Araya gitmeyeceğiz. Allah izin verirse bunların mükafatlarını göreceğiz inşallah. Ta kitabımızda yer çok. Şurayı da okuyun size. Diğer hadisi şerifle. Şurayı da göstermekte müminlerin bir vücut gibi olduğunu görürsün. Hepsi bir vücut gibi birbirinin yardımına konuşur kardeş. Ondan sonra bu vücudun bir azası, mustarı olduğu takdirde tılsım diğer kısımlar da uykuyu kaybedip. Ataşlar içinde onun itirafını duyarlar diyor peygamberimiz. Şurada bir vihtilları ya. Şöyle bir pedik kaldık. Sabaha uysun. Ne oluyor? Bir çivi canım yat buyur. Uyutmuyor hocam. Nereye uyutmuyor? Yapsan uysana. Sızdır kadınlarından cep zor. Böyle bazı şiddetli sızlar hepinizin başına gelir. Kardeşin başına giriş geldi mi vücut birbirine yüklü olduğundan. Sen de onun gibi sızlamaktan kamil yüzünü gelirsin. Yan baş bu. İnan biz kardeş olduyduk. Kla olmuştuk.
Kardeşliği o kadar ilerlemeye götürdük ki bir saat ayrılırsak bir ay ayrılmış gibi gelirdi. Hepimizden yemin de söylemek yalan olmazdık. Bir gün ayrılırsak bir ay, bir ayağını tak senelerde ayrılmış gibi olur Ve gördüğümüz zaman kucaklaşır ağlaşırdık böyle. Hadi ikimiz beraber çalışıyoruz. İkimiz diyorum orada neler? Hamza karnım ağrıdır. Kanaatim olsun. Yemin etmem vallahi bilmem benim aletim. Kolundan deve yemin etmek kanaat olsun. Karnım düştü. İçinizin karnı beraber ağrır. Dişiniz beraber ağrır. Bir konuşun da bakın. Bir devişim de bakın Şahin Nakşibi bende efendimizin bir itip baş parmağında yara çıkmış. Ahırı yürümüş. Bütün ihbar baş parmağını sarmış. Gelmişler. Kendi göstermemiş. İnandı parmağınız. Efendim parmağına yara ne yok ya? Bir sızı geldi. Sız vız vız vız'lıyor. Bana ne kadar bağlı evladımsınız yavrum diyor. Benim parmağım yara oldu bak diyor.
Benim ızdırabımı da siz beraber çekiyorsunuz diyor. Duydunuz mu? Birisi derişim birisi değirmene gitmiş. Köylüyü haber veriyorum. Sizin burada olmaz. Değirmenden gelirken kış günü çatır bu. Ayağı kayarsa ayağı kayınca elinden aklına düşmüş dermiş. Tepelen tırnağına suya gömülüp çıkınca çağırış çağırış, dökülmüş. Z akıntılar dayanmış gibi vücudun bütün efendi hazretleri, efendi hazretleri otlucanımızın birisi ismi hatırıma gelmedi. Hemen yakağımı yedin demiş. Sıvaları yaktın. Umoyuyorum ben demiş. Hemen yakayım üst üste. Pattanıyorsun. Bakmışlar ki tepeden bir nane bul. Ulen diyor. Öldün, buldum. Yanıyorum diyor. Yanıyorum ben demişti de bırakın beni. İçeriye gir. Efendimiz demiş ki getirin içeride soyun. Koyu elbisele bir giyin, ben ısıcağımı çın ona versin, sonra aldım demiş. İhvanımızı biz böyle kaydırırız demiş.
Ben burada hep Reşat aynı hayatta gördüğüm şeyler kardeş teşrif ettiğinde Ali batdağ da Mustafa Efendi'nin en iyiliğinden tatil oldu. Yeri şurayı gelirsen şu ana kadar dardı. Kayserinin ihvanı hep ayakta kaldık böyle. Dedim Mustafa Efendi bir büyük odamız yok mu dedi. İşte ihansılmadı buraya. Efendim çok büyük bir odamız var ya kış günü kar böyle. Ne ezdiği ataş var. Ne heykelesinde can var. Birkaç pencere can kırık. Ne soba yanmışa. Sen ter orayı hafızı hafif ve hıfzeder bizi dedi. Böyle bir hal geldi de kendine oraya vardık götürdük ki soluk böyle kıvrak ediyor bana hakkını korkmuyor. Soğukta soluk böyle fışkırır ya. Her kimseden korkmuyormuş. Birader benden korkuyormuş. Yani basır rahatsızlığına soğuk yere oturuversin mi? Hemen fitil gibi tutarım. Baybasız peynir onu. Çok rahatsın. Oraya oturunca ben dur. İnanmıyorum lan dedim. İnanıyorum çocuğum.
