Miraç Gecesinin Maneviyatı ve Salavat-ı Şerife'nin Önemi
Miraç Gecesinin Maneviyatı ve Salavat-ı Şerife'nin Önemi kaydında Abdullah Hadi kardeşimiz Konya'da Miraç gecesini şereflendirmek istiyoruz. Satış şereflendirmiş Muhammed aleyhissalatu vesselam. Biz de o günün bayramını yapıyor. Kardeşimiz Kuran okuyor. Buyur oğlum. Muhammed Mustafa sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimizin bu Miraç gecesinde, beret gecesinde, nişe ragaiplerde, kadirlerde her gün…
Miraç Gecesinin Maneviyatı ve Salavat-ı Şerife'nin Önemi ne anlatıyor?
Miraç Gecesinin Maneviyatı ve Salavat-ı Şerife'nin Önemi kaydında Abdullah Hadi kardeşimiz Konya'da Miraç gecesini şereflendirmek istiyoruz. Satış şereflendirmiş Muhammed aleyhissalatu vesselam. Biz de o günün bayramını yapıyor. Kardeşimiz Kuran okuyor. Buyur oğlum. Muhammed Mustafa sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimizin bu Miraç gecesinde, beret gecesinde, nişe ragaiplerde, kadirlerde her gün…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 14 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Abdullah Hadi kardeşimiz Konya'da Miraç gecesini şereflendirmek istiyoruz. Satış şereflendirmiş Muhammed aleyhissalatu vesselam. Biz de o günün bayramını yapıyor. Kardeşimiz Kuran okuyor. Buyur oğlum. Muhammed Mustafa sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimizin bu Miraç gecesinde, beret gecesinde, nişe ragaiplerde, kadirlerde her gün üstadımızın verdiği evladımızda yüz on bir Salavatı Şerife'mizde ne getiriyorsak Rabbımız? Ahsen-i kabul ile makbul eyleye. Kusurlarımızı affeyleye. Vanızı çoktan terk ettiğimden, yazıları da gözüm görmediğimden, kusuruma nazar buyurmayın. Birkaç kelime size övünmeyi, birkaç gecesi olaraktan konuşayım. Rabbim ne lütfederse, yarısını kardeşlerimiz olsun, yarısında biz böyle çalışalım. Ya Resulallah, hadisle meşgul olmayın manasıyla. Peygamberimiz, peygamberler peygamberi, efendiler efendisi, Allah Allah. Miraç teştifinin çok sebepleri var, on beş türlü.
Haber versem tükenmez. Onun için kısa birkaç kısmını haber vereyim. Kardeşlerim, sen ilim ve irfanlı insanlar, haya ederim yanlarında konuşmaya. Yalnız semavat yer ile konuşmaya başladı. Yere hıpaban semavat, bak yağmurlar bende, karlar bende, yıldızlar bende, ay bende, güneş bende, arş bende, löh bende, kalem bende. Bütün melekler ile semalarım dolu. Ey yeryüzü senin neyin var da, yani süfli bir yersin diye Hıfabi Dişin yer tabii boynunu bükmüştü. Hakikaten bir şey yok gibi görünüyordu. Lakin hatiften nida oldu, kulağına geldi. Yeri dedi ki Muhammed Mustafa bende doğacağımmış, bende büyüyeceğimmiş, benim ya benim döşlerimde, topraklarımda yatacağımmış bütün mevcudat onun için halk olunduğunu, bilmiyorum mu da böyle iftihar ediyorsun deyince Al-ı Azam ağlamaya başlamış.
Ya Rabbi, Ya Rabbi, Nebi, Nebi, Peygamberler Peygamberi Muhammed 'ı ne olursun bir davet etti de, davet et de baş gözüyle, cisim vücuduyla mübarek Nain-i şerifiyle üzerime basmayınca titretmem geçmeyi gönderdim. Muhammed'i davet et dedi. Davete layık olmuş. Çünkü Adem'den sormuş. Ben Safiyullah'ım demiş. Allah. Nah Neciyullah'tan sormuş Neciyullah'ım demiş. Halil'den sormuş. Halilullah'ım demiş. Musa'dan sormuş Kelimullah'ım demiş. İsa'dan sormuş, Musa İsa Resulullah, bir Peygamber kendini vasfla konuşunca Siz kimsiniz diye Peygamberimize gıybet gelince, yetim Muhammed, annesini, babasını, daha annesinin batını daykana kayıbilen, annesini dört yaşında Medine yolunda fedaiden bir yetim miyim ya? Lahık bu. Davat olmayan laik Muhammed aleyhissalatu vesselam. Sebep sebep sebep böyle çok var. Yalnız sizi incitmemeniz için hafif şey gelir burayı.
