Miraç ve Burak'ın Sırları ve Efendimizin Yüceliği kaydında Biz kutsi şerifin etrafını mübarek kıldık. Hem enbiyayı hızamın bulunması, vahyin gelmesi, hem de meyveler ve yiyeceklerle ve yüce kudretimizi göstermek için, kudretine delalet eden, işaretlerin göstereceği için Cenab-ı Hakk kalbi saadetini yarıyor. Halkın bir değerle Cebrail Aleyhisselam geliyor. Biri ameli yat geçiriyor Aleyhisselam…
Biz kutsi şerifin etrafını mübarek kıldık. Hem enbiyayı hızamın bulunması, vahyin gelmesi, hem de meyveler ve yiyeceklerle ve yüce kudretimizi göstermek için, kudretine delalet eden, işaretlerin göstereceği için Cenab-ı Hakk kalbi saadetini yarıyor. Halkın bir değerle Cebrail Aleyhisselam geliyor. Biri ameli yat geçiriyor Aleyhisselam diyor. Kalbinden şeytanın nasibi olan uyuşmuş kan alınıyor. İlim ve hikmet mübarek gönlüne dolduruluyor. Yatsıdan sonra hatırdan küçük merketten büyük, değerlenmiş, yerlenmiş bir Burak'a. Burak Arapça kelime olarak nur manasına, ışık manasına. Siz Burak dediğiniz zaman böyle bak buyurun ki mekteple ağacınıza gelmesin. Nur, nur. Ve gözünü, nereye gözü ilişecek olursa adımı orada şimşek gibi geliyor. Efendimize getirildi. Burada eğer devam edilseydi, Burak hakkında Süleyman Çelebi de ifade ediyor. Cebrail Aleyhisselam cennete gidiyor.
Kırk bin tane hazırlanmış Burak var. Onların içerisinden bir tanesi çok zayıf. Gözünden yaşar akıyor halimi sorunca duydum ki Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem Miraç'ta hadisesinde, bizlerden birinin üzerine binecek. Acaba bana nasip olur mu olmaz mı diye bir de Muhammed ismini duydum. Muhammed ismini duyduğum günden beri benim kalbim ateşler gibi yanıyor. Gözümden de yaşlar akıyor. Onda Muhammedi Akşp gürültü onu aldı. Efendimizin huzuruna getirdi. Aleyhissalatü Vesselam efendimizi Cenabı Hak davet etti. Davet kulu yerine. Halabımız ey Cibril Muhammed'in şu anda Ümmü Hanim'in elinde istirahatte bir rivayette hakimdi. Muhammedimin ayağına dokunursan der ki süsleyebilirim. Muhammedimi ben davet ediyorum. Sakın ha onu incitme. O zaman Cebrail Aleyhisselam hafifçe yüzünü yaklaştırıyor.
Yaklaştırınca o Kafur'dan da halk olunduğu için, Kafur'dan onun serinliği mübarek ayağına temas etti. O serinlikle Efendimiz uyarmıyor. Ve Burak'a biniyor. Burak da bir mahzun. Cebrail Aleyhisselam bir Burak, sana insanların en güzeli. Nedir bu Mahsuniye? Ey Cibril. Ben şimdi Muhammed'e alıştır. Salilla Çınar'a. Ayrılırsam ne olacak? Derdim odur diyor. Ve kendilerini hususi şeride kadar geldiler. Efendimizlerin önünde de peygamberlerin bu rahata binme hadiseleri de var. Yapısıdan sonra, çünkü İbrahim Aleyhisselam, Hacer validemiz, İsmail Aleyhisselam'ın gününü aldı. Hacer validemiz terkinde, Mekke'ye kadar Kabe'ye kadar geldi Burak'la. Burak'ın anlatılması pek zor, onu ancak gönülle ifade edebilir. Burak'a inince, Cebrail aleyhisselam ya Muhammed buradaki iki rekat namaz dedi. Sebebi? Çünkü bu mekan Musa aleyhisselamın Rabbimizle konuştuğu Tur-i Sina'dır dedi. Ve iki rekat namaz kıldı.
