Değerli dinleyicilerimiz, İhsan Mektebi programımızın bugünkü bölümünde sizlere Mahmut Sami Ramazanoğlu Kaddesallahu Zerrahü Zerrahülazizin Dualar ve Zikirler isimli eserinden inşallah bazı duaları yine aktarmaya, sizlerle paylaşmaya devam edeceğim. Bugün inşallah Muharrem ayında okunacak dualar diye başlanan bölümde zikredilen duaları, senenin muayyen günlerinde okunması tavsiye edilen duaları sizlerle paylaşmaya çalışacağım. On Muharrem'de yedi defa okunacak dua. Yetmiş defa hasbunallahu ve ni'mel vekilu ni'mel mevula ve ni'men Nasir. Allah bize yeter. O ne güzel vekildir, ne güzel mevla ve ne güzel yardımcıdır dedikten sonra yedi defa şu duayı okumalıdır. Bismillahirrahmanirrahim. Amin. Rahman ve Rahim Olan Allah'ın Adıyla. Allah'ı mizan dolusunca, ilimlerin nihayet derecesiyle razı olacağı şekilde arşın ağırlığınca tespih ederim.
Allah'tan koruyacak hiçbir sığınak ve kurtuluş yolu yok, ondan yine ona sığınır. Çift ve tek olan şeyler adedince, Allah'ın bütün tam kelimeleri adedince onu tesbih ederim. Ey merhametlilerin en merhametlisi, rahmetinle bana selamet vermeni istiyorum. Günahlardan korunmaya güç getirmek ve taate kuvvet bulmak ancak yüce ve azim olan Allah'ın tevfik ve yardımıyladır. O bana yeter. O ne güzel vekildir, ne güzel Mevla ve ne güzel yardımcıdır. Allah mahlukatın en hayırlısı olan efendimiz Muhammed'e, aline ve ashabına salat eylesin. Amin. Aşura gününün faziletleri. Rubeyy Binti Muaviye Radıyallahu Anha'nın rivayet ettiğine göre, Nebi Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem, Ensar'ın köylerine Aşure günü kuşluk zamanı haber gönderdi ve her kim sabahleyin iftar ettiyse günün geri kalanını imsak etsin, yani bir şey yemesin, her kim oruca niyet ettiyse orucunu tamamlasın, buyurdu.
Rubeyye radiyallahu anha der ki, biz artık Resulullah'ın bu emrinden sonra Aşura gününün orucunu tutardık ve küçük çocuklarımıza da tuttururduk. Onlarla mescide giderdik ve çocuklarımıza boyalı yönden oyuncak verirdik. Bunlardan yemek için ağlayan olursa iftar vakti erişinceye kadar bu oyuncaklarla eğlendirirdik. Bakınız sevgili dinleyiciler, zamanı Saadet'te, Sadr-ı İslam'da, İslam'ın ilk yillarında Müslüman evlatlarına namaz ve oruç gibi ibadetlere ta küçükten alıştırmaya nasıl dikkat edilmiş değil mi? Çocukların oruç tutmaları hakkında, cumhur ulemaya göre, yani ulemanın çoğunluğuna göre buluğa ermeyen çocuklara oruç vacip değildir, müstehaptır demişlerdir. İmam-ı Şafii'ye göre çocuğun oruç tutmaya kudreti bedeniyesi olursa, bedeni kuvveti yeterli gelirse alıştırmak için oruç emrolunur. Yaş haddini de yedi veya on yaş olarak tayin etmiştir. İshak'a göre oruç on iki yaşında emrolunur.
Ahmet bin Hanbel'e göre ise on yaşında emrolunur. Evzai de çocuğun kuvve-i bedeniyesine zaaf, arız olmaksızın, yani eğer takatten, güçten, kuvvetten düşmüyorsa üç gün üst üste oruç tutturulursa müstehap olur, demiştir. Buhari ŞARİHİ şöyle der, ulemaya göre çocukların ibadete alıştırılmaları için bu müstahsen addedilmiştir ve bunların vesile-i hayır ve bereket olacağını kabul etmişlerdir. Şu kadar ki bu neşvü nema çağında olan çocuğun kuvvei bedeniyesine zaaf, miras etmemek şartına bağlıdır. Yani onun bedenini zayıflatmamak şartına bağlı. Çünkü sağlam mükellefe bile seferde, yolculukta meşakkatine binaen iftara müsaade edilmiştir. Allahü Teala'nın Estahidibillah, yuriydullahü bikumul yüsravela yuriydu bikumul özrur. Allah sizin için kolaylık diler, sizin için zorluk dilemez buyurduğu da unutulmamalıdır.