Olunca, yarın mahşerda bütün kafirler dahi babamın bağzııydı bu şık Mustafa Efendi'nin. Otuz sene kalbi halifesi, on beş sene lakşih halifesi. Efendimiz'in güzübeğiydi. Sultanımız ta bizim Yahyalya kadar pederi görmeye gelmişti. Allah şefaatine nail etsin. Amin. Hem anası tarafından seyyi dedi, hem babası tarafından seyyi dedi babam. Onun gibi bir babadan böyle kötü evlat da varmış. Ben ona tacı veriyorum. Allah'ımız onların hürmetine bizi affetsin. Bunu söylerken kardeşlerimize bir tevazu olsun, riyakarlık olsun diye ciddi diyorum bu deviğime. Allah'ımın huzuruna varmaya hiç yüzüm yok benim böyle. Rusya Hanımlar çünkü böyle beni sabahlara kadar sızlattığı günler oluyor. Efendimizin kendine söyledim dedim efendim saman çöpü kadar bir hata ettim ise şimdi Erciyhas Dağı gibi görünüyor gözüme. Yani böyle kardeşim kusurlarımızı düşünelim Allah aşkına kusurlarımızı düşünelim.
Böyle Muhammed Mustafa gibi yarın kafirler cehenneme girecek tabii. Garanti, hiç Cehenneme girecekleri zaman iltica etmeye başlıyorlar. Şöyle efyatla söyleyeyim dinlen cehennem kükreyüp halkın üstüne taşlar saçılır ağası kastına, Muhammed yalvarır bir tek dostuna, diye benim ümmetlerimin hali nice ola, ağası ümmetlerimin hali gücü ola, Ya Rabbi ben niye diyeyim ümmetimi böyle Cehennem ayağa kalkmış, suya susamış bir sırrın kopuştuğu gibi nah şeyler konuşuyor. Cehennem. Herkes ağlaşıyor, İbrahim a. S. Arşın direğinden tutmuş, ben oğlum İsmail istemiyorum, ben nefsimi istiyorum Ya Rab. Herkesin şaşırttığı bir günde cehennem küfreyh halkın üstüne ataşlar saçılır ağası gaspına Muhammed yalvarır bir tek dostuna. Ey benim ümmetlerimin hali niçin olur? Ası dün ümmetlerimin işi gücü olur. Siz durun, ben Allah'ıma varıyım.
Siz durun, bizde ne takat var ki, kansak, çabalasak kurtulmanın hiç iyi imkanı yok ki. Siz durun, Ben Allah'ıma varıyım. Durun. Onu dergahına gizler süreyim. Kabım olmazsa kendim yanayım. Benim ümmetlerimin hali hiç olur. Ası ve ümmetlerimin işi güç olur. Bütün insan bu haldeysan Halık-ı Zülcelal emrediyor. Git cehennemi tut der, ümmetin korkmasın diyor. Ya Ayşe, sen niye diyorsun o günü? İnsan anadan uğrayan, utanmıyor mı diyor da ne insanı diyorsun bana diyor. Ne erkek erkek olduğunu bilecek, ne etrafında olduğunu kadın bilecek. Herkes haylaz cerşerdar. Allah'ım yarabbim bugün bizi kurtaracak bir delil yarabbim. Vardı cehenneme. Dalarından tutunca emrine tabu ol Habibim dedi. Dur, yerinde dur. Sarp durduğu zaman kafirler dahil deme, arsel leke illa rahmeten bir alemdir. Alemine rahmet içinümüzsün.
Allah ben bilemedim ya Muhammed seni bir türlü anlayamadık dünya Uhud'da şimdi o, yedide yese doldurunca gördünüz mü? Hakikat hale vakıf oldunuz mu? Ya Muhammed, bunların bir haberi var mı Recep'im? Vallahi sizden iyi duyuyordur. Ebu cahiller, hutbeler, şeybeler bilmemiz sık vay vay. Fırsatları geçirmişsek devlet kuşunu uçurmuş sık diyecekler ama elde bir şey yok. Bin dört yüz sene sonra sana nasip olursa keyfinden bayılmadığına hayretteyim ben. Yani insan keyfinden bayılmadığına Muhammed Mustafa senin peygamberin olsun öyle mi? Bin dört yüz sene sonra gel de yine şimdi göğün miracını yapmaya toplanalım. Allah'ım çok şükür. Bir eshamd edelim elhamdülillah. Muhammed'e ümmet olduğumuz elhamdülillah. Yani kalkıp nereye gideceğimi ben şaştım. Siz beni her taraftan tuttunuz çünkü. Diyor ki yeni bildik ki sen alemine rahmet için gelmişsin.
