Mısır hazretleri buyuruyor. Böyle mağrip doğudan bir zat buyuruyor. Ben onun huzuruna geldim. Kırk sabah bulundum. Fakat onunla konuşmaya bir fırsat bulamadım. Likemali şulihi bir rabbihi. Çünkü o zat hep Rabbi Zülcelal'imizle meşguldü. İbadet tat zikir daha ziyade murakabe olur onlarda. Murakabe. Çünkü murakabe marifetullah ve müşahede halleri onlarda zuhur eder. Bu bizim anlayacağımız pek bir iş değil diyemem. Çekinirim. Çünkü saygı duymam lazım. Velhasıl mutmainne sıfatına gelmeden ibadet ve taatimizin kabul şeklini düşüneceğiz. Böyle diyor Rabbi Zülcelal'imizin aşkıyla, muhabbetiyle, cidriyle onunla meşgul. Bir türlü diyor fırsat bulamadım. Öyle kırk gün durdum da bir gün söyledi ona bir baktı. Mine'nin en mürtahil. Siz nereden geliyorsunuz? Fe akbartuğu bir bazı hallerinden anlattım. Gale bir eyi şeyin cite sen ne için geldin?
Gultü le aktebi su min ilmik sizin ilminizden irhaninizden faydalanmak için geldim. Eğer faydalanmak için gelmişsen Allah'tan kork. Dinluni. Ona güven, ona dayan ve tevekkel aleyh, ona teslim ol. Ona tevekkül eyle. Çünkü o öyle bir dost ki, öyle bir dost ki anlatılması mümkün değil. Hamid, hamde layık olan odur. Ve sekete, sonra sükut buyurdu. Fagutu dedim. Efendim biraz daha nasihatte bunun. Rahimekallah buyurdu ki Allah sana rahmet eylesin. Fe inni raculun garib, ben garip bir kimseyim. Cituk kem min beledin bayidim. Çok da uzak yerden geldim. Le esu'luke an eşe, bazı şeyden sormak için geldim size. Öyle haller yaşıyorum ki böyle içim karmakarışık oluyor. İçinden çıkamadığım bazı haller yaşıyorum efendim dedim. Buyurdu ki sen öğrenmeye mi geldin Yoksa alim misin? Yoksa bir münazara mı yapacaksın? Dedim ben muhtacım. Ben size gerçekten muhtacım. Öğrenmek istiyorum.
Ben geldim huzurunuza. Öyle deyince buyurdu ki O zaman bir öğrenci durumunda ol. Edebini de korur. Sınırı aşma. Eğer böyle olursan bir fayda hasıl olmaz dedi. El ukalau minel ulema, alimlerden akıllı olan, seçkin insanlardan arif olan, Onlar Allah'ın yoluna sadakatle girmeyi tavsiye ederler. Aynı zamanda onlar dünya ve ahiretin hayrıdır. Dedim Rahimekallah. Mete yebliul abd, ileme vasafte, bu saydığın güzelliğe kişi nasıl ulaşacak efendim? Çünkü buyuruyorsun alimlerden akıllı olanlar, seçkin kimselerden arif olanlar, Allah'ın yoluna, Allah'ın yoluna insanları sevk ederler. Nasıl olur? Gal buyurdu. Tabii bu bir hal diyeceğim hale de benzemiyor. Makam diyeceğiz. Fakat ifadesi çok zor. Birçok itirazları getirecek buna verilen cevap. Mesela bu gibi insanlardan birine dinmişti. Efendim hastasınız. Doktora götürelim. Tabii Allah'tır diyordu. Şimdi bunu biz diyemeyiz de anlayamayız de.
Bu çok yüksek sınıfta makam-ı müşahedede olan kimselerin kurumudur. Çünkü aleyhisselatu vesselam Efendimiz tedavi olunuz buyuruyor. Şimdi bunların halini bizimle kıyaslamak çok zor. Bundan dolayı ifade edemiyor. Kul bu hale nasıl erişir deyince kendi güç ve kuvvetinden sıyrılır. Halbuki biz bunu okuyoruz. La havle vela kuvvete illa billah güç ve kuvvet sahibi Cenabı Hak'tır. Ama onlarda bu artık kalbi oluyor. Ruhi oluyor. Arifin en son ulaşacağı nedir dedim. Gal. Bir kere onda beşeriyet diye bir şey kalmayacak. Allah'ımızın celle celalü gören gözü, üçten kulağı, kavralayan eli, yürüyen ayağı gibi bir halde olacak. Belki dünyanın en zengin dolacak. En alim kimse de olacak ama bunların hiçbirisini kendisine mal etmeyecek. Hep Rabbimizde görecek. Bir tanesi hacca gidiliyor. Hacca giderken onun başının üzerinde bir nur. Böyle kılıç şeklinde bir nur. Müşahede ediliyor. Arifler görürler.
