Merhabalar sevgili dostlarımız. İhsan Mektebi programımızın bugün de yeni bir bölümünde sizlerle birlikteyiz tekrar. Bugünkü programımızda sizlere Musahabe serimizin üçüncü cildinde yer alan mazluma nusrat konulu sohbeti aktarmaya çalışacağım inşallah ve ardından bereket başlıklı bir sohbeti inşallah istifadenize sunmaya gayret edeceğim. Cabir bin Abdullah radiyallahu anh'tan rivayete göre Rasulullah Efendimiz şöyle buyurmuştur: Her kişi ister zalim olsun ister mazlum olsun Müslüman kardeşine yardım etmelidir. Din kardeşi zalim ise irtikap etmekte olduğu zulümden nehyetmelidir. Bu da zalim için bir Nusret ve yardımdır. Mazlum ise esasen nusret ve yardıma muhtaç ve müstahaktır.
Sehl bin Muaz radiyallahu anh'dan rivayete göre Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz şöyle buyurmuştur: Her kim bir mümini bir münafıktan himaye eder korursa kıyamet günü Cenabı Hak bu himaye eden müminin vücudunu cehennem ateşinden sıyanet için bir melek gönderir. İbn Abbas radıyallahu anh'ın Kitabı Tevbeinde rivayetine nazaran Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şu hadis-i kudsiyi beyan buyurmuştur. Cenab-ı Hak Azze ve Celle Hazretleri izzetim ve celalim hakkı için eninde sonunda zalimlerden mazlumun intikamını alırım. Yine böyle bir mazlumun zulme uğradığını görüp de mazluma muavenete gücü yettiği halde yardımını esirgeyen katı yürekli kimseden de mazlumun intikamını alırım buyuruyor. Abdullah bin Ömer radiyallahu anh'dan Nebi sallallahu aleyhi ve sellemin zulüm kıyamet gününde zulmetlerdir buyurduğunu rivayet etmiştir.
Gastalani Abdullah bin Mesud Radıyallahu Anh'ın zalim zulmet içinde getirilip ateşten bir tabut içine konulur dediğini bildiriyor. İbni Cevzi zulmün iki günahı ihtiva ettiğini söylemiştir. Bir, haksız yere başkasının malını almak veyahut mazluma dövmek gibi herhangi bir suretle başkaca eza etmektir. İki. Adaleti emreden Allahutaala hazretlerine muhalefet ve mübareze etmektir ki bunun günahı evvelkinden daha büyüktür. Hiç şüphe yoktur ki Cenabı Hakk'ın emanında olan mazluma zalimin zulmetmesi, Hak Teala Hazretlerinin emanında olmasını tanımamak demektir ki pek büyük bir günahtır. Bunun derecesi de işlediği zulmün ve mazlumun haline göre cezası şiddet kesbeder. Zulmetmek kalbin kararmasından neşet ediyor.
Eğer ki bir kalp Feyyaz-ı Mutlak Hazretlerinin hidayet nurundan nurlanmış olsaydı, zulmün akıbetinin kendi aleyhinde ne derece fena ve vahim olduğunu fehm ü idrak edip sakınması lazım gelirdi. Zalimin zulmüne yardım etmek haram olduğu gibi, zalimlere meyil ve müdahale eylemek de caiz değildir. Nitekim Sure-i Hod'da Bir de zulmedenlere meyletmeyin. Sonra size ateş çarpar. Zaten sizin Allah'tan başka yardımcılarınız yoktur. Sonra ondan da yardım göremezsiniz buyrulmuştur. Bereket. Ebu Hureyre radıyallahu Anadan. Ashab-ı Kiram'ın adetleri bu idi ki her meyvenin turfandasını gördük de bu turfandayı huzur-i Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme getirirlerdi. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem de meyveyi alır ve şöyle dua ederdi. Allah'ım bizim meyvelerimize bereket ihsan eyle. Allah'ım bizim şehrimize bereket ihsan eyle. Allah'ım bizim sahillerimize, müdlerimize bereket ihsan eyle.
