Elhamdülillahirracim bismillahirrahmanirrahim. Edeb suresi diye haber verilen Hucurat sure-i celile-i cemilesinde Rabbimiz ey müminler sizden bazınız bazınızı istihza etmesin, alaya almasın. Zira ki istihza edilen alaya alınan kimse alaya alan kimseden hayırlı olur. Çünkü inşallah, Cenabı hak yanında hayırlı olan kimseler azdır ve gizlidir. Binaenaleyh zahirde fakir ve sefil görünen kimseyi elbisesi, yeni olanın veya zengin ve ehli servet olan kimsenin de servetine ve varlığına mağrur olup da fakir olan kimseyi hakir görerek istihza etmesi, alaya alması caiz değildir. Okul dönemimde bir hadise oldu, bunu hala unutmam. Gençlerdi, böyle yaşlıca birisiyle alay edildi. Birkaç defa bu kötü muamele yapıldı, o kimse bir söz söyledi. Dedi ki gencin güzel bir yüzü vardır, hakikaten imrenir insan, fırıl, yaşlının da güzel bir ruhu vardır, dedi.
Huzeyfe radiyallahu anh'den rivayetle sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz buyurmuştur ki Nemmamlık, havulculuk edenler cennete dahil olamazlar. İnsanlar arasında söz getirmek, fesada sa'y etmek, iki müminin arasını bozmaya çalışmak günahı kebirdendir, büyük günahlardandır. Bu konuda büyüklerimiz şunu ifade ediyorlar. Büyüklerden bir zata bir başkasından söz getirirler. O da der ki sen bana ondan bu sözü getirdiğine göre benden de alıp sen ona başka bir söz götürürsün der. Eğer bunu diyebilirse bir kimse, hoşafın yağı kesildi derler ya, bu tamamen bitme noktasına gider. Sen bana söz getiriyorsun ama benden de alır ona götürebilirsin diyebilmek. Bu esasları pek tanıyamadığımız için Kuran-ı Kerim'le olan münasebetimizin zayıflığından dolayı bu sıkıntılar zuhur ediyor. Yoksa Kitabı Kerim'in de cenab-ı hak her konuyu ele almıştır.
Eğer nemime, nemime kolculuk helaldir diye itikat ederse asla cennete dahil olamaz demektir. Yahut duhur I evvelin ile cennete dahil olmaz demektir. İlk cennete giren kimselerle giremez. Meğer ki tevbe etmiş olması lazımdır. Muaz radiyallahu anh den rivayet edilmiştir. Innen nem ma Mine yuhşarun ala suretil grede Kıyamet gününde nemmamlar kovdular maymun suretinde haşrolunurlar. Bir de daha ziyade sure-i celile-i cemile insanlar arasında münasebeti, sevgiyi ve muhabbeti oluşturmayı ifade buyurur. Bu muhabbeti darbeleyen hususlardan birkaçı da şunlardır. Hadis-i Şerif, Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz buyuruyorlar. Kefe bil merim minel kirbi ismen, en muhaddise biküllima semaa, salıka Resulullah. Kişinin her işittiğini söylemesi, yalandan mütehassıl, günah bakımından kendine yeter. Çünkü şahit ve ispat olmadığı için. Yine Hadis-i Şerif'te tuba limen şelalehu aybuhu an yuu bin nas.
Kendi ayıbını, kusurunu görmesi, başkalarının ayıplarını görmesinden ve aramasından şahsını alıkoyan kimseye ne mutlu buyrulmuştur. Hacı Hasen Efendi, Gaddesallahu Sırra hakkında Sami Efendi Hazretlerine olumsuz sözler girer. Hane halkı da bundan rahatsız olur. Buyururlar ki kendisi zaten bir İslam hukukçusudur, iki taraf dinlenmeden verilen hüküm yanlıştır. Bir Hasan Efendi'yi dinleyelim, acaba dinen doğru mu değil mi buyururlar. Huzuruna geldiği zaman tabii Allah'ın büyük bir velisidir, gönül gözleriyle iç alemini seyreder. Bütün letaiflerini sanki bir oda gibi dolaşır. Kendi ifadelerine göre kapının eski usulle söylüyorum zembereğine basın, içeriye girilir, dolaşıldığı gibi mübarek ayaklarının tıkırtısını duyar gibi oldum. Sonra ruh, sır, hafi, akfa bütün dolaştılar. Sonunda da elhamdülillah, la Yehafuna levmete laim.
Buyurdular ki hınayanın hınamasından çekinmeyin, siz bu ilahi görevinizi yerine getirin. Bilen bir kimse için öyle. Hemen vay bana bu mu söylendi deyip hareket etmeme, çoğumuzun bencildelerim diye söylemiyorum dikkat edeceği bu sure-i celile-i cemile'dir, El Fatiha.