Bileniniz yok zaten. Bilseniz kolay uyanırız. Şimdi, bunun dersleri de çok güzeldi, görüşürdük. Allah'ımızla irtibat kuracak, onunla konuşacak, görüşecek bir dersi vardı. Başka ne diyeyim? Allah'ımızla derdini ve meselesini kalbini açtığı zaman halledecek bir kimseydi. Yemin. Mübarek beni beni. Bak, ikimiz de öylelerin bir çoğalsın, biz de istiyoruz, ıslah olmak istiyoruz, işaret olmak istiyoruz. Kuşluk namazı, şöyle ölünceye kırk beş dakika kalıncaya İşte biraz yaşı da ilerlemişti bir kimsenin. Demek üstadimizin feraseti bunu icap etmiş. Yoksa herkese dinmez bunu. Buyurmuş ki o dünya işlerini diyor terk etmiştim diyor. Artık çoluk çocuk, hiç görsün diyordum diyor. Buyurmuşlar ki, yine vazifeden devam edin. Ben diyorum, çok güzel diyor bakkal ticaretim var, yaparım diyor. Buyurmuşlar, tekrar bir daha. Öyle bir keramet ki çoğu bu çocuk bundan rahatsız olacaktı.
Hep özleri patlarmış, Çok ev halkı, bunu evden bir çıksa derlermiş. Neyse artık bilemiyoruz. Bunu kimse, çıksın mi derlermiş artık nasıl, bu işi deyilerse. Hem ev halkını rahat ettirmiş efendimiz hem de o adam rahat etmiş, derdi ki böyle bir feyiz attı. Bu dünya işlerini görürdük, çok derdi infak ettik bu vesileyle. Efendimiz dedi, evimizi de kurtardı, beni de kurtardı. Verir. Kişilere göre ne yapıyor? Kişilere göre ayarlıyor tabiatlarına göre, mizaçlarına göre tespit ediliyor. Evet, önemli işlerimiz de zaten en önemli olan bu. Çocuğun da bu kadar memnun da kimse bilme çok az. Yavrular ne olacak? Yavruların ne olması iki esasa bağlı. Şimdi, Ozan ve Üstadımız konuşmuşlar. Efendim de asıl kerametleri bunlar. Konuşmuşlar, ömrümden ki otuz gün vaaz ettim. Otuz gün vaazımın hülasası olarak şunu arz edeceğim. O konuşmasından anladığım şu oldu.
Demek ki konuşup görüşmesinde mutlak bir esasa bağlıyor. Yani kafaya, gönle mühim noktaları yani boş bırakmıyor. Konuşup da böyle belirsiz bir tarzda değil. O konuşmasında yol, yön tayin ediyor. Mesela ne diyor? İnsanoğlunda dört tane cevher var. O dört evleri dört şeyi yok eder. Hayatın özeti ne? Nedir? Dindir. İnsanda en önemli hususiyetlerden birisi dindir. Dini ne yok eder? Hasetle yok eder. Haselde nasıl yok ediyor? Hasetlik nasıl yok ediyor? Üçüncü Allah'ın bir dini reva görmemek. İşte insanda en önemli cevherlerden birisi de akıldır. Aklı ne yok eder? Gaza Ondan sonra ele alıyor, salih ameldir. Salih amelin ne yok eder? Salih ameli, heybet yok eder. Ondan sonra, hayadır. Hayat sıfatını ne yok eder? Onu da tamah eder. Güzel güzel, yani ufuk açacak insana yol gösteren esaslar koyuyor. Şey, neyin nedir? Bilgide bulunduk. Doğada bir yerindeydik.
Kardeşimizle, bu üstadımız da görünmedi biraz da merak ediyor. İşte ne yapardı, ne illerdi diye. Hatırladıklarını, sohbetlerini anlattı, düşündü ondan sonra. Bize Kuran'dan ve sünnetten öyle esasları ortaya koymuş ki hayran kaldı. Mesela diyor ki, diyor ki, diyor ki kafirlik dedi, saydım artık, tek tek saydım. Bak dedim, şunları anlatırdı, şunları anlatırdı, kitap olana kadar sünnet. Nereye söylememişti, neleri aldatmamış. Böyle bunlardan sarılırız. Böyle kitaplar zorumuza giriyorsa, mesela o müsaabelerini anlayamıyorlar, çok maddi bir yerler var. Mesela Musahabe dörde baktığımız zaman yiyecekler ve içecekler olsun. Musahabe beşe bakarsanız sanki bir kent irfan yiyor. Bütün konularına göre Hadis-i Şerifler işlemiş. Ondan sonra Musa'nın altıda Sami Velimiz Hazretleri Esali Elmili Hazretleri'nden Hazreti Allah-u Ekber'a dinlemiş olduğu o esaslardan anlatıyor.