Büyüklerimiz buyurmuşlardır ki muhabbet tanesi Adem'in kalbinde tohum gibi filizlenince Cenabı hak Adem'in kalbinin müstekarı, yeryüzünü de Adem'in müstekarı kılmıştır. Anlaşılmadığı belli, samimi. Yeryüzünde size bir müstekar ve bir vakte kadar müstefid olacağınız meta vardır, buyurmuştur. Yani muhabbet tohumlarının ibadet ve taat sularıyla filizlenip yetişerek essayula Türk ki ukulehe kulle haynin biiznni rabbiya Rabbinin izniyle meyvesini her an veren ve her an marifet meyvesi alınan bir ağaç yetiştirmeniz için. Hakikatte mahlukat ağacının meyvesi marifetullahtır. Eğer bir kulda marifet-i ilahiye yoksa meyvesi yoktur. Çünkü ayet-i celilede esranü ve ma buyurmuştur müfessirlerin birçoğu Mabud'u tanımadan yapılan ibadet her vechile noksan olacağından Ayet celalenin sibak ve siyakına bakarak diyarifun, yani beni tanımaları için diye tefsir etmişlerdir. Bunun için de muhabbet şarttır.
Marifet meyvesi ubudiyet dallarından fışkırması için tohumun muhabbet tanesi olması lazımdır. Nitekim nebiyy-i Ekrem aleyhisselatu vesselam haber verdiği vechile Davud aleyhisselam Cenabıhakk'a ya Rabbi mahlukatı niye halk ettin diye sual etti ve cevaben ben bir kenz-i mahfiydim, gizli bir hazineydim. Tanınmayı istedim. Beni tanımaları için mahlukatı halt ettim buyurdu. Zahirdir ki marifetin tohumun nüvesi, çekirdeği muhabbettir. İbni Mesud radıyallahu anh demiştir ki Cenabıhakk'a en sevimli gelen söz, babamız Adem'in işlediği hatadan sonra söylediği şu sözdür. Nebi Ekrem sallallahu aleyhi ve sellemden rivayet olunmuştur ki Adem aleyhisselam ya rabbi Muhammed hakkı için istiyorum, beni mağfiret et dedi.
Cenabı hak Muhammed'in nereden bildin dedikte Adem Aleyhisselam beni halk edip ruh nehy edince üfleyince gözlerimi açtığımda arşın üzerinde la ilahe illallah Muhammedur resulullah yazılı olduğunu gördüm. Bildim ki indinde en mükerrem odur çünkü ismini isminle beraber yazmışsın. Cenab-ı Hak evet öyledir buyurdu ve onun şefaatleriyle Adem'i mağfiret etti. Aşk imiş her ne var alemde ilim bir kil u kal imiş ancak puzuli. İnsanı insan eden üç harf ile beş noktadır yani aşktır. İnsanı insan eden üç harf. In, şin, kaf. Beş noktadır, shi'nin üstünde olan üç nokta kafın üzerinde olan iki nokta. Aşk binettir, gaye değildir. Sonsuzluğun müjdesidir. Aşk tek hecedir. Anlamı ise nicedir. Eğer bulursan aşkı sonsuzluğa meşaledir. Miraç bir aşktır. Gel habibim sana aşık olmuşum, cümle halkı sana ben de kılmışım. Bu aşk ümmetine mirastır. Kim Allah'a kavuşmayı isterse Cenabı hak'tan ona kavuşmayı ister.
Ve men kerihe ligaallah kerihallahü liga, Allah korusun, onu demekten bile hicap ederim. Bize o birinci cümleyi Cenabı Hak affetsin. Ömer bin Abdülaziz'in bir hizmetçisi vardı. Gündüz hizmet eden gece olunca bir köşeye çekilir, dua eder. Gözyaşları içinde Allahu Teala'dan bir şeyler isterdi. Ömer bin Abdülaziz Hazretleri hizmetçinin neler söylediğini merak etti. Bir gün dinledi hizmetçi Ya Rabbi bana olan sevgin hürmetine beni mağfiret eyle, bana rahmet et diyordu. Hizmetçinin duasına hayret edin bir hizmetçi bu. Ne cüret diye sordu. Nasıl bir cesaret? Bana olan sevgin diyorsun. Hizmetçi? Allahu Teala beni sevmeseydi sen uykudayken beni uyanık tutar, kendisiyle meşgul eder miydi? Kuran-ı Kerim'de Es-Taizübilne? Allah onları sever, onlar da Allah'ı sever buyuruyor. Önce kendi sevgisini bildiriyor sonra da sevdiğinin sevgisini bildiriyor sevmek için sevilmek gerektir. Ey Resulüm!
İbrahim'e Halil seni de habib edindim senden daha sevgili hiçbir şey yaratmadın. Senin benim indimdeki yüksek derecenin bilinmesi için dünyayı ve dünya ehlini yarattın. Sen olmasaydın kainatı yaratmazdın. Cenabı Hak İman edenler Allah'ı daha şiddetle severler. Cebrail aklı Cebrail Aleyhisselam aklı. Refref efendimizin miraçta sonra huzur Rabbabil alemine giderken hasıl buyurduğu binek Refref aşkı temsil eder. Cebrail efendimizi bir noktaya kadar götürebilmiş, daha ileri götürmesi için onu refrefe teslim etmişti. Demek ki Cenabı Hakk'a giden yolda akıl belli bir yerde durmak zorundadır. Bu noktadan itibaren insanı Allah'a götüren aşktır. Büyüklerimiz aşk ile manevi Miraç yapılabileceğini, yapılabileceğini söyledi. Kendilerinin böyle miraçta bulunduğunu ileri sürerek bana miracı muhabbet veya miracı aşk buna miracı muhabbet, muhabbet miracı ve miracı aşk adını verilir.
