Manevi Yolculuk ve Ruhani Uyanış kaydında Hemenini verdim böyle. Kemallıklarını yanardım. Ellerine süt verdim. Çok duası var onlarla. Allah! İki cihanda aziz oğlum. Aziz ol oğlum! Diye. Daima hürmet. Kızlarımız varım da onları söz metni giderdi ya onlara düşürmesinler. Efendim annemin babamın hizmetini. Eştan doymazdım misafire hizmetle. Yemek yedir demezlerdi inan bize böyle…
Hemenini verdim böyle. Kemallıklarını yanardım. Ellerine süt verdim. Çok duası var onlarla. Allah! İki cihanda aziz oğlum. Aziz ol oğlum! Diye. Daima hürmet. Kızlarımız varım da onları söz metni giderdi ya onlara düşürmesinler. Efendim annemin babamın hizmetini. Eştan doymazdım misafire hizmetle. Yemek yedir demezlerdi inan bize böyle oturup da keyfimizin lezzetinden yemek yemeye canınız istemezdi bir halim parası. Böyle. Şimdi onlara hep dikettim, yiyordum, yedirdim de, amenimanda oldum da. İşte bir insana çok paran çıkartıyor. Yani ayıp ederse ona takip eder. Efendimizin yazdığı Tesciletü'l Evliya'da ve bunu hep kenanlık olacak. Evliyaullah'ta isminde İZAK var. Eşkıyahtan İgiya olan çok. Günahtan, şeytan. O yönden seni çalmaya başlarım. Bana bakın ya. Aldanmayın ha. Bu zat çarşıdan geçerken bir hanım da çarlığı. Yüzünde de nikah var perde. Rüzgarde çok kuvvetli esiyor.
Yüzünün perdesini kaldırdığına şu an soğurmuş. Gözleri, kaşları yüzlerini petek gibi beyaz. Gözlerisiniz, yahşi şeyine. Böyle sümbül, her perde öpmüş ama kadının haline düşmüş kovalıyor. Kadını canı, hep sürati yiyor. Orası da. Havlu kapısına varmış. Kapıyı aç verip gidip bir tane karpuz buruna atacağımızmış orada hemen muvaffak olmadan açmış. Yukarı kapıya kopmuş, sürdürün üfeyim diye yine açmış içeriye girmiş. Ferrinden herkes korkan bir adam. Hanım bacıda Peygamber sülalesiymiş. Seyyiddeymiş kendisini. Şuraya oturmuş odaya. Camiye kıza demiş ki bir tabak hatıra koymuş muradını başka yemen istesin. Biz de onlar hiç sevim yok. Allah'tan korkmaz. Şu tabağa yine böyle varmış. Üstünü mendile kaldırmış bakmış altın dolu. Attırır yine bütün cayır cayır. Ben altının aşık değilim onun yeri is gözlerinin beyaz yüzlerinin kaşlarının aşık oldum. Kalbim elden getir demiş. Yani görünce.
Gözlerine meftun oldum. Yemin ediyorum bir şey etmeyeceğim şuraya karşıma geçsin. Perdesini atsın duyanı ara böyle bakayım ondan sonra geleyim demiş. Ey benim gözlerim demiş. Cahiliye gelmeden, demek elin gerçeklerini yıllar mı çıkarıyor diye bıçağa sokmuş, gözünün birini oymuş, gözünün birini daha oymuş, elma gibi iki tane üstünü kitap koyuyorsun Efendimizin şimdi, festivül Evliyası üstünü örtmüş bastırmış kıza demiş ki bunu durdurup, bunu istiyormuş. İnetmiş kız, açıvermiş ki al kanı içinde iki kız böyle ağlayarak koymuş. Ben daha bu kadar namussuz bir kimse görmedim hayatta. Ben insan değil misin? Mal hayattan gitti, kıvrandı. Devruksöy geldi. Bakiyim. Oradan geçerken de. Oy oy. Allah rahmet eylesin. Ne kadın şimdi bir şey mi var? Orada bir kadın var mı? E cinimi getirmiş. Ne ettiyse gözlerini oymuş çıkarmış eliyle. Şimdi vefat ettiği adamın cenazesine Peygamber sülalesi.
