Mirac Gecesinin Maneviyatı ve Peygamberimizin… | Mihmandar
Mihmandar ses arşivi
Mirac Gecesinin Maneviyatı ve Peygamberimizin İnzivayı
Mirac Gecesinin Maneviyatı ve Peygamberimizin İnzivayı kaydında Abdullah Hadi kardeşimiz Konya'da Mirac gecesini şereflendirmek istiyoruz. Hapı şereflendirmiş Muhammed Aleyhisselam diyor bana. Biz de Odunun bayramını yapıyor. Kardeşimiz Kuran okuyor. Buyur manadan mukaddem Sultan-ı Mus Sultanı, Çepi eruzi Ceza Muhammed Mustafa sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimizin o Mirac gecesinde, Beret…
Abdullah Hadi kardeşimiz Konya'da Mirac gecesini şereflendirmek istiyoruz. Hapı şereflendirmiş Muhammed Aleyhisselam diyor bana. Biz de Odunun bayramını yapıyor. Kardeşimiz Kuran okuyor. Buyur manadan mukaddem Sultan-ı Mus Sultanı, Çepi eruzi Ceza Muhammed Mustafa sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimizin o Mirac gecesinde, Beret Gecesi'nde Amin. Nietzsche Regaiplerde, Kadirlerde her gün üstadımızın verdiği evladımızda, yüz on bir Salavatı Şerife'mizde ne getiriyorsak sabrımız ahsenet kabul ile makbul eyleye, bütün kusurlarımızı affeyleye, bağınızı çoktan terk ettiğimden, yazıları da gözüm görmediğimden, kusrıma nazar buyurmayın. Birkaç kelime size dövülmeyin. Kaç gecesi olaraktan konuşayım. Sapu ne lütf ederse. Yarısını kardeşlerimiz olsun, yarısında biz böyle çalışalım. Hadisle meşgul olmayın manasıyla. Peygamberimiz, peygamberler peygamberi, efendiler efendisi Allah Allah.
Miraya teştifinin çok sebepleri var. On beş Türk'tür. Haber versem tükenmez. Onun için kısa birkaç kısmına haber vereyim. Kardeşlarımı sen alimine insanlı insanlar. Haya ederim yanlarında konuşmaya. Yalnız semavat yer ile konuşmaya başladı. Yere hıpadan semaret bak yağmurlar bende, karlar bende, yıldızlar bende, ay bende, güneş bende, arş bende, löh bende, kalem bende. Amin. Bütün melekler ile semaların dolu. Ey yeryüzü senin neyin var da? Yani süftü bir yersin diye hıfzeydi şimdi. Yer tabii boynunu bükmüştü. Hazreti'tan bir şey yok gibi görünüyordu. Lakin Hatif'ten nida oldu, kulağına geldi. Yer dedi ki ve ma alselneke illa rahmete lil alemin olan Muhammed Mustafa bende doğacağımmış, bende büyüyeceğimmiş, benim ya benim döşlerimde, topraklarımda yatacağımmış, bütün mevcudat onun için halk olunduğunu, bilmiyorum mu da böyle istiğfar ediyorsun deyince arşıağzan ağlamaya başlamış.
Ya Rabbi, ya Rabbi, ne bin, ne bin peygamberler peygamberi Muhammed aleyhisselamı ne olursun bir davet etti de, davet et de de baş gözüyle, cisim vücuduyla, mübarek Nahini Şerifiyle üzerime basmayınca titretmem geçmeyi yolluyor. Muhammed'i davet et dedi. Davete layık olmuş. Çünkü Adem'den sormuş, demiş. Allah. Nah Neciyullah'tan sormuş Neciyullah'ım demiş. Halil'den sormuş Halilullah'ım demiş. Musa'dan sormuş, Keliullah'ım demiş. İsa'dan sormuş, Musa aleyhisselam ı Kerimullah İsa Ruhullah tedbir peygamber kendini baskıla konuşunca siz kimsiniz diye Peygamberimize gıybet gelince Yettim Muhammed annesini, babasını daha annesinin batını daha kanadayı bilen, annesini dört yaşında Medine yolunda fedaiden bir niyeti miyim ya Rabbi? Olunca yarın mahşerda bütün kafirler dahi babamın bağılıydı bu şık Usta efendim. Otuz sene Kalbi halifesi, on bir sene nakşih halifesi. Efendimizin biz bir beyiyiz.
