Değerli dinleyicilerimiz Musahabe serimizin üçüncü cildinin bugünkü bölümüne Miracı Nebi konulu sohbetle inşallah devam ediyoruz. Peygamber Efendimizin Hak Teala'yı rü'yeti. Riyadun nasihinde sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz Hazretleri şöyle buyuruyor. Miraç gecesi Rabbimi kalp gözüyle gördüm. Hak Sübhanehu ve teala Hazretleri bana konuş benimle ey Muhammed buyurdu. Ben hayretten donakaldım. Sonra Allahutaala benim gönlüme ilham etti de ben dedim. Bunun üzerine Allahutaala buyurdu. Ben de müteakiben es-Selamu aleyke eyyühenneby ve rahmetullahi ve berakatu buyurdu. Ben de müteakiben es-Selamu aleyna ve ala ibadillahis salihin dedim. Allahü Teala'da ey Muhammed, Cebrail'i aramızdan çıkardım. Sen ümmetini aramızdan çıkarmadın buyurdu.
Cenabı Allah'ın habibine bu latifesini duyan Cebrail Aleyhisselam da eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enne muhammeden abduhu ve resulü diyerek şehadette bulundu. Mevahibi ledüniyye'de nakledildiği vechile sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz, Kur bir Hak'ta buyurdular. Ya Rab, muhakkak ki sen Ümm-i Salife'ye önceki ümmetlere dünyevi azap musallat kıldın. Bazı ümmetin üzerine taşlar yağdırdın. Bazısını yere geçirdin ve bazısını sureti insaniyeden gayrı hayvan suretine koydun. Acaba benim ümmetime neyleyeceksin, dedi. Allah Tebarake ve teala ve Tekaddes Hazretleri buyurdu kimsenin ümmetine edeceğim budur ki üzerlerine rahmet inzal eylerim ve günahlarını hayrat ve hasenata tebdil eylerim. Onlardan bir kimse bana dua ederse ben terbiye ederim. Yani duasını bu hüsni kabul ve icabetle telakki ederim. İsteyene veririm. Bana tevekkül edenlere kifayet ederim.
Asilerin ayıplarını dünyada setredip ahirette de onlar hakkında senin şefaatini makbul kılarım. Eğer dost dostun muhatesini sevmeseydi senin ümmetini muhasebe kılmazdım. Yani sen benim muhatbemi sevip hoş göreceğin için ümmetini muhasebe ve iptilaya maruz kıldım ve yine buyurmuştur ki ey Muhammed, indimdeki kadrinin mahşerde mahlukata zahir olması için bu gece ümmetinin üçte birini sana bağışladım. Kıyamet gününde de üçte ikisini bağışlayacağım. Ey Muhammed, şüphesiz senin ümmetin itaat da eder isyanda. Onların itaati rızamla, masiyetleri de takdirimledir. Ey Habibim, ümmetine çok mal vermedim ki kalpleri taş gibi katılaşmasın. Ümmetini kabirlerinde fazla kalmaması için ahir zaman ümmeti kıldım. Yani ahir zamanda dünyaya gönderdim. Cennet sen girinceye kadar diğer enbiyaya, senin ümmetin girinceye kadar da diğer ümmetlere mahremdir.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz Allahü Teala'ya, ilahi ve seyyidi senden ne babamı ne de annemi istiyorum. Senden ümmetimi istiyorum. Ümmetimi Ya Rabbi. Allahutaala buyurdu. Ey Muhammed ben latif bir ilah, sen şerif bir nebi. Ümmetinse zayıf bir topluluktur. Nasıl olur da latifle şerif arasında bulunan zayıf ümmetin zayi olur? Ey Muhammed sen ümmetim ümmetim diye nida ediyorsun, Ben Azimüşşan rahmetim, rahmetim diyorum. Rahmetim de her şeyi kuşatmıştır. Miracı Nebevi'de Allahutaala, ey habibim her mahbup Habibine geldiğinde bir hediyeyle gelir. Huzuruma hangi şeyle geldin? Resulullah şöyle buyurdular. Ya Rabbi iki şeyle geldim ki senin hazinen bunlardan halidir. Allahutaala bildiği halde o iki şey nedir dedi. Rasulullah Efendimiz cevaben, biri noksan ibadet, diğeri ümmetin isyanı. Allahutaala ve Tekaddes Hazretleri buyurdu ki, Habibim sen huzuruma acz ve itirafla geldin.
O halde sana misli misline ecir verdim ve ümmetinin isyanını affetmekle Vufran'a tebdil ettim. Bu manada Allahutaala şöyle buyurdu. İşte bunların kötülüklerini Allah hasenata tebdil eder. Sonra Allah Azze ve Celle şöyle buyurdu. Ey Muhammed sağ tarafına bak. Baktı ki büyük dalgalı bir deniz, içinde bir ada. O adada bir ağaç ve o ağacın üzerinde gagasında bir parça toprak tezek bulunan bir kuş gördü. Allahutaala bunu izah ederek şöyle buyurdu. Ey Muhammed, bu deniz rahmetim, bu ağaç ve ada dünya ve onun bahçeleri. Kuş insan, tezek de insanların masiyetidir. Bu azıcık tezek engin denizi bulandırabilir mi? Rahmet denizi bir dalgalandı mı o gün de zerresi yok olur gider. Sen Şefi'l Müznibîn'sin. Ben de Erhamürrahimin'im. Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz Hazretlerinin Haksübhanehu ve Teala hazretlerini Miraç'da kalp gözüyle veya baş gözüyle gördüğü hakkında ihtilaf vardır.
Abdullah bin Mesud ve Ebu Hureyre radıyallahu anhuma'nın Hazreti Aişe radıyallahu anha'dan rivayetine göre Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem Rabbisini gördü mü diye sualle cevaben Hazreti Aişe demiştir ki, her kim Muhammed Rabbini gördü derse yalan söylemiştir. Sonra şu ayeti okumuştur. Gözler Allah'ı idrak etmez fakat Cenabı Allah gözleri idrak eder. Çünkü Allah Azze ve Celle latiftir, görülmez, kabirdir, her şeyi görür. Abdullah Bin Abbas radıyallahu anhüma'da Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in Rab Teala ve Tekaddes Hazretleri'ni gözleriyle görmüş olduğu haberini meşhur olarak nakletmiştir. Taberi'nin Mucemü'l Evasıfında kuvvetli bir isnat ile İbn Abbas'tan rivayete göre Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem Rabbisine nazar etti.
Cenabı Hak kelamı Musa'ya Kulleyi İbrahim'e nazar ve rü'yeti de Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'e tahsis buyurdu demiştir. Rutyet hakkında uzun mütalaalar varsa da bulasası budur. Kıymetli dostlarımız, Musahabe serimizin üçüncü cildinin bugünkü programında Rü'yet konusunu ele aldık ve bu konu burada nihayet erdi. İnşallah bir sonraki programımızda namaz konulu sohbeti sizlere aktarmaya çalışacağım.