Manevi Terbiye ve Salih Amellerin Önemi kaydında Büyüklerimiz görüşmesine başlarken Salavatü selamla başlarlar sebebi de dillerinin de gönüllerinin de açılmasını Efendimiz aleyhissalatu vesselam'a gönderilen salatü's-selam'a bağlarlar. Hiç şüphesiz ne kadar şu dilimiz konuşsa gönlümüz açık desek dahi Ehlullah'a baktığımız zaman Allah'ımızın Kitabı Kerim'ine nazar edildiği zaman ne…
Manevi Terbiye ve Salih Amellerin Önemi ne anlatıyor?
Manevi Terbiye ve Salih Amellerin Önemi kaydında Büyüklerimiz görüşmesine başlarken Salavatü selamla başlarlar sebebi de dillerinin de gönüllerinin de açılmasını Efendimiz aleyhissalatu vesselam'a gönderilen salatü's-selam'a bağlarlar. Hiç şüphesiz ne kadar şu dilimiz konuşsa gönlümüz açık desek dahi Ehlullah'a baktığımız zaman Allah'ımızın Kitabı Kerim'ine nazar edildiği zaman ne…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 16 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Büyüklerimiz görüşmesine başlarken Salavatü selamla başlarlar sebebi de dillerinin de gönüllerinin de açılmasını Efendimiz aleyhissalatu vesselam'a gönderilen salatü's-selam'a bağlarlar. Hiç şüphesiz ne kadar şu dilimiz konuşsa gönlümüz açık desek dahi Ehlullah'a baktığımız zaman Allah'ımızın Kitabı Kerim'ine nazar edildiği zaman ne dilimiz ne de gönlümüz açık diyemem şahsi olarak dilin açılması hikmettir, gönlün açılması marifettir Bunlar zuhur etmedikçe açıldı diyemeyiz. Şimdi bu Leyle-i Kadir münasebetiyle mübarek gece vasıtasıyla riayet edeceğimiz hususları çok iyi koruyup muhafaza edelim.
Şimdi bize bu işleri kolaylaştıranlar olur mesela Hz Hasan Efendimize geliyorlar Hasan-ı Basri Rahmetullahi Efendim bize Cennet vaad ediyorlar işte şöyle yaparsanız cennete girersiniz şöyle yaparsanız Cemali görürsünüz biz bunlara mı yoksa konuştuğu zaman canımızı alacak gibi konuşanlara mı dikkat edelim onlara dikkat edin sizin ciğerinizi söker gibi konuşanlara Çünkü onlar sizin iyiliğinizi istiyor şefkat ve merhametlerindendir bundan dolayı diyoruz kendimizi böyle ölçerken O'm deriz halk bunlara göre ölçmeyelim Allah'ımız Kitabı Kerim'i bize niçin indirdi? Tatbik etmemiz için indirdi o zaman bizim bizim riayet edeceğimiz dikkat edeceğimiz Allah'ımızın kitabı.
Bu kitabı Kerim'i bize tavzih buyuran tefsirini yapan tebyin de bulunan ve teşri hakkı olan kim yani hüküm koymaya yetkili olan Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz onun Hadis-i Şeriflerine bakarız bir de Ehlullah iki manevi deniz diyeyim artık bu kelimeler çok basit kalır Kuran-ı Azimüşşan gibi bir nimet diyeyim çünkü Hadis-i Şerif'te Kuran-ı Azimüşşan Allah'ın bir nimeti olarak ifade buyrulur. Hadis-i Şerifler de öyle bunlardan sızan aynen bir bal peteği gibi şimdi bal petekte bulunur bulunur ama bunu biz kovandaki olan bu petekteki balı neye alacağız?
Böyle bir kavanoza alacağız bir kaba alacağız onu ne yaparız böyle kan akıtmak diye de söylerler akıtma diyelim biz süzeriz onu o kaba Evliyaullah'ın sözleri de Kuran ve sünnet gibi bir ilahi baldan süzülen sözlerdir onlara dikkat edelim onlara riayet edelim bak biz okullar okuduk devrimizin en yüksek okullarında bulunduk Hatta hocalarımız gel okulumuzda işte yüksek lisans yap dediler vesaire de üstad-ı adimizin kapısında kıtmir olmayı her şeye tercih ettim.
Bazı konular olurdu bazı konular olurdu işte yüksek kalite mi diyeyim artık doçenttir profesördür sözler söylerlerdi üstadımıza geldiğimiz zaman beynimiz aydınlanırdı bizim gönlümüz aydınlanırdı onun izahı ver rasihune fil Alim olduğu için bunu özellikle söylüyorum bakın evlerimizdeyiz isterse evimizin dışında olalım biz her an rabbımızın gözetimi altındayız bunu bilen kimsenin işte evimdeyim şuradayım buradayım demesine gerek yok Cenabı Hak'ın tarassutu altındayız. Eshable innallahe kanaikum rakibe. Cenabı Hak bizi her an görüp gözetlemektedir hiç şüphesiz. Mesela biz Leyle-i Kadir bunu söyleyeceğiz. Burada notlardan sırf bir tanesini size söyleyeyim. Leyle-i Kadri nasıl ifade ediyorlar ondan sonra bir söze geleceğim. Leyle-i Kadri tarifine biz hayran kaldık. Ebu Ali El Cüzcani Hazretleri özellikle baktım ilk sufilerden mübarek veli.