Manevi Yolculuk ve Ruhani Uyanış kaydında Hemenini verdim böyle. Kemallıklarını yanardım. Ellerine süt verdim. Çok duası var onlarla. Allah! İki cihanda aziz oğlum. Aziz ol oğlum! Diye. Daima hürmet. Kızlarımız varım da onları söz metni giderdi ya onlara düşürmesinler. Efendim annemin babamın hizmetini. Eştan doymazdım misafire hizmetle. Yemek yedir demezlerdi inan bize böyle…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 9 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Allah, yeni belanı verdi mi sana verdi? Ağ hayattan gitti, Fırat kenarına. Orada, onların üstünde sürünerek böyle Allah'a tövbe veriyor. Allah, günahı çok veriyor. Ne? Üzerlerini uydurdun ya. Ağlıyor, ağlaya, ağlaya ne olacak? Bir dur, durak yeri var, uyku, ağı kesilmiş, oraya konulmuştu, ne uyumuş ama ne tövbeler etmiş, ne istediler, ne kan ağlatmış. Oraya kapanmış, ağız üstüne mahşer yerinde bulunmuş. Mahşer yerinde Fahri Kainat Muhammed Aleyhissalatü Vesselam şimdi görünüyor gibi bak Resulullah Sallallahu Aleyhi Vessellem Yeşil Kürsünün özelinde sağında bir hanım kimliği sonuç Fatıma ta Zühre radiyallahu anh Efendimiz Bağırtta Zühra kitabı koymasa, şu he dayıyı da kabul edelim. Efendim, bir rüyayı gördünüz, dedim. Kulağus House da dedim ki: Ben çok kefriyim, bir rüya gördüm dedi mi dedi. O da kaşe paylimiymiş, karanlık Fatma anamızı gördüm, diye.
Ben de Fatma anamızı gördüm, yeşil kara içinde. Ne olacak! Onlar Allah şefaatına nail etsin. Satı Fatıma'da Zuhran yıldızı gibi güzel oldu. Fatıma mı inceden beri inceden. Fatıma benden ayrılmış bir muzda et parçası. Onu razı eden ben razı olurum. Çocuklarına diyor: Var! Taşladan bir taş getir. Sarayım miadem üstüne. Hiç kimse halim bilmesin sallanmasın bir Fatıma. Öyle Sen canların cananısın. Hanımların sultanısın. Sen bir Muhammed kızısın. Eyne şebahat, Fatıma. Bunların hepsine biz aşık olursak işte o mümin müttefikden olacağız inşallah. Ehli Beyt'e aşık olacağız böyle. Canımız eda olsun onlar için. Ya yavrum! Yavrum! Solundaki kadın, Peygamberimizin Buyur anam diyor. Yavrum! Sana Hakk'ın din yoluyla hal alırsun. Sen çalış da velilerden ol inşallah.
Sen benim gözümü görmesen de ben de Allah'tan korkarak ey benim gözlerim demek elleri yoldan mı çıkarıyorum diye oy masamı da Rasulullah'ın yanına nasıl komşu olacağım ben. Şu anda Fatıma şu anda. Anne geldim kapıyı ört Hasan dedi birini ihmal ettim. Bir çocuk geri verdi. Sizin halife çocuk onun gibi bir bayan. Anamı ağlamaya başladı. Ben ne oldum bir an önce çocuk akıl bağı. Doğru! O çocuk akıl bağı olduktan sonra şahsım unutmasa ne diyeyim? Böyle bir anaydı. Ya leğeneye götürürdük. Eseri firaşıydı, yataklardaydı. Onun, Obamacaya dayanamayacağım, kurban olduğum anne olursun şu ananın alalarından birini üstüme ört de çarıını da görmesin erkeklerin olursun. Ha, ben vefat edersem bana şey yaptırdı da kafa yaptırdı da içine koyuyor da hiçbir yere tek vermesin. Kabirleri indirdik de cesenin bölümü de görmesin ne olur diye. Böyle ona böyle olur ama.
