemeyin onların yanında. Dilinizi muhafaza edin diri. Allah şefaatına nail etsin. Onun için aman kardeşlerim, dudaklarınıza, dillerinize sahip olun.
Mezarda yakanların çoğu dillerinin yüzünden yatıyor. Dilleriniz ejderha olup da sizi sokmasın diyor Efendimiz yazan kana. Dil ejderha olur. Nice kimseler dillerinin yüzünden yatıyor. Şuraya Yedik yer köyde bir arkadaşın namusuna, eniştesi. Orada bağı keserken, misal vereyim bağ keserkene Buyur enişte üzüm ye demiş, ben o üzümü ne diyeyim demiş. Allah'ın ne demek olduğunu, ben o üzümü ne diyeyim Kocasına haber veriyor. Ha senin namusundan yakınlığını istiyor o demiş. Ben o üzmendim hatırıma öyle geldi demiş. Alçak namussuz adam demiş. Ben o üzümü ne diyeyim demiş. Manasını çıkarmışlar ki çok kötü çıkıyor. Akşamla yatsa arası göbeği demiş kalbinin üstüne çak! Benden ekleş döndüğüyle yıkıldı diyor. Kazım vurdu, Kazım vurdu. Burada ihtilaf var ya. Kazım vurdu, Kazımcağızın suçu yok. Kendi enişteleri gayri vurmuş.
Demiş ki, Kazım'i aramaya yapmışlar mavilerin ellerinden eline, zavallı çocuğun hiç suçu yok, samaninin köşesine girmiş, yetiş üst lazım yetişirim diyordum o tarikatta yani müfşitleri yetişir böyle günde. Yetiş üstadın elini yok diye ne vuracaklar diye ağlamaya başlayınca ölü yeniden sağıldı diyor. Kimseye bühden etme beni, gaının vurdu. Öyle böyle diyordum, huylandılar beni vurdu diyor, geriye öldü diyor. Öldüydü diyor, geriye dirildi, dedi geriye öldü diyor. Köyümüz mü kardeş neler olmuş dünyada. Onun için dilinize sahip olun, yareni geleceğim derken işi öteyeine atan bir kurşunun kölesi olun geçen gün, organı olun gidin. Onun için dilinize sahip olun diyor. Meclislerde büyük zaatların yanına deavat ederlerse, onların yanında elinize, boğazımıza dikkat edin. Yani yemek yerken terbiyesiz şekilde yemeyin. Lülevınca, lokmanız küçük olsun.
Önünüze bakın, az alın, üstümüze dökmeyin, bir deri yemek yemeyi belleyin. Ta bunu vasiyet etmiş. Lokman aleyhisselama dört bin Enbiya. Ondan sonra ne vasiyet etmiş? Edilmiş? Dördü bitti bunların. Ondan sonra iki şeyi hiç unutmam. Ben de size vasiyet ediyorum, iki şeyi hiç unutma. Neyi efendim? Birisi, ölümümüzü hiç unutmam, ölüm insanı irşad eder. Ölümü tefekkür ederken, kalbin dünyadan savur. Çok söz var buralarda. Yani günler cevab verilir buradan. Ben size kısa kısa vereyim de, yani bir şeyler alabilirseniz alın. Anladım efendim. İkincisi ne? Allah'ınızı hiç unutmayın. Allah şimdi hazır nazır. Şimdi bizim yanımızda hazır Allah, hazır, Allah nazır, bizleri görüyor Allah'ımızı. Görür mü hocam? Ne bileyim sen bilmez ama hayat, alim, Semi, basar, irade, kudret, kelam, tekvin. Allah'ımız bizi görüyor, Allah hazır, nazır Kuran-ı Kerim ile ispat edebilir mi?
Siz neredeyseniz ben oradayım buyuruyor Allah. Ashab-ı Kerim, otuz üç Hacl-i Velid, damarınızdan da yakınım ben size. Onun için namaz kılarken, zikrullah okurken Allah'ım görüyor gibi böyle okursanız büyük tesir olur. Allah'ı unutmayın diyor. Dört bin nebinin vasiyeti bu. İki şeyi unutmayın, Allah'a ölümü unutmayın. Dünya muhabbetini kalpten çok çıkarıcı, ölümü zikredin, ölümü hatırlayın. Ders alan, evrak alan kardeşiniz varsa, daha evradını okur okumaz ölüm tefekkürü. On beş dakika nasıl öleceğim, kabirde suala nasıl cevap vereceğim, kabirden hangi surette kalkacağım, Defterim hangi taraftan gelecek? Mizanda sevabım mı ağır gelecek, günahım mı? Muhammed Mustafa mizanın sağında duracak? Niye böyle kıyaldın ümmetim? Utanmadın mı da böyle geldin, ne ettin o koca dünyada iş ile gücüyle harıl harıl çalıştın da niye diye ölümü düşünmedin diyecek.
İki fırkaya ayrılacak, iki fırkaya ayrılacak, ikinci reisi cumhur da diyor, benim en çok korktuğum diyor. Yine ünlü derlerdi onun ismine, benim en çok korktuğum günün biri gelecek, dinliyle dinsiz ayrılacak, o zaman dinliler galip gelir, benim en büyük korktuğum o, Onun için ben onları partilarda oyalayacağım. Böyle oyalayıp oyalayıp bildirmez edeceğim. Din adamları birbirinin düşmanı olacak. Senin partın ayrı. Dinimiz var bizim, partımız yok yahu. Anla dinimiz var. Şu konuşan havanın partiyle bir alakası yok. Allah ile alakası var. Kardeşlerimi, bütün dindar, kardeşlerimi. Müminin müminin kardeşi olduğunu duyuracağım. Vallahi cennete giremezsiniz. Peygamberimiz yemin ediyor vallahi cennete giremezsiniz. Ne diyor ya Rasulallah? Diyinceye kadar cennete giremez bir adam. Kafirler cennete giremez bunun için. İstese binlerce elektrik ne ihtiyacı etsin. Füzelere geçsin, olmaz.
