Müminlik ve Zulme Karşı Duruş kaydında Şey. Salak Allahulazim. İla ahirla ilahe illallah. Müminler müminlerin gayrı kafirleri dost ittihaz etmesinler ve eğer bir kimse müminin gayrı, kafiri dost ittihaz ederse o kimse Allah'ın dostluğundan bir şey üzere değildir. Münafıklar şu kimselerdir ki onlar kafirleri müminlerin, dunununda, dışında dost ittihaz ederler. Kafirler indinde…
Müminlik ve Zulme Karşı Duruş kaydında Şey. Salak Allahulazim. İla ahirla ilahe illallah. Müminler müminlerin gayrı kafirleri dost ittihaz etmesinler ve eğer bir kimse müminin gayrı, kafiri dost ittihaz ederse o kimse Allah'ın dostluğundan bir şey üzere değildir. Münafıklar şu kimselerdir ki onlar kafirleri müminlerin, dunununda, dışında dost ittihaz ederler. Kafirler indinde…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 11 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Şey. Salak Allahulazim. İla ahirla ilahe illallah. Müminler müminlerin gayrı kafirleri dost ittihaz etmesinler ve eğer bir kimse müminin gayrı, kafiri dost ittihaz ederse o kimse Allah'ın dostluğundan bir şey üzere değildir. Münafıklar şu kimselerdir ki onlar kafirleri müminlerin, dunununda, dışında dost ittihaz ederler. Kafirler indinde ululukla izzet ve nusrat mı talep ederler? Kafirlerin yanında ululukla izzet ve nusratı mı talep ederler? Eğer böyle itikat ederlerse itikatları fasittir. Zira izzet-i hakikiye ve kuvvetli asliye ve galebe-i maneviyenin cümlesi Allahü Teala'ya mahsustur. Ashab-ül Nem. Ey müminler, kendi emsaliniz müminlerin gayrı, kafirleri dost ittihaz etmeyin. Zira kafirler sizden zarar ve fesat verecek şeyi men etmezler.
Ey müminler, kendi kardeşleriniz olan müminlerin dunununda, yani müminlerin dışında, kafirleri dost ittikaz etmeyin, kafirleri dost etmekle Allah Teala için aleyhinizde açık ve zahir beyyine hüccet kılmak mı murad edersiniz ve bu sebeple nefsinizi ateşe müstehak kılmak mı istersiniz? Ey müminler, Yahudi ve Nasrani, Yahudi ve Hristiyanları dost bittikaz etmeyin. Zira onların bazısı bazısının dostudur ve eğer sizden bir kimse onları dost bittikaz ederse, o kimse onların zümresinden ve Allah'ın sevmediği kullarından odur. Zira Allahu Teala zalim olan kavmi doğru yola isal etmez. Hazz-ı Sivasinin, bazıl-ı Sivasinin günah-ı kebire ve saire, yani büyük ve küçük günahlar, risalesinde ehli fısk ile ehli fısk isyankar. Bunun itikadi olanı var, ibadeti olan yönü var ibadetle, ahlakla.
Velhasıl yolunu şaşırmış Allah'ımızın kitabının celle celaluhu ve Resulü'nün sallallahu teala aleyhi ve sellem yolundan çıkmış gerçek hak, ilim ehillerinin dışında kimselerle huzur yani onlarla rahata ayırmak, günahı kebiredir, büyük günahtır denilmiştir. Kab'ul Ahbar'ın rivayetine nazaran Cenabı Hak azze ve celle iki kelimeyi ar şurRahman'ın altına yazdırdı. Birincisi bir adam iyilerin ameli gibi amel işlese ve fakat iyilerin amelleri gibi amel etmekle beraber kötülerle arkadaş olsun, onun sevaplarını günahlar kılıp o adamı kötülerle haşr eylerim, diğeri ve eğer bir adam da kötülerin ameli gibi amel işlese, sonra tövbe etse, kötülerin amelleri gibi amel etmekle beraber iyilerle arkadaş olsa onun günahlarını sevaplar kılıp o adamı iyilerle haşr eylerim. Habibim sallallahu teala aleyhi ve sellem.