Bizimkiler gibi yarı açık yarısı açık olursa. O kadar olur. Barışına göre gelişim, ben yar maaşına kafana aşığım derler. Allah'a vaadine göre olur mükafat. O hüznü uyduran Udbe bine Ulam uyandı. Yirmi üç ile teslim oldu. O kuyu, o kuyu, istiğfar ile ile Allah'ın has kullarından oldu. Rabbim bize de onların zümrasına ilhak buyursun inşallah. Yaa kardeşim! Yan bitti değil mi? Şey bitti. Sokak bitti yahu! At yanına! At yanına! At Ya! Ben buradan güzel diyor. Çocuğum diyor. Yani gardaşım diyor. Yakup diyor. Şehir dönmüşler hani vardı. Haciye savundınız. Orada Hicaz'da Tevfik Baba vardı. Görüştük orda. Vallahi Yasin Efendi diyor. Çok ifbanın gözü kör kardeş. Bir şey göremiyorlar. Zorlıyorum, bunu göremiyorlar. Gittik diyor. İstanbul'da otuz sene Hacı Hasan efendimizin aşını pişirmiş. Otuz sene. Hani evlatlarını kabul etti. Vefat etti. Böyle ben ben baba evlat deliğini tutup vefat etti.
Ben meydandan kaldım şimdi. Bir babam var. İstanbul'da mı gireceğim? Efendim sen bilin. Henüz benim babalarım öldürdü. Ettin. Ne olur etti ama. İnşallah kabul etti zaten hep onun evladı yok. Memur, halbaşını ara. Memur, halbaşını ara derdine büyük çare. Dua ile pedere, gayr peder bilmezem. Dua ile pedere, Hacı Hasan Efendi, gayr peder bilmem ben diyor. Babam var mı, yok mu, bilmem. O, anam buna sevişmişler. Benim EAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA. A.'yı elli'ne çıkarıyor, diyor. Yukarıdan aşağıya indirenin hakkı çok olur, Aşağıdan yukarıya mı götürenin hakkı çok olur. Çok muaminası bir de Şahahat aynı hayatta Şahin Nakşibendi Efendimiz babası hastaymış. Yanna varmış. Demiş ki yine mesela hizmeti vermiş dermişlerden: dedirin, batırun falan böyle deyip durur. Varlarından pazarlar var. Ben rahatsız olurum diyor. Bana oğlum olduğun halde şey mi veriyorum. Sana hakkımı helal etmem ha diyor.
Şu an hafif perde kadar insanın hakkını helal etmesem pek bir kalmaz da Ben helal etmesem seni anlat diyor Bütün diyor dünyanın babası benim şimdi Sende benim oğlum menzilesindesin Ruhaniyet olarak kuvvetleşti ki seni bana evlat etti. Beni durma belanı bulundu ama. Tövbe tövbe tövbe! Maneviyeti sıyırdı! Oğlum benim Ahmet! Öyle Seygranlarına güzel muamele dedi. Adana'da. Adana'da. Efendimiz Urdayakhan'ı. Baysalli Mehmet Efendi Aksakalı oraya geliyor. To O diyor Mehmet Efendi şiirınıza geliyor. Set yokken de ben sermaye verdim dedi. Benim paramla gelip giriliyor ne diye. O zaman adam Mehmet Efendi ağlayaraktan çıkıp geliyor. Akrabası da oluyor. Ben bunun parasıyla gelmem ya rabbi kocaman adam beni. O çıkıp gittikten sonra kalbine bir ağrı haplanıyor. Pırıl pırıl dönüyor doktorlar ne geliyor. Ama ne oldu yok hiçbir ilaç kesmiyor.
