Mekke Fethi ve Halid Bin Velid'in Rolü kaydında İhsan Mektebi programımızın yeni bir bölümünde daha sizlerle birlikteyiz. Hz. İnleyiciler misin? Mahmud Sami Ramazanoğlu Hz. Halid Bin Velid isimli eserine kaldığım eserden devam ediyoruz. Fetih Mekke'de Halid b. Velid. Fethi Mekke bütün fütuhadın esası verdin-i mübini İslam'ın satvet ve kudretinin inkişafına mebde olmuştur. Fetih…
İhsan Mektebi programımızın yeni bir bölümünde daha sizlerle birlikteyiz. Hz. İnleyiciler misin? Mahmud Sami Ramazanoğlu Hz. Halid Bin Velid isimli eserine kaldığım eserden devam ediyoruz. Fetih Mekke'de Halid b. Velid. Fethi Mekke bütün fütuhadın esası verdin-i mübini İslam'ın satvet ve kudretinin inkişafına mebde olmuştur. Fetih Mekke'den mukaddem, ayeti celilesi inzal buyuruldu. Cenabı hak Mekke'nin fethinin vaadi kati ile muhakkak olarak vuku bulacağını Habibine bildirmek suretiyle bilcümle müminin kalplerine teselli vererek keder ve hüzünlerini ferah ve sürura tebdil buyurdu. Diğer ayet-i celilede Zat-ı uluhiyetime yemin ederim ki Allah resulünü Hakk'a mukalin olarak gösterdiği rüyasında sadık kıldı ki o rüyada gördüğü şey muhakkak olarak vaki olacaktır. Bunun hilafı olmak ihtimali yoktur.
Zat-ı uluhiyetime yemin ederim ki, siz düşmanlarınızdan emin ve başlarınızı tıraş ve kırıcı olduğunuz halde meşiet-i ilahiye taalluk ettiği zaman elbette Mescid-i Haram'a gideceksiniz. Binaenaleyh bundan sonra siz düşmandan korkmazsınız, buyurmuştur. Hudeybiye musalahası hilafına Huzaa kabilesine müşrikler tecavüz ederek naksı ahdetmiş olduklarından, bu hatalarını tamir zımnında Reis-i Kureyş Ebu Süfyan'ı tecdid ve temdidi musalaha maksadıyla Medine'ye yolladılarsa da teşebbüsü akım kalarak Ebu Süfyan avdet etmişti. Ebu Sufyan Medine'ye geldiğinde Resulü Ekrem'in tahtı izdivacında bulunan kendi kızı Ümmü Habibe r. A'yı görmek üzere saadet hanelerine geldi, fakat kızından hiç yüz görmedi. Ebu Süfyan pek acınacak sözler söylediğinden, çağır naçar ümmü Habibe, babası Ebu Süfyan'ı eve aldı.
Lakin Fahr-i Alem sallallahu aleyhi ve sellem hane-i saadetlerinde bulunmadıklarından Ebu Süfyan içeri girdiğinde bilmeyerek girip peygamberimizin her zaman oturduğu yere oturunca hemen Ümmü Habibi Hazretleri koşmuştu, hiddetle babasının yakasından tuttu da o yere Resulullah oturuyor. Habibullah'ın oturduğu yere Aduvullah oturamaz diye öteye çekti, bırakmadı. Ebu Süfyan kızına yalvardıysa da muvafık cevabı alamadı. Resulullah de müracaatını kabul buyurmadı. Sonra Ebu Bekir Sıddık, Osman Zinnureyn, Ali bin Ebi Talib ve Ensar'dan Sa'd bin Ubade ve Kibar-ı Ashab-ı Kirama müracaatında onlardan da muvafık cevap alamadı. Sonra Ömer r. A müracaat edince o da ben mi size şefaat edeceğim? Bu alemde bir arkadaş olmayıp da ufak bir karınca bile bana yoldaş olsa onu kendime refik eder, sizinle cenk ve cidal ederim diye şiddetle reddetti.