Bakmışım iş benim buralarında neyle ter tepebiliyor. Su dökülen ter gibi. Kış gününde ter. Bütün yıkman yanıyormuş o günü. Yani o soğuk yerden. Biz efendilerimizi anlayamayız. Onları takdir edemedik. Yani bir gün zirveye var. İn demiyorsun. Sırrını ifşa edemeyiz ki orada. Darılır bize. Darılır bize. Allah onu ben bir kudret yedi altında gizlenmiş. Nasıl haber vereyim ya? Onun için kardeşlerim bizim kardeş olarak sevgi ve muhabbetimiz öyle olmalı ki diyor dışini sızalım mı? Peygamberimiz buyuruyor. Hadisleri kurtarır, okuyayım size rahmet edin derim. Bakın hadis suralarda kefenimiz yazmış. Onun için Kürt Lepistesleri okuyorum. Daha çok şey aktarabilir miyim diye. Daha oku efendim sen. Yüzbinler birbirine kenet veren cüzülerden meydana gelmiş bir bina gibidir. Müminler şu binayı düşünürsek burun gibiler diyor. Kireç var. Çimento var. Taş var. Ağaç var. Demir var.
Hiçbiri iyi cinsten bir araya gelince böyle bina olmuşlar. Müminler bin araba taşı döksen bina olur mu? Bir muhterem üstat gelip de onu bir araya yapmayınca üstadımız bizi tutup tutup da geliplere koymayınca biz bina olabilir miyiz? Onu niye birbirimizi bırakıyoruz biz? Temel başına benzer Müslümanlar işte hadisi şerif şöyle kemer iki tanesini atsan bütünü büz gıcır uçar. Birbirini kenetlemiş. Arkadaşlarımız birbirini kenetlemiş. İster Yahya olsun ister Konyalı olsun ister Ankaralı olsun ister ister Pakistanlı olsun her yüzden var ya biz birbirimize bağlanmışız Allah coşuz. Allah bizi o bağdan gezmesin. Efendim ya işte kimse diyor ki Arap diyor. Demir de Arap. Arap Tuna, Arap Tuna bütün şurayı düştüğünden uçurmayan demir. Bana böyle Arap kaynaşlarını şuna bak inek gibi tutmuş. Böyle demir tuttu, Çinuntayının demir tuttu kumura koydular içine.
Kimimiz çağın, kimimiz kum, kimimiz demir, kimimiz ana, hiçbirimiz bir şey. Bir araya geldik böyle kardaşmış. Bunu herkes bize bu şekilde anlatma üstüne. O kadar okur geçer. Hasan uzmanı olsun İstanbul'da o sohbetine oku hele Ankara'da şimdi çok muhabbetli kardeşlerimiz var. Hususu cevap ediyorlar. On gün sun yarabbim. Yalan diyor. Böyle anlatacaktın da kardeşler. Nikah sorunca. Biz ikaz olmuyor kardeşim diyor. Kazancı, bankaya, keseye doldurduk mu kimsenin yüzüne bakmıyor. Bir milyon yok. Babam Allah gayrı rahmet etsin. O değildi ki, haciz üst efendi geldi. Şu efendi dedi, evliyanın bir yeni var dedi. Yeni vurdular evliyaya dedi Bugün olmazsa evliya diye kabul etmeyeceksin O zaman durduk aldı koca büyük çünkü Muhammed bir ama Ne efendim sekareti var mı evliya Sekareti yok mu evliya değil Hakimden evliya olmaz. Haklinin ağacı cehennemde kırkı. Kim tahil adam? Açalım elimizi Allah aşkına.