Cehennem biz, bizi cehennem ayağının altında çimlayacaktı böyle cayır cayır yanacakız. Elhamdülillah senin yüzünden kurtulduk diyor ama sonra yine yanacaklardı tabi. Kafiller de giderdi babam, Peygamberimizi tasdik edecekler. Sen alemine rahmet için halk oluşunu sınanma bile merak versin. Elini kolunu bağlıyorlar haydi cehenneme. Ya Muhammed, yedin mi yetişiyor. Kollarını sesini, kollarını, çizin ayağını. Allah bana izin verdi, koyarım. Amin ya. Ya Muhammed bilememişsek bilsen, senin gündüz gece salavat şeyi beyle meşgul olurdu diye herkes o günü görünce bilecek yavrum. Şimdi bilemeyiz. Dur bakalım rujlarından başladık şey, mevzularımızı askıya edelim. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem kafirlerin, biliyorsunuz kafirlerin, Esafirini evvel deliklerinin, sıfırbaz deliklerinin, kahin deliklerinin altında ezin gördü Peygamberimiz. Nasıldı Yedi senede otuz dokuz caz ümmeti oldu.
Hazreti Ömer geliverdi iman etti zannetme, yedi sene sonra iman etti. Terk olabildiler. Eziyet çekilmeyince safa sürülmez. Cefayı çekmeyen aşıt, sapanın tadrini bilmez. Amelin ziyaında efdal-i zahmet çekileninde. Yusuf Aleyhisselam'ın arkadaşları gelince, özür dileyerek bizi affet, sizi affettim ben. Hiç üstün Kuran-ı Kerim'de. Hiç üstünüze de bir daha beni kuyuya atmıştınız. Babamdan ayılınca, çarpınca kurbağa gibi yere yazmıştınız. Usul usul indirirken ipimi kesmiştiniz, hiç demeyeceğim, üstünüze getirmeyeceğim. Onları yapmasanıza da bu rütbeyi, Rabbim bana vermeyeceğim dedi. Onlar riyazat oldu, hakkım helal olsun dedi. Peygamber Efendimizin siz bilirsiniz bunları Taif'te tuğyan ettirdiler de, gençlerine kemikleri, taşları kessekleri vura vura mübarek ayakkabısının içi tanıla dolmuştu. Cibril-i Emin geldi. Yanında Zeyd ağlıyor. Sema da melekler ağlıyor.
Peygamber bir gölgeye çekilmiş oturuyor. Hiçbir millet peygamberine bu eziyeti gider miydi diyor. Kahrediyor. Cebrail geldi şu dağı birbirine kavuşturuyor. Şu iki dağın arasını yarayım, bütün içine dökeyim. İster misin ya Muhammed? Ya ben alemine helak rahmet için geldim. Belki zürriyetlerinden bir tanesi Müslüman gelir, onun hatırasını hakkım helal olsun gibi geldi. Bütün düveli ecnebiye ahlakçıları bundan alıyorlar. Peygamberimizin o gününden alıyorlar aklarını. Uhud'da nasıl ettiler? Mübarek dişini kırdılar. Orada yüzü yarıldı, iki tane halka battı yüzüne. Zırhını dişini çekip kanını yiyordu. Hazreti Aşer-i Mübeşşeden Talha Hazretleri hanım gitti mi içine cennetle tebşir ediyorum cennetin olduğunu dedi. Ya böyle korktum bunları. Ya Muhammed salahiyet yerildi size. Kılıcını, kılıcı şöyle uzatın, şöyle gittiniz mi soğan doğurur gibi hepsini doğrayacağım dedi Allah. Hayır ya Rabbi.
