Maneviyat ve Velilik Yolunda İlerleme ve Ruhani Rehberlik
Maneviyat ve Velilik Yolunda İlerleme ve Ruhani Rehberlik kaydında Makamları hususunda bir ifadede bulunamayız. Yalnız kutbiyet olarak üç şekilde müşahede edilir. Birisi makam olarak kutbiyette olur. İkincisi bilim olarak kutbiyette olur. Üçüncüsü de hal olarak kutbiyette olur. Yalnız bu üç hususiyetle üzerlerinde bulunmakla birlikte bir yönü ile temayüz ederler. Mesela hem ilim ehli olurlar. Hem de…
Makamları hususunda bir ifadede bulunamayız. Yalnız kutbiyet olarak üç şekilde müşahede edilir. Birisi makam olarak kutbiyette olur. İkincisi bilim olarak kutbiyette olur. Üçüncüsü de hal olarak kutbiyette olur. Yalnız bu üç hususiyetle üzerlerinde bulunmakla birlikte bir yönü ile temayüz ederler. Mesela hem ilim ehli olurlar. Hem de makam sahibi olur. Yalnız bir yönüyle daha da bir ileride müşahede edilir. Mürşid-i kamilimiz hal yönüyle zamanın bir kutbudur. Bu artık müsellem. Bunun için bir ifadede bulunmamız sebebini şartını saymamıza gerek yok. Bazen gelenlerimiz olurdu. Şunu söylerlerdi. Ama o söyledikleri efendimizin hadisi şerifiydi. Tabii ilk geliyorlar. Hem doğu, batı, kuzey, güney vesaire yerlerden dış ülkelerden de. Üstat halimiz ayrıldıktan sonra birisinin şöyle dediğini duydum. Hepsi olmakla birlikte. Böyle dedi.
Sami Efendi Hazretleri, Hadis Allahüu sırra sorulmuş kendisine. Buyurulmuş ki anadan doğma veliydi. Bu Adana'da Hasan Efendimiz var. Rahmetullah Ali. Bu haseneğin tabirini kullanıyorlar. Hem üstadımız hem de onun için. Bu doğudan bir kardeşimiz irtihal etti. Tanıyorum. İsmine gerek yok. Diyor ki efendim siz daha yakinen bilirsiniz. Hasan Efendi hakkında ne diyelim? Nasıl gördünüz deyince ana veli. Baba veli. Kendi de veli. Ben ne söyleyeceğim? Nebiyyekrem Ali Yüsselahad vesselam efendimizin Ashabı Güzin tarafından soruldu. Allah'ın velileri nasıldır diye. Görüldükleri zaman Allah hatıra gelir. Efendimizin tavsifinde Sallallahu Teala Aleyhi ve Sellem Aişei Sıddıka validemiz radiyallahu anha müstesna ki müstesna. Ayşe-i Sıddika validemiz müksirun tabiri var hadis kitaplarında. Çok hadis rivayet edenlerden. Onlardan birisidir. Müksirun. Çok hadis rivayet edenlerden.
Acep annemizin hususen ele alınması gerekir. Öyle bir ilimde yüksek payeye ulaşmış ki ne sebeple ulaştı? Bilirsiniz. Fahri Kainat ile Sallallahu Aleyhi ve Sellem hem dem olmuş. Zahiren olmamış. Batinen olmuş. Yani Efendimizi dış gözüyle görmemiş. Araf suresinin son sahifesinin ilk başında geçen Ayet-i Celile, habibim onlar sana bakarlar ama göremezler. O azim nuru, o müstesna nuru gördüler de ne hale geldiler? Malum. Sıddıkı Azam ve emsali, sıddıkı Azam şimdi de mevcut. Sıddıkı Azam imanda, kemalde olmakla birlikte Ashab-ı Gücin ve sahabeden oluşu Kuran'ı Azimüşşan ile tespit edilmekle birlikte ayeti celilesi yine, ile sahabiliği Kuran azimüşşan'la tespit edilmiş.