Hadis-i Allahau sirra caalallahu leyle matiyeten ve delilen Fel matıyetü yerkebuha fi talebiz zülf ve delilu yestedillu bihi ile ebvabirruda geceyi nasıl tarif ediyorlar? Gecede iki tane bizim bir bineğimiz var o bineğe de yol gösteren kimse olacak bir vasıta. O binek nedir? Cenabı Hakk'a yaklaşma arzu ve isteğidir. Cenabı hak'a yaklaşma isteği ve arzusudur. Bir tanesi değişik bir kurumun başında bulunan kimseler belki de batıl onların başındaki bir kimseyle görüşünce öyle bir neşeli geliyor ki ben şu kimseyle görüştüm diye Biz Allah'ımızın sevgi kulları kullarıyla mesela Abdülkadir Geylani Efendimizle buluşsak iki cihan güneşi ile görüşsek Allah'ımızın Cemal ile müşerref olsak bu hiçbir şeye benzer mi? Bak geceyi nasıl tarif etmişler. Veddeliyyü yestezilrubihi ila ebvabirr rıza rıza kapısında boynumuzu bükmektir.
Tevbe Suresi'ne baktığımız zaman Esselamü ve ruvlanüm minallahi ekber Allah'ın Cenabı hakk'ın kullarını cennete ithal ettikten girdirdikten sonra en çok sevindikleri bu olacakmış kulum ben senden razıyım kulum ben senden razıyım denmesidir. Biz şimdi böyle bir gecedeyiz. Bu geceyi bu geceyi biz sadece bugüne mi hasret edeceğiz? Hayır. Denk gelse söyleyecektim ehlullah için ehlullah için mealen söyleyeyim Cenabı hakk'ın muhabbetiyle hemhal oldukları geceyi Kadir gecesi bilmişlerdir. Muhyiddin Arabi Hazretlerinin bir sözü var. Muhyiddin Arabi Kaddesallahu Sırra Hazretlerinin bir ifadesi var. Leyle minel leyl benim her gecem Kadir gecesidir diyor. Leyle minel leyl vehu ve zemanu'l mi'racu vel-Isra, ben o gecede velayet ölçüsü içerisinde Miraç'ımı da yaparım diyor. Bu hiçbir zor değildir zorluk bizim nefsimizdedir.
Allah'ımıza gönlü aşık olmuş, onun için yanıp yakılan ve ona yakınlığı kesbetmiş bir kimsenin ilahi semadan ilahi semadan lütuf ve ihsanın lütuf ve ihsanın arşı azamdan gelen bir ikramı bir ihsanıdır. Geceleri bu bunları. Geceyi iple çekmelerinin sebebi de bu. Şimdi biz aman ha Kadir gecesi ne zaman bir denk getirebilseydik de dualar ederdik. Bizim yapacağımız evet bu geceye saygı duyulmaz olur mu? Üç tane Kadir kelimesi geçer Kadir suresinde Leyletü'l Kadir deyince saydığımız zaman dokuz harftir üç ile çarptığımız zaman yirmi yedi yapar Onlar bununla uğraşmazlar. Onların herkesi kadir olmuş tecelliyata mazhar olanın bin yıllık saate neredeyse bedel olacak nimete, ikrama mazhar olmuş. Onun için her gece Kadir'dir. Bak ne güzel söylemişler halk arasında söylenir ya her geceyi Kadir her bir düğünü Hızır bil yani insanlara Allah'ımızın nazarıyla bak.
Inşallah bu tabirleri kaybetmeyiz önemli bakın insanlara Allah'ın nazarıyla bak çünkü o yaratmış efendim çok asi Allah'ımızın nazarıyla bakarsak elini açıp da Cenabıhakk'a yalvarır ya ve yakarırsa affa ve mağfirete mazhar olur. Ne biliyoruz ki? O kötü dediğimiz o hiç beğenmediğimiz görmek istemediğimiz o varsa ben yokum. O orada mı? Ben yoğun dediğim kimseler ashabına yeyevellezine amenu la yeskar gavm min gavmin asayin yekune hayran minhun ila ahirlaya. Belki o alaya alınan insanlar bizden çok üstündür bilemeyiz. Adam isyanda olur. Bir elini kaldırır. Bir de gözyaşı döker ama içinden sızlıya sızlıya gelir. Makbul kullardan olur. İnsanlara böyle her geceyi Kadir, her gördüğümüzü Hızır, öyleyse her gecemiz Kadir bizim.
