Muhasebe, Muhasebabenin, insanın kendisini hesaba çektiği yerler. Nerede insan kendisini hesaba çeker? Bir. Fima beynel imanı ve'l küfür. İmanla küfür arasında. Elhamdülillah. Müminir. Çok şükür. Acaba ben Kamil bir mümin sahibi miyim İmanımızın tat ve lezzetini alıyor muyum Almıyor muyum? Allah korusun küfre Cenabı Hak hiç yaklaştırmasın. O tamamen inkardır. Tamamen inkar. Ve fima beyne sıdge welkir. İnsan burada da muhasebe içerisindedir. Acaba sadakat içerisinde miyim yoksa bu sadakatimde sahte, Allah korusun bir halde miyim?
Ve beyne tevhidi ve şirk acaba ben Tevhid üzere miyim şirk üzere miyim böyle şirk dendiği zaman inkar değil o bu itaati rabbımızın dışındakilere yapıp Kuran Azimüşşan da bildirildiği üzere onlar ruhbanlarını rab ittihaz ettiler Adiy bin Hatem dedi ki ya Muhammed sallallahu teala aleyhi ve sellem Biz ruhbanlarımızı ilah ilah kabul etmezdik şöyle buyurdu Onlar size bir şey emrettiği zaman ruhbanlarınız ona uyar mıydınız uyardık Bu da bir şirk buyurdu. Yaratışta Cenabı Hakk'ı kabul ediyorlar. Kuran-ı Kerim'de çok bunun izahları. Mesela hatırladığımız Lokman suresinde geçer. Yaratan kimdir deyince hatta Cenabı Hakk'ın sıfatlarını bile kabul ediyorlar müşrikler ama hüküm de kabul ediyorlar. Halk yaratmada kabul ediyorlar. Semavat, farzı yaratan Allah'tır diyorlar Celle Celaluhu ama hüküm olarak kabul etmiyor.
Bu noktada acaba biz Cenabı Hak'kın hükmüne tam teslim miyiz, değil miyiz diye muhasebe etmek. Ve beynel ihlasa ver riya. Yaptığımız amelde olsun vesair. Evine olan münasebetimiz. Ticari halimiz, neyse hayatımızın her anı. Bunda biz kendi içimizde ve dışımızda acaba samimi miyiz değil miyiz diye kendimizi muhasebe etmek. Mesela bir kimseyle konuşuyoruz. Konuşurken, görüşürken acaba onunla görüşmekte bir maksat mı var? Dünyevi bir arzun mu var? İstek mi var? Mesela arkadaş olduğumuz kimselerde de ayn o şekilde. Yoksa sır Allah için mi bunun muhasebesini yapmak. Gösteriş için yapmamak. El muhasebe üç şekildedir. Muhasebetün nefs. Kendi şahsımızla olan muhasebe ve muhasebetü'l kalp. Kalbimizi muhasebe etmek. Günlümüzü hesaba çekmek ve muhasebetus sır, iç alemimizi muhasebe. Acaba nefsimizle muhasebe ne demektir? Bizim kendi şahsımızla nedir? Lairi edebi şerri. Şeriat dinimizdir.
Dinimizin inanç yönü, ibadetler, bunun yanında muamelat vesaire ticari hususlar, ailevi münasebetler dolu. Hüsnul muaşere insanlarla olan konuşup görüşmelerimiz, alakamız, ilgimiz hep bunları hesaba çekmek. Acaba biz Cenabıhakk'a olan görevlerimizi Celle Celalü yerine getiriyor muyuz? Bunun yanında elimiz altındakilerden de mesu'lüz. Küllükum rain ve Küllükum mesulün anraiyeti. Hepiniz çobansınız. Yani idarecisiniz. Gözetleyicisiniz diyelim. Eliniz altındakilerden mesulsünüz. Yavrularımızdan mesulüz Mesela aileden mesulüz Onları İslam'ın edebine göre yetiştirebilmek ve muhasebetül galib. Kalbimizin muhasebesi nedir? Bunda nasıl bir kalbi hesaba çekeceğiz? Hangi noktada? Terkül mülahatat, terkül mülahazat. Böyle yerine göre manasız düşünceler, arzular, istekler hep bunlardan dolayı hesaba çekiyoruz.
