Evde görmüş ayetten var, yeri hadisten var dediği öfkelenir duray okur, fatura girer. Doğru Mevlana'nın yanına girer. Oraya varır. Bununla duysun da yani mıhranınızdan olursa açarlar, faideli olur. Çok nevşehir denir bu yüzden sakallı, nevşehir bütün bizim biz delaletinizle, sigaranın terki çok bizim delaletinizle olmuş bir isimler. Şöyle şükür ederler Allah'a Bu işte bu yanlarda nefret ediyormuş Mevlana demişti Sallallahu Aleyhi ve Sellem tahtında oturuyor Oraya gidiyor. Ben de gideyim Allah'a üf demiş. Arkasına düşmüş ikisi de gitmişler rüya alemi. Varınca öte bir mana varınca Muhammed Aleyhisselam mübarek ellerini uzatmış Allah hepimize yetmez nasip etti Ya Rabbi Rüyamız olsun göster Ya Rabbi Elini bir koklamış, eder diye. Yani, çok daha riyada böyle derler.
Sonsuzu, Salivatı Şerife'ye çok dikkat edenler, Arş-ı Azam'ın gölgesi altında Resulullah Efendimizin mübarek ellerini Allah, bize nasip et Allah, nasip et Allah Bütün ihbarlarıyla beraber, Arş-ı Azam'ın gölgesinde Muhammed Aleyhissalatü Vesselam'ın gücü indinde mübarek ellerini ferah tutmayı cümlemize nasip et Ya Rabbi Mevla Ana'ya gelmiş Hoca sen de gelmiş Koyunyalı. Hem fariker hem ona haber gelirken ondan duydum O da elimi uzatmış sekiz yüz yıl talebe okuyormış Hoca Efendi Talebi okudu, buyurmuş, buyur oku demiş, kendinmiş Ağzı yakın olunca Suaricen'in ke Mevlana'yı kucakladığını görmüş, gözlerinin yükünü görmüş. Kendi önünde yerini büründüğünü görünce buraya bayılmışmişmişmiş gibi püskürmeye başlamış. Ağzının içinde boyanmış. Mevlana da kalki bu da takmış yanına gitmiş. Nasıl, hazır hale vakıf oldunuz ki hocam demiş. Allah senden razı olsun hocam Mevlana. Tevdeli nasuh olsun.
Bana derstir. Ben seni ilzama geldim bana. Sen beni bir Libya ile ilzam ettin. Ölüyüm dedi, Nuro diye. Onu intisah etmiş de dönmüş kardeşimiz. Yani, böyle kokuyla neyle olacak, bir fikir değil bizim okulumuzda. Bu Kuran diyorlar bu ağır, Kuran diyorlar, bitiyor ya olur. Bunu böyle kokuyla, neyle tütlemek doğru değil Allah aşkına yapmayalım Yapma efendim hile yıkardı Allah'ın yaptığıı celali var diye onu kalbine yazmış da aynı kalbinden o demiş zevaretten öyle oturur. Hatta tarikenin kalbinde tek Allah kalır, tek Allah kalır, hiçbir baki kalır, başka bir şeyi kalmamalıdır. Bu dolayısıyla şimdi çenemden bunu böyle şeyler alıştırırsan öyle gider o. Bunu zor nasıl bir yol etmeyeyim. Geldin madem bozdu. Allah ismini versin, yanmıyorsun, bütün havası sürer çıkarır bir yerden. Bir Allah istibatı kalır, başta hiçbir şeyde kalmaz.
Allah'ın ismi vardığı yere bir dünya muhabbeti varır mı, nefis varır mı, şeytan varır mı, hırs varır mı, tamah varır mı, tokum varır mı, tokum varır mı, adavat var mı, diken varır mı, muz varır mı? Her şeylere tahammül ederiz biz beşe girer. Bizim nasıl bir sürü var ki. Lisede Bir de nasıl tersliyoruz var ki. Bir sene engel olan yerellik yahut da ciddi şeyi bir sene geçiyordur nefis unutma, yeni ve marıp ayağına kapanayım da. Asıl ne lanefendi varındır. Bir şiirde hacıt diyor, süzerce mana buldum, şöyle izle, böyle diye teessüf kul yiyen kafir ediyor. Efendimin damadı, efendinin oğlu Hoca böyle vaaz veriyor. Bakın, Vahap geliyor. Neydi geliyor hocam? Diyor. Şıhhımı oğlu kelepçe oynuyor da, atılan oynamaya, geliyor. Onu umurunda, diyor. Oturmadan haya ediyorum, diyor. Bizim sonra dayadı. Bir adım atman. Geldin İsmail'um. Seni babandan, annemden daha fazla kayıran efendim.