Mesela geçer yatsı namazını cemaatle kılarsa sabah namazını cemaatle kılarsa bütün geceyi ihya etmiş gibi olur denecek evet ama bizim ihya etmemiz öyle gelişigüzel olmamalı arz ettiğim gibi olmalı ah gece bir gelmez mi diye zaten onların Hace Ubeydullah Hazretleri'nde görüyoruz çok zengin bir tarla bağ bahçesinde üç bin kişi çalıştırıyor üç bin kişi Zengin. O zaman onun evinin de çok böyle güzel olması lazım. Boğaz'da çok güzel bir ev olacak. Ondan sonra arabaları müstesna olacak. Hizmetçiler olacak. Hayır. Seccadesinin üzerinden ne kadar uyuyabilirse. Okuduğu yaptığı virdi virdi kırk bin tevhid Allahu alem bir de bin İhlas-ı Şerif okuyor. Bin sallallahu aleyhi ve sellem nef-i ispat var ya bizim yapamadığımız nefsimi söylüyorum nefesini göbeğinin altına alarak imanın durulduğu bir derstir o. İman duruluyor. Şimdi bakın hastalık devresindeyiz. Hiçbir günde tayin edilemez.
Bak yetkilileri görüyoruz. Sizin gibi biz de bakıyoruz. Hiçbirisi işte şurada tamam demiyor. Değişik şekiller alabilir diyorlar. Bakın yüzlerce aşı hiçbir aşı tutuyor mu? Tutmuyor. Biz dikkatli olacağız. Biz ilahi aşıyı tutturalım. Buna da Rabbimize karşı boynumuzu bükelim. Daha yeni görüştüğüm bir amcaydı doksan yaşında da varmış. Hadis-i Hussiler okuyor. Zekasında hiçbir bozulma yok. Ayetler ve Hadissel bu dedi Allah'ımız kuluna zulmetmez. Bizim kendi elimizle yapmış olduğumuz herhalde hatadan olacak dedi. Bizim isyanımız var ki ondan oluyor. Ya şimdi ölüm tefekkürü bize mürşid-i kamillerimiz, aman dersimizin bel kemiği nedir? Ölüm tefekkürü. Düşünüyor muyduk? Tabii düşünüyorduk.
Elhamdülillah ama bu virüsle düşünme değişti psikolojik rahatsızlığa bile düşenler var öldüm, öleceğim, öldüm, öleceğim Mürşid-i kamillerimiz bize ölüm tefekkürü veriyordu asıl onda öldüm, öleceğim diyorduk, demeliydik. Şimdi her an hazır olacağız. Şunu demek istiyorum. Günler geceler geçiyor. Biz bu günleri ve geceleri tabii geçiririz. Çok güzel bir beyitte var ya şiir erler demine destur alalım. Günler geceler durmaz geçiyor. Pervaneye bak ibret alalım. Sermayen olan ömrün bitiyor. Dost dost dost diye devam eder nakarat halinde. O, Mevlana'mız buyuruyor mesela akıp giden zaman içinde bir kafesteyim. Açı akıp giden zaman içinde bir kafesteyim. Her türlü amelde çok ahesteyim. Ahesene çok gevşeyim, çok ağırım. Kabrim beni bekliyorken dünyalık hevesteyim. Uyandır artık Ya Rab belki son nefesteyim. Kim bu? Bin bir gün çilehaneye giren Mevla anamız bu. Bu.
Ali Radıyallahu Anh Efendimiz buyuruyor Dünya size sırtına dönmüş gidiyor ahirette yönelmiş geliyor. Efendim yine de tesir etmiyor bize bizim gibi insanları neden çünkü efendim mesela Kadir Gecesi'ne geldik biz bu gecede yoğunlaşıyoruz aman bu gece ben yatmayacağım bu bununla olmaz şimdi biz okullarda neden hocalar ders verirken şimdi ilk başladığımız zamanda ilk yazılımız şimdi değişik ifadeler kullanılıyor. Bizim zamanımızda öyleydi. Yazılıda ne aldık? İkinci yazılıda ne aldık? Sözlüde ne aldık? Hep bunlara bakılır şimdi. Ona göre not verilir. Biz bu zamana gelinceye kadar bir sene içerisinde acaba gecelerimiz nasıl geçiyordu? Bu bir nottur. Melekler kaydediyor Allah'ımız notu verecek. Nasıldı bizim? Vermiyor mu veriyor. Eğer ihya edersek halimiz de başkalık zuhur ediyor.
