Maneviyatın Derinliği ve Ruhun Arınması kaydında Babamın cazip namatında bu yazığı, kutbu, guhhan, kutbul ahtap, Hacı Eshadı, Edbili, Kuddise siz raul aziz efendimiz tefsiri kibirden anlaşıldığına göre içinizde hoca çok, benim gibi, ilmi insanı dinliyoruz. Yani teşekkür ederim diyemiyorum. Dinliyorsanız merhamet veriyorsunuz Nahta. Yalan, Hz. Ali Rıza Efendimize bizzat gelmiş Ömer Bey…
Babamın cazip namatında bu yazığı, kutbu, guhhan, kutbul ahtap, Hacı Eshadı, Edbili, Kuddise siz raul aziz efendimiz tefsiri kibirden anlaşıldığına göre içinizde hoca çok, benim gibi, ilmi insanı dinliyoruz. Yani teşekkür ederim diyemiyorum. Dinliyorsanız merhamet veriyorsunuz Nahta. Yalan, Hz. Ali Rıza Efendimize bizzat gelmiş Ömer Bey kardeşimiz anlattı Efendim ben sende iş kanılmaya gelmedim. Dedi Sen alimsin Kamilsin Fazılsın. Beni öyle bir yere gönder ki, Kale yakulu bilmeyecek, hem beni ikna etsin. Yani hem beni ikna edeceğiz, hem de Kale yakulu bilmeyecek, böyle bir adama gönder. Sendan duydun mu? Saati alim kamil beni ilmiyle ikna edebilir. Ben bir ünlü bir halifemizden ünlü bir halifemizden ben irşad olmak istiyorum. İ̇nca, İ̇nca olmak isterseniz. Bizi de onu görür alması bizden dolayı yok. Ancak nakltir.
Yani görüyorsan işte yardım şeylerden Mevzumuzun da şimdi bize devam ediyor. Namazımızı böyle dersimiz neden ne kadar büyülemiyor huzursuz ders çekme ile olmaz. Sanatımız olsun öyle buyurdular. Ne diye gafletle Allah demeden tek bir kecik gafletsiz Allah Bilenler hep anlatılır. Allah bizi afiyet uykusundan koyandır ya Rabbi. Efendimiz, hemen diyor onlar diyor koydukları tencerenin, tavanın yemek pişirecek kabın altına yakacağı az vuruyorlar diyor. Kendinden aliye ben seni seni şimdi. Ne mi? Kaynalamamış, kalbini kaynalamamış bir girişim diyaları devam eder sırrını kaynalamamış, ruhunu kaynalamamış, hafası, hafası, Zikri kulü, zikirün Sultanı, nef İspatı, murakabası, ahhadieti, maiyyetü, kendi pide olmamış. Niye olmamış olan?
Muhakkak iki odun o tencereyi kaynatmayınca iki daha ilave etmek dört odun kaynatmayınca dört daha ilave ettin diyor tencere kaynar, ikiler de azalıyor diyor varıp varıp Hoca baba bana Left sayı yanar yetmiyor, biraz daha artır. Yetmiyor, birer daha artır. Diletle, bu artık ala ala! Davutayı fazla yapay kaynayacak bu iş! Başka yol yok diye öğreniyoruz yani! Ben devam ediyoruz inşallah! Efendimiz kendinden misal verdi, kendinden misal verdi. Bir hoca var yanımızda DehN-ı refzai bin okuyorum evvel çok az çok az zikren kesilen buyuran Allah'ı emrine göre çok az zikrediyorsunuz. Muhyiddin'nin Arabi Hazretleri kudssesir ravazüveriniz Allah'ı en çok zikreden başlarına topraklar, Ondan en az zikreden ağaçlar, nebadetler, Ondan daha az yapan hayvanlar, Ondan daha az yapan insanlar diyor. En az zikreden insanlar.
