Bir fütör yok, fütör dediği şey, tembellik yok. Bir hızlanıp bir diri almak yok burada. Son özetle de Allah'tan kendisinden başka bir şey istemiyor. Tepeden tırnağı kendisini kuşatmış. Bu onda, tam yerleşmiş ama bununla ibadet ediyor. Şöyle, şu hatırımma geldim izin ve daha ne Efendimiz diyor ya muhabbet harçlığı yazsam, o zatın dairesine varsan çünkü çünkü. Öyle ki o haliyle elde edeceği ibadet ve taatten kazanç bizim gibi olmaz. Çünkü hali yüksek. Hali, müttefik bir hal. Şimdi, şöyle sıralayabiliriz. Bu bir anda hatıra gelmiyor ama mesela umumi bir kitap var, Deli İman edenler diye gerçi umumi hitabet insanlar diye olur. Ondan sonra hususiyet ifade eder, diye iman edenler, bakın değişiyor. Ondan sonra ey muttakiler diye geçer, Allah'tan korkanlar, o zaman patron olur. Onun manevi istifadesi bizim gibi insana benzemez. Ondan sonra ey mukarrabun kullar gelir, bu bitmez.
Ondan sonra, Abid kullar gelir. Onu da kendimizi toplayalım deriz. Onlar doğru, bunlar zaten kendisini toplanmış. O, bizim bereketine mazhar, o artık, ne diyelim, alacağını alır o, 0 belirlenmiş zaten bu, elimizden bir ellenmiş. Bazen derler de, mesela bazı seçimlerini de, arkadaş ayarlandı diyenler, ne yaparsanız yapın. Geçmişin mi diyor? Hah, geçmişin, tamam. Aynısını söylüyor. Arif diyoruz şeklinde böyle bir an dedi Ahmet, ondan sonra da tersine dönme diye bir şey yok. Aynı kararda geliyor. Zaten aynı kararda girerse bulaşıyor yere, yerine ulaşır. Çünkü Allah'ımızın değeri dönmesi önemli ve halktan hiçbir zaman ayırmaz. Allah'ın dışındaki fiillerle de incelip olmaz bunu. El-Alib, Ayet nedir hem nuru onun gayrısı fikirleri düşüncesi uzak olmaz. Bunu düşünce olarak değil, bakın düşünce olarak değil, düşünsel değil mi? Şimdi mesela düşünüyoruz.
Allah'ımız her an bizimle beraber bunları bir kalp cihetiyle kulum artık izinleştirilmiş. Orda uy olur. Ölüm bir anlamlanmış yapar mı? Mümkün üç müddet Daha yeni görüştüğün bir iznimiz. Nasıl bir vahiy. Peki biz daha çok konuştuk, haya ettim ama Allah'ım senden seni isterim. Buyuracağım. Allah'ım senden seni isterim. O zaman her şey olur. Bak bu efendim çok güzel bir şenleri verdi. Bazen de babasını emretmese dahi, verirken vazifesini yaptırıyor. Evlatım boyunca İşte baba ben bir elbise alacağım, işte bir ayakkabı alacağım, ben evleneceğim, ondan sonra bana ev lazım demesine hiç gerek kalmaz diyordun. Bize öyle mi dinliyordun? Çünkü razı olduğu için her şeyi ona eda eder. Şimdi, O Allah Celle Celalühü Biz Onun emrine iyi yapışırsak, bizim hiçbir sıkıntımızı koymayız.
Hatta Maide suresinde geçer bir beşinci ayet yerine Eğer siz doğru olursanız, onlar size zarar veremeyiz, öyle diyor ayet edecek. Siz hidayette olduğunuz sürece, onlar size hiçbir şey yapamayız. Tülay tamam mı, güzelmiş. Allah'tan gayrı şimdiden her şeyden sıyrıldığımızlarmış. Bunlar her şeyden sıyrılmak, işinlik düzeni tek değil. İşin de, filmler düzmeyin olmak. Ve imatetu'l hucuk imate geçer ya bu imatetu'l lezaani tai yolda insanlara ceza veren bir engeli kaldırmak burada da hücum perdeleri kaldırmak. O perdeleri kaldırınca, tabii görünmeyen halinde. Bu dil dünyaya muhabbet etmeyenlerin halidir. Cenabı hakk'ın dışında hiçbir şey kalmıyor gönlünde. Burada perdeleri haber geliyor. Bu tekrarin sayısı çok güzeldi. Dünya ise, ah oldu şimdi, dünyaya diyor çok gayret gösterir, mütevekkilen bir emri ahireti, ha, ahireti şimdi de mütevekktik. Allah Gafur, Rahim deyip bir ahiret diyor.