Gündüzümüzde de ticaretimiz, alışverişimiz, konuşmamız, görüşmemiz, dillerimiz, gözlerimiz hep bunlar not olarak konuyor tespit ediliyor hiçbir şey güneş değmiş pencerenin önünde gözün görmesi pek zor ama bir şeyler uçuşuyor uçuşuyor elimize attığımız zaman elimize de pek gelmiyor. İşte zerre bu görüyor diyerek gözyaşlarıyla yaptığımız zaman daha bu gece gelmeden insan da zaten buyurulur ya Nur suresinde Esselamü'l-Velem temsesi hünar dokunmasan da yanacaktı diye daha Kadir Gecesi gelmeden evvel gönlünde onun nuru belirmeye başlar. Ramazan-ı Şerif de öyle. Her şeyi önler vesaireler hep bu şekilde ama Abdülhakim arvası hazretlerinin önünde diz çöktüğünde zaten onu diyor diz çök ey zorlu nefis, diz çök diyor.
O zaman söylüyor bunu çok hayran kaldım tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum ömrüm diyor heba olmuş geçmiş Abdülhakem arvası Hazretleri bulunca diyor ömür nedir anladın hayat nedir anladın. Camimizin kenarına içkiyle hayatı geçen birisi tövbe etti oturdu oturmuş Bizim Efrattan bir tanesi görmüş. Amca demiş gözün niye kırmızı? Yavrum bu zamana kadar aynen Necip Fazıl'nin rahmetullah aleyh dediği gibi tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum. Ben anlamamışım bu kapıyı da bilmemişim ağlıyorum yavrum demiş ağlıyorum hayatım boşa geçti. Kadir Gecesi bu. Yoksa Kadir gecesini şimdi bir kardeşimiz kendisi bayağı düzelmesi de zor oldu. Kadir gecesinde ağaçların da secdeye yattığını yattığını görüyor camimizde namaz kılarken. Zor kendine geldi, daha yavruydu. Kadir gecesinin fazileti anlatmakla bitmez. Yunus Emre diyor ya geldi geçti ömrüm benim, şollu yel esip geçmiş gibi diyor.
Yel gibi nasıl geçmiş bildiğimiz yok. İşte at seksen beş dedik otuz beş seneyi devrilemiş. Böyle hayat hakkı bir defadır ve geri dönüşü yok. Şimdi mukaddimeyi biz uzattığımı biliyorum ve bilerek de gidiyorum. Meşşai izamdan bir tanesi böyle adamın biri buz satıyor. Bunu duydunuz mu bilmiyorum. Buz satıyor. Sermayesi erimekte olan bu insana merhamet edin diyor. Buz satıyor. Sözüne bakın. Sermayesi erimekte olan bu insana merhamet. Sermayesi nedir buz diye bağırınca Evliyaullah'tan bizzat bayılır düşer. Kendine gelince dediler Efendim nedir bunun sebebi satıcı buzunun erimesine üzülüyor. Ben ömür sermayem erirken ne yapmalıyımdır. Nasıl kendilerini uyandırmış, nasıl kimseler. Cenabı Hak asra yemin ediyor. Önümüzün, ömrümüz hakkında yoğunlaşmamıza dikkat çekiyor. Hayata baktığımız zaman bir yerdeyim. Namaz kılarken bir yere böyle insan kafasını çevirmez.
Zaten sadrını çevirirse iadesi gerek sadrını çevirirse. Şimdi böyle bir levha. Levada hayat iki nefes dedi. Düşündüm gerçekten öyle. Doğduğumuzda bir ne yapıyoruz Nefes alıyoruz. Öldüğümüzde ne yapıyoruz? Nefes veriyoruz. Eskiden şimdi yapılıyor mu bilmem ölen bir kimsenin işte öldü mü kaldı mı diye ağzına böyle bir ayna tutarlardı. Eğer orada böyle bir buğulanma gibi bir şey olursa ölmemiş yoksa ölmüş. Biz Beytullah'ta tavaf esnasındaydı. Bir tanesi gözümüzün önünde yere düşüverdi. Bu hacca götüren firmalardan sahiplerden birisi hemen yoklayıverdi damarını bilmem planı kalbini efendim yetmiş vücududa soğumuş dedi. Hayat bu işte. Nasıldır hayat? Doğduğu zaman çocuk sağ kulağına ezan okuyoruz, sol kulağına kameti. Ondan sonra ne yapıyoruz? Onu alıp biz beşiğe koyuyoruz. Öldüğü zaman ne yapılıyor? Öldüğü zaman namazı kılınıyor, keneşire konuyor.