İnsanlık canım, toprakla başın hiçbir şeye ihtiyacı olmadığı için Uğur okuyabildiğimiz bir ayeti celile yani hiçbir şeye ihtiyacı olmadığı için her mahluk Allah'ı zikreden toprakla, baştan zikri daha çok duyuyorum ben diyor. Biz on dört yaşındayım İsa'yı o günden beri ders verdik karşınızda arkadaşlarımız oturur kanaatimiz olsun bizim Alaçığımız olur şöyle tutarak da içinde yaylada eğlenirip böyle ihvanlarımızdan duyuyorum o kuru ağaçtan yenen tespih sesini işitiyor. Allah, Allah, subhanallah, kuru ağaçtan ses geldiğini işitiyor. Böyle işiten arkadaşlarımız oluyor sadece. İçimizde neler var kim bilir Allah'ın huzuruna ancak. Ondan sonra az zikreden ağaçlar oluyor.
Maneviyatın Derinliği ve Ruhun Arınması ne anlatıyor?
Maneviyatın Derinliği ve Ruhun Arınması kaydında Babamın cazip namatında bu yazığı, kutbu, guhhan, kutbul ahtap, Hacı Eshadı, Edbili, Kuddise siz raul aziz efendimiz tefsiri kibirden anlaşıldığına göre içinizde hoca çok, benim gibi, ilmi insanı dinliyoruz. Yani teşekkür ederim diyemiyorum. Dinliyorsanız merhamet veriyorsunuz Nahta. Yalan, Hz. Ali Rıza Efendimize bizzat gelmiş Ömer Bey…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 7 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Çünkü Maheva, nartrop ihtiyacı onda da var olduğundan suyu can isteyince su vermeyi, heva can isteyince, heva verdiğinde onun lezzetiyle Rabbımızı için ağaçlar unutuluyormuş yani ağaçlar, yani toprağa taşa nispeten ağaçlarda biraz ihtiyaç var. Hayvanlar şehevatı nefsaniyeleri olduğu için, yemeleri, içmeleri, uykuları filan ağaçlara nispeten, nebatata nispeten daha az zikrediyor. İnsanlarda yeme var, içme var, uyuma var, erkeklik var, dişilik var, ihtiyaç var, çocuklar var, geçim var, vesair var. Birçok ihtiyaç karşısında olduğu için insanlar daha çok nasip veriyor. Hocam dedi, çok nasip ediyor musunuz? Dedi efendim. Efendim, işte ilim tahsil ediyorum da anca beni ikna edemeyen ki diyor efendimiz Celal lan beni ikna edemeyen. Okuyor musun sen? Evet, biz daha yüksek taksilde okuduk. Ültülü taksilde hukuka kadar şey ettim ben yükseldim. Sabah ekmeğini yirmi bir saat bir şey ezberine girmez.
Yok yerine çalışmayan midem doldu çünkü. Bu fenni okuma. Öğlen ekmeğini yedin mi bir saat hiç de çalışma mide doldu bir şey ezberleyemem. Akşam yemeğini yedin mi bir saat hiç de çalışma Bir şeyi ezberleyemem çünkü neyden dolu. Bu üç saat de ne ara zikredilir biliyor musun sen dedi. Yani üç saat imkan veriyorum sana. Elim okusam bile elimle kurtarmaz ki seni dedi. Annen kurtarır. Anatı uslusun yavrum dedi böyle Efendimiz yararlanmıştı. Ben asker iken intisab etmiştim, büyelesiye üstüne çeker, diş bir laf daha yerel okumayınca uyku gelmezdi göz merdiveni Efendimiz. Böyle yetişmek kendi kendine olur mu kardeş? Yani o kadar böyle çalışır mı? O ne olursun Allah'ta çoğallayacağız inşallah. Salatamız da saatlerce sürdü, gönlümüz ıslandı. Çay kaynayı verince, döküverince, kaynatmadan evvel pişince ne diyoruz arkadaşlar? Suyu iyi kaynatmamışsın, hamı kesilmemiş çay bulanık bak diyor.