Damla damladın yirmi beş olsun içirdin inne vur damardan inne vur olmuyor da ben bildim neden olduğunu. Memedek kırdım. Gittim. Şehr-i razı olmadı. İşte öyleceğimi. Gece yarısı olmuş o demeye. Mehmet Efendi'yi taksilarla arıyorlar şimdi. Ara ara otelleri bulamıyorlar. Varıyorlar. Yazya bakıyorlar Mehmet Aksakal var En küçük bir otele yapmışlar, Niğde oteline. Oradan sonra Mehmet Efendi filan oradan. Bari Mehmet Efendi, Mehmet Efendi, kardeşim Mehmet Efendi buyur. Ne oluyor? Hasis çıktıktan sonra karnına bir şey hatlandı. Geçmiyor bir türlü Mehmet'e bunu kendine onun yolunu kırık etti. Şeyh'ı tahammül edemedi. Tahammül edemezmiş. Müridime cefa eden kepin hazırlasın erken. İnan bu söz vermezsen açık Nurhan-ı Geylani Geylani. Onun müridinden birisi, yani oradan oraya geçiyorum, oradan oraya ya Onu bitireyim istersen. Mehmet Efendi. Nasıl lan? Diyor. Gitmiyorum ben. Diyor.
Her istiyorsun gitmiyor bak. Aman! Ben! Her yerinden tutuyorlar. Zaten tansiyonlu böyle. Bızzt! Bayıyoruz. Geldim ki, koca herif böyle. Oradan o köşeye kapanıyorsun. Ben böyle bende elin ayağını öpeceğim. Ben yanağını gitti mi yavrum. Yemin ettim. Yayağını gitti mi? Bilmedim kırıldın gittin ama. Gitti gibi söyledim. Çünkü zengindik biz mağruruz der diyor. Allah rızası için hal aleti ol. Helal olsun dün bu konuyu baktın vazgeçışında. Götürecekler diyor derse. Halal eder etmez. Gözümün üstüne geldi. Sultan bir işitiliyor. Elhamdülillah. Cin ne varmış? Tövbe olsun bir daha oğlum şıkları atıp tut bir yat. Tövbe olsun böyle. Kardeşim, bunlardan haber verirsin. İnsanın ihvanını neyi kırmak çok bir hoş olur mu? Bizlere çok yalvaranlar oldu. En az-ı mücrim. Bir namazla kılmayınca öyle derim Kaan.
İradesiz, itaatsiz, horutsuz, nessiz bir adam vardıysa kafirlerde Lafımız olunca iftiralar çök ettiler bana. İftira gelince böyle geç şeyi şıkı dersen işte böyle elin ırzıyla namusuyla oynardık. O gece diyor geldim boğazına çırptım diyor. Gözümü çatlıyor. Aman sana koyar yahu. Yav seni öldürmeyince kurtulmayacağım dedim. Aman! Diyorum diyor. Bir dakika. Bir dakika. Bir daha bak bir daha bak bir daha tövbe olsun yahu. Namazına nerden da halada bilirim. Aman kılamam çünkü oruç tutamam ben dayanamam aşığım. Halalın saadeti böyle nelere uğrarız biz! Biz. Babama bir eza eden bir hatun uzman aralığı. Hep Türkçe oluyor ya olsun. Ama sen bir laf verince köyde babamın yaşı küçük beş ayak. Ocağa çekemiyor büyüklerle çekemez. Babam bir şey söyleyince halk yayın kırkı demiş. Ne olsun. Deyince babam seslenmez demiş. Hiç daha dövüştuğu duyurmamış. De elhamdülillah. Abdullah'mız da elhamdülillah.