Doğduğunda çocuğun kulağına ezan ve kendi cismi beşikte. Öldüğümüz zaman salası veriliyor ve kendisi de teneşir tahtasının üzerinde. Hayata nefes alarak başlıyoruz vererek de Elveda diyoruz Dönüşü var mı dönebilir miyiz? Rabbimiz ayeti celilelerle bildiriyor bize dönüşün olup olmadığını. Şimdi kul diyor ki Münafikun suresinin dokuz on on birinci ayeti celileleri herhalde öyledir Allahu alem. Orada Ya Rabbi diyor bana ömür lütfetsen de bir hak daha tanısan bir mühlet tanısan bana şöyle bir sadaka versem ondan sonra ben de böyle o hor gördüğüm zikrullah'tır, sohbettir, katılmadığım o sohbetlere ben de katılsam o mesajlar çekildiğinde bize mesaj çekme dendiğinde gelmediğim mesaj çekme dediğim o sohbetlere o zikirlere ben de otursam Rabbimiz Esselamne Allahu Teala eceli gelince hiç kimsenin ömrünü ertelemez ve yaptıklarımızın tamamından de haberdardır mümkün değil.
Hatta kişi buyuruluyor ki o iniltileri bir duysanız o iniltileri bir duysanız o kabirdeki iniltileri. Eshabübillah Vehum yestarihune fihha. Şimdi kabre girmiş kabre girince feryat etmeye başlıyor. Allah'ımız sesi kesiyor da ondan duyulmuyor feryat ediyor. Vehum yestar yestarikune fihha şöyle feryat ederler. Rabbena ahricna ne amel salihan gayrellezi künna namel. Bizim hiç aldırış etmediğimiz yapmadığımız ya ileride yaparız pek daraltıyorlar, pek bunaltıyorlar dediğimiz, inşallah diyemeyiz de dedik velhasıl dedik. Beş vakit namazımız camilerde kılın değil mi? İşlerimiz tabii müstesna. Ondan sonra geceleri böyle şafak atmadan derslerimiz, evradımız, ezkarımız yaptık mı? Aman ha yiyeceğimizde yiyeceğimiz, içeceğimiz de israf olmasın. Yetecek kadarı kafi den denmesine rağmen hiçbir keyfimizden zevkimizden geri durduk mu? Gülmeler ha ha. Konuşmalar acayip hiç terk ettik mi?
Tabii Cenabı Hak soruyor. Diyor ki kişi Rabbena ahricna Ya Rabbi bizi çıkar şu dar kafesin mi diyeyim artık kabrin içerisinden çıkar bizi. Ne amel salihen gayrelledi künneyn amel yaptığımızdan başka salih amelde bulunalım diyorlar. Rabbimiz ne buyuruyor? Esselamü'l-emnehu ampirkum ma yeseekkaru fi himedekare ve ceekumun nedir. Bak size bir insanın aklının yeteceği kadar hayat vermedik mi? Vermedik mi size bir hayat? Sonra size tebliğciler gelmedi mi? Resulullah geldi sallallahu teala aleyhi ve sellem hani hani diyen bizim gibi insan olur Resulullah'la bizzat görüşen insanlarımız. Hani demezler bizzat onunla beraberdirler. Evladım diye hitabını duyar, işitir de konuşurlar, görüşürler. Şu virüsü dahi konuşurlar. Bizim Devel'dendi sonra Ankara'ya göçtü Osman amcamız sonra buradan bir ev aldı üstadımızın hanelerine yakın bir yerden o diyor ki ben diyor Ravza-i Mutahhra'dan biraz geç çıktım.
Eskiden hemen kapıyı kilitlerlerdi. Ben diyor kalmışım bir grup toplandı diyor. Türkiye'deki en ince hassas konuları görüşüyor. Onun görüştüğü daha trilyonda biri. Türkiye'nin diyor meselelerini konuşuyorlar. Mesela virüsü konuşuyorlar nasıl olacak, ne edilecek acaba öğüt alınıyor mu, ders alınıyor mu, hayatımız nasıl olacak, Allah'ımıza candan dönelim. Bilmiyorum camiler açılacak inşallah ama aynı yine onusa on, on bir, on olmaz on dokuz. Bak her camide bunu göreceksiniz. Nasıl yapalım bunu biz? Her on kişimiz bir on kişiyle meşgul olmak suretiyle olacak. Yani serbest olduğunda şöyle bir evvelki gelişin dört beş katı olacak ki şu İsrail'deki kimse o altı gün savaşlarında neden çok büyük bir korku olur. İşte ne olacak Müslümanlar işte biz Mescidi Aksa'yı yaktık kubbesini ne olur?
Hatta şuna çok üzülürler çok eskiden yapılan oranın minberi Salahattin-i Eyyubi Hazretleri'nden onun yanmasına ciğerleri yanar Müslümanların bilenlerin Allahu alem o devre midir belki o devreden sonra da olabilir sonra da olabilir. Diyorlar ki ne yapacağız? Hiç korkmayın diyor, hiç korkmayın. Sabah namazındaki cemaatin sayısına bakın. İnşallah dediğim gibi olmaz cemaat çoğalır. Bu teşvik için söylüyorum. Sayısına bakın diyor. Burada bir elimde not vardı. Onu size gösterebilirim, gösterebilirim. Bunu bir sure yok Irak'tan şeyh de söyledi. Irak'tan bir şeyh de bunu söyledi. Bakın dedi sabah namazında eğer toplularsa korkun yoksa hiç çekinme baktılar hiç kimse yok. Dört tane yaşlı. O da yatamıyor ya bela arıyor ya sırt ağrıyor ya romatizmalar azmış kireçlemeler bilmem filanlar camiye gidip de diyor biraz dinlenirim diyor.