Kalp böyle iyice kaynamayınca şeriat atılıp da demlenmeyince o feyizla bir müddet saatlerce nemlenmeyince bu kalp hasını, nasını alamaz. Şu vücudumuz beslenmesi, şunun büyümesi iki taam kahin geliyor. Bak bir akşam bir sabah öyleniriz ilave ediyoruz. Bir defa yemek ariflerin, iki defa yemek müminleri işi, üç defa yemek hayvanların yani Gandime sizin içiniz ihtiyacı çok olduğu için elli fakat namaz emrolunuyor. Bak o doymuyor ruhun ihtiyacı çok Resulullah efendimizin rüyaları yalvarız sevgiye vara vara gerçi bir şey indirmiş ama emirleriyle sünnetlerle ve takıkan kadar yük yapar çıkmış görüyor sonuçta. Yani bu ruhun ihtiyacı çok doymaz. Zikirden neden duyacaksın? De El ruh. Onun alemi başka. Allah cümlemize nasib eder inşallah. Ruh alemi bu kalp alemi, sır alemi, hafa, refva alemi, onlar alemi emirdendir. Defait-ı hamsei alemi emirdir.
Efendimize bir ziyaretçi göndermiştim geldi, biz Yahya'dan buraya çıkmadan ziyaretteydi. Bütün letaif üzerinde konuştu Efendimiz. Tarikata girmişsiniz, diyor tek. Bir tanecik kalbiniz olsun, olsun, Allah'ı zikretsin de toprak vücudumuzu giymesin diyen diğer efendimiz. Tek kalbiniz olsun, Allah'ı zikretsin yahu. Başka dursun. Bu da ne ile olduğuydu? Ölüm tefekkürü çok kuvvetli, Rabıtai Mürşid çok kuvvetli, fazla Lefsa-i Celali da azıcık çok almakla mangalın üstünde bu ankeswe gibi Efendimizin vuruyor gibi cırt cırt cırt cırt avatarına bütün vücut Allah diye kaynamaya başlar. Tepeden tırnağını zikir olaraktan duyan elini büyüyle tut Allah'ı elinle düşün böyle elin sakın, sakın, sakın Allah'ı zikretsin.
Ayakların altın sokur, sokur, sokur, motor ağrım yerim sokur, sokur, parmak uçların gıcır, gıcır, her yerin kitaplarla haber veriyorum ancak ah yaşasam da haber verirsem size ne hallen olur ama yaşamadan mahrum birkaç buyurmuş geriye mahvolmuş bir insanım Allah sizin hürmetinizi geriye ihata buyursun Allah'ın emanetini geriye versin. Habib-i hürmetine diyor ki zikri külünde şöyle vücut, imam, kaynarda her yeri Allah'ı zikreder ondan sonra zikri sultanı tecelli eder bir kemiklerin, ışır, ışır, ışır seslerini duymaya başlar parmakların hüküm yerlerine Allah demeye başlar, yemeklerin içine nüfuz eder zikir her yeri zikir olur vücudun. Ondan sonra nef-i ispat yazılı da hadis-i fitne ehli. Zaman insan, mümin-i kamil halini nef-i ispat daha almaya başlar, murakabı açılır, baştan hallolur. Allah yetişemeye geldi.