O kavmini bilmiyorlar da onun için bunu bana ediyorlar. Bunları hidayette kıl Ya Rab diyordu. Böyle hakiki görenimiz çok icazı. Hatuna girmiş de mahzun oturuyordu. Gece yarısı olmuş. Ümmühani evinde dediği ihtilaflar biraz ihtilaflı. En sahihi kimsede yanında yok. Mahrum bir şekilde hatımda oturup falan Burak'la geldi. Cibril-i Emin Allah'ın selamı var, seni miraca davet ediyor, seninle görüşmek arzu diye ne dersin? Kendisi bilir lütfudur yaparsan Olur dedi. Burak'a bindiler, uzatmayacağım. Gözünü açıp yummadan Mescid-i Aksa'da. Kırk günlük yerde Burak'la gittiler, rikabında yürüyordu, hemen hemen şereflamışlar Gushi Şerife Allah kafirlerden al Müslümanlara veriyor Habib-i Ekrem'in hürmetine ondan sonra oraya vardığı zaman hürmeten yirmi dört bin peygamber hususi şerifi ermişler. Hoş geldiniz, sabaha geldiniz, müracaat mı gidiyoruz diye.
Orada değildir ki onlar, onlar semadan yenmişti, yani arş-ı Azamdan yenmişti. Ondan sonra kamet edildi, onlara iki rekat namaz kıldılardı. Hepiniz biriniz bunları, çok duydunuz çünkü. Her kabın yemek aynı olur da kabı ayrı olanın dadı ayrı olur. Yani bir de bizim lisanımızdan dinlerseniz belki başkalaşır inşallah. Böyle sulu sulu geliyor. Koca Konya'da bunlar konuşulmak insanın hayal eder ama. Ne yapayım. Allah diyorsunuz acizsin biliyor ki ama dinleyeceğiniz hoşuna geliyor sözün diyorsunuz. Uzatmamaya söz verdiğim için Mescidi Aksa'nın o Sahra Taşı var biz oraları ziyaret ettik Cebel-i Sahra onun üzerinden çok kürsih orada bütün peygamberler orada oradan geçtiler Hoca Sultan Süleymanoğlu Hoca İbrahim, Halil, Rahman, Harrahman şehrinde. Çok peygamber orada geçtiler. Ama bugün Müslümanlar perakende olduğundan, elimizden aldılar da Yahudi'nin elinden.
Halen üstadımız sağıtana bizi bile parçalamak istiyorlar. Şu şöyleymiş de bu şöyleymiş. Neymiş! Biz Efendimiz'in evladıyız yani. Elhamdülillah. Buyuruyor, meşgul. İnsanlar ihtilafsız olmaz çünkü Müslümanlar içinde bal olduğu için bal, şeytan daha çok üstüne düşer. Şu evde bal olursa yama arılar çok çarpar. Gavurlardan alakasını kesmiş çünkü. Onları satıcı enlemlik etmiş. Bütün gücünü bize kuvvetli veriyor. Kardeşim, Allah rızası için birbirimizi kırmayalım, siz zannetmiyorum, her size inanmayalım, oldu mu? Böyle yapalım İnşallah. Orada Miraç alemi başka bir alemdir. Bir anda birinci kaç zamanım. Füze müze, şok her şey orada kalır. Yani birinci kapıya vardı Cebrail a. S. Vurdu. Kapıyı, kimsiniz dedi. Cibril-i Emin'im. Yanında bir kıstı var o ne yedevi. Yanında bir kıbrayam var o ne yedevi. Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem. Miraç nasip mı oldu, damat mı edildi dedi.
Tabları aç verdiler. Adem aleyhisselam kucaklar oğlum benim dedi. Merhaba ey Salih oğlum, merhaba. Merhaba ey Sadık oğlum merhaba diyor babasına, ocakları babacığım nevi bu semadasın, sana karşı geldim oğlum diyor. Alem, yine sen rahmet oldun, dedi. Çok, sözden çok benim ikinci sema'da, biraz peygamberler Yusuf Aleyhisselam, üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı, yedinci Musa Aleyhisselam'a Seddetil münteha ayeti celile ile Seddetil münteha'ya varınca oraya vardığı zaman Cebrail Burası benim makamım dedi. Babamdan duyduğum deyince bu ledün ne ilmi de olsun şunun içinde. Orada şuradan öteye bir parmak gidersem yanınım diyor, yanırım ben. Cebrail daha buğday öteye bir parmak geçemedim, emir yok çünkü belli. Bu emir size yerinde, yetmiş bin ülkücak geçeceksin sen işte. Yanırsan Allah yolunda ben yanayım. Yanmadan korkmam ben aşk yolunda. Eve geçeceğim, Allah'ıma gireceğim dedi.
