Kalbi selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül Cenab-ı Hak ve Feyyaz-ı Mutlak Hazretleri, Manzar-ı Rahman ve makarr-ı iman olan kalplerimizi nur-u ibadet, nur-u iman ve nur-u Kuran ile tenvir eyleye. Cümlemize Fahri ahı imri uduliyetimde ahseni kabul ile makbuliyetler nasip eyle. Daha çok meyve mevsimi olması hasebiyle, bitkilerden ve meyvelerden konuşmak istiyorum. Bağların bahçelerin bozulduğu zaman, ekşilerin kaynatıldığı, pekmezlerin hazırlandığı, artık bulgurluklardan tutun, ekmek yapmalardan vesair, dışa hazırlık ne varsa, odunu, kömürü vesaire ihtiyaçlarının giderilmesi, o hususta vurmak istiyorum. Acaba meyve hakkın da elmalar neler indirilecek, üzümler kesiliyor, bağlar bozuluyor. Buna dair Kuran-ı Kerim'de ayetler var mı, Hadis-i Şerifler var mı, onu söylemek istiyorum. Neden derseniz, Kuran-ı Azimüşşan'da kaydolulmayan, bildirilmeyen hiçbir şey yok.
Mevlamız, biz hiçbir şeyi eksik bırakmadık, her şeyi tespit ettik buyuruyor. Yaş ve kuru ne varsa hepsini biz yazdık, Hiçbir şeyde eksik bırakmadık. O zaman buna ait de hiç şüphesiz Ayet-i Celileler vardır, olmaz olur mu? Allah yolunda mallarını harcayanların örneği, her bir başağında, her bir başağında yedi başak bitiren bir tane gibidir. Her bir başakta da yüz tane mevcut. Allah'ımız dilerse artırır bunu. Allahu ve Si'an Alim, Allah'ın lütfu, merhameti çok geniştir, affı geniştir. Alim, kulunun yaptığı ne varsa alemde her şeyi bilendir Müblai Zülcelal. Bakın çok bunarken de meyvelere ait ayetler çok. Bilhassa Vakıa suresinde görürsünüz. En'am suresinde nar geçer, dul Yasir-i Şerif'e geçer. Bazen ziyade, Vakıa Suresi'nde görürsünüz.
Mevla-yı Zülcelal'imiz maddi ve manevi nimetlerin çoğalmasına dair yolunda sarf edildiği zaman, artışını Bakara Suresi'nde iki yüz altmış ikinci Ayet-i Celilede misal ediyor. Yanlış söylemiş iki yüz altmış birinci Ayet-i Celilede. Şimdi bir tane düşünün. Bunu arz etmemden maksat şu asıl. Allah'ımız Celle Celaluhu, Kuran-ı Kerim'de meyvelerden misal veriyor, bitkilerden misal veriyor. Birinci okuduğum ayet-i ceminde zaten bitki ile alakalı misal ediyor. Efendimizin Hadis-i Şeriflerine bakıyorsunuz, Sallallahü Aleyhi ve Sellem, meyveyle, bitki ile misal veriyorlar. Ehlullah'a bakıyorsunuz, Ehlullah'ın da misalleri daha ziyade meyvelerle oluyor, bitkilerine misal veriyorlar. Bundan dolayı bunu alın. Bir tane, o bir tane de Aleyhissalatü Vesselam Efendimizin Hadis-i Şerif'ini söyleyeyim. Buyuruyor ki bir hasene işleyecek olursanız, Ayet celleler var bunun usta.
Bir hasene, bir sevap isterseniz, bir iyilikte bulunursanız, ona on misli ile mukabelede bulunur Cenabı Hak, on misli ile. Sonra yedi yüz ve kat kat verir Mevla-yı Zülcelal Ali'mizin. Bakın bir taneden yüzlerce meydana geliyor, binlerce meydana geliyor, Et'atü'l Müdafa artıyor. İlk anda bunun maddi cihetini ele alalım. Maddi yönden baktığınızda bir tohumdan verim nasıl alınacak, bunun çalışmasını günümüzde yapıyoruz. Bir tohumun verimini arttırmak için çok büyük çalışmalar yapıyorlar bu genler hususunda. Hatta bu ayeti cennete alarak, adına ayet İslam, Kuran demiyor ama burayı bizzat inceliyor, inceliyor. Diyor ki Mevla-yı Zülcelal, kendi arasında bunu konuşuyorlar. Bir taneden yedi yüz buğday hasıl oluyor. Biz bunu bire yedi yüz nasıl meydana getirebiliriz diye bunun çalışması, yapıyoruz. Unsurdu bu hususta çalışıyor, bu maddi için.