Sen şu kimseleri gördüğünde onlardan itiraz etki, onlardan ayrıl ki onlar bizim ayetlerimiz hakkında batıl söze başlarlar. Onlar bizim ayetlerimizin gayrı başka bir söze dalıncaya kadar onlarla oturma. Eğer sana şeytan unutturmakla, onlarla oturmuş bulunur isen hatırına geldiğinde derhal meclislerinden kal. Kavmi zalimle oturma. Binaenaleyh bu ayet-i celileye nazaran Kuran-ı Azimüşşan'a ve bilcümle ahkam-ı şer'iyeye ta'n-i de, ona muhalif olan, zalimlerle sohbet caiz olmadığı ve hatta şeytan unutturacak olsa bile hatıra gelince derhal kalkma vacip olduğu anlaşılmaktadır. Ey iman edenler, eğer küfür ve inkar edenlere itaat ederseniz sizi gökçelerinizin üstünde, gerisin geri küfre çevirirler de dünyada ve ahirette büyük zarara uğrayanların haline dönersiniz. Hayır, sizin mevlanız, yardımcınız Allahu Teala'dır. Halbuki Allahutaala yardım edicilerin hayırlısıdır.
Binaenaleyh bütün işlerinizde ve bilhassa sıkıntıda olduğunuz zamanlarda Allah Teala'dan yardım talep edin. Zira düşmanların şerrini sizden defedecek O'dur. Ondan gayrı bir Mevla yoktur. İtaat ile murat onlarla müşaveredir vesair hususatta emirlerine itaattir. Ayetteki hüsran, dünya ve ahirete şamildir. Yani dünyada hüsran, kafirlere itaat ve tezellül ve düşmana arz-ı ihtiyaç etmek gibi şeylerdir. Düşmana boyun eğmek enva'ı zilleti camidir. Bütün inginliğin hepsini içerisine alandır. Ahirette hüsran, ahirette kahrolmak, cehenneme girmek ve cennetten mahrum olmaktır. Amr ibn-ül Cemuh'dan Ahmed rivayet eder. Peygamberimiz sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimiz buyurmuşlerdir ki abdin yani kulun muhabbeti ve buğzu fillah Allah için olmadıkça iman onun hakkı sarihi olmaz. Hub ve buğzu, sevgisi ve buğzu Allah için olduk da o vakit velayete Hak Teala'ya müstahak olur. Allah onun dostu.
O da Allah'a dost olur. Diğer Hadis-i Şerif'te bir kimsenin sevgisi ve buğzu vermesi ve vermemesi Allah için olduğu vakitte imanı kamil olmuş olur. Ve dahi Deylemi rivayetiyle Hadis-i Şerif'te gelmiştir. Ehl-i masiyet yani isyan ehli buğz yani günah ehillerine buğz eylemekle, Allahu Teala'ya tekarrib edin, yaklaşın ve onlara suht eylemekle, gazap eylemekle rızayı Hak Teala'yı iltimas edin ve onlardan baib uzak olmakta Hak Teala'ya karib yakın olun diye buyrulmuştur. Eğer kafirler, fasıklar Hak Teala'nın a'dası, mevuzu, Cenabı Hakk'ın düşmanı ve buğz ettiği olmasalar idi, buğzu fillah Allah için buğz, vacibatı dinden olmazdı Ve efdal-i mukarribat Allah'ımıza yakınlık ve müştek mili imandan imanın kemalinden olmazdı. Ve velayet ve rıza, ve velayet ve rıza ve kurbi hak Allah'ımıza yakınlık Sübhanehu'nun husulüne sebep olmazdı.