Sonra kutsi şerife varınca efendimiz, İbrahim aleyhisselam, Musa aleyhisselam, İsa aleyhisselam ve bütün peygamberler yeryüzüne. Muhammed Mustafa geliyor diye onu karşılıyordu. Cebrail aleyhisselam efendimizi ileriye doğru indi. Efendimiz nehile ervahına iki rekat namaz kıldırdı. Cebrail Aleyhisselam dedi ki, Kureyş Şine şirk. Allah'a şirk koşuyor. Hristiyanlar Allah'a oğul isnat ediyorlar. Peygamberimize dedi ki sor, bu ne biçim bir iştir. Efendimiz sordu. Peygamberler dediler ki biz sevgiyi gönüllere yerleştirmek için geldik ve bunu kendi ve davet için var. Sonra Efendimize iki tane bardak içerisinde birinin süt, bir yerin şaraptan sunuldu. Efendimiz sürü seçti. Cebrail Aleyhisselam dedi ki eğer şarabı seçseydin, setden sonra ümmetin sapıtır. Sen diraret. Diker. Ruhlar ruhlar göklere miraçla çıkar buyurdular. Cebrail kanadında ona yükseltti. Hafada dinen kapıya çıkardı.
Miraç ve Burak'ın Sırları ve Efendimizin Yüceliği ne anlatıyor?
Miraç ve Burak'ın Sırları ve Efendimizin Yüceliği kaydında Biz kutsi şerifin etrafını mübarek kıldık. Hem enbiyayı hızamın bulunması, vahyin gelmesi, hem de meyveler ve yiyeceklerle ve yüce kudretimizi göstermek için, kudretine delalet eden, işaretlerin göstereceği için Cenab-ı Hakk kalbi saadetini yarıyor. Halkın bir değerle Cebrail Aleyhisselam geliyor. Biri ameli yat geçiriyor Aleyhisselam…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 9 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Silre-i Münteha'ya kadar Cebrail Aleyhisselam beraber yoldaş oldu. Dünya semasına varınca Cebrail Aleyhisselam kapıyı çaldı. Bir melek siz kimsiniz? Ben Cebrail'im. Ama yanınızda bir kimsenin daha sesi duyuluyor ayak sesi. O da Muhammed Mustafa'dır. Ona Mirayı için bu hadise için izin verilir mi? Evet, derile kapı açıldı. Efendimiz Adem Aleyhisselam'a selam verdi. O da Cebrail aleyhisselam'la beraber bulunurken Adem aleyhisselam'ın etrafında bir taraltı görür. Sağlığına bakıyor, tebessüm ediyor, soluna bakıyor, ağlıyor. Sebebini sorunca dedi ki Ya Muhammed bu halatı daha çocukken irtihal eden kimselerin ruhlarıdır. Sol tarafındaki o karanlık, zifiri karanlık kafirlerin ruhlarıdır. Oraya bakıyor, üzülüyorum. Sağ tarafında bulanlarda müminlerin ruhlarıdır. Onlara bakıp seviniyor. Sonra Efendimiz aleyhissalatu vesselam ikinci kat semaya geldi.
Teyze oğulları İsa bin Meryem ile Yahya bin Çeken Yahya aleyhisselama da aynı selam verildi. Onlar da hoş geldin, sabah geldi bir salih peygamber diye karşıladılar. Hatta hayır duada bulundular. İsa Aleyhisselam orta boylu kırmızıya çalar. Ak bir keni vardı. Kırmızı. Böyle kısık bir renkleniyor ama sizin de bizim düşündüğümüz gibi değil o. 0 kırmızılıkla beyazla beraber böyle bir çeşit şok gibi bir renk tarih edinilmez. Böyle bir halde ilim yüz saçlı yüzü de İsa Aleyhisselam'ın çok benliği. Üçüncü hazsemada güzelliğin yarısı verilen Yusuf Aleyhisselam. Efendimizin hakkında Mevlana'mız buyuruyor ki, Yusuf aleyhisselamın güzelliğini gördü, kadınlar nivenin yerine, ezberini kestiler mi? Aişe annemiz ise ifade buyuruyor. Burada Cebrail Aleyhisselam'ın bir ifadesi var. Çünkü Cebrail Aleyhisselam'ı da efendimiz Aleyhisselam'ın bütün hiletiyle görünce kendinden geçti güzelliğinden dolayı.
