Sonra devam edecek. Bak biz yavrularımızı okullara verirken ne yapıyoruz? Hangi öğretmen başarılı ise, başarılı ise evladını oraya teslim ediyor. Çünkü hakikaten malumat sahibi okutmasını biliyor. Bizim bir Kayseri'de talimimiz oldu. Rabbimizin izniyle izhar okuyoruz. İzharı okutan hocamız Bağdat'tan mezun olmuş İbrahim Eken Hoca. Biz okumayı onda gördük. Bir ders okumayı. Nasıl dikkat ettiğini, nasıl riayet ettiğini ve bize kendinden anlatırdı. Derdi ki ben işte talimde bilmediğim bir şey olursa kalkmazdım. Hocası neden kalkmıyorsun dediğinde anlattığınız şu konuyu tamamen hazmedemedin. Onu ben iyice öğrenmek istiyorum. Ve bundan da başarılı oluyor. Bazı öğrencilerimizde utanma oluyor. İşte diğer arkadaşlarından neden çekiniyor. Nasıl dersi öğrendin mi öğrendim deyip geçip giriyor. Halbuki sorsak onu sağlam bir şekilde devam ettirebilsek gerçekten diğer sınıflarda da başarılı oluruz.
Aynen bir Mürşid-i Kamil'in bu irfan mektebinde öğrettiği dersler de bunun gibidir. Eğer kalp zikrim sağlam olursa, güzel yapmış isek ondan ruh zikrine geçer. Şimdi bazen bu af buyurun da hayvanları sulamada görüyoruz. Böyle bir oluklar halinde su akıyor diyelim. Bir şeyi bir kaba akıyor diyelim. Kalp diyoruz biz de uzun tekne gibi diyelim. Ondan sonra o doldu mu ikinciye geçiyor. O dolmadan üçüncüye geçmiyor. İkinci doluyor su tamamen ona. Ondan sonra üçüncüye böyle devrediyorum. Şimdi kalp zikri tam olmadan ruh zikrine geçilirse arıza meydana getiriyor. Diyor ki o kimse, o salik, benim kalbimdeki o yanmalar devam ediyor diyor. Yine batar gibi batıyor diyor. Neden? Oturmamış. Öyle geçirilecek ki bu şartlarını haiz olduğu zaman çok sağlam olur. Çünkü temeldir bu. Ondan sonra kaç kat gidersek gidebilelim. Çünkü murakabe dersinde de olsa geçirenin geçirme yönü de çok mühimdir.
Bir kere o kendisi yaşayacak onu. İşte ben gördüm şöyle tarif ediyorlar. Sırrına geçebilirsin. Sır olgunlaşırsa şöyle olmaz bu. Ehline müracaat edeceğiz. Çünkü Cenabı hak, esamle peselu ehle zikri inküntüm la tealam. Bilmediğiniz bir hususta bilene sorun buyuruyor. Sonra Cenabı Hak emaneti esrarı innallahe yevrukum entu etdul emaneti ila ahya. Emaneti ehline veriyor Cenabı Hak. Bu yönde gelişmiş, bu letaiflerinde vesairelerinde gelişmiş ise diğer hususlarda da o zaman öğretebiliyor. Yoksa mümkün değil, o aşamalardan geçmiş. Onun talimi bir başkası gibi olmaz. O bilerek yapar, bizzat yaşar. Onu görür zaten. Belki de Rabbimizin lütfuyla kalbine de ilham olur. Bunu Sami Efendi Hazretleri üstadımıza sormuş. İşte falan kimsenin dersini siz zikri küle geçirdiniz mi? Hiç görmediği halde söylüyor bunu. İşte murakabe dersine geçti mi?
Allah'ımız öyle bir gönül gözleri lütfetmiş ki böyle evlatlarının manevi öğrencilerinin halleri gözünün önünde. Bildiriyor Cenabı hak kendisine. Bunları tam olgun bir şekilde devam edeceğiz. Hiç böyle turfanda meyve yenmez. Daha yeni olmaya başlamış. Çok acı gelir yenmez. Bunun olgunlaşması lazım. Olduğu zaman tat verir. Kalp zikrimiz olgunlaştı mı o kimsenin hali tatlanır zaten. Yalnız burada dikkat edemeyişimiz istikrarın olmaması. Böyle kararlı olmamız gerekiyor. İşte ben bunu yaptım. İnşallah bir diğerlerinde diyerek dikkat edersek olur.