Abdülkadir Geylani, Hacdesallahu Sırra Hazretleri, Hacasın Efendi, Kaddafi Sallallahu Aleyhi Sırra Mekke-i Mükerreme'ye gelir. Cidde de bir profesör. Ona da demişler ki Yahya Allah'ın Hacı Hasan Efendi Mekke'ye geldi, arzu ederseniz görüşürsünüz. İsmini duyar duymaz bir titreme almış kendisini. Bu zat kim demiş. Bende bir acayip haller olmaya başladı. Cenab-ı Hak sevgiyi gönüllere demek ekiyor. Bu Ankara'nın Haymana diye bir ilçesi var. Sıcak suların bulunduğu güzel bir mekan. Orada Merkez Camisi'nde namaz kıldık. Çıktı. Oradaki imam olan bizimle oturdu beraber oturuyoruz Bir tanışma olunca üstadımızı duydu dedi ki Ben görmedim Ama dedi içime öyle bir sıcaklık hasıl oldu ki onu duyunca dedi bende bir başkalık meydana geliyor dedi. Ben de bir başkalık meydana geliyor dedi. Bu Timur Taş Uçar Rahmetullah Ali demiş ki bu Hasan Efendi kim?
Ben demiş hatırladığım zaman tepemden tırnağıma kadar bir sıcak su dökülüyor demiş. Bu herhalde olsa olsa mübarek bir zattır demiş. Demek ki Cenabı Hakk'a sevgili olunca buna reklama hiç gerek yok. Bize, onlar ne kadar mütevazi ise kaldığım yeri biiznillahi Teala hatırlıyorum. Sami Efendimiz, hazırlar öyle gelirler, derslerini veririz buyururdu. Hiç kendisini ifade etmezdi. Bu yavaş diye bir yer var. Yolun bir tarafı Develie, bir tarafı eski yol. Nevşehir'e, Ürgüp'e doğru gider. Orada tesisler de var, petrol var. Orada iki tane zat. Bunlar intisab için bir yere gidecek. Biz hiçbir kimseyi kötülemek bize yakışmaz. Rencide erecek bir söz söylersek Allah'ımızdan haya eder, olmaz bize. Şer-i Şerife uymaz, o başka. Bunlar bir yere intisab için girecekler, orada birileri bir kimse hasıl olmuş, eğer intisab edecekseniz Yahya'da Hasan Efendi'ye demiş.
Seyyid Şerif Cürcani, kelam alim, allamei Taftazani, bunlar şeyh aramaya çıkıyorlar. Demişler ki okumadığımız ilim kalmadı ama bu ilim bize bir değişiklik hasıl olmadı bu ilimden. Gidelim Allah'ın sevgili bir kulundan devrat ezker alalım. Çünkü ibadet ve taat insanı kötülüklerden korur bir zindai tane, ama derece ve makam kazandırmaz. Derece ve makamı kazandıran mürşid-i kamilin teveccühüdür. O kalben yöneldiği zaman halin değişir. Haccasın Efendi, Kaddi Sallallahü sırra buyuruyor ki askerden yeni geldim, üç buçuk yıl askerlik evimde bayram etmedim. Geldiğimde bayramdı, onu da Sami Efendimizin huzurunda yapayım diye Adana'ya doğru yola çıktık akşam iki tane minder sermişler dizlerini dizlerime dayadılar ömrümün sonuna kadar unutamam buyururlardı. Ömrümün sonuna kadar.
Öyle bir güçlü ki o jeneratör ilahi jeneratör bazen meşay-ı izamdan bu hususu dağlarda telafi ettikleri de ayrıyeten konuşulur. Onlar daha ziyade denizlere bakarak bu aşklarında tatmine çalışırlar. Bu ayrı bir husus, onlara mahsustur. Seyyid Şerif Sürcani ve Allamei Taftazani'ye giderken orada böyle çalı çırpı ile meşgul olan bir kimse. Hocalar nereye gidiyorsunuz? Dedi. Durumlarını izah edince dört tarafı inkişaf eder, koklar. Sizin yeriniz buradadır, Evrad ve Ezkarı verilir. Burada Seyyid Şerif Cürcani Hazretleri'ne teveccüh buyurmuş. Kalbe yönelmiş. Allame-i Taftazani'nin rahmetullah aleyh öğrencisi yalnız Seyyid Şerif'te bir değişiklik var, farklı bir hal görür. Yakub-ı Çerki Hazretleridir aslında ona teveccüh eden. Teveccühte ondan sonra diyor ki hoca efendi ne hissettin?