Bunun üzerine Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz de de Mekke seferine hazırlanmak üzere gizli olarak Ramazan-ı Şerif evailinde gelsinler diye Gıfar, Eslem, Süleym, Eşca, Müzeyne ve Cüheyne kabilelerine haber gönderdi. Ebu Katade radiyallahu anha da bir fırka-i askeriye ile Necid tarafına meşgul göstermek üzere gönderdi. Uzağa kabileleri de Mekke yolunu tutup hiçbir tarafa kuş uçurmaz oldular. Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz Ramazan-ı Şerif'in onuncu günü on bin nefer asakir-i İslamiye ile oruçlu olarak Medine-i Münevvere'den çıktılar. Diğer kabail ile Ebu Katade Hazretleri de yolda yetişerek Ordu-i Hümayun'un mevcudu on iki bine vali oldu. Hudeybiye musalahasına itiraz etmiş olanlar iki sene zarfında sulhun asarı hasenesini görmeye başladıkça mahcup da olmaktaydılar. Hazreti Abbas r.
Mekke Fethi ve Halid Bin Velid'in Rolü ne anlatıyor?
Mekke Fethi ve Halid Bin Velid'in Rolü kaydında İhsan Mektebi programımızın yeni bir bölümünde daha sizlerle birlikteyiz. Hz. İnleyiciler misin? Mahmud Sami Ramazanoğlu Hz. Halid Bin Velid isimli eserine kaldığım eserden devam ediyoruz. Fetih Mekke'de Halid b. Velid. Fethi Mekke bütün fütuhadın esası verdin-i mübini İslam'ın satvet ve kudretinin inkişafına mebde olmuştur. Fetih…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 6 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
A evvelce iman etmiş ise de İslam'ını gizler ve Mekke'de ikametle sekayeti zemzem hizmeti şerifesini ifa eylerdi. O sırada İslamiyet'ini ilan ederek ehli iyali ile birlikte çıkıp Medine'ye gelirken Ordu-i Hümayun'a rast geldi ve ağırlığını Medine'ye gönderip kendisi de Resulullah ile Mekke'ye döndü. Hazreti Peygamber Efendimiz ondan pek memnun olarak ya Abbas, sen muhacirlerin hatimesi oldun diye buyurdu. Kadid mevkiindeki suya varınca bütün ordu iftar eyledi. Nihayet orduyu İslam Mekke'ye on altı mil mesafede Merruz-zahran mevkiine varınca orada muhtelif mahallerde gece müthiş ateşler yakılarak Resul-i Ekrem Efendimiz teşrifini Kureyş'e ateş donanmasıyla bildirdi. Bu ateşler arefe gecesi hacıların Arafat'ta yaktıkları ateşe benziyordu. Ruesai Kureyş hayrete düşerek telaş ettiler.
Ebu Süfyan, hakim bin Hezam ve Büdeyl ile birlikte Merrüzahran üzerindeki tepeye çıkıp, acaba bu kadar ateş yakan ordu kimler ola diye düşünüp dolaşırken süvari karakolları tarafından yakalanarak Resulullah hazretlerinin huzuruna getirildi. Muhafızlar arasında Hz. Ömer de bulunuyordu. Ebu Süfyan'ı görünce ya Resulallah, Ebu Süfyan geliyor, ruhsat ver, hemen boynunu vurayım derken Hazreti Abbas da affını diledi. Hazreti Ömer'in eli kılıcının kabzasında Hazreti Abbas'ın dili de af talebinde yekdiğeriyle muarazada iken Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz Hazreti Abbas'a bunları çadırına götür, bu gece tevkif et buyurdu. Hazreti Abbas onu ales sabah huzuru Resulullah'a götürdü. Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem ya Ebu Süfyan. Henüz la ilahe illallah diyeceğin vakit erişmedi mi diye sordu.