Buhari'nin İbni Abbas Radıyallahu Anhuma'dan rivayet ettiğine göre Nebiyy-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz Medine'yi teşrif buyurdukları vakit Yahudilerin Aşura günü oruç tuttuklarını gördü ve bu ne orucudur diye sordu. Onlar da cevaben bugün iyi bir gündür. Bugün Allah Azze ve Celle Beni İsrail'e düşmanlarından necat verdiği, kurtuluş verdiği, kurtardığı bir gündür. Yani Firavun'un şerrinden kurtulduğumuz gündür dediler. Resulullah Efendimiz de biz Musa'ya sizden daha yakın bulunuyoruz buyurdu. Mekke'deki gibi o gün oruç tuttu ve o gün oruç tutulmasını emir buyurdu. Aşura orucu hakkındaki fıkhi hükme gelince, bu orucun vacip değil sünnet olduğunda ulemanın ittifakı vardır. Yalnız ibtida-yı İslam'daki, yani İslam'ın başlangıcındaki hüküm hakkında ihtilaf edilmiştir. Bu oruç İmam Ebu Hanife'ye göre vacipti.
İmam Şafii'den gelen iki rivayetin meşhuruna göre Aşura orucu ilk teşri buyurulduğu, yani emredildiği zamandan beri katiyen vacip olmayıp sünnet olarak devam edip gelmiştir. Şu kadar ki müekked bir sünnettir. Ramazan orucu farz kılındıktan sonra aşura orucu müstehap olmuştur.
Bugünün faziletleri cümlesinden olarak Allahü Teala'nın Adem Aleyhisselam'ın tövbesini bugün de kabul ettiği ve Adem Aleyhisselam'ın bugün de Safiyullah olduğu, İdris Aleyhisselam'ın yüce bir mekanına bugün de ref olunduğu, Allahü tealanın Nuh'u gemiden bugün de çıkardığı, İbrahim'i ateşten bugün de kurtardığı, Tevrat'ı Musa Aleyhisselam'a bugün de indirdi, Yusuf'u zindandan bugün de kurtardı, Yakub'un gözlerinin bugün de iade olunduğu, Eyyub'un bugün de şifaya kavuştuğu, Yunus'un balığın karnından bugün de kurtuldu, Kızıldeniz'in Beni İsrail'e bugün de yarılıp geçtikleri ve kurtuldukları, Davud Aleyhisselam'ın bugün de mağfiret olunduğu, Süleyman'a bugün de mülk ve saltanat verildi ve Muhammed Aleyhissalatü Vesselam'ın geçmiş ve gelecek günahlarının bugün de mağfiret olunduğu rivayet olunur.
Dünyanın yaratılmaya ilk başlandığı, yeryüzüne yağmurun ilk yağdığı gün aşura günüdür diye de rivayet olunmuştur. Bugün de eve çeşitli ve bol erzak almak, muhtaçlara tasaddukta komşu ve akrabaya ikramlarda bulunmak sene boyunca berekete vesile olur. Yine bugün de oruçlu bulunup gecesini de ihya etmenin büyük ecir ve rızayı ilahiye sebep olacağı ifade buyrulmuştur. Yahudilere benzememek için dokuzuncu ve onuncu günlerde yahut onuncu ve on birinci günlerde beraber oruç tutulması gerektiği İbn Abbas'tan rivayet edilmiştir. Erranzul Faik kitabında şu kıssa anlatılır. Bir vakit Basra'da servet sahibi bir adam vardı. Her senenin Aşura gününde Müslüman kardeşlerini evine toplar, sabaha kadar Kuran okuyarak, okutarak geceyi ihya ederler, nerede fakir ve yoksul, kimsesiz varsa buldurur, hepsine tasaddukta bulunur, dul ve yetimlere ikramda bulunur, elinden gelen hayrı fazlasıyla yapardı.
Evinin bitişinde bir komşusu bulunuyordu ve komşusunun hem anası hem de kızı senelerden beri yürüyemez vaziyetteydiler. Kız babasına sordu. Babacığım, bugün nedir? Komşumuz herkesi evine toplayıp bu geceyi Kuran ve zikirle ihya ediyor. Babası, yavrucuğum bugün aşura günüdür. Allah katında bugünün hürmeti büyüktür, ayrıca çok da faziletleri vardır, dedi. Sonra uykuya vardılar. Fakat kız çocuğunun gözüne uyku girmiyordu. Sanki nefesi kesilmiş bir halde huşu ve haşyet ile Kuran'ı ve zikrullah'ı dinliyordu. Kuran'ın hatim duasını yaptıkları vakit yüzünü semaya doğru çevirdi ve Allah'a niyaz ederek, Ey Mevlam, bu gecenin senin katındaki hürmeti hakkı için. Senin rızanı kazanmak arzusuyla bu gece Kuran'ını okumak üzere uyumamış kulların hürmeti için beni şu halimden kurtar, kalbimin kırıklığını sar, dedi. Daha sözünü bitirmemişti ki o anda afiyet buldu.