Çok şükür elhamdülillah son zamanda gençlerimizin iştiraki de bizi memnun ediyor ama bunun da yetinemeyiz çok olması lazım. Şimdi kasabanın büyük camisi diyelim orada cami dolar ondan sonra avluda dolar avluda taşar cuma günü Sabah namazında sorun kaç kişi gelir? İşte bu, bizim fotoğraf bu. Kadir Gecesi böyle tesbit edilmez. İyi tövbe edelim de dikkat edelim de riayet edelim. Rabbimiz, Rabbezülcelal'imizin emrine kulak verelim. Bir daha dönüşü yok, dönüş yok. Gidişi var, dönüşü yok amcamızı. Her şeyi gönderdik teyzeler de bitti, halalar da bitti. İşte kaldık. Acaba ne iştir? Burada üstadımızın elinde tövbe ve istiğfar etti bir amcamız vardı bizim. Çok kıymetli hayatı şaraptı. Efendimize gelmiş efendim ben tövbe ediyorum affeden sen Allah'ımıza döndükten sonra ben ne diyeyim buyuruyor.
Bu Medine'de elhamdülillah Cennetü'l Baki'de kardeşi ziyarete vardığında o yüce rüya görür kardeşim buraya rahat girilmiyor, dikkat edelimdir. Şu başımızı artık aklımızı başımıza toplaya toplayacağız. Inşallah. Bak mürşid-i kamilimiz memleketimiz için bereket dünya için bereket. İra tahayyartum fil umur festainu min ehlül kubur. Bir işte şaşkınlığa düşerseniz kabir eline müracaat edin. O yudum yudum sular içerek temin etmeye çalıştı. Af buyurun merkeplere binerek gitti. Hiç yorulmadı. Yirmi yaşında bir delikanlı gibi konuştu, görüştü ama yatağının üzerinde kalp krizleri geçirdi. Hiç mi hakkı yok bizim üzerimize? Fillua leyletü'l gadır el leyletü'lleti ünzile fiha el Kuran ile semaid dünya sema dünyasına Kuran-ı Kerim'in indirildiği gecedir. Fil'istila eşey, talibel meki gale badul ulema, külli leyletin lilarifi leyletü'l gadir. Allah'ımızı tanıyan arifler için her gece kadir gecesidir.
El leyletü'l mübareke, el imamu'l kuşeyri, katdesallahu sırra, yelle tülleti yekunul ad fihha hatıran bir kalbi. Şimdi Kadir gecesine mi geldik? Kadir gecesine böyle gelinir. Ey asi diyorum kendime. Ey asi. Kadir gecesine böyle gelinir. Nasıl gelinir? Yelleyletünleti yekunulab fiha hadranbi kalbi gönül olarak hazır olur. Semavatın kapları nedir? Yerlerdir hadisi şerif ve okuduğum. Rabbimizin kapları nedir? Gönüllerdir. O gönle girmesi için gönlün temiz olması lazım. Kalbimizin temiz olması lazım. Bunu düşüneceğiz. Vay günüm nasıl geçiyor bilmem filan demeyelim hayırla geçer inşallah. Kadiran pikabihi gönlüyle bekliyor Kadir gecesini gönlüyle yapıyor ve hepsini. Müşahidenli rabbi daha ötesi olmaz bunun. Rab'lık esintilerinin de büyük bir sevinci ve neşesi içerisindedir.
Ebu Süleyman ed-Darani Hazretleri buyuruyor ehlül leyl fi leylihim elezdu min ehlül lehvi fi lehvim işte gece, gececiler olur ya onların diyor almış olduğu lezzetler hiçtir diyor. Aynen bir gübre mesafesinde kalır bizim yanımızda çünkü bizi öyle gece geçiririz ki tecellilerde. Ve levelle leyl meyl me ahbabtü'l beka fitdunya eğer ben böyle bir gecelerin bahtiyardığında lığında olmasaydım dünyada yaşamayı bile istemezdim demiştir. Daha biz Kadir Gecesi değil gece üzerinde duruyoruz. Yine büyüklerimizden Ebu Süleyman Darani Hazretleri ehli leyl ala see tabakatin gece ashabı üç şekildedir biz de böyle miyiz bunu düşüneceğiz minhum irakara müftefekkiran beka Kuran-ı Azimüşşan'ı okuduğu zaman gözünden yağmur gibi yaşlar döküyor. Iza tefekkere saha verahetuhu fi sayahi.