Şöyle yönünü döndü, Cebrail'e baktıydi, cevvüs sema olmuş bana balıyla neyle. O kadar büyümüş ki Allah Allah. Cibril-i Emin bu muydu Ya Rabbi dedi. Cibril-i Emin bu dedi. Yalnız takip etme, ya iki panalıyla dünya doluyor dedi böyle dünyalar doluyor, Benim ona mukabil neyim var dedi. Şu mübarek lehya-yı saadetin sakalından iki tel onun kanatlarının hepsinden kayıyor. Allah'ım. Çünkü o hangi camide olsa da Allah şefaatine nail ya. Allah şefaatine nail ya. Bazen refref denilen bir şey geldi ki kitaplar tarif edemiyor. Yani kitaplar tarif etmiyor, tarife sığmaz diyor. Eşek gibi bir şey diyor, geçiyor. Yoksa aslında kimse haber verememiş daha ref ref ne olduğunu. Oraya çıkmak istiyor, lakin adımını atıyor yetişmediği için geriye iniyor, çıkamadı. Baş gözüyle gittiği için çıkamadı. Şu cinsel ile gittiği için çıkamadı. Ruh olsaydı bir adımında tasid edilme daha da ayrı.
Arşı Azamın üstüne basınca, umduğuma nail oldum ya Muhammed! Çok şükür bize adam kapımız seni getirdi dedi. Geçen sene İbrahim'in evinde demiştim. Burada da diyeyim. Buradaki da hep kardeşlerimiz zaten. Ya da kimse olmadığı için sözümü çok görmezler bizim. Çünkü Ümmü bir adam. Oradan gelmiş zavallı biçare, biçare. Onun sözüne kusuruna bakmaz. O şey yerlerini sili sili veren yaramayan yerlerini inşallah. Bir delikanlı feldah oldu. Hemen şöyle, ya Muhammed, şu omzuma basın lütfen kardeş şuraya kaldırayım sizi. Basmıyor de kaldırdı, cep telefonu üstüne çıkardı. Allah Allah. Şimdi ya Çipeyl bu kim dedi. Senin neslinden gelecek Abdülkadir Geylani. Şöyle bir süzdü baktın, buralara gitsek hiç tükenmez. Yalnız Muhammed aleyhissalatu vesselam oğlum Abdulkadir Geylani, sen güvensiz şakaleyn olacaksın. İnsanın, cininin sevsin olacaksın.
Senin tarikatına girenler ne kabir azabı görecek, ne imansız ölecek, ne cehenneme girecek. La ilahe illallah, la ilahe illallah, mebdebirine girerken oku, çiftine girer. Allah Allah. Dükkanine girer. Efendimiz böyle misafir etti bize vekillik verirken. Bu dersi de tarif et Hasan deyince, yani onu göz açık okusunlar, yalnız Nakşi'den sonra Kadri de ikisini bir dostsunlar da iki şefaatçi olsunlar. Kuran'ı cehenneme göndermesinler. Senin de bu omzuna bana uzattın, senin de ayağımın altına omuzunu uzatmayanlar evliya olamazsın. Amin. O diyorsu Veli Hazretlerini okursunuz ya, burada var. Bir gün kürsüde oturur ona nasıl bir vaaz veriyor, çok ölüler peydah oluyor. Çok mu alem bizzat Allah bunun herhalde ruhaniyetleri burada. Yani Şahin Nakşibi ben de efendimiz. Mutlu Kahveci Geylani Efendi'mine. Çok da melekler var aramızda. Sığmayacak kadar.
Melek melaike enis bir cemaatte bulunduğum için Allah'a şükrediyorum. Efendimiz de kontrol altına almış ihbarını. Bunlar bakıyorlar, görüyorlar. Bu dillerimin kubraşı oradan oluyor. Seslenmem be oğlum. Allah hepimiz doya doya giyinmeyelim inşallah. Kürsüde vaaz ederken bir heyecan geldi. Dedi ki, ey şak garp evliyası, Nasıl Muhammed Mustafa'yı ben Sidrefil Nin Taha'dan Eşref'e çıkarmıştım, o zaman Muhammed Aleyhisselam senin ayağın altına omuzunu uzatmayan evliya olamasın deve ben sizi davet ediyorum be onu deve. O cemaatle görmüş Bağdat'ta herkes elini kürsüye koymuş omuzunu Abdülkadir Geylanının ayağının altına vermiş. Tamam. Basıyor, basıyor, basıyor. Yetmiş bin ne kadar evliya basıyor, bitecek sana şehitimi ne o işte, Abdurresak. O demek ki o mürşidise ben de mürşidim diyor. Allah Allah.
