Mübarek Ayların Maneviyatı ve Ruhani Değişim kaydında Bismillahirrahmanirrahim. Bu mübarek ayların gelişinde önemli olan şu, gerek cuma geceleri olsun, pazartesi geceleri, buna benzer işte üç ayları diyoruz, Recep, Şaban, Ramazan-ı Şerif gibi bunun içerisindeki Regaip gecesi, Miraç Gecesi, Şaban-ı Şerif'in on beşinci gecesi, Beraat Gecesi, Ramazan-ı Şerif ve içindeki mübarek gece olan Kadir…
Bismillahirrahmanirrahim. Bu mübarek ayların gelişinde önemli olan şu, gerek cuma geceleri olsun, pazartesi geceleri, buna benzer işte üç ayları diyoruz, Recep, Şaban, Ramazan-ı Şerif gibi bunun içerisindeki Regaip gecesi, Miraç Gecesi, Şaban-ı Şerif'in on beşinci gecesi, Beraat Gecesi, Ramazan-ı Şerif ve içindeki mübarek gece olan Kadir Gecesi ve Bayram geceleri, o günlerde bizim değişmemiz önemli. Evet, geçer bugünle Receb-i Şerif'te, Şaban-ı Şerif'te, Ramazan-ı Şerif'te ama bizim o gecelerden, o aylardan alacağımız hisse ne olmalı, Nasibimiz ne olmalı? Bunu derin derin düşünelim. Yoksa çok Recep-i Şerif geçti, çok Şaban-ı Şerif, Ramazan-ı Şerif burada bizden ne bir fark meydana geldi. Önemli olan bu. Üstadımızın anneleri Aişe annemiz Rahmetü aleyhi ve sellem hiç sormadan Cuma gecesini bilirmiş. Hiç sormadan.
Bu gece cuma gecesi diğer mübarek gecelerde ve gündüzlerde de o günlerin güzelliği kendi vücuduna sirayet ediyor. Değiştirecek bizi. Biz bazı yaylalara gidiyoruz, yüksek yerlerde bulunuyoruz. Diyorlar ki işte siz burada on gün, yirmi gün, bilhassa duyduğumuz yirmi bir gün kalırsanız kanınız değişir diyorlar. Havası düzen, rakımı yüksek olan bir yerde. Artık bu rakımı manen yüksek. Recep Allah'ın ayı zaten. Şaban-ı Şerif benim ayım, Ramazan-ı Şerif ümmetimin ayı. İçindeki o mübarek gecelerde bak rakımı ne kadar yüksek, çok yüksek. Havası o gönüllere doğan ilahi güzelliklerdir, onu tahrip edemez, yaşanan bir husus. Burada biraz daha anlayalım diye şunu demek istiyoruz. Bizde bir değişim meydana getiriyor mu getirmiyor mu? Mühim olan bu. Bir kimse Evrad Ezker almıştı, aldığında mahallelerinde küçük de yer olduğu için kavgalar, gürültüler çok oluyor. Bir tavuğun yüzünden bile dövüşüyorlar.
Yine bir kavga başlamış. Bu da var kavganın içerisinde, asır bunun üzerindeler zaten. Demiş ki ben daha geçen gün Hacasen Efendi ile manevi bir münasebetim oldu. Bak havası değişmiş. Ben demiş bu fiili yapamam. Mahallenin birinde tabii köy yeri nesi olacak? Merası olacak, koyunu olacak, keçisi olacak, ineği olacak vesaire. Geçimini öyle temin ediyor. Bu hayvanlarını ahırdan çıkarırken küfürle çıkarırmış. Hayvanları münasebetsiz sözler söyler. Bir gün komşusu da onun haline şahit her zaman görüyor, biliyor zaten. Bir cümle bir defasında da hayvanları çıkarırken hiç küfretmemiş. Mübarek hayvanlar, dilsiz, ağızsız hayvanlar bizim Rabbamıza yüzümüz yok ama sizin hürmetinize, Allah'ımız bize rızık veriyor. Bir gün öncesinin tam tersi bir davranışa girmiş. Demiş ki komşu sana ne oldu? Şu dağ var demiş dağ. Bu dağın ötesine geçersen görürsün.