Ebu Nuaym hilyesinde İbni Mesud'dan rivayet ettiği Hadis-i Şerif'te şöyle gelmiştir. Enbiya aleyhisselamdan bir peygambere vahyolunup zamanında mevcut olan bir abide varıp tefhim eyledi ki dünyada senin zühdü inkıtaın ukba'da rahat-ı nefsin içindir. Dünyada senin zühtü inkıtaın yani dünyaya meyletmemen ukba'da rahatı nefsin içindir. Cenabı hakk'ın senin üzerine olan amelini tahsil eyledin mi dedik de abid, ibadet eden zat, o amel nedir deyince cevaben evliyaullah'a muvalat, Allah'ın dostlarına sevgi, itaat ve muhabbet ve a'daullah'a, Allah'ın düşmanlarına düşman olmaktır. Ehli hak ki mahbubun dostlarına muhabbet ve düşmanlarına adavet olmak muhabbetin gereklerindendir. Sadık bir 7 dostları kendi nazarında ne güzel görünür ve düşmanları da ne kadar çirkin görünür. Bu mana mecazda dahi zahirdir.
Bir kimse kimin hakkında muhabbet davası ederse, eğer onun düşmanlarından teberri eylemediyse, Allah'ın düşmanlarından uzaklaşmadıysa makbul değildir. Teberri etmezse, uzaklaşmazsa onu münafıklardan başka bilmezler. Talib-i Hak celle ve alaya bu teberri zaruri lazımdır. Talib-i Hak celle ve alaya düşmanlarını düşman bilmek gereklidir. Hak Teala ve Tekaddes Hazretleri buyurur ki, es-sal-ü Her kim kafirlere dostluk ede, o kimse Hakk'ın dostluğundan hiçbir şeyde değildir, yani Hak Teala'nın dostluğundan tamamıyla sıyrılmıştır. Çünkü dostluk ile muadat bir şeyde cami olmaz. Her kim ki Sübhanehu ve teala Hazretleri'nin muhabbeti davası üzerindedir fakat onun düşmanından uzaklaşmamışsa o kimse davasında kaziptir, yalancıdır.
Bu hususta bazı müfessirler demişlerdir ki o kimse hak dininden bir şeyh üzere değildir, hiç dini yoktur ve her kim ki dinden bir nasiptir, nasibi yoktur, Allah'ımıza yakınlıktan ve onu tanımaktan nice nasiptar olabilir. Es'aimile ve yuhaldirukümullahu nefse Allah size asıl kendinden korkmanızı emreder ki düşmanı olan küffara, kafirlere zatınızdan muallat, dostluk, sadır olmak sebebiyle demektir. İşte bu tehdit-i azim, bu büyük tehdit nehyyolunan yasaklanan şeyin kubbuna, çirkinliğine delalet eder demişlerdir. Esselamü hatta tükminu billahi vahte İbrahim'de aleyhisselam ve onun maiyetinde bulunanlar da sizin için hakikaten güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine biz sizden ve Allah'ı bırakıp da tapmakta olduğunuz nesnelerden katiyen uzağız, sizi inkar ettik. Siz Allah'a bir olarak iman edinceye kadar bizimle aranızda ebedi düşmanlık ve buğz belirmiştir demişlerdi.
Esayible, feariz ammen tevelle andidna ve lem mürit illa hayat et dünya. Salık Allahu alemü bil menihteda. Salık Allahu alem. Ey ekramerrusül sallallahu teala aleyhi ve sellem, İraz et, ayrıl şu kimselerden ki o kimseler zikrimizden ayrıldı ve yüz çevirdi ve o kimse murat etmez ancak dünya hayatını ister. İşte şu dünyaya şiddetle meyil ve rağbet etmeleri onların ilimden gelişmiş oldukları mertebedir. Bu ayet-i celilede Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin kafirlerden ayrılmayı emir, ümmetine dahi emirdir. Binaenaleyh, kemali gaflet ve nisyan ile himmetini dünyevi ve nefsani arzularına has ile zikrullah'tan ayrılan fasıklardan ve Kuran'ın, Kuran-ı Azimüşşan'ın ahkamından, hükümlerinden, ayrılan fasıklardan ve Kuran'ın ahkamından ayrılan kafir ve münkirlerden sühayı ümmetin, ümmetin salihlerinin ayrılmalarını amirdir, emirler.