Mirac Gecesinin Maneviyatı ve Peygamberimizin İnzivayı ne anlatıyor?
Mirac Gecesinin Maneviyatı ve Peygamberimizin İnzivayı kaydında Abdullah Hadi kardeşimiz Konya'da Mirac gecesini şereflendirmek istiyoruz. Hapı şereflendirmiş Muhammed Aleyhisselam diyor bana. Biz de Odunun bayramını yapıyor. Kardeşimiz Kuran okuyor. Buyur manadan mukaddem Sultan-ı Mus Sultanı, Çepi eruzi Ceza Muhammed Mustafa sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimizin o Mirac gecesinde, Beret…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 14 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Sultanımız taa bizim Yahya'ya kadar peder'i görmeye gelmişti. Allah şefaatine nail etsin. Hem anası tarafından seyyi dedi, hem de babası tarafından seyyi dedi babam. Hep onun gibi bir babadan böyle kötü evlat da varmış. Ben ona takip ediyorum. Allah'ımız onların hürmetine bizi abdestiz. Bunu söylerken arkadaşlarımıza bir tevazu olsun, riyakarlık olsun diye belki ciddi diyorum bu devirime. Allah'ımın huzuruna varmaya hiç yüzüm yok benim böyle. Asiye Hanım var çünkü böyle beni sabahlara kadar sızlattığı günler oluyor. Efendimizin kendine söyledim diyor değil mi? Efendim, Samançopu kadar bir hata ettiğimizde şimdi Erciyhas Dağı gibi görünüyor gözüme. Yani böyle kardeşim kusurlarımızı düşünelim. Allah aşkına kusurlarımızı düşünelim. Allah. Böyle Muhammed Mustafa gibi sallallahu aleyhi ve sellem yarın kafirler cehenneme girecek tabii. Garanti hiç şey yok.
Cehenneme girecekler zaman iltica etmeye başlıyorlar. Şöyle Efyat'la söyleyeyim, dinleyin cehennem kükreyip halkın üstüne. Ataşlar saçılır ağası kastına. Muhammet yalvarır bir tek dostuna. Ve benim ümmetlerimin hali nice ola? Asil ümmetlerimin hali gücü ola. Ya Rabbi ben niye vereyim ümmetimi böyle cehennem ayağa kalkmış, suya suya susamış bir sırrın kopuştuğu gibi mahşerde konuşuyor. Cehennem. Tek şey Allah'laşıyor. İbrahim aleyhissalatü vesselam arşın direğinden tutmuş. Ben oğlum İsmail istemiyorum, ben nefsimi istiyorum Ya Rabbi. Ya herkesin şaşırttığı bir günde cehennem küfreyip halkın üstüne, ataşlar saçılır ağası aslına Muhammed yapmanın. En dostuna, diye benim ümmetlerimin halim hiç olur. Asım ümmetlerimin işi gücü olur. Siz durun ben Allah'ıma varayım. Siz durun. Bizde ne kasap bahsınız. Gazsak çabalarsak bu turmanın hiç imkanı yok ki. Siz durun. Ben Allah'ıma varım. Durun.
Onu dergahına gizler süreyim. Kabul olmazsa kendim yanayım. Veya benim ümmetlerimin hali hiç olur. Asız ümmetlerimin dişi güç olur. Bütün insan bu halde sana, Halikı Zülcelal emrediyor. Git cehennemi tut der. Ümmetim korkmasın. Ya Ayşe sen ne ediyorsun oğlunu? İnsan anadan uğrayan, utanmayacak mı diyor da. Ne insanı diyorsun bana diyor. Ne erkek ırkı olduğunu bilecek, ne gazının olduğunu kadın bilecek. Herkes hayran gergerler. Allah'ım yarabbim, bozgun bizi kurtaracak bir değiliz ya Rabbi. Vardı cehennemin, kullarından tutunca emrine tabu ol habibim dedim. Yerinde dur. Dur. Dur. Dur. Dur. Dur. Durduğun zaman kafirler daha. Alemine rahmet için misün? Allah ben bilemedim ya Muhammed seni bir türlü anlayamadık dünyada. Uhud'da şimdi vurdu, yedide, yese doldurunca gördünüz mü? Haligatale vakıf oldunuz mu? Ya Muhammed. Bunların bir haberi var mı öyle söyleyeyim.