Bak bu zor gelecek belki, bir mürit murakabe haline gelmişse, kalbini yedi kat semayı yok bilip arşı Azam'ı açması miraç değil de nedir, Cenabı Hakk'a o andaki ünsiyeti, dostluğu, muhabbeti, kurbiyet yakınlığı nedir? Rabia-i Adeviyye, Rahmetullah Aleyha, İlahi, eğer ben sana cehennem korkusuyla ibadet ediyorsam beni ateşinde yak. Eğer cennet ümidiyle sana kullukta bulunuyorsan beni ondan mahrum et. Eğer sana olan sevgimden dolayı ibadet ediyorsan o zaman senin ezeli cemalinden beni mahrum et. Makamımız aşk, usulümüz edeptir bizim. Kapımıza değil gönlümüze vuran buyursun. Şems-i Tebrizi. Kapı açılır. Sen yeter ki vurmayı bil. Ne zaman bilmem, yeter ki o kapıda durmayı bil. Unvanım söylenmedi diye kaçmanın ne büyük bir rezalet olduğu, hürmetin biraz azaldığında halin değişmesini tefekkür etmeye bile gerek yok.
Peygamberimiz demiştir ki sallallahu aleyhi ve sellem Allah İbrahim'i Halil, dost Aleyhisselam, Musa Aleyhisselam'ı Kerim ve Beni Habib edindi. Cenabı hak bir kulunu sevdiği zaman Cebrail Aleyhisselam'ı çağırır ve buyuruyor. Ben falan kulumu seviyorum, sen de sev. Gayb. Cebrail Aleyhisselam onu seviyor. Tümme yune edi fi sema, sonra semaya sesleniyor, diyor ki Cenabı hak falan kulu seviyor, onu sevin. Feyuhibbu ehli sema, Sema ehli onu seviyor. Ga sonra umme yuğdavul lehul kabul fil art. Sonra da yeryüzünde salih kullar ona muhabbet indiriyorlar. O zaman sevgi nedir? Evişşeye, evi şahsı, bir şeyi veya bir kimseyi sevmek. Vedtehu evmala ile bir kimseye sevgi duymak ve ona kalbin meyni. Nedir sevgi? El hubbül ilahi Behçetin. O bambaşka bir nimettir, o bir göz aydınlığıdır, o bir neşedir, o bir huzurdur, ilahi bir ikramdır, velidetün o bir berekettir, ihsandır.
Kemalü marifetillah, Allah'ımızı tanimanın kemali, Yeşuru bihel arifun, bu ariflere zahir olan, bilinen bir husustur. Sevgi muhabbet bütün varlıklara Cenabı Hakk'ı sevdiğini tercih etmektir. Sevdiği malından, mülkünden, çoluk, çocuğu her şeyden üstün olmasıdır. Onun sevdiği ona dost olur. Zaten yalnız yerleri arar, orada dostluk hasıl olur. Hani dostluk daha da çoğalır. El meylüddeimu bil galib-il Haim Muhabbet gönlü ilahi aşkla yanan kimselerde her an kalbin sevdiğine muhabbetidir. Muhabbet hiyedevamı zikrin mahbup sevdiği kimseyi devamlı anlatmaktır. Dilinin zikrullah ile kalbinin muhabbetle, beyninin yüce kudreti tefekkürle bunun gibi. Nedir? Muhabbet nedir? Narın, Tendicül cemaat öyle bir ateştir ki taşı bile taşı bile hamur gibidir. Fueti yumuşatan o muhabbet acaba gönülde ne güzellikler meydana getirir.
Muhabbet en tutahhira galeb min hubbigayihihi Allah'tan gayrı ne varsa hepsini yakar yıkar. Muhabbet istinasın ve istihhaşun. Cenabı Hak ile dostluktur aynı zamanda onun dışındakilerden de kurtulmaktır. Muhabbet iyel ünsu bil mahbu, sevgiliyle dostluk, benle tanzura ilesive, onun dışındakilere nazar etmez. Linen men nazara lasive, galla an tariku da, eğer bir başkalarına Cenabı hakk'ın dışında nazar edecek olursa bu güzel yoldan hidayetten mahrum kalır. Burada sapıtır ifadesi kullanılmıştır. Ve muhabbet nedir? Terfi iradetil muhib li iradetil mahbub. 7 kimse kendi iradesini Cenabı hakk'ın iradesine teslim eder. Muhabbet, her şeyiyle ona bağlı. Tümme isarukellehu ala nefik berruhik ve malik. Malını, ruhunu, nefsini, her şeyini feda eder, onu tercih eder. Tümme muvafakatu kel lehu sirran ve cehren. Gizli ve açık hep ona tavırları uygun düşer. Muhabbet nedir?
İ'ye istiklalül kesir min nefsik kendisinin çokça yapmış olduğu ibadet, taat bunlar gözüne hiç görünür ve istihzarul Gallilik dostundan az bir şey de gelse onu çok görür.