Elhamdülillah Yahya'yı dostturdum şimdi. Herkes bol bol vermeye başladı. Yerlerden zırlığını vermezdi. Başulu sallallahu aleyhi ve sellem bir anda oraya götüreyim. İşi cihan güneşi Muhammed Mustafa tasarlamak en mutlu iki hikaye bu. Yani Ayşe annemiz dururken'nın yanına bir kadın geldi. İki kolu, iki kolu kelç ölmüş. Ne oldu kadın dedi peygamberimiz ne oldu kollarına? Dünya gördün de yarasın Allah, rüyamda oldu dedi. Nasıl rüyada kelç elç olurmuş? Rüyana haber ver bakayım dedim. Ya Muhammed. Annem de gördü babam da görüldü. İkisini de rüyada gördüm. Vardınız babam havuzu kevterin başında insana öyle su dağılıyor. Bana da öyle değiştim. Sevgili babacığım, anam nerede? Anam bakiyle olduğu için cehenneme gitti yavrum dedi. Bakilere o. Bir misafir getirdin mi, dudağı yere sakardı dedi. Kabı bilginize çatardı dedi. Çocukları diye verdi dedi. Misafirin içine bindirmeyeyim dedi.
Tabii cehenneme götüreceğim. Arzu köftenin başındayım diyorum dedi. İyice anlayalım elimi kardeş. Sonra anamın yanına vardı mı diyor. Anam cehennemin ortasına düşmüş diyor. Deve boyunları gibi, deve büyüklükleri gibi ateş gelip kendine çarpmak ekmeğle içinde de yağ görünüyor. Bir elinde de eski döngü. Konusu su veriyor diyor. Ataş geriye çekiliyor. Anneciğim bu ne hal? Ah, babayın dediği gibiymiş de oğlum yapamamışsın diye hımbgır hımbgır ağlıyorum. Yarın işten sonra hımbgır hkürayacağız. Başıma çalış. Yani yerdiğinden yedirmedikten sonra, giydiğinden giydirmedikten sonra, parandan vermedikten sonra ne anlar? Ben kardeş kabul etmiyorum onları. Anneciğim ne halde. Diyelim dünyam yavrum, diyelim dünyan oldu. İşte Ataşı görüyorum. Gerçi hayatımda şu ekmeğee şu yağdan başka vermemişim o. Şu gömlek eskisinden başka da vermedim. Bunu Allah eline verdi.
Hayırdan zerreyi de veriyor, şeyden zerreyi de veriyor. Şimdi diyor bunları veriyordu ama ciğerim koştum diyor babama. Baba annem yanıyor su istiyor. Bak herkese daha diyor bir tahta. Oğlum onlara haram. Cehennem ehline vuku haram. Bilemem. Hiç acıma mı? Acıma hissini kestiler benden. Çünkü acı acı olsa yarın cennete girsek bir kısmı da cehenneme girecek ağla dur. Onu kesiyor. Allah oradan o merhametının ucunu kes veriyor. Sonra da varıyor diyor. Kapıyan olmaz dedim diyor. Sen gelmezsen ben veriyorum dedim hemen maşrafayı doldurdum diyor. Halbuki Kevser. Resulullah buyurmuştur. Kahamzın çöl kadar hindir. Hebariyeti. Ulan ti eyle eden aden cağvar. Anın miktarına emmiam. Yani eyleyle aden memleketinin arası bir aylık yormuş. O kadar genişlikte pergelle çizmiş kadar geniştiri Peygamberimiz. Suyu yukarıdan dahi attır kokul su, liften yap yaptır efahiki. Yüzünden çoktan darun var.
Huf ne şekere benzer ne bala benzer bir İngiliz gerildi. Sildin mi nifakahlin kavamandan dediler ya Rasulallahlar. Bizi olgun bilir misin sizi bilir eşkal? Sizi bilecek şekiller var bilirim dedi. Muhammediyeden aldığım şeylerden babamın okuduğu şeydir. Kesinle bir sima var ki yoktur hayrı hürmet de. Gücünüz oğullarınız akvuzudan ahdenur eşkal. Abdest ağızalarınız şekilde at bizi sarsı parlayacak. Onun için abdestte şeyler. Başka şöyle verip gitmeyin keklinizin üstüne. İki eline sual efendimiz gibi papağandan şöyle iki bazdan kaldırıp. Böyle ablayı, mesafe, apayın her yeri parlasın. Oğlumuz böyle şimdi aç aç olmaz. Ta şuradan aç. Ta şuradan biraz ileriye geçsin. Topuyla beraber daha yukarısından yuda pat yukardan geldi ağarsın. Yani aşırısında zarar yok. Aşırısında zarar yok. Fenamın aşırısında fenalık var. Namazın aşırısında aşırılık olmaz.
