Suriye'ye yapılan yardımdan etkilenmemek, oradaki anlatılan hadiseden duygulanmamak mümkün değil. Söze budan başlamak istiyorum. Hacı Zühtü Efendi rahmetullahi aleyh, aleyh Kayseri ulemasından, Şeyh Mustafa Hulusi Gatta Sallallahü Sırrı hazretlerini dedem rahmetullahi aleyh, onu ziyarete çokça gelir. Der ki Mustafa Efendi, evliyanın öyle çok işaretlerini sayıp durma. Sayılır sayılır sayılır üç maddede özetlenir. Birisi, konuşup görüşmelerinden Cenabıhakk'a muhabbet hasıl olur. İkincisi, ne kadar gamlı ve kederli olsanız, onların sohbeti ile gam ve kederiniz biter. Üçüncü olarak kim olursa olsun onlara bir saygı ve sevgi içerisinde olur. Bunu derken onların bir pedagog olduğunu şu hadise ile anlatmak istiyorum. Memleketimizden Kayseri'ye çok öyle vasıta kalkmaz. Sabah erken otobüs hareket eder.
Üstad-ı Ali'miz Hayseri'ye gitmek için otobüse bindiler ama yanlarına tam ona muhalif, hayatına, onun görüşüne ters bir insan isabet etti. Fakat Üstad zalimizi görünce çekedini ilikledi. O oturmayınca oturmadı. Sonra saygı ve sevgiyle, ikram ve ihaz ile yola devam ettiler. Üstadımız ona Sıddîk-ı Azam'dan gelen yolun, Ali Keremallahu vechi efendimizden devam eden bu münevver yolun esasından anlatmadı. Hakikatten, marifetten ve ulvi yoldan takva anlatmadılar. Bir İngiliz'in imanını anlattılar. Gördüm ki bal yiyen çocuğa süt, süt emen çocuğa da bal vermediler. İnsanlara akilları ölçüsünde hitap ettiler. Bu zat gelir derdi ki dedem rahmetullah hazretlerine, Musa Efendi Veli'nin böyle işaretlerini sayıp durma, bir tane işareti var, o da cömertliktir. Evliya cömert olur. Sözünde cömert olur. Yüzünün tebessümü ile cömert olur. Elinin ikramıyla cömert olur.
Ayağının Allah yolunda attığı adımlarla cömert olur. Velhasıl her halinden üzerlik neşet eder. Düşünüyorum Hacı Hasan efendi aslında yok. O hayatında bile yok. Efendimiz hazretlerini siz bulamazsınız ve biz göremeyiz, o yok. Ne var? Hacı Hasan Efendi'nin temsil ettiği bir mana var. Mevlana diye bir kimse yok. Yunus Emre de yok. Bayezid I Bismiler de yok. Marufu kerhilerde yok. Ne kadar veli sayarsanız sayın, onlar da yok. Es'adi El birliği hazretlerinin buyurduğu gibi, bu vücudun tarifinde ancak bir heyula vardır. Onlarda görünen Niyazi Musrinin ifade ettiği gibi bu Niyazi'den de Mevla görünür. Bunu ifade eden sözler söylemişlerdir. Kayseri tıp fakültesinde kendisinin rahatsızlığı ile meşgul olan doktorluğa aday bir kardeşimize derler ki bizim şahsımızda insanlar dinimizi görüyor. Onun için dikkatli olmamız lazım.
Yine bakıyoruz, bu söz öyle manalar içeriyor ki efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin çokça zikrederiz Sa'd ibn-i Hişam'ın Aişe annemize gelip radiyallahu anh'a Resulullah'ın ahlakı nasıldı deyince gene hulukul Kuran. Onun ahlakı Kuran'dı. Yine döner dolaşırız. Demek ki onların manaları ve sırları görünen hakiki yüzleri Muhyiddin Arabi Kaddeselahü Sırrı Hazretleri Kuran-ı Azimüşşan'ın zahiri ile insanın zahirinin teveeman ikiz olduğunu ifade eder. Zahirul-küren ve zahirul-beden tevemendir. Batınul-insan ve batınul-küren tevemendir. İnsanın ruhi alemi ile, insanın ruhi alemi ile Kuran-ı Azimüşşan'ın batını, tev'emen, ikizdirdir. O zaman bu mübarek insanlarda görünen nedir? Cenabı hakk'ın ayat-ı ilahiyesidir. Bunun itiraza mahal bir yönünün kalmaması için Efendimiz sallallahu teala aleyhi ve sellem insanın değeri Kuran Azimüşşan'daki ayeti ilahiyeye göredir.