Kuran-ı Azimüşşan'ı okurken öyle bir aşk ve şevk içerisindeki o şevk ile böyle ahu vah içerisinde aynen İbrahim Aleyhisselam anlatılır da evvahun halim diye çok ahu vah eden çok yumuşak tabiatlı bir peygamberimiz ve atamızdır bizim. İdagara ve tefekkura, behite ve lem, yepki ve lem, yası. Bu üçüncü bir kısım vardır ki o artık ilahi sarhoşluğun içerisinde kendisinden geçmiş ne ağlar ne sızlar ne de ahu vah eder o ilahi nimete gark olmuş kimselerdir. Şimdi o gark hususunda çok elimizde notlar var. İnşallah biz bu gece vasıtasıyla Cenabıhakk'a tam dönebilirsek Mevla'mızın hazırladığı da çok büyük nimetler ve ikramlar hazırdır hiç şüphesiz. Birkaç hadisi şerif bulursam okuyayım da Sallatü Vesselam'la başlardı büyüklerimiz demiştik. Ondan sonra vazifemize devam ederiz.
Efendimiz aleyhisselatu vesselam Aişe annemiz buyuruyor izada halel aşr şeddde mi izerahu Ramazan-ı Şerif'in son girdiği zaman çok dikkatli olurdu aleyhisselatu vesselam Efendimiz ibadet ve taate kendisini verirdi ve Yahya leylahu ve ey galaahu kendisi geceyi ihya eder ehlin de uyandırırdı yine bir Hadis-i Şerif olacak. Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz buyuruyorlar. O da anebi hüreynete radıyallahu anh anin Nebi sallallahu aleyhi ve sellem. Kalp. Men same Ramazane imanen vahtiseben ufir alau matekad demem inlembi. Kim Ramazan-ı Şerife ulaşırsa iman ederek ama tam inanarak gecesini gündüzünü Kuran'la ve zikirle geçirirse gelmiş ve geçmiş küçük günahları bağışlanır ve men gamele illetel galeri kim Kadir gecesine ulaşırsa o ulaşan kimselerin de gelmiş ve geçmiş günahları bağışlanır, buyruluyor.
Tabii, bugüne buyurulduğu üzere Ayet-i celrilerde selamun hiyhat tematla ilil fecir ta fecre kadar meleklerden de ve daha başka selamlar da gelir Rabbimiz ashabne inna enzelnahu fiile iletil kadir. Biz Kuran'ı, şehri Ramazan'ın Kadir Gecesi'nde Levh-i Mahfuz'dan gelecek Kadir Gecesi'ne kadar inzal edilecek miktarı sema dünyasına oradan da Cibril Aleyhisselam vasıtasıyla yeryüzüne Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem üzerine indirdik. Ya Muhammed sallallahu teala aleyhi ve sellem Kadir Gecesi'nin kemal ve faziletini sana ne şey bildirdi veyahut ya Muhammed eğer Allahu Teala hazretleri sana Kadir Gecesi'nin azametini ve Kuran'da olan her bir nesneyi bildirmemiş olsaydı sen onu idrak edemez ve ona muttali olamazdın. Eshabü billah leyletul kadri hayrum min el fişer. Kadir gecesindeki amel kendisinde leyle-i kadir olmayan bin aydan daha hayırlıdır.
Tenezzellülmelaike güneşin batmasından sabah oluncaya kadar melekler iner ve ruh Cebrail Aleyhisselam'da iner buyuruluyor. İşte bu gecede bağışlanma bir de Cuma gecesi mi üstün, Kadir gecesi mi diye ulema-i Kiram'mızın bayağı bu hususta bir ifadeleri var. Cuma gecelerinde çok müstesna görürler. Ya filullahu leyletel Cuma, Allah-u Teala cuma gecesi ehli İslam'ın cümlesini mağfiret eder buyuruluyor. Daha Hadis-i Şerifler var. Son kararlarını da vermişler. Bazıları Resul-i Ekrem Efendimize ümmetinin ömürleri ömürleri arz olunduğu zaman onların ömürlerini geçmiş milletlerinin ömürlerine mukabil az görmüş olmasından mahzunlaşmış olması üzerine Kadir Gecesi kendisini teselli mahiyetinde indirilmiştir. Yani seksen üç sene mi ne ona tekabül ediyor. Rabbimizin gizledikleri var. Mesela onlardan gizlediği beş şey vardır.