Allah bize ifrakı da, buha'yı da, evvabını da, teheccüdünü de kılarak Allah'ınıza yakın olmayı nasip etsin bize. Zaten sen her ibadet farzlar en sevdiğim ama nafileyle bana takargu denir diyor Allah. Hadis-i Şerif. Şu nafile ibadetle anlayamıyorum ben bizim köyümüze göre bunu misallıyorum. Deyin bakayım sizin de kafanıza iyi gelir mi? Nafile ibadet. Nafile yapmazsan Allah mesul yaparsan fazileti var. Bir adam sana bir kabal yermiş de şu bağımızı tep diyor. Onu tepiyorsun şöyle bir gelip dağ var onu da tepiyorum. Aha bu da size ikram olsun diyorum. Allah'ın izniyle kınnümü ver diyorum. Ağaca boşuyor, bağış güç cismi veriyor. Nedir böyle veriyorsun? Meren şöyle demeden odağını dökmüşsün sana ne desem öğretemem ben çocuk diyor. Allah'ımız o ille nafileyi kılın dineyiyor. Amma kılarsanız ben size fazla kabala verdim dedi diyor. Niye ettin? Niye bir şapağa kalktınız üç yüz diyor.
Boynumuzu niye Mevla'ya döktünüz diyor. Niye gözlerinizden döktünüz diyor. Cennetin cemalım sizin Ya arkadaş böyle ibadetle tekabül ederim. Daha şunu tamamlayayım. Kardeşlerim ne oldu o kadının kolları? Bir kolumdan kaldırdım diyor Kolum kurusun diyor, kolum düştü diyor. O 0 duman tası daldırdım diyor Mustafa'yı diyor. Anama götüreceğim. Kolum kurusun diyor. O kolum da kurur. Ya Rasulallah işte görüyorum bu hale geldim ben diyor. Peygamberimiz derin derin düşündü. Hadislere, ayetlere vurdu. Makil insanların cehennemlik olduğunu. Sakilerin hazzı Kevser'in başında cennet-i Ala'da olduğunu iyice gözenkesizdikten sonra Ya rabbi bu kız çocuğunun rüyası sakın de kolunu düzelttir ve kolları düzeltirir. Yani bildiğiniz gibi de elmasiyet böyle. Su çok devam eder bizde. Yalnız her gün sohbetine gelirler. Her gün bir mevzuda böyle çalışırız. Siz eğerse yani benim kıymatlı misafirimizsiniz.
Biz kıymatlı misafirimizle siz de benim sohbet misafirsiniz. Bu zaman pilavuyla, pilavun salatasıyla, ayranıyla, helvası ile, pet köşesiyle size bir kahrefi vermek istiyorum ben. Allah razı olsun desinler ki. Başka çok şükür bir çayın karşılığı istemem. Ağacın hacasını sende sohbet edeceğini istemem. Allah rızası için gelmesin ki. Ne ki efendimiz geliyor da biz de söylüyoruz. Çeşme oh ne iyi su veriyor. Çeşmenin ne şeyi var? Suyu veren Allah. Hakan diyorum. Oradan su verme meseleleri. Kelime-i vahide konuşamam. Cevizin köşesinden hadis de Allah, bir fıçayla yatsı ol, bir şey bilemiyorum yavrum diyorum. İnan her şeyi ancak sizin karşınızda giydiriyorlar. Hıh. Biz de onun olsun, razı olsun bunların şeyi siz unuz. Daha mümin diyebilmek kenetlenen cüzülerden meydana gelmiş bir bina gibidir. Mümin Allah için sever ve sevilir. Sevmeyen ve sevilmeyen kimsede hayır yoktur. Peygamberimiz diyor.
Sevmiyor mu kimseyi? Canın gibi dostluğun yok mu? Yok hocam. Taşım derim. Allah seni sevmiyor. Onda hayır yok diyor. Seni kimse sevip de evime niye dolanıp gelmiyor mu? Demiyorum kardeşim neredesin? Yavuz böyle göreceğim geldi diyenin yok mu diyor. Sende hayır yok diyor. Böyle olunca karşılıklı ziyaret edelim. Birbirimizle sevişelim Allah aşkına. Onun için kardeşim. Mümin kardeş için çok kendini az düşüne. Nefsimi yedi kuzesinde tutan Allah'a yemin ederim ki vallahi ki diyor peygamber. Hak geldi yemin ediyorum diyor. Allah'ım hıyanetine kaç yerde yemin ediyor? Kaç yerde yemin ediyor Allah? Peygamberimiz de yemin ediyor vallahi vallahi. Biri kocesinde olan nefslimde kullüyorsun Allah'a yemin ederim ki iman etmedik de cennete niyiniz gidemez.