Gönlümüzün ilgi duydukları acaba bu ilgi duydukları Cenabı hakk'ın razı olduğu kimseler mi yoksa razı olmadığı ameller mi? Bunu düşünüyoruz ve bu yönden de kendimizi hesaba çekiyoruz. Muhasebetü sır. Daha bir. Gönül alemindeki muhasebe. Bütün davranışlarımızda Cenabı Hakk'a yakınlığımızın muhasebesini yapmaktır muhasebeyi şu şekilde de ele almışlar iki şekildedir buyuruyorlar Muhasebe tül abdi fima beynehu ve beynallahi Teala. Kul ile Cenabı Hak arasındaki muhasebe. Allah'ımızın bizi mükellef sorumlu tuttuğu hususlar Mesela Kitabı Kerim'imize uymak Kuran-ı Azimüşşan'ın inişi onu yaşamamız için bunu biz hayatımızın her alanında yaşayabiliyor muyuz sadece mescitte mi yaşıyoruz Bir dergah diyelim orada mı yaşıyoruz? Evimizin köşesinde mi yaşıyoruz? Yoksa insanlar ile olan alakamızda da biz Allah'ımızın emirlerini gözetebiliyor muyuz? Mesela bir müminin aleyhinde olmamak yersiz bir şekilde.
Mesela iftirada bulunmamak. Bilmediğimiz bir hususta karar vermemek. Bunun gibi daha da çoğaltılır. Bu yememizde, içmemizde, giyim kuşamımızda ve hepsinde acaba helal yoldan mı temin ediyoruz yoksa Allah'ımızın razı olmadığı yönlerde mi temin ediyoruz bunun hesabını yapmak. İnsanlar ile olan münasebetimiz bu da zahiri. Mesela insanlara diyelim ki nasihat istediği zaman nasihatte bulunmak. Cenazesine iştirak etmek. Hasta olduğu zaman iadede hastalığı için ziyarette bulunmak. Geçmiş olsun demek. Sıhhat ve afiyet dilemek Cenabı Hak'tan bunun gibi. Hakkı göstermek, hakikati göstermek, Cenabı hakk'ın korkusunu gönüllerimize aşılayabilmek. İyilikte yardımlaşmak. Kötülükte asla. Isyan yolunu göstermemek, Allah'ımızın yolunu göstermek, haklı tavsiye etmek ve sabrı tavsiye etmek gibi.
Azalarımız hususunda Allah'ımızın yaratmış olduğu göz, kulak, el, ayak bütün uzvumuz bunların hayır yolda kullanılması. Fil ahri vel ata. Aldığımızda ve verdiğimizde. Alırken ilahi ölçülere dikkat ederek haksızlığa gitmemek. Verirken de öyle. Muamelemizdir daha ziyade. Gerçek muhasebe ise Allah'ımızın emirlerinde acaba Kitabı Kerim'e ve Sünneti Muhammediye'ye uygunluğu var mı yok mu? Biz yapıyoruz. Bir iş yapıyoruz yani. Beşeriz. Dünyayla alakamız var. Dünyadan soyutlanamayız. Ama bu alakamız da dinimizin emirlerine uygun mu? Gözümüz bakarken dağa taşa ibretle mi bakıyor? Mesela insanlara bakarken hasetle mi bakıyoruz yoksa ilahi bir menfaatimiz dokunsun mu diye bakıyoruz. Güzel bir nazarla mı bakıyoruz. Hep bunlarda dünyevi aklın ötesinde ilahi akilla uhrevi akilla her şeyimizi dinimizin ölçüsü içerisinde değerlendirebilmektir. Kişi gerçekten Cenabı Hak'tan korkan bir kul olamaz.