O dağ da Hacı Hasan Efendimizle köylerinin arasındaki bir dağ. Bu nefis dağını geçersin. Hacı Hasan Efendi gibi bir kutbu cihanı bulursan o zaman değişirsin arkadaş demiş. Bak bu havalar bizi değiştirecek, bunun mütalaasını yapacağız. Hayvanlara olan muamele hususunda İslam tarihinde şöyle bir hadise var. Ashab-ı Güzin efendilerimizden biri aleyhisselatu vesselam Efendimizin huzuruna geldi. Tabii kime anlatacak derdini? Hem şahsi olan derdi, hem ailevi olan sıkıntıları, etrafında meydana gelen böyle olumsuz hadiseler hep gelip Nebi-i Ekrem Efendimize sallallahu teala aleyhi ve sellem haber veriyorlar. Bu insanlar şirk içerisinde müşrik zaten, öyle Müslüman bir toplum değil, bilmiyorlar. Kadınların değeri belirsiz, belirsiz dediğimiz kadınlara değer verilmiyor. Sonra kız çocukları diri diri toprağa gömülüyor. Ne hak var, ne hukuk var, ne uyacakları kural var, hiçbir şey yok.
Mübarek Ayların Maneviyatı ve Ruhani Değişim ne anlatıyor?
Mübarek Ayların Maneviyatı ve Ruhani Değişim kaydında Bismillahirrahmanirrahim. Bu mübarek ayların gelişinde önemli olan şu, gerek cuma geceleri olsun, pazartesi geceleri, buna benzer işte üç ayları diyoruz, Recep, Şaban, Ramazan-ı Şerif gibi bunun içerisindeki Regaip gecesi, Miraç Gecesi, Şaban-ı Şerif'in on beşinci gecesi, Beraat Gecesi, Ramazan-ı Şerif ve içindeki mübarek gece olan Kadir…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 10 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Eğer zalimse mazlumun tepesine yumruğu indiriyor, hakkını alıyor. Hakkı değil de onu hak zannediyor. Bunun dışında diyelim ülkelerine yabancılardan gelenler oluyor. Hemen şehrin dışına çıkıp onlara olmadık muamelelerde bulunuyorlar. Daha çok. Bunun için Efendimiz bir cemiyet kuruyor Sallallahu Aleyhi ve Sellem, o hakkı gasp edilen kimselerin mazlumların hakkının korunması için. Bunu anlatınca kafamız da zaten zalimlerin yaptığı canlanıyor. Yedi kat yerin dibine kadar ne yapıldığı canlanıyor artık. Bu bir tanesi. Daha neler ve neler. Böyle olumsuzluklar çok bunların içerisinden çıkmışlar. Bir deva bulmuşlar, şifanın şifası aleyhüssalatü vesselam Efendimiz. Ne yapsın? Gelecek derdini ona anlatacak. Biz hayatımızda bunu çok gördük. Bir de camiye girerken, Hacasın Efendimiz, Kaddafi Allah'u sırra, arkasına düşenler olurdu.
Kimileri evladından efendim evladımız bir türlü itaat etmiyor, ne yapalım, nasıl davranalım sorarlar. Bunun yanında kardeşler arasındaki geçimsizliklerden sorarlar. Ailevi hayatlarından sorarlar. Hep böyle takılırlardı. Efendim nasıl hallederiz, bunlardan nasıl kurtulacağız diye. Çünkü çare arıyor. Elhamdülillah şimdi çaremiz, her şeyimiz var. Bir eczane düşünecek olursak, bu eczanelerin de kendi arasında farklılıkları var. Şimdi nebati ilaçlar yapan eczaneler de var. Hem böyle normal bildiğimiz eczaneler olduğu gibi böyle bitkilerden, nelerden çok güzel ilaçlar da yapan yerler var. Yalnız bunun tasdik edilmesi, belli kurullar tarafından sağlıklı denmesi icap eder. Böyle bir eczane olunca insan ne yapıyor? Bugün diyor öyle bir midemde sancı meydana geldi ki ne yapayım demiyor. Doktora müracaat ediyor. O da artık ona münasip ne gerekiyorsa teşhisinin neticesi ilaçlar yazıyor.