Öyle bir imanda yücelmiş ki sabahı haşre kadar gelecek insanların imanı terazinin bir kefesine, bir diğer tarafına da sıddıkı azamı koysa ağır gelecek şekilde övgüye mazhar, semada Rabbimizin melaikei kiramdan birisi sıddıkı azamı 7 ona muhabbet edenler için Rabbımızdan rahmet talep ediyor. O bizim reisimiz, Halıkı arzu semaya eyleriz hamdu sena, Ahmed-i Muhtar kıldı, aleme nurihhuda, Halık-ı kevn ü mekanın insucan peygamberi, Ahmed-ü Mahmut Muhammed cümle piran'nın piri nakşide sıddık I ekber hacegane pişuva. Sadatı kiram efendilerimizin öncüsü. Şimdi mevcut dediğimiz velayet ölçüsü içerisinde mevcut demek istiyorum. Onu Nuru Azamı asıl tasdik eden Miraç gibi bir hadisede Miraç müşriklerin şirk kafasına oturmuyor. Bunu maddi olarak değerlendiriyorlar. Zahiri akilla değerlendiriyorlar. Diyorlar ki esammüller leylen, sübhanellehi esrabiyabdi leylen.
Maneviyat ve Velilik Yolunda İlerleme ve Ruhani Rehberlik ne anlatıyor?
Maneviyat ve Velilik Yolunda İlerleme ve Ruhani Rehberlik kaydında Makamları hususunda bir ifadede bulunamayız. Yalnız kutbiyet olarak üç şekilde müşahede edilir. Birisi makam olarak kutbiyette olur. İkincisi bilim olarak kutbiyette olur. Üçüncüsü de hal olarak kutbiyette olur. Yalnız bu üç hususiyetle üzerlerinde bulunmakla birlikte bir yönü ile temayüz ederler. Mesela hem ilim ehli olurlar. Hem de…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 8 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Buradaki leylen, tenvinle gelmesi az bir zaman demek o. Az bir zaman. Yani yatağı soğumamış derler. Çok kısa bir zaman. Şimdi bu şirk kafasına oturmadı. Dediler Mekke'de Kutsi Şerif'e kadar bir aylık yok. Oradan dönüşü de bir aylık nasıl olacak bu? Ancak sıddıkı azamın imanı, sıddıkı azamın teslimiyeti, sıddıkı azamın Allah'ın Resulü'ne sallallahu aleyhi ve sellem muhabbeti ve onun nurunu müşahedesiyle bunu söyleyen Resulullah mı demiş ve kabul etmiştir. Demek ki ehlullahı kabulde de sıddık olmak gerekir. Sıddıki Azam Radıyallahu An anlatmakla bitmez. Ne demek? Şimdi Cenabı Hak sıddıka söyleyin Rabbimiz Celle Celaluhu. Sıddıyka söyleyin. Sıddık benden razı mı? Sıddık benden razı mı? Hazreti Sıddık Radıyallahu Anh ben Allah'ımdan razı olmaz mıyım? Ben Allah'ımdan razı olmaz mıyım demiştir. Bizim öncümüz bu.
Edebimiz, erkanımız, ahlakımız, başta itikadımız ve bütün tavrımız ve cihadımız nasıl hareket edersek edelim, her hareketimiz de dini aliye hizmetimizde Sıddıkı azam öncüdür. Ayşe-i Sıddıka validemiz Radıyallahu Anh'a Resulullah'ı en güzel şekilde tavsiye edenlerden birisidir. Onu çölde bir annenin müşahedesini Şemail kitaplarına alırlar. Hazreti Sıddık Azam'le geliyorlar. Bir yerde konaklıyorlar. Şimdi şu ifade çok güzel. Sıddık Azam dedi ki Radıyallahu Anh, sahibim çok temizdir. Şimdi dedi aman bir süt ikram edilecek temiz olsun temiz olsun. Tabii ikram edildi. Bunun yanında arıttır. Artık süt vermeyen bir keçidir. Ondan bunu temin ettiler ama berekat-ı Nebi Sallallahu Teala Aleyhisselam kazanlarla süt zuhur etti. Bunu biz o zaman oldu diye düşünmeyeceğiz.
Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in sünnetine dikkat ettiğimiz zaman, onun da bizim gönlümüzde mübarek eli bulunduğu zaman o kalpten füyuzatı ilahiye akmaz mı? O gönülden varidat zuhur etmez mi? O gönülden tecelliler zuhur etmez mi? Elbette zuhur eder. Yeter ki bizim kalbimizde ve hayatımızda onun mübarek yolu diye ifade ettiğimiz mübarek yedi saadeti bulunsun. Ev hayatımızda bulunsun, en güzel şekilde sizin hayırlınız ehline hayırlı olandır hadisi şerifiyle evimiz nura dönsün, etrafımız nura dönsün, iş hayatımız nura dönsün, her türlü tavrımız ve hareketimiz ne olsun? Nur olsun, onun temasıyla. İşte şöyle bir kimse geldi diye. Efendimizi tanımlamasını Sallallahu Aleyhi ve Sellem hadis kitaplarını alırlar. Şemail kitaplarında var. Onu bir defa görmüş. Bir gün Konya'da, Efendimiz Hazretleri Konya'ya da ayrı bir muhabbetleri vardı, Efendimiz Hazretleri'nin. Ayrı bir sevgileri vardı.