Ta ki nefsini hesaba çekmedikçe. Ben zararda mıyım? Karda mıyım? İlahi karda mıyım? Ilahi zarar da mıyım bunların hesabını yapmak Hiyel mugayesetü beynel hayri ve şer ve havatiri hime. Bizim hayır ve şer bunları ölçüp biçiyoruz. Yaptığım iş benim ilahi rızaya uygun mu değil mi? Bunu nefsim için mi yapıyorum? Nefsimizin arzuları için mi yapıyoruz yoksa Allah için mi yapıyoruz? Yaptığım iş hayır mı yoksa Allah korusun şeytanın ivası aldatması ile şer bir işimi yapıyorum diye hem yaptığımız işleri hem de düşüncelerimizi kontrol etmek. Mesela huylarımız hakkında iyel muhasebeu beynel fedaili verra Faziletler hiç şüphesiz güzel ahlaktır Faziletler Allah'ımızın emrettikleridir bize yapmamızı tavsiye buyurduğu esaslardır Mesela adaletle hareket etmek. Ölçülü hareket etmek. İyilikle, ikramla, fakir ve yoksulu görmekle, hayır işlerde bulunmak, bunlar faziletli işlerdir.
Yakın akrabasına ikramla, müminlere şefkatle bakmak, kötülüklerden sakınmak, bunların hesabını yapmak. Ben hayır mı işliyorum şer mi işliyorum? Yaptığım gerçekten Allah'ımızın da habibinin de ve gerçek olan hakikat ehli ulema-yı kiramın da methedeceği bir durumlar mı yoksa zem mi edeceği onların beğenmediği bir tavır mı diye hesaba çekmek kendimizi. Hasenat iyilikler, seyyiat, kötülükler bunların ayarlanışı malum. Allah'ımızın kabul buyurduğu ve reddettikleri hususunda kendimizi hesaba çekmek. Benim yaptığım iş Rabbimize yarardı bir işimi değil mi diye bunu tefekkür etmek bunun hesabı içerisinde olmalı. Muamelemizde en önemli olan, acaba ben huzur içerisinde miyim? Rabbizi celalimizin emrine uydukça insanın gönlünde bir huzur meydana gelir. Çünkü günah kalpte bir engeldir. Bir engeldir. Bir başkasının görmesini istemediği haldir. Kalpte bir takınaklık. Bir türlü rahat edemiyor.
Yani dünya ona dar geliyor. Öyle içinde bir sıkıntı var ki günah budur. Bir de amel hak olur, kabul olmama noktasına giderse bunu hissetmez kişi. Ama müttaki olursak, Rabbimizin korkusunu gönlümüzde taşırsak hayatımızda bunu hedef kabul edecek olursak o zaman yanlışlıkla bizde bir huzursuzluk olur, bir tatsızlık. Kıldığımız namazda da tat olmaz, Tuttuğumuz oruçlar olmaz. Hac yapsak onda da olmaz. Zekat versek onda da olmaz. İbadet ve saatte bulmuşsak onda da olmaz. Gezsek dolaşsak yine içimizde bir darlık, bir sıkıntı, bir bunalma. Neden bunlar? Bunlar vaktimizi, Rabbımızın muhabbetiyle, habibinin sevgisiyle, ehlullahın hakikatini yaşamakla geçirmediğimiz için. Boş, ho. Ve beyne ev gatir holivelu filat. Acaba benim vaktim boşa mı geçiyor? Yani hayat bitiyor ama bu eriyen hayat, biten hayat nasıl geçiyor? Bunun muhasebesini yapmak. Nefsimizin muhasebesi aslında veihi tekunü bil vera.
Verağı helalde bile dikkatli olmaya bağlarlar. Dediler. Helalde bile dikkatli haram değil. Helal. Ama öyle bir korkusu var ki Cenabı Hak'tan celle celalühu, bu hususta bile kendisini hesaba çekiyor. Yaptığım iş haram değil. Helal ama bu helal yaptığım işte bir yanlışlık var mı diye tefekküre dalıyorum. Bu çok güzel bir halde.