Kıymetli dinleyiciler, Ali Ramazan Dinç Efendinin sesinden Hacı Hasan Efendiyle hatıraları dinliyorsunuz. Nevşehir'den Hacı Lütfi koca kor şoförlüğünü yaparlardı. Üstad-ı Ali'mizin huzuruna gelirken saat dokuzda bir yere gidecekse on kala veya beş dakika kala kapının önünde beklerdi. Kendi askeriyedendi. Malulen emekli olmuş bir iş kazası neticesi. Bu üstadımızı velev halkını biz de aralarında bulunuyoruz. Sami Fende hazretlerini ziyarete götürüyor. Yalnız İstanbul'a doğru yaklaştık. Diğerlerini bilmiyorum ama bir başkalık hissettik. Böyle bir ahırlık çöktü. Böyle bir gülme, bilmem falan latife, onlar tamamen bitti. Bir sükut hali. Başımız önümüzde. Bu tarzda vardı. Kendileri Fikri kılıç diye develden bir kimsenin Erenköy'de evinde istirahat mührüyorlar. Dediler ki oğlum bana bir izin al. Hemen Zihni Paşa Cami'ne geldim Erenköy'de. Damatlarının yanına durmuşum.
Kendimi tanıttım, durumu arz ettim. Elli metre geriden geldi. Sonra da gel beraber yürüyelim dini, sana evvela bir efendimiz Hazretlerinin mübarek elini öptüreyim. Ondan sonra üstazı alimizi görüştürürüz dediler. Vardım. Böyle merdivenden yukarı doğru çıkıyoruz. Kendileri tam merdivenin başında damatları tanıtıyor bir kısım gelenleri. Mübarek ellerini öptük. İşte dedenizin ismine izafeten ismi konan diye bizi tanıttı. Merdivenden yukarıya doğru çıkıldığı için arka tarafı görmek mümkün değil. Tamam denildi. O esnada kendileri bir kişi kaldı. Bir kişi kaldı dedi. O da Nevşehir'den Halid diye tanıdığım bir zat Halid efendi. O da mübarek gelin öptü. Sonra huzuruna geldim. İşte perşembe gün görüştürelim dediler, saatler Huzuruna gelince oturuyorum. Hacı Hasan efendimizin, haddi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle bir baktı. Oğlum şu yüzün, gözün efendimi gördüm diyor.
Sonra perşembe gün bekliyoruz. Bahçelerine oturdu üstağızımız ama o oturuşu hiçbir yerde görmedim. Sandalyede öyle bir ağırlık var. Oğlum dedi, pardösü mü getir, arabadan pardösülerini getirdim. Damatları cemaate konuşuyor, ziyaret için gelenlere. Dedi ziyaret edeceğini zat öğüne bir mahalle muhtarı gibi ziyaret edilmez. Zamanın bir tek insanı kutbul aktabtır. Böyle konuşuyor. Sonra Efendi hazretlerine sorun dedim. Bir mürşid-i kamilin yanında bir an çile, bir an bulunmak kırk çileden üstündür dedi. Sonra ziyarete girdiler. Biz bir gün önce ziyaret ettiğim için kendilerini hususi aldılar. Bahçede bulunuyorum. Ama bir el, bir ses, bir elim gel diye elimle tutuyor. Kulağıma gelen seste içeriye gir. İki mübarek Allah'ın velileri bir arada onların arasına girmek mümkün değil. Ama bir hal durdurmuyor içeri gir diye merdivenden çıktım.
Hapıyı açtım, baktım ki Sami efendi hazretleri mübarek elini uzatıyor. Kıymetli dinleyiciler, Ali Ramazan Dinç Efendinin sesinden Hacı Hasan Efendi ile hatıraları dinlediniz.