Muhterem ve Münevver kardeşlerim, geçirdiğim çocukluk devrimden bugüne kadar geçen hayatımın tercümasını isteyen kardeşlerime yadigar olmak ve dünyada bulunduğu müddet zarfında dualarını almak, ahirete intikanımdan sonra üç İhlas bir Fatiha lütfunda bulunurlar ümidiyle şu acizane sözlerimi teybe naklettim. Halık-ı Zülcelal cümlemizden razı olsun Amin ya Muin ve hurmeti Taha ve Yasin. Euzu billahi mineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim Besmele hamdele başladım söze, açıp fütuhatlar lütfetsin bize. Muhammed Mustafa'ya salavat olsun, Ali ashabı bizleri bulsun. Geçirdim gözden devri alemi, biiznehuda çektim kalemi. Yakın elliye sorman yaşımdan, geçti çok şeyler garip başımdan. Beş altı yaşımda vardım hocaya, Elif'i bitirdim çıktım heceye. Okudum Kuran'ı yedi yaşımda, var idi bir sevda daha başımda. Gayet sever idim zikir çekmeyi, o güzel meyliste boyun bükmeyi.
Kadri ile nakşiden halife peder, bu aciz oğluna teveccüh eder. Otuz, kırk sene Kadri'de kalmış, onun beş kişiyi tarika almış. Onların çoğu da meclise gelmez, ederler sohbet lezzeti olmaz. Bakmışlar Kadri de sağ kutup yoktur, herkese lazımmış bir hazik doktor. Bu arada bir halife yetişti, bir kıvılcım attı peder tutuştu. Alay müftüsü İbrahim adı, gutbul aktab olmuş sultanım dedi. Gutbul aktab olmuş üstadım dedi. Dergah-ı Esad da kırk beş gün kaldı, nasip etti Mevla hilafet aldı. O Hakk'a dair var Nietzsche sözleri, ledünni dökerken, ağlar gözleri. İhvanı çoğaldı üştü başına, salikin bir lezzet girdi döşüne. Çıktı kürsiya nasıl doyurdu, Hazreti Sami Sultan teşrif buyurdu. Üstazı öldü bu zata geçti, yaş elli iki ahirete göçtü. Sekizle dokuz onu bitirdim, ilmi halimi şükür getirdim, anneme babama ederdim hizmet, o ikisi de severdi gayet.
On bir, on iki daha sohbet arardım, pederimden müşküllerim sorardım. On üç dedim maneviyat açıldı, gönül alemine ferah saçıldı. Vurdular on dörtte manevi aşı, durmadan akardı gözümün yaşı. Kötü akranlardan daim kaçardım, rabıta da füyuzatla içerdim. On beş ile yirminin arası nefsi emarenin çok duyaresi. Basınca kardeşim yirmi bile oldu muayene o hazik pile. Ramazan oğlu tabibin adı, gönüllerde yaşar bu zatın dadı. Hastahanesine girenler bilir, emretse bu fakir uğrunda ölür. Ayetle hadisten reçete yazdı, evradı ezkardan ilaçlar düzdü, istiğfar şurubu verdi içirdi, biiznillah hastalığı geçirdi. Lefza-yı Celaldan verdi şerbeti, dedi bırakma aman sohbeti. Rabıta da boynumuzu büktürdü, ciya süma safraların söktürdü. Sen de tarif eyle artık illere, başçıvan ol oğlum nazik güllere. Annem öldü peder beni everdi, refika mı bizden iyi severdi.
Geçmeden bilsene peder de göçtü, derunime büyük yaralar açtı. Her ikisinin de duasını aldım, kendi evladım da hayrette kaldım. Geniken tatlılar sonları acı, geçinmez oldu kardeşla bacı. Hafızlığı iki oğlun bitirdi, tecvidini kayseri de yeterdi. Üç tane oğlum, dört tane kızım, zamana bakıyor, ağlıyor gözüm. On beş evlattan kaldı bir bacım, onun için çok kalbimde acım. Canımdan fazla severim onu, Allah'ı seversiniz kınamın beni. İkimiz de evladından çekeriz, sabreder Mevla'ya boyun bükeriz. Yalvarırız ıslah etsin yaradan. Mümkün değil ise kalksın aradan. Hacabdullah analıktan kardeşim, dünya ahiret daim olmuş yoldaşım. Her şeyden çok ahlakını severim, meclisler de kendisini everim. Pederim de çok severdi canından, annem hela ayırmazdı yanından. Pederimin yani, bacanağı fazla hafız vardı. Her hususta pederime yar idi, bu meslekin hayli yükün kaldırdı, hatmiyle üç sene teravihler kıldırdı.