Vallahi sizden iyi duyuyor diyor. Ebu Cahiller, Utbeler, Şeybeler bilmem üstü vay vay. Fırsatları geçirmiştik devlet kuşunu uçurmuş sık gelecekler ama elde bir şey yok. Bin yüz sene sonra sana nasip olursa keyfimden bayılmadığına hayretleyin. Yani lütfen keyfimden bayılmadığına Muhammed Mustafa senin peygamberin olsun öyle mi? Bin dört yüz sene sonra gel de, yine şimdi göğün miracını yapmaya sokmam. Allah'ım çok şükür. Bir eshamidelim. Elhamdülillah. Muhammed'e ümmet olduğumuz elhamdülillah. Yani Allah nereye gideceğimizden şaştım. Siz beni her taraftan tuttunuz çünkü. Diyor ki yeni bildik ki sen alemine rahmet için gelmişsin, cehennem bizi, bizi cehennem ayağının aslında çevirmeyecektı böyle, cayır cayır yanacak, elhamdülillah senin yüzünden kurtulduk diyor ama sonra yine yanacaklar tabii. Kafirler de giderdi babam, Peygamberimizi tastı yiyecekler.
Sen alemine rahmet için halk olunmuş sınanma bilememek lazım. Elini kolunu bağlıyorlar haydi cehenneme. Ya Muhammed dedim ki yetişiyor. Vallahi bu keçinin kollarını çevirme ayağını. Amin. Allah bana izin verdi. Buyur. Amin. Ya Muhammed bilememişsin. Bir senin gündüz gece salavat şeyi de ile meşgul olurdu diye herkes o günü görünce bilecek yavrum. Şimdi bilemeyiz. Kulballı burçlarından başladık şeyi mevzularımızı açık yer edelim. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem kafirlerin, biliyorsunuz kafirlerin, Esakıinu Evgel deliklerinin, Sırıbaz deliklerinin, kahin deliklerinin altında yer dinliyor o peygamberime. Allah. Nasıldı? Yedi senede otuz dokuz caz ümmeti oldu. Hazreti Ömer geliverdi iman etti zannetme. Yedi sene sonra iman etti. Terk olabildiler. Eziyet çekilmeyince safa sürülmez. Allah. Cefayı çekmeyen aşık safa'nın kadrini bilmez. Amin. Amin.
Amelin suya da efdal-i zahmet çekilenlerin de. Yusuf aleyhisselamın sadakatları gelince gözleri bilerek bizi affet. Sizi affettim ben. Hiç üstün Kuran-ı Kerim'de. Siz üstümüze de bir daha beni kuyuya atmıştınız. Babamdan ayılınca çatınca kurbağa gibi yere yazmıştınız. Usul usul indirirken ipimi kesmiştiniz. Hiç demeyeceğim, üstümüze getirmeyeceğim. Onları yapmasanız olur bu rütbeyi, rafım bana vermeyeceğiz dedi. Onlar riyazaf oldu hakkım helal olsun dedi. Peygamber Efendimizin siz bilirsiniz bunları Taif'te tuğyan ettirdiler de gençlerine, kemikleri, taşları, kessekleri vura vura mübarek ayakkabısını içi kanla dolmuştur. Cibril-i Emin geldi. E yanında Zeyd ağlıyor. Sema da melekler ağlıyor. Peygamber bir gölgeye çekilmiş oturuyor. Hiçbir millet Peygamberle bu eziyeti gider miydi diyor, naklediyor. Cebrail Aleyhisselam geldi şu dağı birbirine kavuşturayım. Şu iki dağın arasını yağayım.
Allah'ım yarabbim. Bütün içine dökeyim. İster misin ya Muhammed? Ya ben alemine helak için Allah Allah. Bütün düveli ecnebiye ahlakçıları ondan alıyorlar. Peygamberimizin o gününden alıyorlar akillarını. Uhud da nasıl ettiler? Mübarek dişini fırdılar. Orada yüzü yarıldı iki tane halka battı yüzüne. Zırhından dişiyle çekip tadını yiyordu. Yuttu Hazreti Aşer-i Mübeşşeden Talha, Hazretleri kadın gitti mi içine cennetle tebşir ediyorum cennetle olduğunu. Evet. Ya böyle korktum bunları. Ya Muhammed aleyhiyet yerinde size. Kılıcını kılıcı şöyle uzatın şöyle ettiniz mi soğan doğurar gibi hepsine uğrayacağım diyor Allah. Hayır Ya Rabbi. Oklavunu bilmiyorlar da onun için bunu bana ediyorlar. Bunları hidayetledin Ya Rabbi diyordu. Aman ya Rabbi. Böyle hakiki görenimiz çok heyecanlı. Hatına girmiş de mahzun oturuyor. Gece yarısı olmuştu. Ümmü Hani Evinde diye bir ihtilaflar Biraz ihtilaflı.
