Esselamu aleyküm ve Resulullahi ve Bracatir. Muhterem Memlerler kardeşlerim. Getirdiğim çocukluk gibimden bugüne kadar geçen hayatımın tercümatını isteyen kardeşlerime yadigar olmak ve zinlada bulunduğunuz mücket zarfında dualarını almak, ahirete intikamından sonra İSTİKLAT, İSTİHAT HUTFUNDA BULUNULAR ümidiyle şu adiane, sözlerini secde naklettiniz. Halip-i Zül Celal, cümle müjdelen razı lütfetsin bize. Muhammed Mustafa'ya salavat olsun, Al-i Abhab'ı bizleri bulsun. Geçirdin gözden devli alemi, İzn-i Huda teslim kalemi. Onların çoğu da mevlise gelmez, ederler sohbet lezzeti olmaz. Bakmışlar gazzide ta kutup yoktur, herkese lazımmış bir hac yoktur. Bu arada bir halife yetişti, bir kıvır cemaattı peder tutuştu. Alay müflisti İbrahim adı, gutbul aktab olmuş sultanım dedi.
Gutbul aktab olmuş üstadım dedi Dergah-ı esat da kırk beş gün kaldı Nasribe ki Mevla hilafat aldı O hakka dair var nice sözleri ledimli dökerken havlar gözleri. İhvan-ı çoğaldı üstü başına. Tarifin bir lezzet gizli döşüne. Fıktü kürsiya nasıl doyurdu. Hadi Sami Sultan tehdit buyurdu. Üstat öldü, vujata geçti. Yaş belli iki ahkefe göçtü. Sekizle dokuz onu bitirdim. İlmi halimi şükür getirdim. Anneme babama ederdin hız ver. O ikisi de severdi gayet. On bir, on iki de sohbet arardım, pederimden müşküllerim sürerdım. On üç yedim maneviyat açıldı, gönül alemine ferah da açıldı. Muzlular on dörtte manevi aşı, durmadan akardı gözümün yaşı. Kötü akranlardan daim kaçardım, rabıta karşıyu zatlar içerdim. Ziya tüm ağ çapralarını söktürdü. Sen de tarih eyle artık ellere, bahçıvan ol oğlum nazik güllere. Annem üzdü peder beni everdi, fesihamı bizden iyi severdi.
Yetmeden bilsene peder de göçtü, derunime beyip yaralar açtı. Her ikisinin de duasını aldın, kendi evladım da hayrette kaldım. Kendi tenpatlılar sonları acı, kesinmez oldu, kardeşle bacı. Hafızlığı iki oğulun bitirdi. Teheccüd-i nigayte ride yitirdi Üst sene oğlun dört tane sızın Zamana bakıyor ağlıyor gözün On beş evlattan kaldı bir bacım, onun için çok kalbimde acım. Canımdan fazla severim onu, Allah'ı seversiniz kınamın beni. İkimiz de evladından çekeriz, kabzeder Mevla'ya boyun bükeriz. Yalvarırız ıslah etsin yaradan. Mümkün değil ise kalksın aradan. Hacabdullah analıktan gardaşım, dünya ahiret daim olmuş yoldaş. Her şeyden çok ahlakını severim, meclisler de kendisini everim. Pederim de çok severdi canından, annem hela ayırmazdı yanından. Pederimin yanı. Bacanağı fazla hafız vardı. Her husus da pederime yaridi. Bu meslekin hayli yükün kaldırdı. Hatmiyle üç sene terihler kıldırdı.