Rasulullah'ın inkisabına uğradığı için o bir kafirin kızına aşık oldu, Onu alman için o kafirin kızının dinine girdi, kara böceği etini yedi, ona çobanlık etti, gene bir mürid ayrılmıyordu bunun ıslahını. O beni ıslah etti, ben de ıslah olana kadar çalışayım dedi. Bir gün vücudu bütün yara olmuş, o mürid böyle onu sığarıyor, çobanları geliyor, temizliyor. Oğlum bana ne oldu böyle dedi. Efendim Abdülkadir Geylani efendimizin ayağının altına omuzunu uzatmadı. Öyle mi oldu? Vuhy binle devam et ya. Vuhy. Uzatıyorum ya Abdulkadir Geylani deyince Abdulkadir Geylani orada buldu. Omzunun basına bastım, vücudunu sığayınca oku dedi. Yine mürşitsin, git tek kendi zikrini yaptır dedi. Allah terbiye etti sizi dedi. O kız aşık olmuş, kız geldi o da iman etti. Lakin tahammülü edemedi kıza dedik ki dünya ahiret kız kılsın, sın sen benim dedi. Görünce mürşidi olmayınca, mezhepesi olmaz.
Şöyle görüverince şeyhi Allah Allah'ın bereketi, salah, salah, salah, salaheti, cenneti hepsi senin olsun ya Muhammed. Peygamberimiz ümmetim için dayanamadı, diyor ki Esselamu Aleyna ve ala iba billahi salikim. Bana selamet olsun ya, enbiyalara da olsun ya ümmetimin salihlerine da olsun yarabbim. Ümmetimi niye getirdin aramıza dedi. Dayanamam ben, ümmetime haşa diyorum ben. Bu kelimeleri duyan Cebrail Aleyhisselam'ı aşağıdan bunlara vakıf oluyor. O da oradan Eşhedü enne. Neler istiyorsun dedim. Biz de şimdi bir lezzet tamamladın. Eminün Rasulünü veriyorum dedi. Hisse de verilir. Bütün meleklerin namazlarını, rükularını, vücutlarını, aşklarını, muhabbetlerini, meczup olduklarını hep gördüm. Ben bir ibadet isterim ki onların hepsi içinde olsun, namazı verdim, elli vakit kılsınlar. Peki ya Rabbi dedi. Musa aleyhisselam peygamberimizi ders Allah Allah.
Oraya gelince dedi ki Rabbim sana ne atı yemerdi, bana ümmetimin şefaatini verdi. Emenerrasulü'nü bir yerde. Şimdi manasıyla uğraşamam, imkanım yok. Ondan sonra bir dedi elli vakit namaz aman olmamış dedim. Olmamış demem de dedi, ümmetim takat getiremez vallahi hep namazlar dedi. Allah Allah. Elli vakit namazı ben ümmetimi tecrübe ettim dedi senin rican hep kabul olur, Allah'tan dile vermeyin mi sana? Bir secdeye gitti, buyur Habibim, ne diyorsun dedi. Biraz namazdan tahrif et yavrum. Allah. Gidin rahat kılsınlar. Musa Aleyhisselam dedi ki çok olur dedi. Çok olur Habibi ya Muhammed, rica ettin. Rica etti otuz olsun. Rica et dedi. Yirmi olsun. Yirmi vakit kılamazlar. Rica et, on vakit olsun. Kulamazlar. Ümmetin çok tembel. Gafil. Biz yaktılar mı güneş de böyle gelmeyecek kalkmazlar. Rica et dedi, beş vakit olsun. Bire on vermekle elli vakit yerine kabul ediyorum dedi. İmzalayım bak dedi.