Peygamberimiz yetişemezseniz diyor, çalışacaksınız, yetişmeye imkanınız nispetinde, vaktınızı sarf edeceksiniz, yetişmezseniz o kavmi şiddetle seviyorsunuz ya, çok seviyoruz ya böyle olan böyle yaşayanı beraber sizi, beraber haşbicem ederim. Sırrına mazhar ederim. Siz de onlar gibi yarın mahşerda mükafatı öyle alırsınız. Yani, demin, Cemil vücut böyle, bedenimden içtiğim bir şeyi söyleyeceğim. On tane adam seçmiş, devleti ihbar etmişler, bu adam, bu adam, bu adam, bu adam, bu adam, milleti yoldan milletin kadınlarını, erkeklerini yoldan çıkarıyor. Kadınlarını, erkeklerini yola getiriyor manasını aynı bizim dediğimiz gibiymiş şimdi yoldan çıkarmayla milletin fikrini din İsmailiyle bozuyorlar gibi getiriyorlar, gösteriyorlar. Peygamber Efendimiz'e emri diyor ki bunları getirin hep diyor hakime havaledir. Hakim ifadeler, şahitlere bakıyor idamlarına karar, idam edin bunların hepsi.
Hepsi Ehli Talip Zikri Sultanı ile yaşamış bu rakamı halinden bir zatlar. Sırına mazhar olmuş insanlar lakin bühtenlere uğramışlar. Hepsi kafayı veriyorlar, cellat olacaklar. Kafalarını cellat tutmuş kesecek padişah da penceresinden bakıyor, herkes de toplansın da böyle milleti fesada girenler ibret otuz altmış ve on dört. Kardeş geldiğinde, onu ittiyen kendi boğazına beni ilgi geldi. Ondan sonra kardeşimi kestirmiş. Bu boğazını tam cennete girdiği zaman o gelmiş, onu gittiğin Allah aşkına ilki beni kes, tamam mı? On tanesi böyle dönmüşler padişah huzuruna çıkmış, gel oğlum kesmez, ne diyorsun işte keseceğiz mi? Hani ben kurtaracaksa ondan sonra onu kesecek ne demek istiyorsun, onu itiyorsun, sevk geliyorsun yerine. Tarikat vasıtasıyla dilimizle Allah, Allah, Allah, Allah, Allah Allah Allah, dedim.
Allah, Allah, Allah, mest olalım da seni aşkla yıklarım Allah, Allah, Tesisini bulup bulmadan bu meclisten çıkartma Allah. Allah. Kimseye diyemediğim suçlarım var, aptalun ile yıl çıkarma Allah, Allah, Allah, İçerilerimizden yanarak ismini söylediğimiz hürmetine bize attı. Allah, Allah, Allah, biz seni görmüyor iktidarımız yok sen bizi görüyorsun Allah. Dünyanın siyasetleriyle en gizli hücreye sokulmuşuz biz ahbetallah. Her ısısal insanların üstesineyken seni zikretmeye yasa gittiler Allah. Ne oğlum merhamet buyur Allah. Dağlar gibi binalarla girdi, günahsız çıkar Allah. Allah. Allah. Efendimiz ev gitmiştir, bunu alırsan, Konya'ya, Kayseri'ye getir diye. Sen ne olursun, arkadaşlarımızın yanında yaşar için geldim lan. İnsan diye başıma toplandılar Rabbim Allah. Ya Rabbi!
Şehavatı nefsani'yenin ve Şehitani'nin yuvasıyla, ez-i kitap etmiş olduğumuz cümle üffzen ve tuğyanlarımızı giydirerek hasenata tebdil et ya Rabbi! Canlarımız hulguma gelip ellerimiz ellerimizle, ayaklarımız ayaklarımızla, cami ağızalarımız birbiriyle elveda el-Fırak dediği gün, özlerimiz tavana dikildi, yavrularımızın boyun büktüğü gün Allah, Allah, Allah diyerek düşmeyi nasip et ya. İmanı içmeyi nasip et ya. Heyz-ı Rahmani içmeyi nasip et. Daha daha açılan güller görmedim. İbrimle dönen güller horkua bükülmüş güller vurmadığını. Muhammed Mustafa'dan gelen görmesi. Hazras-ı Muhammed'e karşı olan sivri muhabbet
Kaynak: Genel
Maneviyatın Derinliği ve Ruhun Arınması | Mihmandar