En sahihi kimse de yanında yok. Mahrum bir şekilde hatında oturup falan Burak'la geldi. Cibril Emin Allah'ın selamı var. Seni miraca davet ediyor, seninle görüşmek arzu olsun. Çok güzel. Ne dersin bu? Kendisi bilir mutludur ha yaparsan. Olur. Evet. Burak'a bindiler uzatmayacaksın. Gözünü açıp yummadan, gözünü açıp yummadan Mescid-i Aksa'da. Hoş geldiniz, Oh. Kafaya geldiniz, buyuracağım, geliyoruz diye. Orada değil dedi ki onlar, onlar sevaba ermiştir yani arş-ı Azam'dan ermiştir. Ondan sonra kamet edilir, onlara iki rekat namaz kıldı. Hepimiz biliniz bunları. Çok duydunuz çünkü. Her kabın yemek aynı olur da kabı ayrı olanın, babı ayrı olur. Yani bir de bizim lisanımızdan dinlerseniz belki başkalaşır inşallah. Böyle sululsuz gibiyim. Koca Konya'da bunlar konuşulmak. Sonra haya eder ama Allah diyoruz ağaç etsin, biliyor Allah dinleyeceğiz. Dinleyeceğiz. Hoşuma geliyor sözün biliyorsunuz.
Uzatmamaya söz verdiğim için Mescidi Aksa'nın o Sahra Taşı var biz oraları ziyaret ettik. Cebel-i Sahra onun üzerinden çok gusül orada bütün peygamberler orada oradan geçtiler. Hoca Sultan Süleymanoğlu. Hoca İbrahim Halil Rahman şerrin şerrin şerrin şerrin şerrin'e. Çok peygamber orada geçtiler. Ama bugün Müslümanlar perakende olduğundan elini üstünden aldılar da Yahudi'nin elinde. Halen üstazımı sağ taneye bizi bile parçalamak istiyorlar. Şu şöyleymiş de bu şöyleymiş de neymiş? Efendimizin evladıyız ya. Elhamdülillah. Hiç insanlar ihtilafsız olmaz. Çünkü Müslümanlar içinde bal olduğu için bal şeytan daha çok üstüne düşer. Şu evde bal olursa cama arılar çok çarpar. Gevurlardan alakasını kesmiş çünkü. Onların satışı memleketmiş. Bütün gücünü bize kuvvetli işte kuvvetini veriyor. Kardeşim Allah rızası için birbirimizi kılmayalım. Seni zannetmeyelim. Her size inanmayalım. Oldu mu?
Böyle yapalım inşallah. Orada Miraç alemi başka bir alemdir. Bir anda birinci kaçsamalım füze, müze, şu an her şeyi orada kalır. Yani birinci kapıya vardı, Cebrail tıp tıp vurdu kapıyı. Kimsiniz dedi. Cibril-i Emin'in. Yanında bir tühuştu var o ne dedi ve yanında bir tühbayan var o ne dedi ve Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem Miraç nasip ne oldu? Yavaş mı edildi dedi. Tabları açtılar. Adem Ali Yusuf'un kucakta oğlum beni bildirme. Merhaba Ey Salih oğlum merhaba. Merhaba ey Sadık oğlum merhaba diyor babasını. Ocaklarım babacığım ne bir kursa mağdası, sana karşı geldim oğlum diyor. Alem yine sen rahmet oldun diyor. Çok sözler çok ben. İkinci Sema'da, İdris Peygamberler Yusuf, üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı, yedinci Musa 'dan Sıdretil münteha. Ayet-i celile ile, Sıdretil münteha'ya varınca oraya vardığı zaman Cebrail aleyhisselam bura benim makamım dedi.