Vallahi imzalayayım. Elli vakit yerine beş vaktini kabul ediyorum. Musa aleyhissalatu vesselam dedi ki beş de çok ümmetim var dedi. Bir daha rica ettim. Allah'a yüz yok dedi. Beş baktı da kılmayan benim ümmetim olmasın dedi. Ben kutsu şerif haber verdiğini mi diyeyim? Kafirlerin itirazını mı diyeyim? Sıddık ve a'zam kabul ettiğini mi diyeyim? Hangisi edeyim? Girerken cenneti gördü, cehennemi gördü, bütün peygamberi gördü, arşı gördü, levh-u gördü, kalemi gördü, cennetliği gördü, cehennemliği gördü. Adem aleyhisselamı gördü. İşte bakıyor Adem. Satırına bakıyor, gülüyor. Sırf tarafına bakıyor. Ağlıyor. Babam niye ağlayon diyor. Niye gülüyor? İmanlı ölenler geliyor ben hep yanımdalar şimdi onlara gülüyorum. Benim zürriyetim imanlıyor dedi. İmansız ölenler sola geliyorlar bunlara bakıyorum ağlayın. Meviyi siz benden doğmadınız mı? Havbe anneniz olmaz mı? Adem babanız olmaz mı?
Hiç Allah'tan korkmadınız mı? Niye iman etmez etsin diye ona da ağlayayım yavrum dedim. Uzun alem. Ben Peygamberimizin basmadan size birkaç tane okuyayım. Hadis okudum bunu. Kısa şerifi şimdi anlatayım. Peygamberimiz Muhammed Mustafa sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimiz rivayet eylemine göre şöyle buyurmuştur, peygamberimiz rivayet ediyor. E buyurun ki öyleyse, Cebrail Mikail İsrafil Azrail buyuruyorlar. Peygamberimiz rahisi peygamberimiz oluyor. Öyle olunca iyi dinlen. Kardeşlerim ne diyor? Bir gün Cebrail, Mikail, İsrafil, Azrail bana geldiler. Dördümü geldi yanıma oturdular. Öyle oldu ki bazı kardeşlerim, Cebrail Aleyhisselam yemenli bir temiz, siyahi pek siyah, beyazı pek beyaz elbise ile gelmiş. Böyle dizine elini koymuş peygamberimizin tedbirsiz bütün sahabe görüyordu. İman nedir ya Muhammed? İslam nedir ya Muhammed? İslam sonsalet hac savunma ihsan nedir dedi.
Kıyamet mi o zaman kopacak dedi. Kıyamet mi dedi. Kıyametin kopacağına soran sorulandan daha adildir. Sen benden daha iyi bilirsin deyince o ölhandım böyleyse dediler. Allah sonu alimmiş ki, Peygamber beri hem sual soruyor, hem tas da geliyor. Bu uzun hadis hepiniz biliniz gözünüzden bir kat geçti ya, öyle dinleyin bakalım. Ondan sonra kıyametin alametını haber vereyim mi dedi. Kendini bilemiyorum kıyamet ne zaman kopacağını. Köylerden gelip de şehirlerde ev yarışanlar, yani apartman yapıp da onunla iftihar edenler çoğaldın mı dedi kıyamet yaparım benden. Çünkü bu dünya mamur olmayan şey yapılmaz. Babamın düğününde birkaç belediye ne yapıldı? Yavrum kıyamet yakın deve. Allah Allah. Hazırlık yapalım dedi çünkü peygamberimiz haber verdi. Haber verdi bugün dedi. Daha bir belediye birkaç mekteple yapılmıştı. Şimdi Yahyalı'ya üst üstüne apartman yapılıyor.
Yakında yıkılacak kalacak hepimiz yıkılacağız, gireceğiz. Allah'a imanlarına hayırlı olsun. Amin. Buyur Allah'ım. Cebrail Aleyhisselam buyurdu ki Ya Resulallah, her kim sana on defa Salatı Şerife getirirse sen on tarikata girdin mi yüz on bir. Allah'ım. Çok şükür. Dün kürsüden bunu evleniyorum, kürsünün müstülümdür. Elhamdülillah. Cemaat, tarıyı kalktım olmadıktan sonra Salaval'ını okuyamadım çünkü bir münişilik kamil haber verirse okuyabilin. Onun taht-ı terbiyesinin altına giren kazılar, müfttüler, cümle geldiler, kitaplarını hep bir yere koydular. Sen bu ilmi kimden aldın dediler. Bir kamil müşite varmayınca olmaz. Tamam mı? Niceler gittiler müşit arayı. Arayanlar uğurlu nerede davayı. Yüz bin okursan ahtan kareyi bir kamil mürşidi var.
Kaynak: Genel
Miraç Gecesinin Maneviyatı ve Salavat-ı… | Mihmandar