Fakat hacdan döndükten sonra onur yok. Meğer hacca giderken yana yakıla giriyormuş. Allah'ım beni kabul buyur. Dergahına yüzümü sürmeye layık et. Böyle bir yoklukla giriyor. Döndükten sonra da haccını yapmanın bir gururu gönlüne girmiş. Bunlardan neden hiçbir eser kalmayacak? Bu sıddıkların makamına nasıl ulaşılır? Gal buyurdu. Nefsini tanıdığı zaman. Bu nefsimizi tanımak, acziyetimizi bilmek, nefsimizi tanımak her şeyi ona irca etmektir. Anlayamadım, irca, irca etmektir. Efendimizin sallallahu aleyhi ve sellem mübarek burunlarını Yemen tarafına çevirip bana rahmani koku geliyor dediği sıfattın. Bak beşeri bir sıfat değil. Rahmani bir sıfat. Nefsini nasıl tanır? Bu nimet deniyor. Allah'ın nimetinin denizinde vark olmuş. Nedir o nimet? Vruh varidat ilahi Allah'tan gelen. Biz bilmiyoruz bunu. Bilelim bilmiyoruz. Varidat. İlhamat. Tecelliyat. Füyuzatı ilahiye. Aşk. Muhabbet.
Vücudun tamamen ortadan kalkması. Kendinden çıkması. Birisi Hindistan'da alışveriş yapıyor. Oraya giderken sormuş hanımına, çoluğuna, çocuğuna ne istersiniz diye. Kafeste bir kuş ona da sormuş. Senin de bir isteğin var mı demiş. O da benim halimi oradakilere arz et demiş. Neyse. Çoluğun çocuğun arzularını yerine getirmiş. Orada o türden olan Hindistan'daki kuşlara halini arz edince evdeki kafesteki kuşun, kuşun birisi ağacın dalından boynunu bükmüş, yere düşmüş. Hali arz edince kafesteki kuş da boynunu büküp yere düşer. İşte bunu biraz havalandıralım. Kendine gelsin diye pencerenin önüne bırakınca uçup gider. Mevlana'mız buyuruyor ki şu 10 kafesinden çıkmadıkça siz bu dinenlere erişemezsiniz. Rabbımızı bulamazsınız. Diye bir şey kalmayacak. Vardık. Yok. Ve game alakademi yesini ye. Şimdi muhalif bir olumsuz bir misal vermek münasip düşmüyor şu güzel huzurda. Velhasıl iyi bir çalışacağız.
Gayret gösterisi. Yalvaracağız ama sadakatle de çalışacağız. Kul bu sıfata nasıl erişir? İracenese ala merkebil ferdaniye. Ne demektir bu ferdaniye? Hakkı bulmak hakikate ermektir. Gültü. Bu Ferdaniye merkebi nedir? Bineği nedir? El gıyamı bis sıdgil elbudiye. Allah'ımıza candan saatte bulunmaktır. Gale el amelü lillahi Teala bu candan amel kılmak nasıl olur deyince ameli sırf Allah için yapmak ve rada bilga da onun hükmüne razı olmak. Ondan sonra dedim ki efendim bir vasiyette bulun. Artık bulunca ilahi bir maden. Soruyor. Bu soran kimse de müstesna abi kişi. Evet. Çok az sayıda olan kimseler Seni Allah ile olmayı sana tavsiye ederim. Bakın bir gösterimde şuna denk geldik mi bilmiyorum minallah illallah diyor Bak orada söylüyor minallah illallah Allah'tan Allah Bu bir gösterim Efendim Zidni bana biraz daha artır dedim gel.