Elhamdülillah bizim müracaat edeceğimiz doktorumuz Allah'ımız bize her namazda zaten fatihasız namaz olmaz, Fatiha suresinde tabibimize haber veriyor, maddi ve manevi tafiflerimizi haber veriyor. Hem de maddi. Çünkü ibadet ve taatler, ibadet ve taatler insanın sıhhatine de medardır. Yalnız şu günahı terk edin derken, o günahı terk etmek insan sıhhatinde de çok büyük faydalar meydana getiriyor. En çok müptela olduğu halkımızın sığıradır mesele. Diyor üç ayları gelse inşallah diyor, vesile olur. Şu sığarayı terk eder, kurtulurum diyor. Bundan şikayetçi zaten. Tiryaki olmuş ona, kurtuluş için bir çare arıyor. İşte diyor Ramazan-ı Şerif girer, bu vesileyle terk ederim diyor. Terk etmeden önceki sıhhati nasıldı bunu görüyorsunuz. Terk etmeden önceki bir karaciğerini ele alıyorlar. Bir de terk ettikten sonra sıhhat ve afiyet bulunca o anki karaciğerini gösteriyorlar.
Bak diyorlar, senin sığara içtiğin zamandaki halin buydu, şimdi de bu haldesin. Diğerlerini buna kıyas ederiz. Allah'ımızın koymuş olduğu esaslarda Kuran-ı Azimüşşan'da, Habibi Kibriya'nın sallallahu teala aleyhi ve sellem sünneti Muhammediyesinde, sadatı kiramın tavsiyelerinde sadece bizim, bizim manevi şifamız değil maddi de şifaya kavuşuyoruz. Diyelim ki bir ruhi bunalmalar var. Stresler var. Panik atak, yerinde duramıyor. Bazen bakıyorsunuz on beş gün yatıyor. Bazen de bakıyorsunuz duramıyor. Kabı kabına sığmıyor. Bunun devasa var mı? İlla bunu işte falan filozoftu, bilmem falandı, bir yabancıydı, buna alışılmış, buna hiç alışmaya gerek yok. O tababette ne de tıpta örnek bizim Müslüman alimlerdir, tabiplerdir. Onların gösterdiği yoldur. Onlar neces, Aynıyla pis olan kimselerdir. Söylemiş olduğu devalar böyle Müslüman tabiplerden öğrendikleridir.
Bizim bir süleymaniye kütüphanemiz çalınmıştır. Ecdadımızın birçok kıymetli eserleri hamur da edilmiş, hamur da eğilmiş, bunun yanında çalınmış, götürülmüş, istifade etmişler, bize sanki kendi bilginleri sunuyormuş gibi göstermişler. Devasa elbette mevcut. Bunun için bize Cenabı Hak nebileri gösteriyor, sıddıkları gösteriyor, şehitleri gösteriyor, salihleri gösteriyor. Bunlar sunuyor bize. Biz hastalıkta nasıl eczaneye varıyorsak başta doktora müracaat ediyoruz. Doktorlarımız belli, peygamberlerimiz sallallahu teala aleyhi ve sellem. Sıddıklar, şehitler ve salihler hem maddi hem manevi. Manevi vermiş olduğu Evrad ve Ezkar'da bizim o ruhi bunalımlara nelere sıkıntımız mevcut. Sıkıntımızı giderecek devalar mevcut. Geldik gelmedik o insanın şahsı ile alakalı. Nasıl öleceğim demesi ile alakalı, dememizle alakalı.