İlle bu şehadet kelimesi olacak öyle girecek. Vallahi kamil mümin olamazsınız diyor Peygamberimiz. Ne diyor Ya Resulullah? Birbirinizi sevmedik ya. Bütün cin alanından huylanıyorlar, bunlar selamet zannediyorlar. E tabi bizde selamettik. Yani İslam selametin değil. Bunu böyle gören bir vakit namaza gelen adam, cağımızdan daha biter bakıyor bize böyle. Ha hainanlar bu Sakallı huyunuz lillah diyor. Haşa bekarlar, böyle din adamdan bul, geberayı savunmuşlar. Partinin için Allah'ınız birleşin diyor. Vallahi kamil mümin olamazsınız diyor. Birbirinizle kucaklaşıp sevişinceye kadar. Çocuğum, yavrum, kardeşim, din yap. Kardeşim, Allah rızası için şu partiyi neyi bırakalım. Allah rızası için biz sevişmeye başlayalım. Bizim bozuldu, ne bozulur. O bir şey değil ama Habbli Metin-i Hakk olan Kuran-ı Kerim'de birleşirsek hiç kimse bizi yıkamaz, ve uçuramaz. Allah cümlemizi ıslah etti Ya Rabbi.
İrşad etti Ya Rabbi. İki şeyi unutulun geçsin diyor. Vaziyet ediyor dört bin nevi. İki şeyi de unutulun geçsin. Onun onun sekiz oluyor. Neyi unutayım? Kime bir iyilik ettin ise onu unut geçsin, kimsenin başına kırpma. Yani filan zaman sana şöyle harçlık vermedim miydi? Yokluğa düşünce şöyle etmedim miydi? Dedin mi kırk sene iyilik etsen o dediğinde kırk senelik birden mahbuluk gidiyor. Anladınız mı? Aman başa kalkıcı olma. Ben daha iyice anlayamadım. Yani o verdiğini ümit edin. Peygamber efendimiz ben kötülük edenlere iyilik ettim diyor. Biz kötülük edenlere kötülük ediyoruz. Olmaz bu, Peygamber ahlaklı olmaz insan. Yani kendime diyorum. Peygamberimiz Muhammed kim daha çok hayırlı ya Muhammed? Tüm hayırlı halim selim olan, daha yumuşak tabiatlı, ahlak-ı güzel. Peygamberimize en efdal ümmetinin haberi de öyle olalım.
Halime Selim ahlak-ı güzel evindeki ailesiyle hoş geçinen ümmetimin en efdalı. Ailesinin yüzüne de gülüyor, yavrularına da gülüyor. Evin içerisinde bir neşhe var. Ahlake yumuşak, daha yumuşak. Böyle kimse en efdal. Bak gece sabaha kadar namaz kılanı demiyor. Gündüz Arşivadan oruç tutanı demiyor. Haklahı güzel olanı diyor. Ben şuraya size bir cümle yapayım bitireyim Hadis-i Şerif ile. Sılman gataak, Öyleyse bu dört tanecik şeye sahip olalım, biz de peygamber ahlaklı olalım da cennete girelim. Neu efendim bir Arapçasını Türkçeleştireler. Acele, sımankatı ak, sıla gitmeyen, evinize gelmeyen akraba din kardeşlerinin evine siz gelmeyene. Hurbakana nasıl varalım? Ey nasıl peygamberin ahlakın olup da cennete gireceksin? Hacı Abdullah kardeşimle beraber çarşıya inerek biz, böyle bir düşünür kim bize gelmiyor? Allah husuma değilim, haydi girelim.
Esselamu aleyküm, ve aleykümüsselam işte biz olacağız da filan. Sarmaş açtın oluyor adam yine. Sağ olun, do olalım. Sevgili dostlarım, kardeşlerim, bunu olsun teyple iyice tespit etsin, tek tek tek dinleyin, Peygamber ahlaklı olalım. Size kim zulmedense siz onu affedin diyor Peygamberim. Zulmedenleri ben ahk ettim. Mehkenin Beytullah'ın eşiğine dinince Ebu Susyenler, o Hint, Hz. Hamza'nın çiğneyenler, bütün o vahşiler neler geldiler. Ya Muhammed, bize ne yapacaksın Ya Muhammed, hepimizi doğrayacak mısın Ekrem? Hayır, Yusuf Aleyhisselam'ın giydiği gibi diyorum, kardeşleri, ya Yusuf bize ne yapacaksın? Sizin karşınıza getirmeyeceğim, sizi affettim çünkü sizin yere kurban gibi kattınız. Umuzu gibi rahattınız, on iki tane zindan beklettiğiniz bana peygamberlik kazandırdı, Efendimizin kalbinin içinde uysan kaptinyen doldu demem ancak Kartal denesi kadar olur diyor. Allah'ım!
Anam öyle şey verelim. Hadisi kudsisi buna şahidi kafidir ve şeyhini bir mertebe takdiri der ki eğer şeyhim olmasa, ruhi zamanda beni Rabbime iyi sal edecek şeyh yoktur. Ancak benim şeyhim beni Rabbime Rabbime vasıta olan şirk var. Fesimdi mevcuda bir sefer hali baştan ayağı kendi, müşahedesinden madum olduğu için halk gendiye levvidtiği halde cümle eşya kendi nazarında madum mesabesinde olduğunu binaen
Kaynak: Genel
Müminlikte Nasihat ve Peygamber Ahlakı | Mihmandar