Ebu Süfyan da, eğer Allah'tan başka tapacak ilah yoktur desem, ya bu kadar putları ne yapayım, Lat ve Uzza'dan nasıl geçeyim, diye biraz düşündükten sonra la ilahe illallah deyiverdi. Sallallahu Teala aleyhi ve sellem Muhammedün Resulullah diyecek vakit daha erişmedi mi, buyurdu. Ebu Süfyan, ya Muhammed, bunun için bana biraz mühlet ver, zira zihnimde ilişik var diye cevap verdi. Hazreti Ömer ise dışarıda geziniyordu ve ah Ebu Süfyan, sen dışarıda olsan böyle hezeyan edemezdin diye kendi kendine söyleniyordu. Hazreti Abbas da ey Ebu Süfyan, aklını başına al. Ömer dışarıda kılıçla bekliyor. Başını kesmek için fırsat bekliyor, diye ona nasihat verdi. Nihayet Ebu Süfyan, Muhammed Resulullah diyerek Hz. Ömer'in pençesinden kurtuldu. Hakim bin Hizam ile Budeyl ibni Varaka'da Müslüman oldular. Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi Vessellem Efendimiz, Hz.
Abbas'a Ebu Süfyan'ı al da ordunun geçeceği dar bir boğaza götür. Allah'ın askerlerini İslam ordusunun ihtişamını görsün, buyurdu. Hazreti Abbas, ya Resulallah, Ebu Süfyan iftiharı sever, ona medar-ı iftihar bir imtiyaz ihsan buyurunuz, dedi. Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz de, her kim Ebu Süfyan'ın hanesine girerse emindir, Her kim Mescid-i Şerife girerse emindir. Her kim evine girip kapanırsa emindir, buyurdu. Hz. Abbas da Ebu Süfyan'ı Ordu-i Hümayun'un geçeceği boğazın ağzına götürüp oturttu. Dufar, Cüheyne ve diğer kabileler alay alay gelip Ebu Süfyan'ın önünden geçmeye başladılar. Seyfullah Halid bin Velid radiyallahu anh da Beni Süleym kabilesi dilaverleriyle Ebu Süfyan'ın hizasına geldiklerinde, cümlesi bir ağızdan tek bir aldılar. Ebu Süfyan sordu, bu kim? Hazreti Abbas, Halid bin Velid deyince, şu bizim Velid'in oğlu Halid mi, dedi. Hazreti Abbas da, evet, dedi.
Kabileler fevc fevc gelip geçtikçe Ebu Süfyan'ın gözü doldu. Az vakit içinde bu kadar kabileleri toplayıp ve cümlesini yek-vücud eyleyip de habersizce Mekke'ye kadar sevk edi vermek ne büyük iktidardır diye derin fikirlere daldı. Nihayet Ebu Süfyan'ın ömründe eşini görmediği zırhlara müstahırak olarak önünde Sa'd bin Ubade olduğu halde Ensarın sancağı görünüp tek bir alarak geliyorlardı. Ebu Süfyan onu görünce, ya Abbas kardeşinin oğlunun mülk ve saltanatı ne kadar büyümüş deyince Abbas da, sus, o saltanat değil nübüvvettir deyince Ebu Süfyan da, evet, nübüvvettir diye tasdik etti. Sa'd Bin Ubadeh radiyallahu anh uhud ve Ahzab harplerinde başkumandan idi. Ebu Süfyan'ın önünden geçerken ey Ebu Süfyan, bugün melhame en büyük harp ve kıtal günüdür. Bugün Kabe'de kan dökmek helal kılındığı bir gündür, dedi. Bu hitaptan Ebu Süfyan sarsıldı.
Resulullah efendimiz hazretlerine gelip Sa'd bin Ubade'nin ne söylediğini duydunuz mu, dedi ve söylediklerini haber verdi. Resul-i Ekrem efendimiz de Sa'd yanlış söylemiş. Bugün Allah'ın ezan sesleriyle Kabe'nin şanını ilan edeceği bir gündür. Bugün Kabe'nin tevhid libasıyla kisveleneceği bir gündür, buyurdu. Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz Husfa nam devesine binip sağında Ebu Bekir Sıddık ve solunda Üseyyid bin Hudayr ve etrafında Ashab-ı Güziğin Rıdmanullahi aleyh Mecmain hazaratı oldukları halde tek bir sataları göklere yükseliyordu. Bayrağın hacun mevkiine dikilmesi için Zübeyr İbnü'l Avvam'a emir buyurdu. Bu hacun mevkii Kinane oğullarının yurdudur ki vaktiyle Müşrikini Kureyş küfür üzerine burada ant içmişlerdi.