Babamdan duyduğum diyecek, ledün ne elimi de bastım şunun içinde. Orada şuradan öteye bir varmak gidersen yanınım diyor. Yanırım ben. Cebrail daha buradan öteye bir parmak geçemezdim. Emir yok çünkü dedi. Bu emir size yenildi. Yetmiş bir ufuk geçeceksin sen. Yanırsam Allah yolunda ben yanayım. Yanmadan korkmam ben aşk yolunda. Eve geçeceğim Allah'ıma seveceğim dedi. Hep şöyle yönünü döndü Cebrail'e baktı dedi. Cevdise mahvolmuş bana parayla neyle. O kadar büyümüş ki Allah Allah. Cibril-i Emin bu muydu Ya Rabbi derim. Cibril-i Emin bu dedi. Yalnız takip etme. Ya iki panalıyla dünya doluyor dedi. Öyle dünyalar doluyor. Benim ona mukabil neyim var dedi. Şu mübarek lehya-yı saadetin sakalından iki 10 onun kanatlarının hepsinden hayır. Çünkü o hangi camide olsa da Allahümme Geçşet gibi bir şey diyor geçiyor. Yoksa aslında kimse haber verememiş daha refleks ne olduğunu. Oraya çıkmak istiyor.
Latin adımını atıyor yetişmediği için geriye iniyor. Çıkamadı. Allah. Baş gözüyle gittiği için çıkamadı. Şu cesed ile gittiği için çıkamadı. Ruh olsaydı bir adımında taship edililmiyor dağdağıyla. Arş-ı Azam'ın üstüne basınca umduğuma nail oldum ya Muhammed. Çok şükür. Bize kadar Rabbim seni getirdi dedi. Geçen sene İbrahim'in evinde demiştim burada da diyeyim. Buradak Rahip kardeşlerim misafir. Hıhı. Yazdır kimse olmadığı için sözümü çok görmezler bizim. Çünkü İbni Bir adam. Oradan gelmiş zavallı bir çare. Onun sözüne kusuruna bakmaz. Taşı yerlerini Allah'ım. Sile sile verelim şeyin yerinde yaramayan yerlerini inşallah. Bir delikanlı peydah oldu. Hemen şöyle Yağmur anlat köpumuzunsuna basın lütfen da dur şöyle kaldırayım sizi. Basmıyor de kaldırdı da şefrafinin üstüne çıkardı. Allah Allah. Bu güzel hiçbir yıl bu kim dedi? Senin neslinden gelecek Abdülkadir Geylani.
Şöyle bir sürü baksan buralara gitsek iş tükenmez. Vallahi bak. Yalnız Muhammed Aleyhissalatü Vesselam oğlum Abdulkadir Geylani sen sevsin sakalin olacaksın. İmkanın, cinin versin olacaksın. Senin tarikatına girenler ne kabir azabı görecek mi imansız ölecek mi cehenneme girecek. Yani öyle ki o okuduğunuz bir çıkmaz bir Fatiha, bir çıkmaz bir Fatiha ha. La ilahe illallah, La ilahe illallah. MEB de birine girerken Irak'ın çiftine giderken. Allah Allah. Dükkanine gir. Efendimiz böyle müsaade etti bize vekillik verirken. Bu dersi de Paris Alparslan deyince, yani onu biraz açık okusunlar, yalnız Nakşi'den sonra Kadri de ikisini bir tutsunlar da iki şefaat tutsunlar. Allah Allah. Senin de burada var. Bir gün kürsüde oturur kadar nasıl bize vaaz veriyor çok ölüler peydah oluyor. Çok Allahu alem bizzat. Allah bunun herhalde ruhaniyetleri burada.
Yani Şahin Nakşibendi, dul Kardelen Efendi'ne çok da melekler var aramızda. Çok. Görüyorlar. Bu dillerimin kulraşı oradan alıyorsun. Seslenmem be oğlum. Allah'a hepimiz boya doya girmeyelim inşallah. Kürsü de bağırdı bir heyecan geldi. Dedi ki ey Şah kart evliyası Nasıl Muhammed Mustafa'yı ben Sidlesin müntehadan Eşref'e çıkarmıştım, o zaman Muhammed Aleyhisselam senin ayağın altına omuzunu uzatmayan evliya olamazsın dedi, ben sizi davet ediyorum be onun deve. O cemaat de görmüş Bağdat'ta, iki kez elini kürsüye koymuş omuzunu Abdülkadir Geylanının ayağının altına getirmişler. Basıyor, basıyor, basıyor, basıyor, basmıyor. Yetmiş gününe kadar evliya basıyor, bitecek, sanal şehitimi ne o işte Abdülaziz, o demek ki o müşirip, fevenden müşirdim dedi. Allah Allah. Resulullah'ın inkisarına uğradığı için o bir kafirin kızına aşık oldu. Onu alman için o kafirin kızının dinine girdi. Allah Allah.