Faziletlici, en üstünü sen Cenabı Allah'a ve yevm-i ahirete iman eden müminleri Cenabı Hakk'a ve Resulullah'a muhalefet eden kimselere muhabbet eder bir kavim olarak bulmasın. Velev ki o muhalefet edenler müminlerin babaları veya evlatları ve biraderleri veyahut veyahut kavmi kabileleri olsa da yine muhabbet etmezler. İşte şu Allah'ın düşmanlarına muhabbet etmeyen müminlerin kalplerine iman yazıldı. Allahu Teala ehli imanı kendi indinden, kendi huzurundan, nuru kalple, nuru basiretle takviye buyurdu. Kalbine nur, gönlüne nur, gözüne nur, onunla güçlendirdi. Allahu Teala o müminleri altından ırmaklar cereyaniden akan cennetlere girdirdi. Onlar ebedi cennette kalıcı oldukları halde onlardan razı ve onlar da Allahu Teala'dan razı olurlar. İşte kafirlere muhabbeti terk eden müminler Allah'ın sevgili kulları ve cemaatidir. Ahgah olun, uyanın.
Uyanık bulunun ki ey müminler Allah'ın dostları ve cemaati ancak felah bulacaklardır ve felah bulmak kurtulmak ancak müminlere mahsustur. Esselamü. Ey müminler, eğer babalarınız ve kardeşleriniz küfrü, iman üzerine tercih ve ihtiyar ederlerse onları dost kabul etmeyin. Eğer sizden bir kimse onları dost kabul ederse, işte o dost eden kimseler zalimlerdir. Zira kafirlere mukarenetle, onlara yakınlaşmakla nefislerine zulmetmişlerdir. Çünkü yakin olan kimselere onların küfür ve dalaleti sirayet eder, tesir eder ve bilhassa akrabanın akrabaya tesiri daha ziyade olur. Fakri, Razi ve Hazinin beyanları ve çile bu ayeti celileden murat müminleri kafirlerden ve münafıklardan hiçbir ferd ile dostluk etmekten nehydir. Yani hiçbir mümin, hiçbir kafiri ciddiyetle dost kabul etmesin. Velev ki o kafir müminin, o kafir müminin anası, babası ve biraderleri gibi yakın akrabasından olsa bile demektir.
Ceza Sure-i tövbenin diğer ayeti celilesinde essagna, Ey ekremerrrusül, akrabasının firkatine dayanamayarak, hicretten çekinen kimselere sen de ki ey müminler, eğer sizin babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, zevceleriniz vesair akrabanız, kavumu kabileniz, kazanmış olduğunuz mallarınız kesat, arız olmasından, korktuğunuz ticaretiniz ve süknasından razı olduğunuz evleriniz eğer size Cenabı Allah'tan ve resulünden ve fisebilillah düşmanlarınızla mücadeleden ziyade muhabbetliyse hakkınızda emri ilahi gelinceye kadar gözetin ki emri ilahi geldiğinde ne olacağını bilirsiniz. Tahkrik Cenabı Allah kavmi fasıkine, fasık kavme hidayet etmez. Yani sizin için pek sevgili olarak ayeti celilede sayılan şeyler Allahutaala ve resulünden daha ziyade sevgiliyse sizin üzerinize azabı icap eden emri ilahi gelinceye kadar akıbeti emre intizar etmek üzerinize vaciptir.