Efendimizin güzelliğine dair Aişe-i Sıddıyta validemiz, Yusuf aleyhisselamı görüp elini kesen kadınlar, benim sevgilim, Muhammedimi görselerdi başlarını keserlerdi. Cebrail aleyhisselamı görünce az bir efendimizde kendinden geçme hali oldu. Halabımız buyurdu ki Ey Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem Cebrail'i bütün heyetiyle görüp, güzelliğini kendinden geçir. Eğer o senin Çin'deki güzelliği görürse ebedi kendine gelemez. Üzerliğin yarısı verilen, nusf aleyhisselamla da üçüncü kat semada, dördüncü kat semada İdris aleyhisselam, beşinci kat semada Harun bin İman aleyhisselam, alt saçlı hür sakallı, kavmine kendini sevilen bir peygamberdi. Çok yumuşak bir tabiatı vardı. Halil bir peygamberdi. Kavmin kendisini çok severdi. Altıncı tassemada Musa Aleyhisselam, uzun boylu, esmer tenli, yüksek burunlu, saçları kulaklarına kadar biniyordu. Yedinci kat semada İbrahim Aleyhisselam'la karşılaştı.
İbrahim Aleyhisselam Beyti Mamoura sırtını dayamış ve önünde bir kürsü üzerinde oturuyordu. İbrahim Aleyhisselam yaşlı, ulu, heybetli ve evlatların içerisinde kendisine en çok benzeyen de efendimiz aleyhissalatu vesselamdır. Veli Mamum her gün gelmiş filmlere tavaf ediyor. Öyle ki ikinci defa tavaf eden bile, bir defa tavaf eden bile ikinci defa sıra gelmiyor. Sonra İbrahim Aleyhisselam dedi ki Ya Muhammed ümmetine Selami, Fidan'ı çok biçsinler. Efendimiz nedir bu ya İbrahim? Cebrail Aleyhisselam vasıtasıyla soruyor. İbrahim Aleyhisselam dedi ki cennetin toprağı çok güzeldi. Cennetin suyu da çok tatlıdır. Arzı da gelişir. Nedir bu fidan? Bunu nedir çok okusunlar. Siz re-i münteha, öyle basit tarif edilecek gibi değil, aklı hayale gelmez.
Köprü altıncı katta gövdesi ve dalları yedi kat göğün üzerinde, bölgesi, gökleri, mert cenneti gölgeler, yaprağı, fil kulağı gibi, meyvesi de küpleri andıran, Allah'ımızın azamet nur ve tecellisinin üzerinde bulunduğu bir sırdır o. Tarihi mümkün değil onların. Bunun için efendimiz aleyhissalatu vesselam serapan nur olanın önünde manarken ben o miracı beyan etmek değil Cebrail Aleyhisselam efendimizin kaza ve kaderi yazan, kaderi, sesi işitilen yere kadar çıkartmıştır. Levh-i Mahfuz'a kadar çıkmıştır. Cennetten yemyeşil bir ite ufku kaplıyordu. Redref geldi. Tam bu esnada Cebrail aleyhisselam tabi geldi deyince, ben Musa aleyhisselam ben dedi bir parmak dahi geri giremem, yanarım. Benim yerim burasıdır. Artık sana aittir. Ya Muhammed demiş. Mevlit yazarın bunu çok güzel ifade bulunuyor. Çok güzel. Söylesirken cerrahi ile kelam, münteaya kadar geldi.