Niye gittin bunu niye yaptın bizim de. Yok suyumuzu keserlerse bir hacemi kesti. Hacemi bununla abdest al, goslet inşallah. Görünce yıkab bunla amin dedi. Biliyor geldi. Zaten siz bir şey yemeniz de sizin suyu onun için keserim dedi. Evliyaullah'ın birisinin suyudur. Bari sular belli olur diyor. Çok zor. Susun arkadaşlar. Dur bakalım niye rezil? Yetmiş suyu göndermiş yavşanları dağda sular yürümüş. Koşmuş varmış. Tabii suyu. Bezüm karmi işte yavşanları sular yiyorum demiş yav yavşanın suyu geçiyor sula yiyorum bezüm karme demiş. Öyle mi yavrum demiş. Suladıktan sonra bize kes ya biz gelelim haber verdik. Amca Allah'ı seversen deyuşumuz mü diyorsun Sunay? Yok deyuş ben gel bulamadım demiş yani. Ben bugün etrafı etmaktan ipince konuştum haberiniz varsa. Kardeşimize da dedim ben hastayım lakin şimdi unuttum yavrularımıza nihamet olmak için babamdan duyduğum bir hikaye ile devam edeceğim.
Üç derviş, üç derviş akşam yatacak yer bulamamışlar. Olsun. Buyurur. Üç derviş yatacak. Bir köyü gezmişler de köyden kimse, bu Gölbaşı'na kimse misafir kalmamış. Sonra kurtardık var öyle. Kim o? Dışarıda kaldık mı? Habi! Evim yok benim ya. Misafir bilmeyen eve melek girmez diyor. Misafir bilmeyen o girmeyen yere rahmet melaikesi bereket melaikesi bilmezdik. Tabii ki Kuran'ın kahmine girer. Onlar işe dağıldılar. Ondan sonra dedim. Gece, gezi. Mikani. Bizi de bir zaman öğrettiler Adana'da. Anladılar. Dışarı da arkadaş almazlar. Duanın birinde. Şimdi Musa aleyhisselam'ı da anladılar Hızır aleyhisselam'ı da. Duarın dibinde ya. Allah da almazsa almasın. Bir çadır vardı. Ahiret çadırı o aldı bize misafir. Aşiretler tabii ki annemizin büyüğünden gel demiş. Bunları düşünmeyin söylerim. Allah razı olsun. Biz orda mevli geçti. Ooh. Ondan sonra Bak şimdi nur gibi yüzleri var.
Üzüm gibi sıkanları var. İyi olanlar buna imrenir. Münafık olan çatlıyor boyunca sakarlar. Allah şerlerinden hıfz Allah fırsat bilmez sana. Böyle açıktan latifeye getiriyorlar. Fırsat buluyor inşallah diyor. Şuramıza oturup da bu sakalımızı tek tip olacağız sizden. Rudoru'nun metodede diyor ki Emeklemeye girdiniz inşallah yürüyemez demiş. Allah o kadar müsaade etmez. Hep bu müsaadeler bizim isyanımızdan oluyor. Hayretullah'a tokandı mı bir anda döner. O can bu bir anda döndü. Bir yetinin boğazından altını koparmayla. Geler gider de bir yere vardı mı dayana kalır. Dayana kalır inşallah. Yakın günde dayansın kalsın inşallah. Allah'a şükür. Başımıza kıymetli idareciler gelsin. İnandı ya Rabbi. Habib-i Ekrem'i Muhammeddim. Bir nebularımız mektebe giremiyorum. İmtihan olamıyoruz. Bu O vaziyetler çok yanlış bir vaziyette geliyor. Onun için Allah onlara fırsat verme. Ya Rabbi!