Çok halleri vardı yazmakla bitmez. Hak rahmet eylesin gönülden gitmez. Validen de halbaz hızı pedere, anlatamam bizlere, mahşerda şefaat etsin bizlere. Kılavuzun meşhur idi yazısı, pederimin çok kıymetli kuzusu. Takip ettiği ihvanada bakardı, sohbetler de kardeşleri yakardı. Peder göçtü üşüt bunun başına, yedirtme çok kederdi hoşuna. Kılavuz da veda etti ki bizlere, günahkarı koyduk kardeş sizlere Yapamadım hakkıyla hizmeti Hak nasip eylesin bize rüyeti Yirmiden otuzuna varınca herkes imrenildi bizi görünce. Bu arada askerliği bitirdim, bildim ya tecrübemi artırdım. Gözünle düştük ki yaz yoluna, çok şükür kavuştuk Cihan gürüne. Eğimidi yaptırdın bu arada, fışkırırdı sevgiler bu sırada. Otuzdan kırka vardık on sene, vaaz yeri tahizme fethin bu dine. Beş, on sene kürsüler de konuştun, sebep oldu çok insanla tanıştın. Bu arada levha yazdın, doldurdum, kurtarın sözlerini kaldık.
Hak rızkı mı bu sebeple aşırdı, rahatlığı başımızdan aşırdı. Sayısızca şükür olsun yaradan, esirgesin söküp ucubriadan. Lakin ahiret gerdi düştü içime, tövbe olsun yaptıkların suçuma. Düşüncem hele imanla ölmek, Halık-ı Zül Celal'in rızasını bulmak. Ziyaret ki üst üste gelirdi, sohbetler de feyz-ı Rahman alırdı. Fırsat yoktu dışarıya çıkmaya, arkadaşlarım layıdı bakmaya. Ayrı ayrı testlerini sırardım donur donur güllerini girerdim. Hasta yetmez tekrar gelir, görüşür. Ede bile, fevkede bile lehaisin danışır. Gelmez oldu şimdi yüzle birisi, bir şehirdi arkadaşın yarısı Gerek köyden kırk de otuzu gelir, bu aciz fakiri her yerde bulur Gösterişten gelir gösterisi nerede kaldı bilmiyorum bakısı Otuzdu kirazdı, geliyor üçü, bazı kardeşlerin tek büyük suçu. Varici merkezle beş on gitimiz. Zehir oldu itmeye yollar aşımız. Gelmez oldu bunlardan da yarısı kış gününde hatırlarlar gerildi.
Yerseğü de iste ile götürdü, Kıymat girmez geri gine kaçırdı. Kesrim olanlardan ayrılmaz biri, o bağı kıranlar gittiler geri. Ağzıyla kazı, köylü üştüler, Üst geç kaldı, hep geriye kaçtılar. Tabiica en süt unuttu bizi. Tombak kardeşlerin çok temiz özü. Edeb erken söylemiyor dilleri, layık geçen efendinin gülleri. Neler ileri gözle gözümüzün ziyası, bulunuyor çoklarının hayatı. Köylüleri gelmez oldu unuttu. Nüh Mehmet ölünce hepsi bitti. Yetimhisar, Ürgüp, Niğde gelirler. Bu fakiri sanki insan bilirler. Kimletimden razı olsun yaradan, dünya hayret kesme bizi aradan. Yalvarırım imanına ölelim, mevlamızın rızasını bulalım. Hırkı bitirdik yaklaştı elli, devri mezalim olduğu belli. Kurtulur haksız haklı gelinir. Ulema yobaz cahil eğilir. Tek nesil bozuldu etmez itaat, şimdi mubah gibi oldu menhiye. Çıkmaz kahleden evi orası lanetimiz ıslah eylesin sizi, mümkün değil ise kurtarsın bizi.
Bu sene Hicaz'a nasıl açıldı, gönül alemine ferah saçıldı. Tarih refiklarla beraberc ettik. Giderken tavass müstağza ettik. Kayseri vilayet Yahyayalı kazan, bin üç yüz otuz severlik yazan, havacılık mahallen doğdum burada. Mevlam'ın halk etmiş böyle sırada. Geldiğin sağlayacak sağlar Dört sana sana hoş bağıyla bostan olur Birden başarattan doğar hoş bağıyla bostan olur Birden gelir söyleyemez bir