Bundan sonra bir ref ref, artık kainatın son bulduğu nokta bütün sesler kesilmiştir. Efendimiz aleyhissalatu vesselama Falikellemyezel, korkma ya Muhammed. Yaklaş buyurdu. Bu esnada İbrahim Aleyhisselam'a, Haliliyet, Musa Aleyhisselam'a kelam, Efendimize de rü'yez Allah'ımızın cemali baş olunmuştur. Necip suresine baktığımız zaman tam yeri geniş geniş fi'za buyurur. Sidrei müteahanın yanında cennetul-l mevva, arşın salnı, şehitlerin ruhlarının bulunduğu yerdir ora. Yedi kat yer ve gök, gök kürsinin yanında, tarihi zor dediğimiz bu. Yedi kat yeri ve gök, kürsinin yanında, çöp ortasında ancak birkaç kadar. Kürsi ile arşın yanında bu kadardır. Mükafatlar. Elli vakit namaz sevabını den, beş vakit namaz. Bakara suresindeki son iki ayet. O ayete geçmiş ümmetlerin çekmiş olduğu sıkıntılar var. Onlardaki ağırlıklı efendimiz hürmetle kaldırılmıştır.
Üzerimize bir necaset bulaşacak olsa onlar kesiyorlardı. Biz hikayede temizledik. Diyelim ki mescitte namaz kılmazlarsa kabul olmuyor. İşte mallarından dörtte birini zekat olarak veriyorlar. Ve bir hata işlediği zaman tamamen o renge görünüyorlardı o günahın. Efendimizin hürmetine bunlar kaldırıldı ancak kalbi değişiyor. Ve Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem yedi günahtan sakının diye buyuruyor. Miraç ile alakalı birisi şirk Allah'a ortak koşma. Diyorum ya, şimdi düğün yapanların edep ve erkana uygun bir şekilde yapmamaları şirk manasına gelmez. Ama ne olacak? Allah'ımızı sadece Halık olarak yaratan olarak ilk gördüğümüz gibi, bütün hayatımızdaki kişilerimizde de onun emri işeli olacak. İşimizde, gücümüzde, ev hayatımızda vesaire bütün durumlarımızda emri ilahiyeye muvafık düşecek. O zaman ne kadar rahat oluruz biz ne kadar huzurlu oluruz.
Bir evimizdeki hayat efendimizin sallallahu aleyhi ve sellem emrine uysa, sizin en hayrınız ehline hayırlı olan var. Allah'ımız Evinizle güzel geçinin diye buyuruyor. Ticaretimizde eğer düzgün ticaret yapacak olursak kimse birbirine inanamıyorum. Şehitler, nebiler, sıklar, sabitlerle beraber haçlı cem oluyor, Allah'ın dostu oluyor. Bunun gibi. Tabii zaman ifade etmez. Sihir büyük günahlardandır. Günah dendiği zaman büyük günah, cezası Kuran Azimüşşan'da ve Hadis-i Şeriflerde denetilen hususlar. Mesela Allah'ımız zina eden kimseler için ilim bir azap vardır diyor. Bunun gibi. Bundan dolayı işte sihir hakkında işte şöyle ayetler var, şöyle hadisler var. Bunların yanlışlığına dair demeye gerek yok. Zaten büyük günahlar olarak ifade etmiyor.
Şiften en sonunda sihir, kıta, adam öldürmek, faiz, yetim malı yeme, savaştan kaçma, namuslu kadınlara zina isnadı gibi durumlar Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem cennete de götürüldü. İnci, Yakuptan köşkte. Sonra inci kubbeler diz dize bir ırmak gördü. Bu nedir deyince, bu sana verilmiştir Ya Muhammed, bu kevser'dir Cehennem'in üstündeki örtüp haldir olunca cehennem kabarmaya başladı. Ölü kutluyor cehennem. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem üftüler. Cebrail Aleyhisselam sakin ol ey cehennem buyurdu. Cehennem sakin oldu. Bilseydiniz, çok ağlar az sürerdiniz, yataklarınıza bile gidemezdiniz, sahralarda Allah diye feryat ederdiniz diye buyuruyor. Sonra Efendimiz aleyhissalatu vesselam, Beytül Mukaddes'e geldi. Mescidin kapısına bağlı olan bu raka binip Mekke'ye geldiler. Yatsı ile sabah namazı arasında vuku bulmuştur. Çok rivayetler var burada.