Orada sohbet buyuruyor. Cemaate buyuruyorlar ki, Resulullah'a bakın Sallallahu Aleyhi ve Sellem. Mübarek kaşları çatık mıydı, değil miydi? Şimdi bunu bizim konuşmamız, etmemizle olmaz. O hutbiyet makamında Allah'ımızı nazlı velisinin ifadesiyle zuhur eder, Böyle ağlaşıyorlar. Diyor ya Rabbi çocukların ölmesine vesile olacağım. Allah'ım diyor feryadı figan kopuyor. Resul-i Ekrem Efendimizi orada söyleyin diyor Sallallahu Aleyhi ve Sellem. Mübarek kaşları çatık mıydı değil miydi diye. Ayşe Sıddika validemiz. Kene Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem. Cami-i Sabir'de bir bölüm var. Böyle bir kitap olacak şekilde. Kene Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, Kene Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, şekil olarak da güzel, ahlak hem de. Efendim şeklin güzelliği nereden geliyor? Min eseri sucud onları secde eserlerinden tanırsın diye buyuruluyor.
Şekil sadece cisim olarak değil, cisim olarak güzel zaten. Cisim olarak güzel ama bu cisme asıl cazibeyi veren, gören insanların hidayet bulmasının sebebi gönlündeki nurdur. Onur ne kadar ziyadeleşirse görüntüdeki onların zahiri demiyorum zahir de görüntüsündeki nur kalbindeki marifetullah nurudur ve müşahede halidir. Efendim bunu bize mürşidimiz devamlı anlattı. Evet, artık kabı hazır olanlar istifade ettiler. Teslimiyetle inanç penceresini açanlar doya doya faydalandılar. Aksi bir ifade bulunmaktan Allah'a sığınırım. Şimdi ise onlar aynen görevdedir, vazifededir. Yalnız yalnız ilk ilk vazife bir müesseseye girdiğimizde dahi ilk vazife nereden başlar? İlk memurdan başlar. Biz bu memur değil de diğer memur olmaz. Size Türk meşayihinden bir kimseyi anlatmak istiyorum. Meşayihlerimizden rengi Ata var. Uzun Hasan Ata var. Bedir Ata var.
Bu efendilerimizden bir tanesi Allah'ımız öyle halk etmiş. Dudakları kalınca hatta deve dudağı gibi deniyor Allah'ımızın. Halk etmesi bu halkı. Bunu atlamışlar. Bu sultanımızı atlayıp onun hakkında şöyle deyince atlama da değil, sadece ilk artık en son dediğimiz o halkadan, ahiri olanı, en son geleni dudakları kalın demişler. Öyle olmuş ki aleyhüssalatü vesselam Efendimize varıncaya kadar bütün meşayih kiram kırılmış çünkü bizim halkamızda olan kimseye nasıl böyle bir bahane bulunabiliyor? Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz, kalplerinize ve amellerinize bakar. Mürşid-i kamilimizdeki özellik, sabah ifade ettim. Birbirlerine kardeşlerimiz artık iletişim olarak WhatsApp mıdır, Tweet'ler midir? Ne ise ulaştırıyorlar. Bunu iyi bir elekten geçirmeden kimse birbirine ulaştırmasın. Burada bir haktır, bir hukuktur.
Mesela sabahki anlattığımız Hacı Hasan Efendi Allah aşkıdır Celle Celaluhu. Hacı Hasan Efendi Rasulullah muhabbetidir Sallallahu Aleyhi ve Sellem. Hacı Hasan Efendi cihat önderidir, Kaddese Allahu Sırrı. Asıl kilitlenecek bu ve insan sorarak bunu diğer kimselere ulaştırır ki her taraftan ne yapılmakta? Bakılmakta ve görülmekte. Sözünüzün düzgün olması gerekir. Öyle uzun sohbetler şeklinde değil, bir cümle yeter. Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam mucizul kelimdir. Bir cümle içerisinde itikadı, ibadeti, ahlakı her şeyi içerisine alıyor, buyuruyorlar. Her şeyi içerisine alıyor. Mürşidimizin burada biz şeklini anlatalım desek, ne bileyim güzelliğini ifade edemem. O güzellikte şekil ve şemailden ziyade Allah'ımızın nuru müşahede edilirdi. Bakın rabıta eden kimseleriz. Rabıta ile bizim gönlümüzün nur olması ve bu nurun da elimize, ayağımıza, gözümüze, kulağımıza aksetmesi gerekir. Ne olacak?