Orada Esad El-Mida Hazretleri çok büyük bir izah var. O diyor Allah bağışla celle diyor, Gafur ve Rahim diyenler diyor, çalışmayıp da diyor, gitmem diyor, rızık için gayret göstermiyor, aman içime yetişeyim, aman işlerini gördüm. O zaman diyor, onda da tevekkül et, hiç çalışma yap demek istiyor. Olmaz, demek istiyor. Böyle genel, genelim gör perdesi, onlar cennet ise, oradaki nimetlerle, kafası Öz açık, mumuncaya kadar da Allah'tan uzak kalmaz. Efendim meşgulüm, onları meşgul etmez. Ne? Cennet. Allah'tan göz açıp yumuncaya kadar ayrılmaktan, cennet onları alıkoymaz, düşünmez onu. Cennette, işte köşk var, altından da ırma bakıyor, Allah'a olan celecihi, saygısı, sevgisi, muhabbeti, onu hatırlatmaz o. Şimdi o içine giriyor ve rasat olarak, bunu hangi saymadı gibi diyor. Burada, asıl çalıştığım akıl mevzuydu. Hemen bir din seyyid.
Bir, Nimet, iki, Niffet, Niffet, Bela müsilesi, üç, ibadet, dört, isken. Şimdi akıllı olarak insan bu dördünü, dinimizin emirlerine muvaffak götürecek. Çok güzel. Neyse, buna bakayım. Ne yapayım, meşgul biri, sen çalışacağım bunun içinden çıkmamız lazım. Bu, Elde yıkan kimseler hususi güzel, Efendim meşgul cennetle meşgul olmuyor Allah'ımız rızla bir anından ayrılmaları. Tenimizin bunu orta şevk ediyor Allah'ım da gidiyor. Filse bir riyada o nefsini devamlı darp ediyor yani istediği gibi girme, istediği gibi girme, istediği gibi hayat yaşamıyor. Bu, Allah'ımızı tanıyan kimselerdir. Bu dil demekle anlaşılmaz da, inşallah birkaç defa tekrar ederse olur şimdi, değil mi? Kimse uzak, o buyuruyor. Allah'ımızı tanımak, gibidir, başlangıçtır diyor, tefrikten, Rabbimiz, onlar şahit oluyor. Nefse de onun nefsine. Allah'ımızın Onun nazarından dolayı, hal zuhur ediyor. Ve Marifet nedir?
Onun halidir. Arifler kimdir? Arifler üç kısımdır. Doğup oturuyor. İşte o değil. Çok büyük belanın içine girdik, yani, tüketicinin inanç noktasında çok büyük sıkıntılar var. Şöyle, balığın içine koymuşse yeri, geçen bir tanesi söylüyorlar. Ruhu hasta mıymış neymiş? Hiç ilaç balığı bekliyormuş. Böyle Şimdi, ekmeğin, inmeyen arasını, balın bekmesin, böreğin içine sokun. Şimdi halk nasıl olacak? Mesela burada tefsirlere de baktır. Çünkü din nedir? Pek dinlemem. Çünkü dinledir, diyor ki bu İslam suresinde de herkes, hatta bunu tweet'e yazmıştım bu biz devri'e, herkes imamlarıyla Allah'ın huzuruna gelecek diye. Bunu şimdi çürü diyor. Taberi tefsirine bakıldı, Ondan sonra başka tefsirlere baktı. Herkes kimi takip ediyorsa mesela Şeytanı takip ediyorsa onunla, Şeytan ispatlı insanları takip ediyorsa çünkü bu ayet cellerine de muvafık.
Eğer salihleri takip ediyorsa onlar da Allah'ın huzuruna gelecek. Şimdi bakıyorum, Fetih suresinde, Ya Rabbi bizi salih kulların içine kat. Sonra düşünüyorum, civarlarda Allahümme mahzun, de ama Arapçanın istisnai bir durum olduğunu söylemiyor. Kimsen çıkacaksın? Araştırma olarak da çıkacaksın. O yüzden altı lira olur. Şimdi çalışmıyor, iyi çalışmıyor ama öbür gün Ondan sonra acıyor, diyor ki Ya Rabbi, halkımız ne olacak diyor. Yani bu Rus'un attığı bombadan daha tehlikeli. Sen çocuk manası sahip olamamışsın. Ve la meşgulu bidikri haylinna. Bu genelin, Allah ile dini sırrı. O ne demek? Devamlı zikini, şeytansı patırtı insanlara, kötü duygularımıza değil de hep bütün azaları Rabbimize hizmetti ve afiyetül ah has, daha bir üstün insanların afiyeti Onun düşüncesi Allah'ımızın daimi değil. Her şeyi Mevla. Hiçbir şeyle sevilmez. Ayet. Ve La yesafe min şeyhi in katçi hiçbir şeyden de çekinmez.