Yatağı soğumadan diye de ifade edilir. Zaman içinde zaman, mekan ismi mekan. Allah'ımız dört etmiştir. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bu haraseyi müşriklere duyuracak. Cebrail Aleyhisselam'a dedi ki hiç inanmazlar iyi Cibril. O da dedi ki müşriklerin inkar eder ama, ben bu besinde sıd deyip kalktın. Hakikaten öyle oldu. Ben dedim ki başta getirmiş olduğu ayetlere inanmış. Söyleyen o mu? Ben kabul ediyorum. İşte bu ifadesinden sonra sıdk diye kendisine lakap verilmiş. Ebu Talib'in Hızı ünnu Hani Efendimiz müşriklere anlatmak isteyince, bir dahasından tuttu gömleğinde. Dedi ki ya Muhammed anlatma, bunlar sana izah var. Bunlar inanılmaz. Yine de efendimiz anlattığına. Çünkü Allah'ın elini, onların beynini çıtlatırcasına haber et Muhammed'im diye buyuruyor. Zaten beyinleri hep çatlayıp gittim ben. Müşrikler inanmıyorlar. Ebu Cehil'e anlattı. Ebu Cehil dedi ki, şimdi beni aldattı.
Ben Kağıtoğullarını çağıracağım. Hadi onları da bir aldat. Efendimiz onlara da anlatınca, anlatınca böyle ellerini başlarına koydular böyle. Etlerin şişmeye başlar Olacak bir şey değildir dediler. Biz develerin büyürlerine vuran vuran, Kutsi Şerif'te bir ayda verdik. Bir ayda dönük iki ay. Nasıl oluyor da sema katları şöyle dursun, iki aylık mezabeyi çok kısa bir zamanda gezeceksin. Tabii küfür kafası, şirk kafası kabul etmedi. Sığmaz onların kafalarını. Sonra Efendimizden kervana sordular. Efendimiz buyurdu ki, siz o kervana sorun. Geldiği zaman kervana, çünkü ben onlara tesadüf ettim. Onlar yoktu, susadım. Onların su kaplarından içtim. Ve devem boz, boz bir devirdir, siyahtır rengi. Üstlerinin üstündeki çuvalın birisi siyah, bir diğeri de alaca renktedir. Deyince, Beril bin Muğire vay sihirbaz dedi. Efendimize. Sallallahü Teala deyiz. Allah'ınıza hamdolsun ki imanındayız.
Şükürler olsun Mevdanıza. Buyurun Eş Efendimiz buyurdu ki, Beyza'dan tenim yokuşundan iniyorlar. Ve şuna güneş doğduğu zaman gelirdi. Hakikaten geldi. Onlara sordular. Dediler ki su kabınızda boşaldın mı? Boşanuldu. Diğer bir Hafile var, onu da söyle. Efendimiz buyurdu ki, onlardan devenin birisi böyle bir ses çıkardı. Ses çıkarınca diğer develer Ürkupbaşçı sorun dedi. Onlar geldiğinde o kabine, efendinin sordu aynen böyle olur dedi. Yine de dediler ki Bu büyük bir sihir dediler. İnanmıyorum hiç kabul etmiyor. Zaten bu hadisenin zuhuru miras hadisesinin kafirlerin ederi var. Efendimizi yalnız bırakın. Dirirler ki kovun havliyle bulup bırakacaksınız. Tek tek. Bunu tek başına bırakacağız. Çünkü bizim hatalarımızın dinini reddetti. Yalnız tek başına bırakacağız diyor. Allah'ımız Celle Celalühu siz tek başına bırakmak mı istiyorsunuz? Ben habibimi huzuruma davet ediyorum.
Ona cümadimi göstereceğim diye buyuruluyor. Sonra efendimiz sallallahu aleyhi ve teala alimü vesselam, haberlerini kabul etmiyorlar. Allah'ımız ve bizi elhamdülillah Sıddika ağzına emanet edilen Elrad ve Ezkarı varisleri kılmıştır. Onu habdud eden Hazreti Ali Uhud'u radıyallahu anh bizi de Hadivi Evradı ile onun manevi varisleri kıldığı için sonsuz şükürler
Kaynak: Genel
Miraç ve Burak'ın Sırları ve Efendimizin… | Mihmandar