Euzubillahinnüşşeğintanurracim Bismillahirrahmanirrahim. Hacı Hasan Efendi Hazretleri, Haddesallahu Sırra buyuruyor ki akıl baliğ olmadan önceki yaptığım hatalar gözüme Erciyes dağı gibi görünüyor. Bu akıl baliğ olduktan sonra değil, akıl baliğ olmadan önce söylüyor. Halbuki o zaman belki mesuliyet durumunda yok, temiz hali müstesna. Mümin kimdir? Allah'ımızın birliğini tasdik ediyor. Murakabe-i Ehadiyet. İşte bundan geçmem lazım daha büyüte, bu Vahidiyet vahdaniyet sıfatını yaşayabildik mi? Geçirsinler bizi, daha bir üst mertebelere, daha biz emmareden kendimizi kurtarabildik mi, bunu düşünelim. Levvameden kurtulabildi mi düşünelim. Evrad ve ezkarım bunların yükselmesi değil iş, ahlakın yükselmesi. Ne demek Cenabı Hakk'ın vahdaniyetini doğrulamak, tasdik etmek, onun vahdaniyetini tasdik etmek her şeyde birliğini müşahede etmektir. Kesrette vahdete ayırmak, vahdette kesret.
Tabii bilenler anlamışlardır, bize de Cenabı Hak lütfetsin. Bir sıfati sıfatlarında ve kemalatihi olgunluğunda ve sadekabitenzihizati lil aliyyete an temsil ihabil'oku. Bir kere Cenabı hakk'ın birliğini, onun zatını aklıyla katiyen göçmesi mümkün değildir. Onu hiçbir şeye benzetemez, onu hayal edemez, mümkün değil. Hayalinde olan değildir O. Ancak sen kendini nasıl vasfedersen sen öylesin diyebilmektir, Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz'in mübarek dilleriyle. Mümin kimdir? Mümin Bişru fi ve şeyhhi, böyle azgın bir sima değil. Mahkeme duvarı diye bir şey bilmezdi, bilmez. Çünkü Acazen efendimizin kulübünde biz böyle bir şey duymazdık. O da bugünkü dille ilahiyat, bize yüksek sememiz. Biri diğerine dedi ki, bugün nedir dedi. Şehren hapishane duvarı mı dedi, mahkeme duvarı mı? Hangisi olabilir acaba? Mahkeme duvarı gibi olmuştur. Demek ki çehrenin azgınlığı için kullanılan bir tabir.
Yüzü içkündür. Bundan büyüklerimiz çok rahatsız olurlar. Bir tanesi için büyüklerimizden buyuruyor ki Karşımda çehren azdırma. Şöyle görmeyeceğin bir tarafa geç. Hani onlar, tabii yerine göre bu, beş, üç bir çehre istiyorlar. Yüzünde bir tebessüm, bu yapmacık da olmaz. Çünkü içinden nur olacak olursa gayri ihtiyari onun yüzünde tebessimler belirir, Gayri ihtiyari ve nur şeklinde zuhur eder o, nur şeklinde. Ve hüznuh fi kalbi Kalbinde de mahzuniyet var. Ahiret mahzun. Ve sonra saldırı da yani gönlü de çok geniş. Nefsini çok düşük görür. Ve yekrahur rifa. İşte ben sohbet ettiren bir kimseyim, bana saygı duysunlar, bu gibi düşünce yok. Ben sohbet ettiren bir kimseydim, beni neden görevden aldılar? Görev dindir, imandır, İslam'dır, Kuran'dır. Biz ona ne kadar yapışabilirsek kıymetimiz, derecemiz o kadar, hasıl o. Biz İslam'a hizmet edeceğiz, nefsimize hizmet etmeyeceğiz.