Kara böceği etini yedi. Ona çobanlık etti. Gene bir mürid ayrılmıyordu bunun ıslahını. O beni ıslah etti, ben de ıslah olana kadar çalışayım gibi. Allah Allah. Bir gün vücudu bütün yara olmuş. O mürid böyle onu sığıyor, çoban, çıbanları geliyor, temizliyor. Oğlum bana ne oldu böyle dedi. Efendim Abdülkadir'lik bir lanet efendimizin ayağının altına omuzunun ortasına da böyle. Öyle ne oldu be? Vinle devam et. Oy, uzayıyorum yaptın karı geleni deyince Abdülkale gelen bir tane orada oku dedi. Omuzunun basına bastım vücudunu sığayınca oku dedi. Yine mürşitsin Allah terbiye etti sizi dedi. Bu kız aşık olmuş buz geldi, o da iman etti. Lakin tahmin edemedi de söze dedi ki, dün ya resul sun sen benim dedi. Görünce mürşidi olmayınca medsefesi olmaz. Şöyle görü verince şeyhi Allah. Bu aynı bir klibeder kız da Allah bir yere dönüyor diyor.
Bana selamet olsun ya, evliyalara da olsun ya, ümmetimin fariklerine da olsun yarabbim. Ümmetimi niye getirdin aranıza dedi. Dayanamam ben. Ümmetime haşa diyorum dedim. Bu kelimeleri duyan Cebrail Aleyhisselam'ı aşağıdan bunlara vakıf oluyor. O da orada Neler istiyorsun dedim. İster şimdi verilecek, tamam mı? Hemene resume veriyorum dedi. Siz de verilir. Bütün meleklerin namazlarını, rükularını, sucuklarını, aşklarını, muhabbetlerini, meczup olduklarını hep gördüm. Ben bir ibadet isterim ki bunların hepsi içinde olsun. Namazı verdim. Ehli vakit sığsınlar. Peki ya Rabbi dedi. Musa Aleyhisselam Peygamberimizi celsi verdi. Allah Allah. Oraya gelince dedi ki Rabbim sana ne hak ettin dedi. Bana ümmetin iş hatrını verdi. Emenerrasulünü verdi. İşte manasıyla uğraşamaz. İmkanım yok. Ondan sonra bir dedi elli vaht namaz babam olmamış dedi. Dedi. Olmamış bilmem de dedi.
Ümmeti takat getiriremez vallahi kılamazlar. Allah Allah. Kendi vakit namazı ben ümmetimi tembih edeyim dedim. Yerdirir senin rican hep sabır olur. Allah'tan dile verdi. İyi misin Hatice? Amin. Bir secdeye getir. Buyurun Habibim ne diyorsun dedi. İsmi namazdan tahrif et yavrum. Allah Allah. Zaten rahat kursunlar. Musa Aleyhisselam dedi ki çok olur dediler. Çok olur ya Muhammed olsun. Rica etti. Hıhı. Rica etti. Allah'ım. Rica etti. Yirmi olsun. Yirmi vakit. Lazım. Rica et. On vakit olsun. Bulamaz lazım. İnmesin çok tembelsin. Tatil. Biz yaktılar mı güneş bebeğe demeyeceğiz? Rica ederim beş vakit olsun bire on vermekle elli vakit yerine kabul ediyorum dedi. İmzalayı. Allah'ım imzalar. Allah'ım imzalar. Elli vakit yerine beş bahtını kabul ediyorum. Musa dedi ki beş daha çok ümmet var. Bir daha rica ettim.