Bu ayeti celile din uğrunda görülecek meşakkate ve dünyaca terettüp edecek bir cümle mazarratlara, sıkıntılara tahammül etmek lazım olduğuna delalet eder ve insan için dini uğrunda her şeyi, yani malını, canını fedaya hazır olmazsa akıbet, vahametten, yani sıkıntıdan, kahrolup gitmekten hali olmayacağına dahi bu ayeti celilede işaret vardır Çünkü cenabı hak bu ayette eğer şu umuru dünya size dinden daha ziyade muhabbetli ise akıbet gelecek belayı gözetin, buyurmuştur. Bu ise umur-ı dinine ait olunmadığı, bu umur-ı dine riayet olunmadığı surette her türlü tehlike mevcut olduğunu beyan etmektedir. Tefsiri Taberi'nin beyanı vechine bu ayet I celilede babalarına ve kardeşlerine şefkatlerine binaen. Hiç babalarına ve kardeşlerine şefkatlerine binaen, hicret etmeyenler hakkında nazil olmuştur.
Binaenaleyh bu Ayet celleye imtisalen memmalik-i ecnebiyyeden memleketimize hicret eden mümin kardeşlerimize yardım eylemek bizim için bir İslami vecibedir. Siz zalimlere meyletmeyin ki vücudunuza ateş yapışmasın. Halbuki Allah'tan gayrı sizin dostunuz yoktur. İnanalı zalimlere meylettikten sonra hiç kimse tarafından yardım olunmazsınız. Fahri Razi, Hazin ve Kaidinin beyanlarına göre ashabın vela terkenu illa, azıcık meyil ile kalpte muhabbet etmek, azıcık bir meyil ile kalpte kalpte bir meylin bulunması muhabbet etmek manasındadır veyahut onların zulümlerine rıza göstermektir, buna nazaran manayı ayet. Zalimlere kalbinizde muhabbet eder ve zalimane işlerine rıza gösterirseniz cehennem ateşi sizi yakar, şu halde onlara muhabbet etmeyin ki ateş sizi yakmasın. Eğer yakarsa sizi kurtaracak Allah'tan gayrı bir dostunuz olmadığı gibi bir kimseden de yardım görmezsiniz demektir.
Veyahut onlara müdahale edip dalkavukluk yapıp zalimane emirlerine itaat etmeyin demektir. Zulüm cemi dinlerde haramdır. Zira insanların nazarında makbul ve alemin intizamına hadim olan adaletin zıddı zulüm olduğu cihetle alemin harabetine yok olmasına milletlerin inkırazına ve zulüm sebep olduğundan zulmetmek şöyle dursun Cenabı Hak azze ve celle hazretleri zulmedenlere meyletmekten dahi nehy buyurmuştur hadis-i şerifler. Ebu Davud'un Süneninde Sehli İbni Muaz radiyallahu anh'ın rivayetine göre Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuştur, her kim ki bir mümini bir münafıktan himaye eder korursa kıyamet günü Cenabı Hak bu himaye eden müminin vücudunu cehennem ateşinden sıyanet için bir melek gönderir. İbni Abbas radiyallahu anh'ın kitabı tevbihinde rivayetine nazaran Resulü Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şu Hadis-i Kutsi'yi beyan buyurmuştur. Cenabı Hak, Hz.
Ve celle Hazretleri izzetim ve celalim hakkı için, eninde sonunda zalimden mazlumun intikamını alırım diye buyurduğunu rivayet etmiştir. Ramuz hadislerinden ve galen Nebi'yü sallallahu aleyhi ve sellem men meşe ma alimin fakat ecrama yakulullah inna minel mücrimine min tekimu. Kim zalimlerle yürürse, böyle adım atıp giderse değil, o onlarla fikir olarak, düşünce olarak bir olursa muhakkak hata işlemiş olur. Allah'u zülcelal Hazretleri buyurur ki ben azimüşşan mücrimlerden intikam alacağım. Ve galen Nebi'yi sallallahu aleyhi ve sellem men meşe ma valimin liveaniyehu. Ve huve ya'lem ennehu valimun fakat harece minel İslam, Sarıka Resulullah. Kim ki zalim olduğunu bile bile liaynihyi zalim olan birisiyle yürürse aynı fikir, aynı düşünceye dalarsa muhakkak İslam'dan çıkmış olur. Elhamdülillahi Rabbil alemin El Fatiha.