Bütün ağrı ve sancılarından kurtularak kalkıp doğruldu. Sabahleyin bu hali görünce şaşıp kalan babası kızım bu nasıl oldu diye sordu. O da babacığım, bugün ile Allah'a tevessül ettim, yani bugünü Allah'a vesile kılarak dua ettim, o da anında bana sıhhatimi ihsan etti dedi. Değerli deneyçilerimiz, senenin belli dönemlerinde okunacak duaları sizlerle paylaşmaya devam ediyorum inşallah. Şimdi de, Safer ayında okunacak dualar. Burada selamet ve emniyete dair ayeti kerimeleri zikrederek başlıyor müellifimiz. Allahümme berik fi şehri safer, vaktimlene biz saadeti vallahi fer. Allah'ım, zafer ayını mübarek kıl, Bizlere onu saadetle ve zaferle, kazançlarla bitirmeyi nasip eyle. Bismillahirrahmanirrahim. Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. Allah'ım, kulun, peygamberin, Resulün Muhammed'e ve aline salat ve selam eyle. Ve onları mübarek kıl.
Allah'ım, bugünün şerrinden, bugünde ve senin ilminde bulunan her türlü şiddet, bela ve musibetlerden sana sığınırım. Ya der, ya diyar, ya Keynan, ya Keynun, ya Evvel, ya Ebed, ya Mıbdi, ya Muid, ya Celle Celalüvel ikram. Ey şerefli arşın sahibi. Sen istediğin her şeyi yaparsın. Allah'ım, ebrar ve seçkin kulların hürmetine, hiçbir zaman uyumayan gözünle beni, kendileriyle beraber yaşamakla beni imtihan ettiğin malımı, evladımı, dinimi ve dünyamı koruyup kolla. Rahmetinle ey aziz, ey Gaffar, ey Kerim, ey Settar, rahmetinle ey merhametlilerin en merhametlisi. Allah'ım, ey pek güçlü ve kuvvetli olan, ey şedit, ey aziz, ey Kerim, ey kebir, ey müteal. İzzetinle ve yüceliğinle bütün mahlukata boyun eğdirdin. Ya Muhsin, ya mücmil, ya mütefadl, ya Mu neim, ya mukrim. Senden başka ilah yok. Allah'ım ya Latif. Semaları ve arzı yaratarak lütufta bulundun.
Hakkımızda vereceğin hüküm ve takdirlerinde bize de lütufkar davran. Bize afiyet vererek belalardan salim kıl. Güç ve kuvvet ancak senin yardımınladır. Rahmetinle lütfeyle ey merhametlilerin en merhametlisi. Allah bize yeter ve o ne güzel vekildir. Güç ve kuvvet ancak yüce ve azamet sahibi Allah'ın tevfiki iledir. Allah'ım, Efendimiz Muhammed'e eline ve ashabına salat vesselam eyle. Safir ayında yeryüzüne nazil olacak belalardan biiznillahi teala muhafaza olmak için ilk çarşamba gecesi sabah namazından evvel dört rekat nafile namaz kılıp birinci rekatta Fatiha'dan sonra on yedi Kevser Suresi, ikinci rekatta Fatiha'dan sonra beş İhlas-ı Şerif, üçüncüde Fatiha'dan sonra bir Felak suresi, dördüncüde bir Nas suresi okuyup selam verilip dua edilecektir.
Keza, zafer ayının son çarşambasının gecesi veya gündüzü iki rekat namaz kılıp birinci ve ikinci rekatta Fatiha'dan sonra on bir ihlası şerif okunacak, namazdan sonra yedi defa istiğfar edip el kaldırılıp on bir defa Salatı münci'ye ve sonlarında. Şüphesiz sen her şeye kadirsin, her şeye gücün yeter. Duası okunacaktır. Sevgili dinleyeceğimiz, inşallah Salatı Müncie'yi de bir sonraki programımıza bırakarak bugün programımızı burada bitirmek istiyorum. Sizlere bugün Mahmut Sami Ramazanoğlu KaddeSallahü Sirrahü'l azizin Dualar ve Zikirler isimli eserinden bazı dualar aktarmaya çalıştım inşallah. Bir sonraki programımızda kaldığımız yerden devam edeceğiz.