Saatte rızasını işte bunu da yapmasam ne olacak ki dediğimizdedir belki Allah'ımızın rızası. Gazabı ne emir dinlememezlikte salat-ı vustayı orta namazı beş vakit namazla halk arasında da velisini beşinci olarak da Ramazan-ı Şerif'te Kadir gecesini gizlemiştir. Kadir gecesinde ilahi merasimlerin olduğu haber verilir ve bu gecelerde evimizin de münasip olması gerekir suretler olmayacak içkiler olmayacak ibadet ve saatlerin içerisinde olması beyan buyrulur. Velhasıl selam sana ya oruç ayı, selam sana ya namaz ayı, selam sana ya iman ayı, selam sana ya Kuran ayı, Selam sana ya nurlar ayı. Selam sana ya mağfiret ayı. Selam sana ya necat ayı. Selam sana ya tevbekarlar ayı. Selam sana ya arifler ayı. Selam sana ya müçtehidler ayı, selam sana ya eman ayı. Şimdi elveda şehri Ramazan diye minarelerden elveda. Yine gel şehri Ramazan dinecek. Elveda denir mi şehri Ramazan'a kıymetli bir kimseydi.
Ben diyor hiç daha veda tavafı yapılır tabii hacda farzdır. Veda demem diyor. Bir daha gelmek üzere, bir daha gelmek üzere. Ne demek elveda, şeyh Ramazan diyor. Demek ki ondan sonra her şeyi serbest kılacağız. Yok öyle. Hele şu hastalıklar neler bizi uyandırmazsa alemde hiçbir şey uyandırmaz bizi. Şartlarını görüyorsunuz nasıl olduğunu, nasıl şekil değiştiriverdiğini. İşte aşıyı bulduk şöyle şekil değiştirir. Ve galen Nebi'yi sallallahu aleyhi ve sellem men asuret aleyhye hace feluksirissalata alihi. Usulü Mutalebinde bu Esselam Efendimiz'in de kendi mübarek dillerinden olsun diye okumaya çalışıyorum bunu yani zorla duçar olduğunuz zaman Salatu Selam'ı çoğaltınız. Fe innehe tekşiful hümum. O sizin gam ve kederlerinizi giderir.
Hümume velhumu vel kuru zorluklarınızı, içinden çıkamadığınız sıkıntılarınızı ve tuksiru'l erzada ve takdıl havaic ihtiyaçlarınızı giderir ve rızkınızın da bereketlenmesine salatü selam sebep olmuş olur. Bugün için bizim hazırladığımız not iman hakkında idi. Bu imanın sadece kelimeleri üzerinde, imandan türeyen kelimeler hakkında idi. Onu da tabii şimdi uzun sürecek. Çünkü dualar da yapılacak. Hatimler denilmiş çokça onların duası bunları da yapacağımız için şey yapamam. Bu uzun iman kelimesinden neşet eden kelimelerle el emane, el emniye, el itminan, ettemin, bir de Amin kelimesi olacak böyle devam eder inşallah onu da hayırlı bir zamanda görüşürüz. Bir de Amin o kelimeyi gördüm. Taatlerin kabul şartı o işlediğimiz günaha artık dönmemek üzere veda. İkinci olarak amelim kabul oldu mu olunmadı mı diye yüreğimizde bir korkunun oluşması.
Üçüncüsü Allah'ımızın salih amellere ulaştırması için ondan yardım beklemek. Amelimizi küçük görmek, hatalarımızı büyük görmek, taatlere sevgi ve günahlara karşı gönülde tamamen bir isteksizlik zuhur etmesi, ibadetlerin kolay gelmesi, masiyetten kaçınmak, salihleri sevmek ve isyan ehillerine buğuz istiğfarın çoğaltılması Elmüdevemetu ala la amel-i saliha Salih amellere devam etmek. Neden Salih amellere devam etmek? Çünkü bizim şu maddi bütün yediklerimiz içtiklerimiz mesela bir sütü düşünelim çok kıymetli bir nimettir Rabbimizin. Bir gün açıkta kalacak olsa kokmaya başlıyor. O neyi besliyor? Şu vücudumuzu besliyor. Vücut nedir? Fanidir. Tenler ölür, ruhlar ölesi değil buyuruyor ya. Ruhlar için nedir? Ruh için bir ölüm yok. Onun gıdası için de ölüm yok çünkü insan öldüğü zaman onu üç şeyi takip eder, Ehli, malı ve ameli. Bakın ikisi de kalıyor. Ehli kalıyor, malı kalıyor, ameli gidiyor.
Amel bizim de kalıyor. Esselamü vel bakliyatu salihat inde rabbike seveben ve hayrun emala. Gözümüzü bu Ayet celiliye dikelim. Sağ olun Allahu Aleyhiüm bu Ayet-i celiliye bak baki olan ameller bizimle haberde yoldaş olacak ameller mizanda sıratta mahşerde bizim alnımızı ak çıkaracak olan taatler. O zaman istiğfarımız, tevhidimiz, salatü selamımız, rabıtamız, zikrimiz, murakabemiz vesaire bütün taatlerimiz nedir? Bizimle beraber olacak. Ölmeyen ruhumuzu besleyecek olan bir taattir. Velhamdülillahi rabbil alemin.
Kaynak: Genel
Manevi Terbiye ve Salih Amellerin Önemi | Mihmandar