Kabre girdiğimizde ne yapacağız dememizle alakalı, kabirde suale nasıl cevap vereceğiz dememizle alakalı, kabirden hangi sıfatta kalkarız diye düşünmemizle alakalı. Defterimizi soldan mı sağdan mı sırtımıza vurulup düşümüzden çıkar mı diye tefekkürümüzle alakalı. Mizanla alakalı, mahşerle bunları tefekkürümüzle alakalı. Bunu düşünürsek ne olur? Nefy ü ispat diye bir vazife var. Üstadımız ne güzel demiş sadra yazılır silinmez diyor. Bunu illa bir Alman profesörü mü söyleyecek? Bunu Kitabı Kerim'imiz İşte o Alman düşünür, hastasını muayene ederken, göğüs kafeslerinde kelime-i tevhidin yazılı olduğunu görmüş. Bunu bir nebi görüyor, bunu bir sıddık görüyor, bunu şehadete ermiş canlı şehitler görüyor. Salihler görüyor, bize öncelikli olan budur, onlar derse bu iş tamam oldu, böyle bir şey yok. Hepsinin temeli İslam'dır, Müslümanlardır.
Kuran-ı Azimüşşan'da Cenabı hak okuduğumuz bu ayet-i celile ile yüce kudretini hem kendi içimizde hem de hem de afak dışımızda gösteriyor. Nedir bu? Nefesi göbeğin altına alıp nefessiz yirmi bir defa kelime-i tevhidi okuma. Bu yabancılar diyorlar ki bir dakika nefesinizi tutacak olursanız o hastalıktan kurtulursunuz. Böyle yapmaya ne gerek var? Nef-i ispat yaparız imanın kemal bulduğu bir taattir. Her şey mevcut. Ayet-i celile esranne el yevmü ekmeltu lekum dinekum ve Şu arabaların arkasında bile huzur İslam'da diye yazıyor, bu bile yeter. İslam'ın ihsan mertebesi ihlasla, takva ile yaşandığı sıddık-ı Azam'la Ali Kerim Aleyhi ve Sellem Efendimizden gelen yol en güzelini gösteriyor. Vermiş Cenabı Hak. Bizim ülkemize aynı zamanda manevi nimetler olduğu gibi maddi nimetler de dolu. Maddi nimetler de dolu.
Böyle nefes almada, sinüzit gibi rahatsızlıklarda, böyle bronşlardaki sıkıntılarda, bu doğuda bulunan bir kardeşimize, Van ve çevresinde bulunuyor, doktor diyor kimsenin gözün hiç görmedi mi diyor, yabancı bir doktor bunu diyor. Orada diyor Van Gölü var, sodalı, sodası çok ağırlıkta olan bir su. Onu burnuna çek evladım diyor. Onu burnuna çek kurtulursun diyor. Allah'ımız maddi nimeti de vermiş, manevi nimeti de vermiş. Arayıp da bulamıyoruz. Onların nesine imreniyoruz biz? Hayat diye bir şey yok onlarda. Mesela bizim bir aile ferdimiz vay diyor ciğerim yandı, ne oldu? İşte halamın oğlu rahatsızmış, teyzemin oğlu rahatsızmış, İşte dedemde şöyle bir hastalık meydana gelmiş, onlarda bu mefhum bu duygu yok, şefkat yok, merhamet yok. Diyelim babası ölmüş, ölmüş üzerinde böyle bir örtüyle veya gazeteleri de örtmüşler, yoldan geçiyor.