Oğlum biz susuzluk zannediyor kendimizi. Çünkü biz seni Allah diyeceğiz. Akşamdan beri kaç kriz geçirdim. Acaba şuraya mevlit koysalar çünkü vesaire bir şey gelirse. Böyle sıkıntılı. Gönlünüz fitraflı. Onların gönlü kahvelerde gazünelerde. İçilerinin başında dans larında nereye? Ya rabbi senin hep nefret ettiğin işte nefes nefese yapıyorlar Ya rabbi. Biz seni zikmek istiyor. Bize fırsat vermiyorlar Ya rabbi. Suçüstü yakalanız diyor. Allah sen yetişkalay. Habibi bir yerden korna. Neylayı Kadir koyma. Bu kadar bunaltmayı ya. Polislere kendimden canlanmaları geldiğinden, idare geldiğinden her şeyi geldiğinden bizim sahibimiz mi tek Allah Doğru mu? Yeter ya Rabbi. Senin hepsine gücün yeter. Hatice ehli eyleyince her işi ahseni der. Kafeder esbabını bir lahza day ihsan eder. Bir anda ihsan edersin sen istersen. Ya Rabbi. İster haram ne olursun yarabbim. Şu amin diyen diller hürmetine yani.
Boynunu büken mutlu cihan hürmetine. Kabirden yemeklerin hissesi gibi sızlayan Muhammed hürmetine ya. O da kayıt yani. Bütün meleklerden hürmetine yalan. Bizi selamete bir çıkar açıktan sohbetimizi yapalım yalan diye. Sohbet yapınca başka bir isteğiniz yok. Ben sohbet yapayım. Daha para verin demiyorum ya Rabbi. Uzayı hak için gezip alala. Allah. Allah. Allah! Allah! Diyelim Ya Rabbi! Açıl açık bilir diyelim. Camilerde birikelim Allah! Diyelim Ya Rabbi! Nene görünce Gittiydi. Pineden toruğun birini kesmiş. Şunda da kaynatayım yesin. Kaynatmış ağzını iyi bastırmış. Bir günde yok o zaman. Ambullamış, ne etmiş? Suzu neyi yerden atmış, pişirirkene pişirkene pısss, pisss. Zoruklar durumu çıkarmış ki, helil olmuş. Ayaklarını böyle gelmiş tavuk. Can uzunmasın yani. Niye gözüne inşallah? Yav. Kapı çek çek. Aman anam kurban olsun diyorum oturmuş. Böyle yemek pişirin Bu adam beni demiş demiş.
Baktım adam öldürecek hemen oraya kafanı verin dağ oldum demiş. Üstünden kondum da gel. Dağ uzundum. Senin dedi ki bir yerden hüküm arkadaşa yedirtmek demiş. Sürmeli bir hanım annemiz tarikattaymış de ben yüreğime cefa edin, Çetin hazırlasın erken inan bu sürü vermezsen açık bir hani ilanı der ya. Allah zinayı gösterme dedim der benim başka müsaade ettim ya Rabbi Niye fırsat verdin buna ya? Yetişmezse diyor. Ütü yakanda kalsın. Çığınız ile yetişmezse Efendimiz açıktan birisi oldu diyor. Bir sis var. Bir sis de yirminin çocuğuna bu devirmenin hükmü akşam ile girerken diyor. Bu dersi verirken bize bu hikayeyi çekti demiyor diyor. Girerken ne diyor? Yolda dikılıvermiş merkebi arkadaşlarım diyor. Durulmamışlar arkamdan bir sonuç çamur da hani yol o zaman şimdiki bir asfalt mı yok? Biz Müslümanların başka böyle daha gelirse. Yetiş ya Abdülkadir Geylani derler. Germenim ama.
Yetiş ya Abdülkadir Geylani deyince. Bu sarıklı cipları bizzat ger verdiriyor. Hemen kaldırdık beraber diyor. İpini bağlayalım diyor. Getiriyor. Ya oğlum şurda filan eldiyada var. Tab, nerede beni? Bağlaktan isteğimiz diye. Geleni verdim benim için. Döndükten sonra bu. Bakın evi almış, gel hemen. Şu kazıldın ben takayım. Kurban olayım sana. Benim özümü muhafaza ettim, kurbanım oluyor işte. Evlağın artık namazlar korkma. Kardeşim iyi bağlanalım Allah aşkına ya. Ruhlarını okuyalım.