Elleli yıllarda üstadımız Adana Ceyhan'da vaaz etmiş orada bulunan bir kimse kendisi bayağı Türkiye'de değişik yerlerde müftülük de yaptılar. O şunu devamlı anlatırdı. Diyor ki Hacı Hasan Efendi diyor o zaman elektrik yoktu. Bir lüküsle misal verdi. O lüksün böyle pompası olur ona basılır basıldıkça Ziya çoğalır buyurmuş ki lüksün pompasına bastıkça ziya çoğalır. Evin pencerelerinden kapıdan ışıklar dışarıya vurur. Kalpte imanı ibadet ve taatle diyelim üç aylarındayız. Regaip gecesinde kıldığımız on iki rekat namaz önümüzde Miraç gecesi ve bu geceler bakın şimdi ayın neredeyse yedisi neredeyse yedisi bak nasıl geçip gidiyor geçip giderken bu bizden ne tesir bırakıyor bir su aktığı zaman bir su aktığı zaman etrafını sulayarak gidiyor. Biz bazen dağlara nelere gittiğimiz zaman bir yeşillik görüyoruz. Bu nereden diyoruz, bu yeşillik nereden hasıl oldu?
Görüyoruz ki orada pınar var, bir su etrafını yeşertiyor, bir su etrafını sulayarak hayat veriyor. Recep-i Şerif bu sulara benzemez, ilahi bir ırmaktır, ilahi bir nehirdir, denizdir, bu bize acaba ne tesirler bıraktı, ne bırakıp ayağımızı Mevla'mızın yolunda yürümeye götürür, onun razı olacağı yerlerde yürütür, daha ayaksız yürüyeceğimiz melekut alemine götürür, buralara girdiğimiz zaman daha biz yürümesini öğrenirsek çünkü yeryüzünde onlar vakarla tevazu ile yürürler buyruluyor. Bu yürümeyi bir elde edelim biz yeryüzünde yürürken mütevazi bir şekilde bu yürüyüş bile bizi o ayaksız dediğimiz Miraç hadisesinde olduğu gibi ilahi alemlerde dolaştırır. Şimdi kalpte o hakiki lahuti güneşin doğmasıyla bu yüksek tecellinin nurlu eserleri insanın bütün azalarında zahir olur. Bizim doğuda Erhan kardeşimiz Cenabı hak rahmetler eylesin. Bir gün geldi. Ta bambaşka güzel bir koku vardı üzerinde.
Dedim ki çok güzel kokular geliyor senden, dedi efendimizi gördüm sallallahu aleyhi ve sellem. Bakın Resul-i Ekrem efendimizi görmek sallallahu teala aleyhi ve sellem onda bir eser meydana getiriyor. Kalpteki imanın nuru, ibadetin nuru ne yapacak? Azalarımızda kendini gösterecek, Gözde ibretle bakmayı, gözden yaşlar akmayı, gönülde ilahi bir sevgi ve muhabbet eserleri zahir olur.