Elimize, ayağımıza aksetip de parıl parıl parlayacak mı? Bu nur kalbe girdiği zaman Allah'ın nuru mürşid-i kamil vasıtasıyla kalbe indiği zaman ne olacak? Beyin yüce kudreti düşünerek nur olacak. El Allah yolunda sarf edip, sarf ederek nur olacak. Ayak onun yolunda yürüyerek, göz Cenabı hakk'ın kudretini müşahede ederek, kulak Rabbimizin yaratmış olduğu eşyadaki Rabbimizin zikrini duymak suretiyle eşyanın vesair, deriz ama bu üç saat alır bunu anlatmak. Ondan dolayı beynimizi açacağız, kulağımızı açacağız. Bunların açılması isyanı terk, Rabbi Zülcelal'imize dönüş, hatta nefsani bir haldeyim, essayiblak nurun ala nur, nur üstüne nur devam etmesidir. Artık okumaya fırsat bulamayacağım. Kendilerini ancak kendileri anlatır biz, anlatamayız. Aleyhissalatü Vesselam Efendimiz, Ya Rabbi sen kendini nasıl vasfedersen sen öylesin buyuruyor.
Yani bir Evliyaullah'ı tanımlamak kadar zor bir şey yoktur. Abdullah bin Revaha'nın Radiyallahu Anh'ın çok güzel bir sözü var. Efendimiz için buyurur ki, her ne kadar vasfedilse eksik kalır. Yani bir veli için de, yani rüştüne ermemiş manevi olarak diyorum bizim anlatmamız zor. O zaman ne gerekir? Bize itaat gerekir. Bize Sami Efendi Hazretleri'nin, Kaddafi Allahü Sırra eserlerini okumak gerekir. Hem şahsi hem de grubumuz olarak. Efendi Hazretleri'nin üstadımızın zahiri ve batıni şifa tarifesi diye neredeyse her bir kıtası ayet ve Hadis-i Şeriflerle dolu okumamız, o sohbet kitaplarında mütalaa etmemiz gerekir. Yani bir hacazen efendimizi tanımak ancak bu kasabayla olmaz ve mümkün değildir. Siz onu Diyanet Reisinin, Diyanet Teşkilatının fetva Kurulu içerisindeki rabıtayı anlattığını duymadık biz.
Ulemai Kiram arasında bunun dışında onun bu mübarek yolun gerekliliğini, esamle evvela şeriat, saniyen tarikat diye Fahrettin-i Razi Hazretleri'nin tefsir-i kebirinden alarak anlattığını duymadık biz. Çünkü bizim seviyemiz kendilerinin de ifadeleriydi. Karşıma alim insanlar getirin diyordu. Çünkü bizim anlayacağımız nedir? Bizim anlayacağımız bir gün sohbet buyurur da efendim işte bu ayetle hadisi çok güzel de bize başından geçen hadiselerden anlat. Biz buyuz. Bize böyle anlattı. Bize bu şekilde misallerle çok güzel nasihat verici, öğüt verici. İle afül aya, ayeti celilesindeki güzel mevizalarla, nelerle, hikmetlerle bizi yola getirmeye çalıştı. Onlara okuduğu ayeti celile, bak ilim çevresi içerisinde söylüyorum bunları. Hacı Hasan Efendi hafız mı diye soruyor. Hacı Hasan Efendi muhaddis mi? Müfessir mi? Biz hayran kaldık diyor.
Tabii bu pazarda ancak bu kadar olabildi ama onu gerçek tanıyanlar hiç şüphesiz Rabbımıza korkiyetini temin eden, asil kimseler oldu. Biz de, biz de şuna güvenmiyoruz. Ümitsiz kalkmak doğru değildir. Bakın buyuruyor ya, hanyayı, konyayı, bize anlatırken öyle. Hanyayı, konyayı anlamadan çekip gidiyoruz. Ve sonra teselli için kişi sevdiğiyle beraberdir. Bu sevgiyi olsun muhafaza ederek, onun yudum yudum içtiği sularla yaptığı sohbeti hatırlayarak, nasıl dikkat etmemiz gerektiğini ölçelim ve biçelim. Cenabı hak şefaatler namaz kılsın.
Kaynak: Genel
Maneviyat ve Velilik Yolunda İlerleme ve… | Mihmandar