Şöyle bir gazeteyi kaldırıyor, ha bu babammış deyip geçip geziyor. Onların hayatı bu. Bu Müslümanlar da var, birbirlerini sevme, birbirlerine muhabbet etme, bir kadınla koca alışverişe girse diyelim bir lokantaya o ondan ayrı para ödüyor, herkes kendisine göre parasını ödüyor. Kocası kendi parasını ödüyor, hanımı da kendisi. Şimdi Suriye'de bizim kardeşlerimizi Türkiye'den geleni görünce, böyle durumları da böyle aham şaham değil. Bakıyor ki Türkiye'den gelmiş, parasını ödeyecek lokantada. Sizin paranız ödendi diyorlar. Niye? O Suriyeli kardeşimiz, Müslüman kardeşimiz innemel müminune ihva o onun parasını ödüyor işte İslam bu her şeyiyle güzel hele İslam'ın takva boyutunda yaşandığı bu mübarek yolun kıymetini Cenabı hak bildirsin vebalde de koymasın Demek ki bu mübarek aileler, geceler müminler bizde değişim meydana getirecek.
Receb-i Şerife çıktığımız zaman bizim huylarımızda bir değişme. Şaban-ı Şerif'i bitirdiğimizde böyle imanımızda bir kemal, Ramazan-ı Şerif'i bitirdiğimizde ibadet ve taatlerdeki aşkımız, şevkimiz, muhabbetimiz, Cenabı Hakk'a yakınlığımız, ünsiyetimiz, muhabbetimiz bunlar meydana gelecek. Hacı Hasan efendi buydu. Sami efendi buydu. Esad-ı Erbili Sıddık-ı Azam'a giden kadar giden mürşid-i kamillerimiz buydu. Bunun için Hacı Hasan Efendi çırpındı. Öyle bir hale geldi ki iç elbisesi, hatta dış elbisesine kadar terlerin içine gömüldü ve sonra dedi ki bu caminin temelinden alemine kadar şahit tutuyorum, Ya Rabbi, bunlara ben haber verdim dedi. Çünkü Resulullah'ın vekiliydi. Aleyhissalatü vesselam Efendimiz, teşhet ya Rab, teşhet ya Rab, şahit ol ya Rab, şahit ol ya Rab diyordu. Aynısını söylüyor sallallahu teala aleyhi ve sellem. Gıyla receb, receb-i şerif nedir?
Litelkil cefa, nefsimizin ezasından ve kötü ahlakımızdan kurtulmaktır. Çünkü bu aylarda harp, darp olmaz. Hem böyle dışımızdaki harp, darp hem de asıl içimizdeki harp ve darbin olmaması. Ve Şaban lillah amel yüvel vefe ibadet ve taate daha çok koyulacağımız aydır ve vefa Rabbimize vermiş olduğumuz sözler de sadakattir. Aldığımız evrad ve ezkar de riayettir ve Ramazan lisıd-ı ve safha huzurdur. Aynı zamanda her tavrımızda gerek gözümüzün bakması, kulağımızın duyması bütün hallerimizde doğruluktur. Midemizde doğruluktur. Haram yememek, helal taamı takip etmektir. Her, her türlü görevimizde, vazifemizde, içimizde, dışımızda doğruluktur. Recep-i Şerif tevbe ayıdır. Şaban-ı Şerif Allah'ımızın emirlerine muhabbettir. Müminlerin birbirlerine sevgisidir, ulema-i kiram, Meşayı-i Uzam sallallahu teala aleyhi ve sellem Efendimiz ve Cenabı Hakk'a sevgidir.
Ramazan-ı Şerif aynı zamanda Cenabı Hakk'a bir yakınlıktır. Receb-i Şerif, emri ilahiyeye duyulan saygıdır. Şaban-ı Şerif, Rabbimiz ne emrediyorsa ona riayettir. Aynı zamanda Şaban-ı Şerif emri ilahiyeye riayet, Ramazan-ı Şerif ise nimettir, hem maddi hem manevi. Receb-i Şerif ibadet ve taate daha çok koyulduğumuz aydır. Şaban-ı Şerif gönüllerimizi dünyanın sevgisine kaptırmayacağımız bir aydır. Ramazan-ı Şerif artık nimetlerin maddi ve manevi arttığı, buraya dikkat ettiğimiz zaman bu bizim ahlakımızdaki güzelliği de ele alır. İmanımızın taklitten tahkike gelişmesine de işaret vardır. Recep-i Şerif Allah'ımızın yapılan ibadet ve taatlere katbekat verdiği mükafattır.