Kureyş ile Kinane oğullarının ahtü beymanları icabı, Haşim ve Abdülmuttalip oğullarıyla kız alıp vermemek ve içtimai ve medeni bir kuna münasebatta bulunmamak üzere anlaşmışlardı. Haşimiler Müslim ve gerek gayrimüslim Mekke'nin mahallesi olan şeybi Ebi Talib de mahsur gibi iki seneden fazla muzdarip bir halde kalmışlardı. Çarşı ve pazarda serbest olarak gezemezlerdi. Keferei Kureyş bir kıta ahitname yazarak Kabe içine astılar. Ahitnamelerine güve düşüp bismikallahümme ibaresinden başka yazıları mahvolmuş olduğunu Cebrail Aleyhisselam Efendimize bildirmişti. Onun üzerine Ebu Talib de onlara haber vermiş ve bunu görerek ahd ü pehlivanlarını bozmuşlardı. İşte Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz Hazretlerinin çadırı da bu haccın mevkiine kurulmuştur. Veda Haccı'nda dahi Resul-i Ekrem Efendimiz Mina'dan dönüşte yine burasını menzil ittihaz buyurmuştu.
Allah cezada amansız bir galibi mutlaktır. Sonra eşya kabilesi geçerken Ebu Süfyan, Subhanallah, Muhammed'in büyük düşmanı onlardı, şimdi ne acep ona tabi ve münkad olmuşlar, dedi. Hazreti Abbas'ta Nur-u İslam onların kalbini münevver kılmış, bu da Allah'ın bir fazl u inayetidir, dedi. Ebu Süfyan'ın karısı Hint hemen kocasının üzerine hücum edip sakalından tutarak haykırdı. Ebu Süfyan da sakalımı bırak, vallahi Müslüman olmazsan senin de boynun vurulur, haydi evine git sesini çıkarma, dedi. Mekke içine azim bir gulble düştü. Kimi Haremi Şerife seyirtti, kimi hanesine kapandı ve kimi Ebu Süfyan'ın evine girdi ve kimi de sokaklarda dolaşır ve kimi silahlanır vaziyetteydi. Ebu Süfyan'ın iman etmesiyle Kureyş'in ekserisi İslam'a meyletti. Suheyl bin Amr, İkrime bin Ebi Cehil, Safvan bin Ümeyye başına bir miktar asker toplayarak cenge hazır oldular.
Resulullah efendimiz de Kureyş tarafından taarruz olunmadıkça harbe girişmeyiniz diye Hasakiri İslamiye'nin cümlesine tembih buyurdu. Yalnız dokuz kişiyi istisna eylemişlerdi. Bunlar Kabe örtüsünün altına iltica etmiş olsalar da katlolunmalarını emir buyurmuştu. Bütün fırkalar her taraftan vukuatsız olarak Mekke'ye girmeye başladıkları halde, Halid bin Velid r. A. V'ın süvari fırkası üzerine Süheyl bin Amr, İkrime ve Safvan tarafından hazırlanan kuvvetle taarruz edilerek, Ashabtan iki kişi Mekke kurbanı olarak şehit edildi. Hazreti Halid bin Velid dahi cenge mecbur oldu. Onların üzerine şiddetli hücum ile müşrikinden on üç neferi katledilip diğerlerini de dağıttı. Değerli dinleyicilerimiz, İhsan Mektebi programımızın bugün de sonuna gelmiş olduk. Mekke'nin fethinde Halid Bin Velid radıyallahu anh'ı izlemeye, tanımaya bir sonraki bölümde devam edeceğiz inşallah.
Tekrar görüşünceye dek Allah'a emanet olunuz.
Kaynak: Genel
Mekke Fethi ve Halid Bin Velid'in Rolü | Mihmandar