Çok halleri vardı yazmakla bitmez, hak rahmet eylesin gönülden gitmez. Validem de haldaşıdı pedere, penk geç pek geç göçtü, gail olduk kadere. Görünürdü arşı azam gözüne, cemi ihvan meftunüdü sözüne. Evsafı çok anlatamam sizlere, mahşerda şefaat etsin bizlere. Kılavuzun meşhur idi yazısı, pederimin çok kıymetli kuzusu, katip idi ihvanada bakardı, sohbetler de kardeşleri yakardı. Peder göçtü, üçtük bunun başına, zikir çekmek çok kederdi hoşuna. Kılavuz da veda etti bizlere, günahkarı koyduk karda sizlere. Yapamadım hakkıyla hizmeti, hak nasip eylesin bize rüyeti. Yirmiden otuzuna varınca, herkes imrenirdi bizi görünce. Bu arada askerliği bitirdim, bilirim ya tecrübemi artırdım. Bübümle düştük Hicaz yoluna, çok şükür kavuştuk Cihan Gülüne. Evimizi yaptırdım bu arada, fışkırırdı sevgiler bu sırada. Otuzdan kırka vardık on sene, vaaz yeri buhizme fethine.
Beş on sene kürsüler de konuştum, sebep oldu çok insanla tanıştım. Bu arada levha yazdım, doldurdum, bu terizin sözlerini kaldırdım. Hak rızkımı bu sebeple taşırdı, rahatlığı başımızdan aşırdı. Sayısızca şükür olsun yaradan, esirgesin hıkıt ucb riyadan. Lakin ahiret derdi düştü içime, tövbe olsun yaptıklarım suçuma. Düşüncem hele imanla ölmek, Halık-ı Zülcelal'in rızasını bulmak. Ziyaret ki üst üstüne gelirdi, sohbetler de feyzi rahman alırdı. Fırsat yoktu dışarıya çıkmaya, kardeşlerim layıgıdı bakmaya. Ayrı ayrı derslerini sorardım, donur donur güllerini dilerdim. Hafta geçmez tekrar gelir görüşür, ede bile letaifin danışır. Gelmez oldu şimdi yüzde birisi, yüz çevirdi arkadaşın yarısı. Dereköy'den kırkta otuzu gelir, Bu aciz fakiri her yerde bulur. Gestelişten gelir beşte ikisi, nerede kaldı bilmiyorum bakısı. Otuzdu kirazlı geliyor üçü, bazı kardeşlerin pek büyük suçu.
Var idi merkezde beş on kişimiz, zehir mi oldu içme yollar aşımız, gelmez oldu bunlardan da yarısı kış gününde hatırlarlar gerisi. Yerköylü de iste ile göçürdü, kıymet bilmez geri gine kaçırdı. Teslim olanlardan ayrılmaz biri, o bağı kıranlar gittiler geri. Arzuyla kazı, köylü üçtüler, üç beş kaldı hep geriye kaçtılar. Sarıca evsit unuttu bizi, tombak kardeşlerin çok temiz özü. Edeb erken söylemiyor dilleri, layık desem efendimin gülleri. Develiler gözümüzün ziyası bulunuyor çoklarının hayası. Köylüleri gelmez oldu unuttu, Nuh Mehmed ölünce hepsi bitti. Yeşilhisar Ürgüp Niğde gelirler, bu fakiri sanki insan bilirler. Cümlesinden razı olsun yaradan, dünya ahiret seçme bizi aradan. Yalvarırım imanına ölelim, mevlamızın rızasını bulalım. Kırkı bitirdik yaklaştı elli, devri mezalim olduğu belli.
Kurtulur haksız, haklı devilir, ulema yobaz cahil evilir, Geç nesil bozuldu etmez itaat, şimdi mubah gibi oldu menhiyet. Çıkmaz kahveden evi orası, şeytanla gayet iyi arası. Korkmaz Allah'tan içki içiyor, duyunca ezeni nasıl kaçıyor. Halık'ımız ıslah eylesin sizi, mümkün değil ise kurtarsın bizi. Bu sene Hicaz'a nasibe açıldı, gönül alemine ferah saçıldı. Salih refiklarla beraber gittik. Derken tavaf üstaza ettik. Kayseri vilayet, Yahyalı kazan, bin üç yüz otuz tevellüt yazan, kavacık mahallem doğdum burada. Mevlamız halk etmiş böyle sırada. Salli ve sellim ve barik. Hadi eşrafi nuri cemil enbiyaya vel mürselin ve elhamdülillahi rabbil alemin. Oğlum havzı ahmet bir açnı şerife bul lütfen.