Şaban-ı Şerif çok iyi dikkat edersek canı gönülden riayet edersek bir yapıp bir bozmak bundan kurtulur da adımımızı attığımız zaman dönmem diyerek, tamam dikkatli bir şekilde riayet edersek günahlarımızdan bağışlanacağımız bir aydır. Ramazan-ı Şerif ilahi nimetlerin döküldüğü bir aydır. Recep ayı ashabı yemin, ashabı şimal başta ashabı kıym ileride olan, her yönüyle ileride olan, madden de ileride olan manen de. Maddeyi mananın yükselmesi için, maddeyi dinimizin i'lası için gören kimselerin ayıdır. Şaban-ı Şerif daha çok böyle hayra koşulan aydır. Ramazan-ı Şerif bizim gibi asilerin tevbe edince kurtulacağı bir aydır. Tekrar yine ele alınmış bu mübarek ayın güzelliği hakkında pek çok bilgiler verilmiş. Burada kaydettiğimiz daha başka nimetler de vardır. Öyle bir nimetler ki biz burada okuyamayız. Sebebimiz bu hali nasıl elde edebiliriz?
Diyoruz ki Allah'ımızın Celle Celalühü emrine uyacağız. Habibi Kibriya'nın tavsiyeleri baş tacımız olacak sallallahu teala aleyhi ve sellem. Çünkü İslam sünneti Muhammediyesiz olmaz. İslami emirler sünneti Muhammediye ile tespit edilir. O bizim hem maddi hem manevi hayat damarlarımızdır bizim. Ve Meşşai İzam bunların hallerini demeye bile kendimizi müsait göremiyoruz. Öyle haller yaşıyorlar ki diyelim bunlardan Muhammed Bedvani Hazretleri kimdir bu? Biri diğerine hep örnek sayılır zaten. İşte bu gibi kimselerin yolundan gidelim. Bizim ilahi rahmete, mağfirete Allah'ımızın huzuruna götüren yollardan alıkoyanlara değil, onlar bizi ateşe götürür, onlar bizi helaka götürür ve hakikate eriştiriyorum düşüncesi içerisinde olurlar. Onlar insanları dalalete götürür, kendilerin de böyle götürünce dalalete hidayette olduklarını zannederler. Veya sudtehum anisebil veya sebune ennehum muhtedu.
Bunların yoluna değil, yol belli oluruz zaten. Burada bizim sabretmemize bağlı. Ne güzel tarif etmiş aleyhissalatu vesselam Efendimiz İslam'ı sabır ve şükür olarak biraz sabredeceğiz. Nefsimizin dediğine muhalif olacağız. Yani güçlendikçe onun sözüne onun sözüne uydukça güçleniyor, kuvvetleşiyor, ondan bir türlü yenemiyoruz. Onu devamlı zayıf bırakacağız. Sonra o da itaat eder bir hale gelince Cenabı hakk'ın hitabına muhatap olur. Bir tanesi olsun söyleyelim. Muhammed Nur Bedvani Hazretleri emirlerine dikkat edeceğimiz çünkü üç aylarına geliyoruz bu gibi Cenabı hakk'ın sevgili kulları bizim yollarımızı aydınlatıyor. Recebi Şerif nedir? Şaban-ı Şerif ve Ramazan-ı Şerif ancak bunların delaletiyle görüyoruz. Boyu uzun, levni esmer, alnından nur alameti vardı, kaşları çatı, sakalı az seyrek idi. Hudu ve huşuundan dolayı gözlerinden bağıran gibi yaşlar akardı.
Mantık, man, hadis, tefsir ilimlerinde asrının bir tanesiydi. Hakikat ve marifette zamanının bir tanesiydi. Müşahedei
Kaynak: Genel
Mübarek Ayların Maneviyatı ve Ruhani Değişim | Mihmandar