Allah'ım muhakkak ki İbrahim Peygamber senin kulun, dostun peygamberindir. Ben de muhakkak senin kulun ve senin peygamberinim. İbrahim Peygamber sana Mekke için dua etti. Ben de sana Medine için dua ederim. İbrahim peygamberin Mekke için sana dua ettiği gibi ve İbrahim peygamberin Mekke için dua ettiğinin bir mislini de ihsan buyurman için dua ederim. Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri o turfanda meyveyi mübarek eline alıp zikre olunan dualardan sonra gördüğü çocukların en küçüğünü çağırıp ona verirdi. Bu hadis-i şerifte izah edilen meseleler bir. Resul-i Ekrem Salli Allahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz Hazretleri zat ve zahirelerin bereketi için dua buyurdular. Zira Meayiş-i Dünyeviyenin rükn-i azamı erzak üzerinedir. İki, İbrahim Aleyhisselam'ın Mekke hakkındaki duası şu ayeti celile de beyan buyrulmuştur. Artık sen insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir.
Onların şükretmeleri umulduğu için kendilerini bazı meyvelerle rızıklandır. Üç. Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin Medine hakkında buyurduğu duanın semeresinin zuhuru, kendi zamanı saadetlerinde ve Hulefa-i Raşidin günlerinde Meşarik ve Mearib'den Medine-i Münevvere'ye celb olunan Zeahir Emval-i Kesire ve hazineleri bugüne kadar devam edegelmiştir. Medine-i Münevvere mamur ve muazzam olup feyz ve bereket devam edegelmektedir ve bilcümle müminin ve müminatın kalpleri ol makam-ı mukaddeseye müştak olması da Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin hürmetinedir. Dört. Hazreti İbrahim Aleyhisselam'a Halil tesmiye olunması hakkın dostu ve hak muhabbeti kalbi İbrahim Aleyhisselam'da dolu olduğu içindir. Nitekim Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz Hazretleri de Hazreti Hak celle ve ala'nın mahbubu olduğu için Habibullah diye adlandırılmıştır. Beş.
Turfanda bir yiyecek bir kimseye getirildiğinde o kimse Hak Teala ve Tekaddes Hazretleri'ne hamdü sena edip sonra o nimeti getiren kimseye de dua etmeli ve o turfanda meyveyi o hanede en küçük kin var ise evvela ona vermelidir. Hatta Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine turfanda bir hediye geldikçe huzur-i devletlerinde ehli beytinden başka bir çocuk bulunursa hilkat-ı azimeleri ve ahlakı haseneleri muktezası başkalarının çocuklarını ehli beyt üzerine tercih ile evvela başkalarının çocuklarına verirlerdi. Altı, Resul-i Ekrem Salli Allahu Aleyhi ve Sellem Hazretlerine getirilen Turfan da meyveyi kendileri tenabul buyurmadıklarının hikmeti budur ki o meyveden herkes tedarik edip yiyecek kadar çoğalmadıkça başkaları mahrum iken kendileri o turfanda meyveden yemelerinin mürüvvetlerine muhalif görüldüklerindendir. Yedi.
Turfanda meyveyi evvela çocuğa vermenin bir hikmeti de günahsız olduğu içindir. Sekiz. Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz Hazretlerinin küçük ve büyüklerde olan hüsni muaşeret ve mülatefetlerine de bu Hadis-i Şerif delalet etmektedir. Değerli dineyişlerimiz İhsan Mektebi programımızı bugünkü bölümünde sizlere mazluma Nusret ve bereket konulu sohbetleri Musahabe serimizin üçüncü cildinden aktarmaya çalıştım. Bir sonraki programımızda rüya konulu sohbeti sizlerle paylaşmaya çalışacağım inşallah.