Allah'a yüz yıl yok diye ve beş bahtını ve kafirlerin itirazını mı diyeyim, sıddık ve haram yok, kabul ettiğini mi diyeyim, hangisini edeyim? Giderken cenneti gördü, cehennemi gördü, bütün Peygamberi gördü, Arş gördü, Levh gördü, Kalemi gördü, cennetliği gördü, cehennemliği gördü. Adem Aleyhisselamı gördü işte bakıyor Adem. Satırına bakıyor, gülüyor. Sırf tarafına bakıyor, ağlıyor diyor. Babam niye ağlıyorsun diyor, niye gülüyor? İmanlı ölenler geliyor. Ben hep yanımdalarsın diyor. Onlara gülüyorum. Benim Libya yetim imanlıyor dedi. İmansız ölenler sola geliyorlar. Şunlara bakıyorum ağlayın. Ya siz benden doğmadınız mı? Havbe anneniz olmaz mı? Adem babanız olmaz mı? Hiç Allah'tan korkmadınız mı? Niye ihmal etmem? Diye ona da ağlayayım. Ya onu siz uzun alem. Ben Peygamber bunun vasfından size birkaç tane okuyayım. Hadis okudum bunu. Hadis-i Şerif'in şimdi anlatayım.
Peygamberimiz Muhammed Mustafa sallallahu teala aleyhi ve sellem efendimiz rivayet eylemine göre şöyle buyurmuştur, Peygamberimiz rivayet ediyor. E buyurun ki mü öyle hesap? Cebrail I cahid I İsraf in Azrail buyuruyorlar. Peygamberimizin rayisi Peygamberimiz oluyor. Öyle olunca iyi bilmem. Kardeşlerim ne diyor? Bir gün Cebrail, Mikail, İsrafil, Azrail bana geldiler. Dört gün geldiler. Dört gün geldiler. Oturdular. Şöyle oldu ki bazı kardeşlerim Cebrail Aleyhisselam yemenli bir temiz, siyah pek siyah beyazı pek beyaz beyazı pek beyaz elbiseyle gelmiş böyle dizini eline koymuş peygamberimizin teftişsiz bir su fahaze görüyordu. İman nedir ya Muhammed? Maşallah. İman. İslam nedir ya Muhammed? İslam. Sorumsalavat etkili ben şahar. Kıyamet mi o zaman kopacak dedi. Kıyamet mi dedi? Kıyametin kopacağına soran sorulandan daha anidir.
Sen benden onu daha iyi bilirsin deyince o Allah'ım kim böyle sevdiler? Allah'ım sana aynmiş ki Peygamber'e hem sual soruyor, hem tasfle geliyor. Bu uzun hadis hepiniz biriniz gözünüzün yıkar ters diye böyle dinleyin bakalım. Ondan sonra kıyametin alametını haber vereyim mi dedi. Kendini bilemiyorum kıyamet ne zaman korkacağını. Köylülerden gelip de şiirlerde ev yarışanlar, yani apartman yapıp da onunla istiğfar edenler çoğaldın mı dedi kıyamet yakın derler. Çünkü bu dünya mamur olmayınca inanılmaz babamın dilinde birkaç belediye ne yapılır? Yavrum kıyamet yakın deve. Allah'ım. Hazırlık bakalım dedi. Çünkü peygamberimiz haber geldi. Haber geldi bugün ne dedi. Daha bir belediye birkaç sekreterle yapılmıştır. Şimdi Yahya'ya üst üstüne apartman yapılıyor. Yakında yıkılacak kalacak hepimiz gibi olacağız göreceğiz. Allah'a emanet olun. Buyurdu ki, şöyle can kulağını buyuruyorlar.
Cebrail aleyhisselam buyurdu ki ya Resulullah, her kim sana on defa salat-ı şerife getirirse, sen on tarikata girdin mi? Yüz on bir. Allah candır. Kursüne bunu yeminiyorum. Kursüne üstüne yemin ediyorum. Cemaat, parayı kalktım olmadıktan sonra Salavatı okuyamazsın. Çünkü bir mürşidi kamil haber verirse okuyabilin. Onun bir tahta terbiyesinin altına giren kazılar, müftüler, zümre geldiler. Kitaplarını hep bir yere koydular. Sen bu ilmi kimden aldın dediler. Bir kamil Müjde varmayın çoğunlukla. Tam tamına. Nikeler gittiler müşrik arayı. Arayanlar gururlu yerde davadi. Yüz bin okursan ahtan kareyi bir kamil