Hasp yeter dedi Gale Abdulvahid bin Zeyd Rahimehullahu Teala Ben böyle seferlere çıkarım. Seferlere çıktığımda bir kimseye denk geldim. Böyle eski bir basit bir elbise vardı üstünde. Ve sellemtü aleyi ona selam verdim. Güldü, dedi. Dedim Rahimekallah, Allah sana merhamet eylesin. Sana bazı şeyler soracağım. Gal buyurdu ki evciz soracaksın, çok kısa sor. Diye. Çünkü günler geçiyor dedi. Günler geçer. Güzel bir söz vardı. Günler geceler geçiyor. Sermayen olan ömrün bitiyor. Dedi günler geçiyor. Nefeslerimiz ise sayılı. Onu diyor yani boş yere ben harcayamam nefesimi diyor. Ve Rabbim muttalyon yesma ve yara. Rabbimiz de her halimizi görüyor biliyor. Gültü mara süt takva. Dedim takvanın Allah'tan Celle Celalü korkmanın başı nedir? Essabruma Allahu Teala. Bu Nahl suresinin son ayetlerinden vas bir sabrukema Allah buyuruyor ya. Yani bunlar hep Allah'ımızın lütfuyla olacak işler.
Yani Rabbimiz kulunda sadakat görünce tecelli ediyor. Yani hiçbir şey ucuza mal olmuyor. Bir gayret, bir çaba ama çok iyi bir gayret oluyor. Sabrın başı nedir? Et Tevekkülü alaallah. Allah'ımıza tevekkül. Tevekkülün başınadır. El inkıtau ilallah. Rabbimize tamamen odaklanmak o odaklanmanın başı nedir El infiradulillah her şeyde Allah Celle Celalühü Şimdi Tevhid nedir Tevhid? Dil ile ikrardır. Bir de tecrit vardır. Tecrit de tecrit de hal-i salli lillah sırf Allah için yapmak Bir de tefrit vardır onu söylüyor tefrit de tamamen Rabbamıza rabt olma Bunun başı nedir deyince et teci du amma dünallah Allah'ın dışında her şeyden ayrılmaktır. Bu dünyayı ne I terk anlamına değil. Dünyayı da Rabbimizin bir ikramı değil, helalinden temine gayret edip yolunda sarf etmektir. Dedim ki ma alezlül eşya, Eşyanın en lezzetli olanı nedir? Elbünsubihirillah.
Allah'ımızın zikrine aşina olup onunla hemhal olmak gıdası yiyeceği içeceği her şeyi zikrullah. O zaman su içmeyecek mi? Rabbimizin nimeti diye içecek. Yemeyecek mi? Acaba bununla ona ne saatte bulunacağım? Arzusuyla yapmaktır. Meatyabu'l eşya. Eşyanın en tatlı olanı nedir? Böyle çekici olanı El ayşuma Allah. Hep Rabbimizin aşkı ile yaşıyor. Me akrabulil eşya, eşyanın en yakın olanı nedir? Ellihugu billah Allah'ımıza kavuşmaktır. Eyyü şeyin evcau lil kan. Halbe insana en zor gelen nedir kalpte? Sıkıntı veren, öyle bir malını mı kaybetmesi, işte çoluğundan çocuğundan bir sıkıntı onlar mı? Nedir kalbindeki en büyük acı, en büyük sıkıntı? Firakullah. Allah'ımızın muhabbetinden bir lahza da olsa bir anda olsa gaflet etmektir. Kalbe en acı gelen budur. Dedim arifin himmeti nedir? Likaullah. Allah'ımıza kavuşmaktır. Sevginin işareti nedir? Zikrullahı sevmek. Allah ile dostluk nasıl olur?
Bu artık bize öğüt ve nasihat olarak yetecek bir cevap veriyor. Buyuruyor ki istikameti sır mı Allah? Böyle gönlün Allah ile olup dosdoğru hareket etmektir. Bütün işlerinde bu istikamet her şeyi içine alır zaten yaşantı olarak ibadette saatte ve güzel ahlakta ondan sonra devam ediyor bu veli çok uzun devam etmiş son bölüm olarak lezzetü'l-peyişima Allah Allah ile yaşamadaki zevk ve neşe nedir diyor onu vel diyor dünyanın endişelerinden tamamen kurtulmuş dünya yüz gösterse de göstermese de hepsini Rabbimizden bilecek nimete mazhar olmuş Cenabı Hak yapamasak bile yapmaya azim ve gayret bizlere lut etsin. İhsan etsin. Velhamdülillahi rabbil alemin. El Fatiha.